(1602 S. K. m. 21) (657 S. K. m. 33, 35, 45, Ek. m. 8, 9)
Davacı, 21 Şubat 2006 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına giren dava dilekçesinde özetle; 1985 yılında KKK. lığı 900 ncü Ord. Ana Depo K.lığı Maaş ve Özlük Hakları Mutemetliği kadrosuna atandığını, atandığı kadronun 2000 yılında Özlük İşleri Uzmanlığı kadrosuna dönüştürüldüğünü ve yapılan uzmanlık sınavını kazanması sonucu 04 Şubat 2000 tarihli atama emri ile özlük işleri uzmanlığı kadrosuna atandığını, 08 Şubat 2005 tarihli emir ile İkmal Amirliği Gönderme Bölümü VHKİ olarak görevlendirildiğini, bu işlemin iptali istemiyle açtığı dava sonucunda AYİM Üçüncü Dairesinin 29 Eylül 2005 gün ve E:2005/403, K:2005/1132 sayılı kararıyla görevlendirme işleminin iptaline karar verildiğini, İkmal ve Bakım K.lığının 14 Şubat.2006 gün ve PER:4091-140-06/Mrkş.(140) sayılı emri ile yeniden 900 ncü Ord. Ana Dp.K.lığı İkmal Amirliği Gönderme ve Tesellüm Bölümü İnceleme Uzmanlığı kadrosuna geçici görevle görevlendirildiği, kendisinin inceleme uzmanlığı konusunda teknik bilgi ve kapasitesinin bulunmadığını, aynı karargahta on kişiden fazla sayıda sivil memur ve işçi personelin inceleme uzmanlığı kadrosuna deneyimli oldukları ve bunların bir kısmının inceleme uzmanlığı gerektirmeyen kadrolarda çalıştırıldıkları halde kendisinin deneyimi ve bilgisi olmadığı bir kadroda çalışmak üzere görevlendirildiğini, kendisinin eski görev yeri olan ve üç kadro bulunan Özlük İşleri ve Maliye İşlemleri Uzmanı kadrolarının bir memurun emeklilik, diğer memurunda kendisi ile birlikte geçici olarak görevlendirilmesi nedeniyle boş durumda olduğunu, isteği dışında görevlendirildiğini, bu görevlendirmenin manevi baskı ve cezalandırma amacıyla yapıldığını, takdir yetkisinin objektiflikten uzak kullanıldığını, K.K. Sivil Memurlar Yönergesi 6 ncı Bölüm 15 nci maddesine göre, sivil memurların Kuvvet K.lığınca atandırıldıkları görev yerlerinde çalıştırılmalarının esas olduğunu, ancak ivedi ve zaruri hallerde ve takdir hakkının objektif kullanılmak üzere, asgari Tüm/Tug. K.lıklarınca, azami altı ay süre ile atandırıldıkları görev yeri dışında görevlendirilmelerinin mümkün olduğunu, bu sürenin sonunda memurların atandırıldıkları kadro görev yerine iade edilmeleri gerektiğini, belirtilen açıklamaları karşısında geçici görevlendirme işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, hukuka aykırı olan geçici görevlendirme işleminin iptaline, öncelikle de yürütmenin durdurulmasına, yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, AYİM İkinci Dairesinin 26 Nisan 2006 gün ve Gensek No:2006/422, Esas No:2006/184 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının 900 ncü Ord.Dp.K.lığı Özlük İşlemi Uzmanı olarak görev yapmakta iken, 900 ncü Ord.Ana Dp.K.lığınca, 07 Şubat 2006 tarih ve DPKH.:4091-32-06/İd.Ks.(724) sayılı yazı ile Lojistik Bilgi Sistemi (LBS) kapsamında iki kademeli ikmale geçilmesiyle birlikte, İkmal Amirliği Gönderme ve Tesellüm Bölümlerinde öngörüldüğü şekilde iş yükünün artamaya başladığı ve sistemin yaygınlaştırılmasına bağlı olarak gelecek dönemde daha da artacağının değerlendirildiği, artan iş yükünün karşılanması ve iki kademeli ikmal sisteminden arzu edilen sonucun alınabilmesi maksadıyla Depo içerisinde personel muvazenesine ihtiyaç duyulduğu belirtilerek, davacı ve iki sivil memurun 900 ncü Ord.Ana Dp.İkmal Amirliği Tesellüm Bölümü ve Gönderme Bölümüne geçici görevlendirilmesi ve intibak atama tekliflerinin yapılmasının K.K.İkmal ve Bakım Komutanlığından talep edildiği, yapılan bu talep üzerine K.K. İkmal Bakım Komutanlığının, 14 Şubat 2005 tarih ve PER.:4091-140-06/Mrk.56 (140) sayılı yazısı ile talep yazısında belirtilen hizmet ihtiyacı sebebiyle, davacının 900 ncü Ord.Ana Dp.K.lığı İkmal Amirliği Tesellüm Bölümüne İnceleme Uzmanı olarak, diğer iki sivil memurunda Gönderme Bölümü Teslim Alma Kısmına VHKİ olarak geçici görevlendirmelerinin yapıldığı, bilahare davacı ile diğer iki memurun geçici görevlendirildikleri kadrolara intibak atamalarının yapılmasının teklif edildiği ve K.K.K.lığının 07 Mart 2006 tarih ve PER.:4313-37-06/Tyn.D.Svl.Me.Ş./97188 atama emir ile geçici görevlendirildikleri kadrolara intibak atamalarının yapıldığı, davacının halen geçici görevlendirmenin sonrasında intibak atamasının yapıldığı K.K.Loj.K.lığı İkm.K.lığı 1nci Blg. İkm. Mrk. 11 nci İkm. Mrk. İkm. A. Tes. Böl. İnc. Ks.(İnc. Uzm.) kadrosunda çalıştırıldığı, davacının da belirtilen geçici görevlendirme işleminin hukuka aykırı olduğu savıyla işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı idarenin savunmasında; davacının geçici görevlendirme işleminin iptali istemli davası devam etmekte iken, K.K.K.lığının 07 Mart 2006 gün ve PER.:4313-37-06/Tyn.D.Svl.Me.Ş./97188 sayılı atama emri ile geçici görevlendirildiği kadroya intibak atamasının yapıldığı, dolayısıyla geçici görevlendirme işleminin yürürlükte bulunan ve hukuki sonuçlarının devam ettiren bir idari işlem olma niteliğini kaybettiği, böylece dava konusu uyuşmazlığın da ortadan kalktığı öne sürülerek, konusu kalmayan davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunulmuş ise de; 1602 sayılı Kanunun 21 nci maddesine göre, idari işlemlerden menfaati ihlâl edilenler iptal davası açma hakkına sahiptirler. İptal davasının görümü için aranılan bir usul ve şekil şartını oluşturan menfaat ihlali koşulunun, davanın açıldığı anda bulunmasının gerektiği tüm tartışmalardan uzaktır. Uygulama ve öğretide menfaat ilişkisinin, yargılama süresince ve karar anında da var olması gerektiği yönünde bir kısım karar ve görüşler yer almakta ise de, idari yargı yeri tarafından, işlemin tesis edildiği andaki hukuki durum göz önüne alınarak sonuçlandırılan iptal davasının görümü esnasında, menfaat ihlali koşulunun ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın konusuz kaldığının kabulünün, her türlü eylem ve işlemi ile idari yargı denetimine tabi olması gereken idarenin, kendi eylem ve işlemlerini daima yargı denetiminden ve onun sonuçlarından kurtarma imkanına sahip olması sonucunu doğuracağı, idareye böyle imkan tanımanın, hukuk devleti ilkesi ve iptal davasının kamu yararı sağlamaya yönelik özelliği ile bağdaşmayacağı değerlendirildiğinden, davalı idarenin savunmasına itibar edilmeyerek işin esasına geçilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 33 ncü maddesinde yer alan Kadrosuz memur çalıştırılamaz., Kadro cetvelleri başlığını taşıyan 35 nci maddesinde Her kurum için gerekli kadroların sınıfı, derecesi, unvanı ve adedi gösterilir. ve 45 nci maddesinde yer alan Hiçbir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz. yolundaki hükümler birlikte değerlendirildiğinde, memurun kendi kadro görevinde çalışmasının temel ilke olarak kabul edildiği görülmektedir.
Devlet Memurları Kanununun Ek-8 ve 9 ncu maddelerinde memurların diğer kurumlarda geçici süreli olarak görevlendirilmelerine ilişkin koşullar düzenlenmekle birlikte, memurların kurumları içerisinde geçici görevlendirilmelerine ilişkin hususlara yer verilmemiştir. Ancak Kanunda geçici görevlendirilmeye ilişkin kurallar düzenlenmemiş olmakla birlikte, memurların, bir kamu kurumunun mevzuatla belirlenmiş olan görev alanı içinde yer alan geçici nitelikteki bir hizmetin yada değişen ve gelişen hizmet koşullarının sonucu olarak ortaya çıkan bir kamu hizmetinin yürütülmesi amacı ile ve belli bir süreyle sınırlı olmak üzere geçici olarak görevlendirilmeleri, kamu yararı gereğince mümkün olduğu kabul edilmelidir.
Bu bakışla, KKY 52-2 (A) Kara Kuvvetleri Sivil Memur Yönergesinin Geçici Görevlendirme başlıklı 15 nci maddesinde; Sivil memurların Kuvvet Komutanlığınca atandırıldıkları görev yerlerinde çalıştırılmaları esastır. Ancak ivedi ve zaruri hallerde ve takdir hakkı objektif kullanılmak üzere asgari Tüm/Tug.K.lıklarınca azami altı ay süre ile atandırıldıkları görev yeri dışında görevlendirilmeleri mümkündür. Bu sürenin sonunda memurlar atandırıldıkları kadro görev yerine iade edilir ya da geçici görevlendirildikleri yerde kadronun müsait olması halinde 01 Haziran-30 Eylül tarihleri arasında K.K.K.lığına atama teklifleri gönderilir. denilmek suretiyle, Kara Kuvvetlerinde görevli sivil memurların geçici görevlendirilme usul ve esasları genel bir düzenlemeyle belirlenmiştir.
Yukarıda yapılan tespitler ve belirtilen mevzuat karşısında dava konusu geçici görevlendirme işlemi değerlendirildiğinde; geçici görevlendirmenin, gelişen koşullarının sonucu olarak ortaya çıkan bir hizmetin yürütülmesi zorunluluğundan kaynaklandığı, geçici görevlendirmeyi müteakip yapılan intibak atamasının da idarenin kamu hizmetini yerine getirme amacıyla hareket ettiğini gösterdiği, bu itibarla yetkili makam tarafından, mevzuatta öngörülen usulle tesis edilen geçici görevlendirme işlemin tüm unsurlarıyla hukuka uygun olduğu sonuç kanaatine ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının, geçici görevlendirme işleminin iptali istemiyle açtığı yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy