(1111 S. K. m. 41)
Davacı vekili, 15 Mart 2006 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının 1989 yılında Bornova/İZMİR Ulaştırma Okulu Er Eğitim Tabur Komutanlığında askerliğini yaptığı esnada İzmir Asker Hastanesince hakkında Aşırı miyop B/7F1 Askerliğe elverişli değildir. kararlı rapor tanzim edilmesi üzerine terhis edildiğini, 27.09.2001 tarihinde bir yakını tarafından gözündeki rahatsızlığın tedavi ettirildiğini, yapılan ihbar üzerine davacının Askerliğe elverişli olduğu yönünde rapor alınarak yeniden askere sevk edildiğini ve halen askerlik hizmetini yürüttüğünü, Askerlikten muaf tutulan kişilerin tekrar askere alınmasının mevzuat ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davacının yeniden askere sevk edilmesi işleminin iptaline ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin Yürütmenin Durdurulması talebi AYİM 2 nci Dairesinin 22 Mart 2006 gün ve GENSEK NO:2006/688, ESAS NO:2006/274 sayılı kararıyla kabul edilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacının 26.05.1989 tarihinde 3 gün yol süresi verilerek Ulş.Ok. ve Eğt.A.K.lığı (Gaziemir/İzmir) emrine sevk edildiği ve 30.05.1989 tarihinde eğitim merkezine katıldığı, İzmir Mevki Asker Hastanesi Baştabipliğince hakkında, yüksek miyop teşhisi ile durumu B/7 f-1 uyar, Askerliğe Elverişli Değildir kararlı 28.06.1989 gün ve 2529 sayılı sağlık kurulu raporu verilmesi üzerine birliği Komutanlığınca terhis edildiği, aradan 16 yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra davacı hakkında ihbarda bulunulduğundan Askerlik Şubesince 1111 sayılı Askerlik Kanununun 41 nci maddesi gereğince, 02.05.2005 tarihinde 1 nci kontrol muayenesi için sevk edildiği, GATA Haydarpaşa Asker Hastanesi Baştabipliğince hakkında Askerliğe elverişlidir. Komando olamaz kararlı 16.05.2005 gün ve 1779 sayılı sağlık kurulu raporu verildiği, davacının ilk raporu ve 1 nci kontrol muayene sonucunda almış olduğu raporlar arasında tanı ve karar bakımından farklılık olduğundan 2 nci kontrol muayenesi için MSB Sağlık Dairesi Başkanlığının talimatı ile Balıkesir 200 Yataklı Asker Hastanesi Baştabipliğine sevk edildiği ve hakkında Balıkesir 200 Yataklı Asker Hastanesi Baştabipliğinin 04.08.2006 gün ve 704 sayılı raporu ile A/6 F-4 Biliteral Fotorekraktif Cerrahili tanısı ile Askerliğe elverişlidir. Komando olamaz kararlı sağlık raporu verildiği, Askeralma Yönergesinin (MSY:70-1C) 3 ncü Bölüm 10 ncu madde c fıkrası i bendi gereğince 23.08.2005 tarihinde Ulş.Ok. ve Eğt.A.K.lığı (Gaziemir/İZMİR) emrine sevk edildiği ve 26.08.2005 tarihinde eğitim merkezine katıldığı, 30.09.2005 tarihinde de acemi eğitimini tamamlayarak MEBS Ok.Eğt.Mrk.Des.Kt.K.lığı (Mamak) emrine katıldığı anlaşılmıştır.
TSK. Personelinin Sağlık Muayene Yönergesi 3 ncü Bölüm 1 nci madde (a) bendinde İstirahat, hava değişimi, ertesi yıla bırakma, sevki geciktirme raporu alanlarla Askerliğe Elverişli Değildir, Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz Sınıfı Görevini Yapamaz (sınıf değiştirme) şeklinde kesin kararlı rapor alanların, raporları onay makamlarından onaylanıp gelinceye kadar kesinlik kazanmaz, şeklinde düzenleme getirilmiş, 10 ncu maddesinde ise Askerliğe Elverişli Değildir raporları kaybolanlarla hakkında ihbar yapılanların yeniden muayeneye sevk edilecekleri hüküm altına alınmıştır.
Askeralma Yönergesinin (MSY:70-1C) 3 ncü Bölüm 10 ncu madde c fıkrası i bendi Askerlik hizmeti sırasında Askerliğe elverişli değildir raporu alıp, kontrol ve hakem muayeneli sonucunda durumu Askerliğe elverişlidir şeklinde kesinleşen yükümlülere, raporun askerlik şubesine ulaşmasını müteakip celp çağrı pusulası çıkartılarak on beş günlük hazırlık süresi tanınır. Bu durumdakiler bu süre sonunda eski birliklerine sevk edilir hükmünü taşımaktadır.
Bu yasal mevzuat çerçevesinde davalı idarenin, davacı hakkındaki ihbar edilen hususların Sağlık Kurulu Raporu ile belirlendikten sonra, kesin işlem yapmak istemesi de mevzuat gereğidir. Ancak burada davacının ikinci kontrol muayenesi sonunda düzenlenen Sağlık Kurul Raporundaki Fotorekratif cerrahili tanısından da anlaşılacağı gibi kendi imkanlarıyla tedavi olduğu ve iyileştiği hususu nazara alınarak teşhis konulması ve karar verilmesi gerekmektedir. Davacının kendi imkanlarıyla, terhisinden sonra tedavi olması neticesinde askerliğe elverişli hale gelmesi davacının aleyhine sonuç doğuracak biçimde yorumlanamaz ve kullanılamaz.
1989 yılında düzenlenen rapora dayanılarak davacı hakkında tesis edilen terhis işleminin hukuka aykırı olduğunu söylemek mümkün olmadığı gibi, bu terhis işlemine dayanak teşkil eden İzmir Asker Hastanesinin 28.06.1989 gün ve 2529 sayılı raporu da hukuka ve mevzuata uygundur. Gerek bu raporun tanziminde gerekse terhis işleminde davacı tarafından idareyi yanıltıcı veya aldatıcı bir girişimde bulunulduğunun, hile ve desise kullanıldığının söylenmesi de mümkün değildir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; ihbar üzerine yapılan kontrol muayenelerine göre hali hazır durumu itibariyle askerliğe elverişli olduğu tespit edilen davacı hakkında davalı idarece yapılan Askere sevk işleminin mevzuata uygun olduğu, ancak terhis işleminden sonra teknolojideki ilerlemelerden yararlanarak mevcut rahatsızlığını kendi imkanlarıyla tedavi ettiren ve terhisinden on beş yıldan fazla bir süre geçtikten sonra yaşamını belli bir düzene koyan davacının yeniden askere sevk işleminin idari istikrar anlayışına ve hukuka uymadığı ve işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacı
..ın yeniden askere sevkedilme işleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy