(657 S. K. m. 109, 112, 113, 115, 121, 122) (Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği m. 17)
Davacı, 23 Şubat 2006 tarihinde İskenderun 3 ncü Asliye Hukuk Mahkemesine verilip bu kanalla gönderilerek 27 Şubat 2006 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinin AYİM İkinci Dairsinin 22.03.2006 gün ve E.2006/253, K.2006/241 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesine verilip 10 Nisan 2006 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen yenileme dilekçesinde özetle; garaj amirinin borcuna kefil olmaması nedeniyle garaj amirinin kendisine olumsuz tavır takındığını, garaj amirinin diğer komutanını da etkilemesi üzerine haksız olarak bir takım suçlamalara ve cezalara maruz kaldığını, kendisinin ve ailesinin bazı sağlık problemleri nedeniyle sorunlar yaşadığını, ancak bunlar dikkate alınmadan kendisine olumsuz tavırlar sergilendiğini belirterek 2005 yılı 1 nci sicil üstü sicilinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile davacıya ait özlük ve sicil dosyalarında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının 02.08.1995 tarihinde sivil memur olarak göreve başladığı, 14.10.1996 tarihinde asaletinin onaylandığını, iptali istenen sicil dönemine kadar mevcut olan sicil notu ortalamalarının genelde iyi derecede, son iki yıl sicil notu ortalamalarının çok iyi derecede olduğu, genelde hakkında olumlu kanaatler takdir edilmiş olduğu, 12.01.1998 tarihinde mesaiyi izinsiz terk etmek suçundan dolayı uyarı cezası ile cezalandırılmış olduğu, bunun dışında iptali istenen sicil dönemine kadar cezasının bulunmadığı, 11.03.2003 tarihinde Alay Komutanı tarafından takdirle taltif edilmiş olduğu, 2005 yılı sicil dönende 11.07.2005 tarihinde tel örgüden birliğe girip mesaiye başlaması nedeniyle savunması alınıp, Kh.Des.Kt.Komutanlığı tarafından 27.07.2005 tarihinde uyarı cezası ile cezalandırıldığı, 11.07.2005 tarihinde saat 15.40da birliği izinsiz terketmesi nedeniyle savunması alınıp Kh.Des.Kt.K.nı tarafından 02.08.2005 tarihinde kınama cezası ile cezalandırıldığı, 07.10.2005 tarihinde mesaiye izin almaksızın 11.30da gelmesi nedeniyle savunması alınıp Kh.Des.Kt.K.nı tarafından 25.10.2005 tarihinde 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı, 15.11.2005 tarihinde kullandığı aracın pis olması, 24.11.2005 tarihinde kullandığı aracın minimaks kartının işlenmemesi nedeniyle verilen görevleri tam ve zamanında yapmadığından dolayı savunması alınıp Kh.Des.Kt.K.nı tarafından 1/10 oranında aylıktan kesme cezası ele cezalandırıldığı, 2005 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının önceki yıllar sicil notu ortalamasının yaklaşık 30 puan altında ve yetersiz derecede olduğu, hakkında her iki sicil üstüne olumsuz kanaatler takdir edildiği anlaşılmıştır.
Devlet Memurları hakkında sicil düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 109-122 nci maddeleri ile aynı Kanunun 121 nci maddesi gereğince çıkarılmış olan Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği ve yine aynı Kanunun 112 nci maddesi gereğince çıkarılan Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları Karargah ve Bağlılarında Görevli Devlet Memurları İçin Sicil Düzenleyecek Yetkili Amirler Hakkında Yönetmelikte ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 113 ncü maddesinde; Sicil amirleri belli zamanlarda düzenleyecekleri sicil raporlarında, memurların liyakat derecesini not esasına göre kıymetlendirerek tespit eder. 115 nci maddesinde; Sicil amirleri maiyetlerindeki memurların sicil raporları ile birlikte, bunların genel durum ve davranışları bakımından da olumlu ve olumsuz nitelikleri, kusur ve eksiklikleri hakkında mütalaalarını bildirirler. hükümleri yer almaktadır.
Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 17 nci maddesinde, Sicil amirleri sicil raporunu doldurdukları her memuru; a) Dış görünüşü, (Kılık, Kıyafet), b) Zekâ derecesi ve kavrayış kabiliyeti, c) Azim ve sebatkârlık, dürüstlük, sır saklamada güvenirlilik ve beşeri münasebetlerde başarısı, d) Alkol, kumar vb. alışkanlıkları memuriyetle bağdaşmayacak ölçüde sürdürme halleri, e) Güvenilir olmama, şahsi menfaatlerini aşırı ölçüde düşünme, yalan söyleme, dedikodu yapma, kıskançlık, kin tutma gibi kötü huy ve davranışları bakımından genel bir değerlendirmeye tabi tutarlar. Sicil döneminde edinilen bilgi memurların olumlu ve olumsuz yönleri, kusur ve noksanları hakkındaki düşünceler sicil raporunun şahsiyet değerlendirmesine ait bölüme ayrı ayrı, açık ve gereğine göre kısa ve teferruatlı olarak yazılır. Sicil amirlerinin, memurların genel durum ve davranışları hakkındaki düşünceleri not takdirlerinde dikkate alınır. hükmüne yer verilmiştir.
Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları Karargah ve Bağlılarında Görevli Devlet Memurları İçin Sicil Düzenleyecek Yetkili Amirler Hakkında Yönetmelik (MSB.40-10, 1987 tarihli)in Sicillerin Tanzimi başlıklı 9 uncu maddesinde ise; ...Sicil amirleri; sicil raporlarındaki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not verirken, kişi ile kamu yararını gözetmek ve sicil belgesinin objektifliğini sağlamak için de, olumsuz olarak değerlendirilen her nitelik için bu değerlendirmeyi açıklayan yeterli ve geçerli belgeleri sicil raporuna eklemek zorundadırlar. hükmü yer almaktadır.
Sicil üstleri emri altındakiler hakkında her sicil döneminde önceki sicillerden tamamen bağımsız surette, amirliğin en önemli olan özel yetkilerini kullanılmak suretiyle sicil düzenlerler. Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevini en iyi şekilde yapabilmesi için sicil üstlerinin hakkında sicil düzenlenecek personeli çok iyi tanıması, her türlü tavır ve hareketlerini, disiplin ve itaatini, yeteneklerini tam ve doğru bir şekilde tespit etmesi gerekmektedir.
Sicil üstleri, önceki sicillerle bağımlı olmaksızın astlarını değerlendirir ve sicil notunu yükseltebileceği gibi daha aşağıya da indirebilir. Ne var ki sicil üstleri sicil verme görevinin yerine getirilmesinde, taktir yetkisine sahip olmakla birlikte tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirme yapmakla yükümlüdürler.
Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken, üstlük ve amirliğin en önemli ve özel yetkilerinden birini kullandıklarının ayırdında olarak sicil belgesindeki nitelikleri tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirmekten sorumludurlar.
Sicil üstlerinin kabul edilebilir nedenlere dayanmaksızın astlarının istikrarlı olan ve yüksek seviyede gerçekleşen sicil eğiliminden ani ve açık bir sapmaya yol açacak ve safahatıyla çelişecek bir şekilde not ve kanaat belirtmeleri durumunda takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığından söz edilebilir.
Diğer taraftan, sicil üstleri sicil düzenledikleri astları hakkında her sicil döneminde, önceki yıllara ait sicil notları ve kanaatleri ile bağlı olmaksızın, personelin görevinde gösterdiği çalışma düzeyini bağımsız surette takdir etmek ve değerlendirmek, objektif ve yansız surette sicil düzenlemek görev ve yetkisiyle donatılmıştır. Aksi görüşe itibar edilirse o zaman sicil üstünün sicil verdiği personelin o sicil dönemindeki çalışma seviyesini gerçeklere uygun surette değerlendirmesi olanağı kalmamış olur ki bu durum sicil müessesine ait kamu yararı ilkesine aykırı olur.
Yukarıda belirtilen ölçütler ile dava konusu edilen 2005 yılı sicil işlemi değerlendirildiğinde; davacının 1 nci ve 2 nci sicil notunun önceki yıllar sicil notunun yaklaşık otuz puan altında, davacının sicil eğiliminde bariz sapma yaratacak düzeyde düşük olduğu, her ne kadar davacıya bu sicil döneminde dört kez disipline cezası verilmiş ise de; söz konusu cezalara neden olan eylemlerin, bu derecede düşüşü gerektirecek nitelikte olmadığı, sicil notlarının bu derecede düşürülmesinin ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği, objektif nitelikte olmadıkları, ayrıca her iki sicil üstü tarafından belirtilen olumsuz kanaatlerin herhangi bir belge ile desteklenmediği, söz konusu kanaatleri soyut nitelikte olup objektif nitelikte olmadıkları dolayısıyla davacının 2005 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notları ile olumsuz kanaatlerin hukuka aykırı olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı dava dilekçesinde salt 2005 yılı 1 nci sicil üstüne verilen sicilin iptali isteminde bulunmuş ise de; Dairemizce aynı sicil yılında 2 nci sicil üstünce takdir edilen sicilin de iptali yoluna gidilmiştir. Bilindiği üzere idare Hukuku kuramı yönünden sicil, mahiyeti itibariyle bir birleşme işlem olup; iptal davacına konu olabilme bakımından, normalde iptali istenen yılın ortalama sicilinin esas alınması gerekli bulunmaktadır. Ne var ki, ayrılabilir işlem kuramını benimseyen ve uygulayan Mahkememiz, bu yöndeki talepler üzerine, münferit olarak birinci, ikinci ya da üçüncü sicil üstlerince verilen sicillerin ve/veya kanaatlerin gruplar halinde ya da ayrı ayrı dava konusu yapılmasını kabul etmektedir. Ancak dava konusunda olduğu gibi, eğer davacı yalnızca bir sicil üstünün düşük not verdiği düşüncesiyle salt bu sicilin iptalini talep etmekte ise ve diğer sicil üstlerince verilen sicillerde bu sicil üstünce düzenlenen gibi sübjektif mahiyette ise Askeri Yüksek İdare Mahkemesi; ayrılabilir işlemlerden salt birinin iptali ve yetinmemekte ve kamu düzeni açısından bizzat tespit ettiği bu açık hukuka aykırılığı da çözülmekte ve kararını o yılki sicilin tamamına (birleşme işleme) sirayet ettirmektedir. Bu davada da aynı yerleşik uygulamayı benimseyen Dairemiz, 2005 yılında 2 nci sicil üstünün düzenlediği düşük sicilin 1 nci sicil üstünden etkilenmek suretiyle ve somut sebep ve gerekçeleri ortaya konulmaksızın verilmiş ve objektif olarak nitelendirilmeyecek bir sicil olarak değerlendirildiğinden, bu sicilin de iptali yoluna gidilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının 2005 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notları ile 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince belirtilen olumsuz kanaatlerin iptaline,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacının memuriyet hayatı boyunca almış olduğu sicillerin iyi seviyede olduğu, 1 nci ve 2 nci sicil amirleri tarafından fazla takdir edilmediği, 2005 yılı sicil döneminde 4 kez ceza aldığı, gözönüne alındığında sıralı sicil üstlerinin vermiş oldukları sicillerin kanuna ve bu konuda düzenlenen mevzuata uygun olduğunu, sicil müessesesinin tamamen sicil amirlerinin takdir yetkisinde olduğunu, AYİM Kanununun 21 nci maddesine göre idari yargı yetkisinin, idarenin takdir yetkisini kaldıramayacağını düşündüğümüzden davacı hakkında 2005 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notları ve belirtilen olumsuz kanaatlerin iptali yönünde alınan çoğunluk kararına katılamadık. 27.09.2006 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy