(3466 S. K. m. 32)
Davacı vekili, 10.04.2006 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08.09.2005 tarihinde Uzman Jandarma Okuluna girdiğini, yaklaşık 7 ay öğrenim gördükten sonra J.Gn.K.lığının emrine istinaden ve sebep gösterilmeden 27.03.2006 tarihinde okuldan ilişiğinin kesildiğini, ağabeyinin Türk Silahlı Kuvvetlerinde astsubay olarak görev yapmakta olduğunu, gerek davacının gerekse aile bireylerinin sabıkasının olmadığını, davacının Uzman Jandarma Okuluna girmeden önce hiçbir siyasi partiye ve derneğe üye olmadığını, faaliyetlerine katılmadığını, yıkıcı, bölücü ve irticai hiçbir faaliyette bulunmadığını, askeri öğrenciliği sırasında amir ve üstlerinden hiçbir uyarı ve ceza almadığını, davacının babasının 1998 yılında arkadaşlarının ricası ve hemşehrilerinin etkisiyle Tarsus İlçesi Özgürlük ve Dayanışma Partisi üyesi olduğunu ancak 2001 yılında kendi isteği ile parti üyeliğinden ayrıldığını, davacının babasının Tarsus ilçesinde herkesçe tanınan ve sevilen birisi olduğunu, yaşamı boyunca hiçbir yasadışı faaliyetin içinde olmadığını, oğlunun askeri öğrenci olmasına engel bir suç işlemediğini, davacının maruz kaldığı haksız okuldan çıkartılma işlemi nedeniyle çok önemli bir yılını kaybettiği gibi ailesine, akrabalarına, arkadaşlarına ve yakın çevresine anlatmakta zorlandığını, bu yüzden toplum önünde küçük duruma düştüğünü belirterek yürütmenin durdurulmasını ve okuldan çıkarılma işleminin iptalini talep etmiştir.
Davacı vekilinin yürütmenin durdurulması istemi, AYİM İkinci Dairesinin 14.06.2006 gün ve 2006/1122 Gensek, 2006/432 Esas sayılı kararı ile, davacı vekilinin yeniden yürütmenin durdurulması istemi, AYİM Nöbetçi Dairesinin 09.08.2006 gün ve 2006/1122 Gensek, 2006/153 Esas sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Ankara/Beytepe Jandarma Okullar Komutanlığında uzman jandarma adayı olarak öğrenime başladığı, hakkında yapılan güvenlik soruşturması neticesinde 27.03.2006 tarihinde TSK İKK Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesi 3 ncü Bölüm 1 nci Kısım 9 ncu madde (d) bendi gereğince okulla ilişiğinin kesilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 32 nci maddesine dayanılarak çıkartılan Uzman Jandarma Okul Yönetmeliğinin 10 ncu maddesinde Uzman Jandarmalarda aranacak nitelikler düzenlenmiş olup anılan maddenin (c) fıkrası 5 nci bendine göre; adaylar hakkında yapılacak arşiv araştırmasının olumlu sonuçlanması gerekmektedir. TSK alınacak askeri öğrenciler hakkında yapılacak güvenlik soruşturmasının usul ve esasları ise TSK İKK Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinde düzenlenmiştir. Anılan Yönergenin 3 ncü Bölüm 1 nci Kısım 9 ncu maddesinde hangi hallerin askeri öğrenci olmaya engel teşkil edeceği belirtilmiştir. Yönergenin 3 ncü Bölüm 1 nci Kısım 4 ncü maddesinde aynı sakıncalı hallerin güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edilmesine sebep teşkil eden haller olarak sayıldığı görülmektedir.
Yönergenin 3 ncü Bölüm, 1 nci Kısım 9/d-2 maddesinde; Öğrencinin kendisi, annesi, babası veya kardeşlerinden herhangi birisi hakkında, devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil, ırk, din ve mezhep ayrımı yaratmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzeni kurmak, bu tür faaliyetlerde bulunan yerli veya yabancı dernek, grup, kulüp, teşkilat ve benzeri teşekküllerden herhangi birine üye olmak veya bunlarla sıkı işbirliği içinde bulunmak, desteklemek veya bunların sempatizanı olmak gibi faaliyetleri nedeniyle MIT Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Mahalli Emniyet Müdürlükleri ve İl Jandarma Alay Komutanlıklarından herhangi biri tarafından bilgi verilmişse denilerek sayılan sakıncalı hallerin askeri öğrenci olmaya engel teşkil edeceği belirtilmiştir.
İdare hukukunda kişilerin suç teşkil etsin etmesin bazı davranışları kamu görevlerinin dağıtımında önem kazanmaktadır. İdari normlar çerçevesinde bünyesine alacağı ve barındırdığı kişiler de farklı özellikler arayan Silahlı Kuvvetlere öğrenci olarak alınacakların sadece kendilerinin değil, yakın çevrelerinin de araştırılması Silahlı Kuvvetlerin üstlendiği kamu hizmetinin bir gereğidir. Silahlı Kuvvetler bünyesinde bilfiil görev alacak personelin kanun ve nizamlara uyan, her türlü siyasi ve ideolojik akımlardan uzak, görev alacakları bölgelerde kendileri ve yakınları hakkında geçmişleri ile ilgili de olsa söylenti çıkarılmayacak kişilerden seçilmesi, kendisinin veya kendisini etkileyebilecek yakın çevresinin Yönetmelik ve Yönergelerde belirtilen askeri öğrenci olmayı engelleyen sakıncalı halleri görülenlerin Silahlı Kuvvetlerden çıkarılmaları mevzuat ve kamu yararına uygun düşmektedir.
Davacı hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması sonucunda tespit olunan durumunun Yönergenin 9/d-2 maddesinde gösterilen hallerden olduğu, davacının bu durumu itibariyle Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesi esaslarına göre askeri öğrencilikle bağdaşmayacak konuma geldiği anlaşıldığından Uzman Jandarma Okulundan çıkarılması işleminde, hukuka ve mevzuata aykırı bir cihetin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davalı idare, davanın lehine sonuçlanması halinde İçişleri Bakanlığı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesini talep etmiş ise de, haksız çıkan tarafa yüklenen avukatlık ücretinin, esas itibariyle diğer tarafın vekalet/avukatlık sözleşmesi ile temsil olunmasından doğan masrafın karşılığı olduğu ve yasal temsilciler bakımdan ancak kanun açıkça öngördüğü takdirde hükmedileceği dikkate alındığında, 178 sayılı K.H.K. ve 4353 sayılı Kanun hükümleri ile temsil/tevkil tekeli öngören gerekçesi karşısında genel bütçeli idareleri avukatlık sıfatıyla temsil yetkisinin münhasıran hazine avukatlığı teşkilatına ait olduğu, bakanlıklarda çalışan memur avukatların idari temsilden öte avukatlık ücretini hak eden bir tevkil ve görev yetkisinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Davacı
.'in, Uzman Jandarma Okulundan çıkarılma işleminin iptaline yönelik DAVANIN REDDİNE
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacının okuldan çıkarılmasına esas olan güvenlik tahkikatı sonucunun, Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesi kapsamında, okuldan çıkarılmayı gerektirecek nitelikte ve boyutta bulunmadığı, olumsuz değerlendirmesine yeterli olmadığını, bu nedenle işlemin iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne muhalif kaldım. 06.12.2006 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy