(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekilleri 11.05.2006 tarihinde Van İdare Mahkemesinde, 18.05.2006 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) kayda geçen dava dilekçesi ile bu dilekçesinin AYİM 2 nci Dairesinin13.09.2006 ve Esas No.:2006/807 Karar No.:2006/820 sayılı kararıyla reddedilmesi 05.10.2006 tarihinde Van İdare Mahkemesinde 16.10.2006 tarihinde AYİMde kayda geçen ikinci yenileme dilekçelerinde özetle;
Davacıların murisi ..'in Kütahya Hava Er Eğitim Tugayı emrinde er olarak askerlik yapmakta iken eğitim amacı ile Uçaksavar Er Eğitim Tb.K.lığı Şile/İstanbula gönderildiğini, 21.10.2005 tarihinde karın ağrısı şikayeti ile hastaneye kaldırıldığını, yapılan tetkik, tedavi ve ameliyattan sonra bir süre yoğun bakım ünitesinde kaldıktan sonra 29.10.2005 tarihinde vefat ettiğini, ölüm sebebi olarak leptospiroz hastalığının gösterildiğini, öldürücü olan bu hastalığın davacıların murisine askerlik görevi sırasında bulaştığını, zira hastalığın gelişim süreci, kuluçka dönemi ve tedavi sürecinin tamamının askerde iken meydana geldiğini öne sürerek söz konusu ölüm olayı nedeniyle davacılardan her biri için ayrı olmak üzere 5.000 YTLden 40.000.YTL manevi, anne ve babadan her biri için 100.000.YTL maddi tazminat olmak üzere toplam 240.000.YTL tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının adli yardım istemi AYİM İkinci Dairesinin 01.11.2006 gün ve Esas No.:2006/1221 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacılar kanuni yakını Hv.Uçs.Er
.'in Hv.Er Eğt.Tug.K.lığına 27.08.2005 tarihinde katıldığı, kayıt kabul sırasında menenjit, tetanoz ve karma aşılarının yapılıp doktor muayenesinden geçtiği, temel eğitimini tamamlamasından sonra 30.09.2005 tarihinde yemin ettirilecek emsalleri ile çarşı iznine çıkartıldığı, 2005-2006 Acemi Er Sevk Planına göre katılışından 35 gün sonra 02.10.2005 tarihinde ihtisas eğitimi görmek üzere otobüslerle kafile halinde Hv.Uçs.Eğt.Mrk.K.lığı Şile/İstanbul'a gönderildiği, müteveffa erin bu süre içerisinde sağlıkla ilgili herhangi bir müracaatının olmadığı ve askerlik görevini sürdürdüğü, 21 Ekim 2005 tarihinde kıtası revirinden şiddetli karın ağrısı şikayetiyle GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi'nin Dahiliye Polikliniği'ne sevk edildiği, tetkiklerinin acil olarak yapılmasını müteakip acil cerrahi eksplorasyona karar verildiği, daha sonra yoğun bakımda takip ve tedavisinin sürdürüldüğü, 23 Ekim 2005 tarihinde genel durumunun kötüleştiği, hastaneye yatışından itibaren yoğun bakımda uygulanan tüm antibiyoterapi, intravenöz destek tedavi ve solunum cihazı ile yapılan solunum desteğine ve alınan Hematoloji, Göğüs Hastalıkları, İç Hastalıkları, İntaniye, Nefroloji, Kardiyoloji, Anestezi, ve Genel Cerrahi değerlendirmelerine rağmen tedaviye cevap alınamadığı ve hastanın multipl organ yetmezliğine bağlı Kardiak Arrest sonucunda 29 Ekim 2005 tarihinde öldüğü, ayrıca dava konusu ölüm olayı ile ilgili olarak GATA Haydarpaşa Eğt.Hst.nin 20.03.2006 gün ve Gen.Cer.Srv.:0936-6-06/47 sayılı yazısı ile müteveffa erin hastanede tedavi gördüğü süre boyunca (21-29 Ekim 2005) mükerrer olarak yapılan kan, idrar ve balgam kültürlerinde negatif sonuç alındığı, leptosipiroz karanlık saha incelemesinin (+) olarak sonuçlanması, yüksek ateş, CPK yüksekliği ve Hepatonefrit tablosu olan hastada leptosipiroz ön tanısını gündeme getirdiği, fakat hasta öldükten sonra Cerrahpaşa Klinik Mikrobiyoloji laboratuarında sonuçlanan Elisa-IgM testinin ve leptosipiroz kültürünün (-) olarak neticelenmesi üzerine leptosipiroz tanısının kesinleştirilemediği, tüm bu tıbbi bilgi ve verilerin ışığında hastanın muhtemel bir enfeksiyöz etken nedeniyle oluşan multi organ yetmezliği sonucu öldüğü ve etkenin belirlenemediğinin bildirildiği; davacılar vekilinin 20.01.2006 tarihli dilekçe ile davalı idareye müracaat ederek maddi-manevi tazminat ödenmesi isteminde bulunduğu, davalı idarenin 60 gün içerisinde cevap vermemek suretiyle istemi reddetmesi üzerine 11.05.2006 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinin AYİM 2.Dairesinin 13.09.2006 tarih ve 2006/807-820 E-K sayılı kararı ile reddedildiği, müteakiben 05.10.2006 tarihinde kayda geçen yenileme dava dilekçesi ile süresinde olmak üzere AYİMde bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
İdare Hukuku İlkelerine ve T.C.Anayasasının 125 nci maddesine göre; idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan doğruya bir illiyet bağının bulunması, zarara yol açan eylemin bir hizmet kusuru teşkil etmesi veya kusursuzu sorumluluk kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Maddi olguda bu koşullardan birinin yokluğu, idarenin tazmin sorumluluğunu kaldırır. Ortada bir zarar yoksa veya meydana gelen zarar idari eylem ya da işlemden doğmamış ise yahut zararla idari eylem veya işlem arasında nedensellik bağı kurulamıyorsa idarenin tazmin sorumluluğundan söz edilemez.
Davacılar vekilleri dava dilekçesinde ve yenileme dilekçelerinde; müvekkillerinin murisinin ölüm sebebi olarak leptospiroz hastalığının gösterildiğini, bu hastalığın müvekkillerinin murisine askerde iken bulaştığını, zira hastalığın gelişim süreci, kuluçka dönemi ve tedavi sürecinin tamamının askerde iken oluştuğunu, davacının sağlıklı olarak askerlik görevine başladığını, ayrıca müvekkilinin murisinde daha önce bu hastalığın varlığını gösterecek bir emarenin bulunmadığını iddia etmişlerdir.
Mahkememizce resen bilirkişi olarak atanan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim dalında görevli öğretim üyeleri Prof. Dr
, Prof. Dr
.. ve Prof. Dr
..dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından dava dosyası ve davacının tedavisi ile ilgili tıbbi kayıtların incelenmesi sonucu tanzim edilen 18.07.2007 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Leptospirozun ülkemizde endemik bir hastalık olduğu, kemirici kökenli bu hastalığın enfekte hayvanların kontamine ettiği sulardan deri ve mukoza yoluyla (pirinç tarımı yapılan bölgelerde sık görülür) ve fare teması ile bulaştığı, davacıların yakının böyle bir temasının olmadığının görüldüğü, hastanın daha sonra leptospiroza yönelik yapılan kültürleri ve akut enfeksiyonu gösteren ELISA IgM testinin negatif bulunduğu, bu verilerle hastalığın leptospiroz olduğunun kesinleşmediği, ancak yapılan antibiyotik tedavilerinin (sepoperazon-sulbaktam, penisilin) leptospiroz içinde uygun olduğu (leptospiroz tedavisinde üçüncü kuşak sefalosporinler, penisilin, ampisilin ve doksisiklin önerilmektedir), tedavisinde bir gecikme olmadığı, davacıların yakınının daha sonra solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakımda ventilatöre bağlandığı, ayrıca hepatorenal yetmezlik ve yaygın damariçi pıhtılaşma (DİK) geliştiği, bu organ yetmezliği tablosunun herhangi bir enfeksiyon yada enfeksiyon dışı nedenle gelişmiş olabileceği, dosya bilgileri ile kesin bir neden söylemenin mümkün olmadığı, ancak uygun yoğun bakım desteği ve antimikrobiyal tedavi uygulandığı, sonuç olarak hastalığın askerlikle ilgili koşullara bağlı olarak gelişmediği, tedavisinde bir eksiklik ve hata olmadığı, yapılan işlemlerin gerekli ve usulüne uygun olduğu şeklinde kanaat bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davacı vekilince itiraz edilerek, şayet müvekkillerinin murisinin ölüm nedeni, eğer leptospiroz hastalığı değil ise başka hastalıktan yahut tedavi sırasında yeterli tedbirlerin alınmamasından dolayı öldüğünü, başka bir hastalık olsa da, yine askeri birliğinde yakalanmış olmasının şüphesiz olduğunu, bu halde de davalı kurumun kusurunun açık olduğunu beyan etmiş ise de, tıbbi bilirkişi raporu ilmi verilere uygun görülmekle itiraza itibar olunmamıştır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile davacının hastalığı konusunda hastalığın askerlikle ilgili koşullara bağlı olarak gelişmediği, tedavisinde bir eksiklik ve hata olmadığı, yapılan işlemlerin gerekli ve usulüne uygun olduğu şeklindeki tıbbi kanaat raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacıda mevcut rahatsızlığının oluşumunda ve gelişiminde askerlik görevinin neden ve etkisinin olmadığı, davacıya uygulanan tıbbi teşhis ve tedavilerde herhangi bir hata, ihmal ve gecikme bulunmadığı anlaşılmakla davacıların vekillerinin iddia ve itirazlarına itibar olunmayarak davacıların yakınlarının ölümünden davalı idarenin sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacılar
,
,
,
..,
.,
.,
. ve
.in MADDİ ve MANEVİ tazminat istemlerinin REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVACILARA YÜKLETİLMESİNE,
3. Davanın Adli Yardımlı görülmesi sebebiyle resmi posta pulu kullanılmak suretiyle sarfedilen 36,00 YTL. (OTUZ ALTIYENİ TÜRK LİRASI) posta giderinin DAVACILAR ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, davacılar tarafından peşin yatırılan 40.00 YTL. den MAHSUBUNA,
4. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Haçlar Kanunun hükümleri gereğince 18,60 YTL. başvurma harcı ile 25,10 YTL esas ilam harcı toplamı olan 43,70 YTL. (KIRK ÜÇ YENİ TÜRK LİRASI ALTMIŞ YENİ KURUŞ) harcın davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 3259,00 YTL harçtan mahsubu ile arta kalan 3215,30 YTL (ÜÇ BİN İKİ YÜZ ON BEŞ YENİ TÜRK LİRASI, OTUZ YENİ KURUŞ) harcın istemleri halinde DAVACILARA İADESİNE,
MUHALEFET ŞERHİ
Müteveffa Er
.in Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığına 27.08.2005 tarihinde katıldığı, kayıt kabul sırasında menenjit, tetanoz ve karma aşılarının yapılıp doktor muayenesinden geçtiği, bu aşamada herhangi bir rahatsızlığının tespit edilmediği, temel eğitimini tamamlamasından sonra 30.09.2005 tarihinde yemin ettirilerek emsalleri ile birlikte çarşı iznine çıkartıldığı, 2005-2006 Acemi Er Sevk Planına göre katılışından 35 gün sonra 02.10.2005 tarihinde ihtisas eğitimi görmek üzere otobüslerle kafile halinde İstanbul/Şile Hv.Uçs.Eğt.Mrk.K.lığına gönderildiği, müteveffa erin bu süre içerisinde sağlıkla ilgili herhangi bir müracaatının olmadığı ve askerlik görevini sürdürdüğü, 21 Ekim 2005 tarihinde kıtası revirinden şiddetli karın ağrısı şikayetiyle GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesine sevk edildiği, 29 Ekim 2005 tarihinde de vefat ettiği, müteveffa erin hastanede tedavi gördüğü esnada mükerrer olarak yapılan kan idrar ve balgam kültürlerinde negatif sonuç alındığı, leptospiroz karanlık saha incelemesinin (+) olarak sonuçlanması, yüksek ateş, CPK yüksekliği ve Hepatonefrit tablosu olan hastada leptospiroz öntanısını gündeme getirdiği, fakat öldükten sonra Cerrahpaşa Klinik Mikrobiyoloji laboratuarında sonuçlanan Elisa lgM testinin ve leptospiroz kültürünün (-) olarak neticelenmesi üzerine leptospiroz tanısının kesinleştirilemediği, bilirkişi raporu uyarınca da belirtilen bu hususun hastanın ölüm nedeninin kesin saptanamadığını göstereceği, bunun da ölümün ve hastalığın askerlikle ilgili koşullara bağlı olarak gelişmediğinin ve tedavide bir hata olmadığının tam bir açıklığa kavuşmadığını gösterdiği, Hv.Er.Eğt.Tug.K.lığının 27.02.2006 tarihli yazısından bahsedilen hastalığın kuluçka süresinin bir ay değil, 8-10 gün olduğunun, nadiren 20 gün olabileceğinin belirtildiği anlaşılmakla, askerlik hizmetine sağlam olarak gelen müteveffaya bu hastalığın askerlik hizmeti esnasında bulaşma ihtimalinin,aksi ispat edilemediğinden, çok yüksek olduğu, leptospiroz tanısının aksini gösteren bir durumun tam olarak kanıtlanamadığı, bu konuda şüphe bulunduğu, kaldı ki eğer müteveffanın ölüm olayı başka bir hastalıktan kaynaklanmış olsa da bu hastalığı askerlik hizmeti esnasında kapmış olması ihtimalinin çok yüksek olmasından dolayı davalı idarenin kusurunun bulunduğu, davanın kabul edilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluk görüşüne katılamadık. 19.09.2007 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy