(1632 S. K. m. 137) (2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 10.02.2006 tarihinde Edirne İdare Mahkemesinde, 17.02.2006 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Kırklareli 55.Mknz.P.Tug.1.Mknz.P.Tb.3. Mknz.P.Bl.K.lığında askerlik hizmetini yerine getirirken, 29.12.2004 tarihinde aynı birlikte görevli
in 157440 plakalı aracın tedbirsizlik, dikkatsizlik sonucu devrilmesine sebebiyet verdiğini, davacının sağ omzundan yaralandığını, tedavileri tamamlanmadan terhis edilen davacının bu olay nedeniyle sakat kaldığını belirterek, davacının uğradığı zararın tazmini için 45.000,00 YTL. maddi ve 5.000,00 YTL. manevi olmak üzere 50.000,00 YTL. tazminatın ödenmesine ve davanın adli yardımlı olarak görülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının Adli Yardım istemi Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 01 Mart 2006 tarih ve Gensek No.:2006/392, Esas No.:2006/169 sayılı karar ile kabul edilmiştir.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 12.11.2004 tarihinde son kıtası olan 55.Mknz.P.Tug.1.Mknz.P.Tb. 3.Mknz.P.Bl.K.lığına (Kırklareli) katılan davacının askerlik görevi ifa ederken 29.12.2004 tarihinde aynı birlikte görevli Er
.in kullandığı 157440 plakalı aracın arka kısmında bulunduğu sırada Süloğlu Kışla Nizamiyesinden hareket ettiği, yolun yağışlı olması nedeniyle direksiyon hakimiyetinin kaybolması üzerine devrilen araçta bulunan davacının Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Bşk.lığının 18.03.2005 tarihli raporuna göre; 1. şahsın hayati tehlikeye maruz kalmadığını, 2. sağ skapula (kürek) kemiğinde saptanan glenoid çatlağının 15 gün iş ve gücüne engel teşkil edecek nitelikte olduğunun belirtildiği, olay nedeniyle yapılan adli soruşturma sonucu 3.Mknz.P.Tüm.K.As.Savcılığının E:2005/367, K:2005/414 sayılı kararı ile aracı kullanan Er
in hizmette tekasül dolayısıyla harp malzemesini mühimce hasara uğratmak suçundan As.C.K.nun 137 nci maddesi gereğince iddianame düzenlendiği tedbirsizlik, dikkatsizlik sonucu birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan davacı dahil mağdurların sanıktan şikayetçi olmamaları nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının 22.11.2005 tarihinde askerlik hizmetini tamamlayarak terhis edildiği, davacı hakkında kati doktor raporu bulunmaması sebebiyle AYİM İkinci Dairesinin ara kararıyla kati doktor raporu aldırılması için Diyarbakır Asker Hastanesine sevkinin yaptırıldığı, burada yapılan kontrol sonucunda, anılan hastanenin 17.01.2007 tarih ve 174 protokol numaralı raporuyla; davacının Geçirilmiş Sağ Omuz Eski Travması (Halen Sağlam) tanısı ve 1. Askerliğe elverişlidir. 2. Geçirilmiş Sağ Omuz Travmasının Askerlik Hizmeti Sırasında Ve Hizmet Sebebiyle Oluşup Oluşmadığına Tıbben Karar Verilemez. 3. Sakatlık Oranı Sıfırdır. 4. Çalışma Gücü Kayıp Oranı Sıfırdır. Kararıyla taburcu edildiği anlaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esasa göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmıştır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkesine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için, bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterli ve zorunludur.
Davacı
ın yaralanması olayının askerlik hizmeti sırasında idarenin ajanı durumunda bulunan P.Er ..'in suç teşkil eden tedbirsizliği ve dikkatsizliği sonucu meydana geldiği, davacının, zararlı sonucu doğuran ajanın, idari hizmetin bir parçası olması nedeniyle, hizmetin iyi ve sağlıklı bir şekilde işlemediği, hizmetin yürütülmesini üstlenen ajanın araçla ilgili emniyet konularına dikkat etmemiş olduğu, tedbirsiz, dikkatsiz ve kusurlu davrandığı, davalı idarenin yaralanmaya sebebiyet veren ajanını yeterince eğitmemiş olduğunun ve dolayısıyla idarenin hizmet kusurunun bulunduğunun kabul edilerek, davacının zararının hizmet kusuru ilkesi gereğince karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacının yaralanması ve zararının doğmasına neden olayla ilgili olarak 3 ncü Mknz.P.Tüm. K.lığı Askeri Savcılığında yapılan Soruşturma sonucunda verilen 27.07.2005 tarih ve Esas No.:2005/367, Karar No.:2005/414 sayılı KYOK Kararında, davacıya atılı herhangi bir kusurun olmadığına karar verilmiş olduğundan davacının müterafik kusurunun olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı
ın yaralanması sebebiyle vücut fonksiyon kaybının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla AYİM İkinci Dairesinin 06 Aralık 2006 tarih ve Gensek No.:2006/392, Esas No.:2006/169 sayılı ara kararı ile Diyarbakır Asker Hastanesi Baştabipliğine müracaatı ve muayenesi istenmiş, davacını müracaatı üzerine Diyarbakır Asker Hastanesinin 17.01.2007 tarih ve 174 sayılı raporu ile davacının halen sağlam olduğu çalışma gücü kaybı ile sakatlık oranlarının sıfır olduğu dolayısıyla davacının maddi bir zararının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacının olay sebebiyle olay anında ve tedavileri süresince duymuş olduğu acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılamak amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, davacının askerlik statüsü, sosyal durumu, paranın alım gücü dikkate alınarak takdiren olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı
ın MADDİ TAZMİNAT İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Davacı
.a takdiren 2.000,00 YTL. (İKİBİN YENİ TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 29 Aralık 2004 tarihinden 31 Aralık 2004 tarihine kadar yıllık %15(YÜZDE ONBEŞ), 01 Ocak 2005 tarihinden 31 Aralık 2005 tarihine kadar yıllık %12 (YÜZDE ONİKİ), 01 Ocak 2006 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %9 (YÜZDE DOKUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (Posta Giderleri Dahil) DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf tutulan idare aleyhine HARCA HÜKMEDİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5. Dava adli yardımlı görüldüğünden resmi posta pulu olarak sarfedilen posta giderlerin davalı idare üzerinde BIRAKILMASINA,
6. Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, anılan tarifenin 10 ve 12 nci maddeleri dikkate alınarak tespit edilen toplam 450,00 YTL. (DÖRTYÜZELLİ YENİ TÜRK LİRASI) avukatlık ücretinin, DAVALI İDAREDEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy