(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 22 Temmuz 2005 tarihinde İzmir Nöbetçi İdare Mahkemesi ve 28 Temmuz 2005 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kayıtlarına geçen dava dilekçesinin, AYİM İkinci Dairesinin 14 Eylül 2005 tarih ve Esas No: 2005/578, Karar No: 2005/626 sayılı kararı ile reddedilmesi; 11 Ekim 2005 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen yenileme dava dilekçesinin, AYİM İkinci Dairesinin 26 Ekim 2005 tarih ve Esas No:2005/722, Karar No:2005/766 sayılı karar ile görevli merci olan Milli Savunma Bakanlığına tevdi edilmesi üzerine, 02 Şubat 2006 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının 16 Zh.Tug.K.lığında askerlik hizmetini yapmakta iken hastalandığını, sevk edildiği GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinde yapılan tedavisi sonrası iyileşmeyerek askerliğe elverişsiz hale geldiğini, sağlıklı ve sağlam olarak askerlik hizmetine başlamasına rağmen davalı idarenin kusuru sonucunda zamanında, gerekli teşhis ve tedavisi yapılmadığından askerlik hizmetini tamamlayamadan, böbreklerinde kalıcı sakatlık ile evine dönmek zorunda kaldığını belirterek, davacının, idarenin hizmet kusuru nedeniyle uğradığı 10.000 YTL. maddi zararın davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, yargılamanın duruşmalı yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 25.09.2003 tarihinde yapılan son yoklamasında askerliğe elverişli olduğunu karar verildiği, 22.11.2004 tarihinde acemi eğitimi için Malatya 2.Ordu Ulş.Er Eğt.A.K.lığına sevk edildiği, acemi eğitimini tamamlamasını müteakip Diyarbakır 16.Zh.Tug.Mu.Bl.K.lığı emrine tertip edildiği, dağıtım izninde iken rahatsızlanması üzerine 31.12.2004 tarihinde Bozdoğan Sağlık Grup Başkanlığına, buradan da GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesine sevk edildiği, 04.01.2005-13.01.2005 tarihleri arasında yatırılarak tedavi altına alındığı, tedavisi sonucunda GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinin 11.01.2005 tarih ve 381 sayılı sağlık kurulu raporu ile Akut Glomerulonefrit tanısı konularak 2 ay hava değişimine gönderildiği, hava değişimi sonunda kontrol muayenesi için yeniden GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesine müracaat ettiği, yapılan muayenesi sonunda 16.03.2005 tarih ve 2932 sayılı sağlık kurulu raporu ile Akut Glomerulanefrit Nekahatlısı tanısı konularak yeniden 1 ay süreli hava değişimine gönderildiği, hava değişimi sonunda 12.04.2005 tarihinde tekrar GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesine müracaat ettiği, 06.05.2005 tarihine kadar yatırılarak tedavisinin yapıldığı, tedavisi sonunda sağlık kurulunun 06.05.2005 tarih ve 1667 sayılı raporu ile Proteinüri (Pauci İmmum Kresentik Glomerulonefrite Bağlı) tanı ve B/44 F1 Askerliğe Elverişli Değildir kararı verildiği, askerliğe elverişsizlik kararlı raporun 07.10.2005 tarihinde onanarak kesinleştiği, belirtilen rahatsızlığı nedeniyle askerliğe elverişsiz hale gelen davacının, bu nedenle uğradığı maddi zararın tazmini istemiyle süresinde işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre; idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan doğruya bir illiyet bağının bulunması, zarara yol açan eylemin bir hizmet kusuru teşkil etmesi veya kusursuz sorumluluk kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Maddi olguda bu koşullardan birinin yokluğu idarenin tazmin sorumluluğunu kaldırır. Ortada bir zarar yoksa veya meydana gelen zarar idari eylem ya da işlemden doğmamış ise yahut zararla idari eylem veya işlem arasında nedensellik bağı kurulamıyorsa idarenin tazmin sorumluluğundan söz edilemez.
Davacı vekili, davacının askerliğe elverişsiz hale gelmesine yol açan rahatsızlığının, davalı idarenin hizmet kusuru sonucunda, zamanında gerekli teşhis ve tedavisinin yapılmaması nedeniyle meydana geldiğini iddia ettiğinden, davacının yakalandığı Proteinüri (Pauci İmmum Kresentik Glomerulonefrite Bağlı) hastalığın bünyesel olup olmadığı, söz konusu hastalığın meydana gelmesinde veya varsa ilerlemesinde askerlik hizmetinin sebep ve tesirinin olup olmadığı, hastalığın tanı ve tedavisinde gecikme, hata veya ihmal bulunup bulunmadığı konularının açıklığa kavuşturulması için davacıya ait tüm tıbbi kayıt ve bilgiler getirtilerek tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Başkanlığından resen seçilen bilirkişiler Prof.Dr
, Prof. Dr
. ve Prof. Dr ......
tarafından düzenlenen 06 Kasım 2006 tarihli bilirkişi raporunda davacının tıbbi safahatı açıklandıktan sonra sonuç olarak; 1. Davacının askerliğe elverişsiz hale gelmesine yol açan hastalık bünyesel olup, dosyasının incelenmesinde davacının hastalığı döneminde aktif işlev görmediği, bu dönemi istirahatle ya da hastanede geçirdiği gözlenmektedir. Bu durumda hastalığın ilerlemesinde askerlik hizmetinin sebep ya da tesirinin olduğundan söz etmek güçtür.
2. Hastanın yakınmalarının başlamasından yaklaşık 2 hafta önce üst solunum yolu enfeksiyonu öyküsü bulunması, FMde ödem dışında anormallik gözlenmemesi, laboratuar tetkiklerinde kompleman 3 düşüklüğü varlığı, akut poststreptokoksik glomekurlonefriti telkin etmektedir. Bu bulgular varlığında öncelikli olarak hastanın izlenmesi, şiddetli hipertansiyon, proteinürinin uzun süreli olması ya da böbrek fonksiyonlarında bozulma olması durumlarında biyopsi yapılması düşünülmelidir. Nitekim, hastanın yatırıldığı ilk dönemde ve taburcu olmadan hemen önce böbrek fonksiyonların normal (12.01.2005 tarihli kreatinin 1.01 mg/dl) ve hasta normotensif iken, taburcu olduktan 5 gün sonra böbrek fonksiyonlarında bozulma saptanmış, destek tedavisi uygulanmasının ardından böbrek biyopsisinde hızlı ilerleyen glomerulonefrit (NOT: Biyopside knonikleşme bulguları gözlenmemiş) tanısı ile uygun immünsupresif tedavi başlanmış, tedaviye hızla yanıt alınmıştır. Biyopside kronisite bulgularının gözlenmemesi, immünsüpresif tedavi ile hastalığın hızla iyileşmesi göz önüne alındığında hastalığın tanı ve tedavisinde gecikme, hata ya da ihmalden söz etmek mümkün değildir. görüşü yer almaktadır.
Taraflara tebliğ edilen tıbbi bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olup, tıbbi bilirkişi raporu heyetimizce yeterli görülmüştür.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile davacının hastalığı konusunda ihtisas sahibi olan bilirkişiler tarafından düzenlenen rapordaki görüşler sonucu; davacının yakalandığı Proteinüri (Pauci İmmum Kresentik Glomerulonefrite Bağlı) hastalığının bünyesel olduğu, askerliğin sebep ve tesirinden kaynaklanmadığı, hastalığın ilerlemesinde askerlik hizmetinin sebep ve tesirinin bulunmadığı, tanı ve tedavisinde gecikme, hata veya ihmal bulunmadığı, bu itibarla zararlı sonuçla idarenin davranışı arasında uygun nedensellik bağının kurulamayacağı, idareyi sorumlu tutacak herhangi bir kusurlu hareket veya kusursuz sorumluluğu gerektirecek bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin iddialarına itibar olunmayarak davacının hastalığından davalı idarenin sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle davacının maddi tazminat isteminin reddinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı
.nin, maddi tazminat istemiyle açtığı yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri ve tıbbi bilirkişi ücreti dahil) DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre 18,60 YTL. başvurma harcı ile 25,10 YTL. esastan ilam harcı toplamı olan 43,70 YTL. (KIRKÜÇ YENİTÜRKLİRASI YETMİŞ YENİKURUŞ) harcın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacı tarafından peşin yatırılan 157,00 YTL. (YÜZELLİYEDİ YENİTÜRKLİRASI) harçtan mahsubu ile arta kalan 113,30 YTL. (YÜZONÜÇ YENİTÜRKLİRASI OTUZ YENİKURUŞ) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
4. Dava duruşmalı görüldüğünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden nisbi olarak hesap edilen 1.120,00 YTL. (BİNYÜZYİRMİ YENİ TÜRK LİRASI) avukatlık ücretinin, DAVACIDAN ALINARAK, DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE,
5. GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Baştabipliğince Hizmete Özel gizlilik derecesiyle gönderilen davacıya tıbbi kayıtların gönderildiği gizlilik derecesi ile İADESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy