(1632 S. K. m. 131) (Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği m. 13) (5237 S. K. m. 59, 61) (647 S. K. 4) (657 S. K. m. 48, 125/E, 131)
Davacı vekilleri, 06 Ocak 2006 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına giren dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin Kara Harp Okulu Komutanlığı emrinde sivil memur (aşçı) olarak görev yapmakta iken mutfaktan kıyma çalmaya teşebbüs ettiği gerekçesi ile yargılandığını ve As. C.K.nun 131/1 maddesinin az vahim hal cümlesi gereği para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, mahkumiyet kararının temyiz edilmesi nedeniyle Askeri Yargıtayda olduğunu ve henüz kesinleşmediğini, müvekkilinin aynı eylemi nedeniyle MSB. Yüksek Disiplin Kurulunun 22 Kasım 2005 gün ve 2005/34 sayılı kararı ile devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verildiğini, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek iptaline, öncelikle de yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulmasına dair istemi AYİM. İkinci Dairesinin 25 Ocak 2006 gün ve Gensek. No.: 2006/59, Esas No.:2006/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; K.K.K.lığı Askeri Mahkemesinin 05 Ekim 2005 gün ve E.2004/1375, K.2004/472 sayılı hükmüyle davacının 05 Mayıs 2005 tarihinde zimmete eksik teşebbüs suçunu işlediği sabit görülerek As.C.K.nun 131/1 maddesinin az vahim hal cümlesi, TCK.nun 61 ve 59, 647 sayılı Kanunun 4/1 maddeleri gereğince ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, aynı hükümle diğer sanıklardan Sivil Memur
nın da aynı suçtan mahkumiyetine,
ın ise beraatına karar verildiği, söz konusu mahkumiyet hükmünün Askeri Savcı tarafından sanıklar aleyhine temyiz edilmesi üzerine Askeri Yargıtay 4ncü Dairesinin 13 Eylül 2005 gün ve E.2005/904, K.2005/903 sayılı ilamıyla sanıklardan .. hakkındaki beraat hükmünün sübut, sanıklar
(davacı) ve
. hakkındaki mahkumiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verildiği, bozma kararına uyan K.K.K.lığı Askeri Mahkemesinin 29.11.2005 gün ve E.2005/1693, K.2005/742 sayılı hükmüyle davacının ve diğer sanıklar
ve
nın iştirak halinde zimmete teşebbüs suçundan mahkumiyetlerine karar verdiği kararın temyiz edilmesi nedeniyle kesinleşmemiş olduğu, bilahare davacı yönünden hükmün 30.07.2007 tarihli konulan şerh ile 09.03.2006 tarihinde kesinleştiği, davacının aynı eyleminden dolayı MSB. Yüksek Disiplin Kurulunun 22 Kasım 2005 gün ve 2005/34 sayı ile 657 Devlet Memurları Kanununu 125/E maddesinin (g) alt bendi ile TSK.de Görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin 13/5 nci maddesinin (g) alt bendi gereğince eyleminin Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak disiplin suçunu oluşturması nedeni ile devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verildiği ve davacının 14 Aralık 2005 tarihinde ilişiğinin kesilmesini müteakip yasal süre içinde vekilleri aracılığıyla iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık ceza yargılaması sonucu beklenmeden devlet memurluğundan çıkarma cezası verilip verilmeyeceği, davacı Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararında isnat olunan suçların devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirecek eylemler olup olmadığı hususlarında odaklanmaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E maddesinde Devlet Memurluğundan Çıkarma cezasının verileceği haller tek tek sayılmıştır. Paralel düzenlemeye, Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin 13/5 maddesinde de yer verilmiştir. Devlet Memurluğundan çıkarma cezasının verileceği haller tek tek sayılmakla beraber bu konuda bir sınırlama getirilmemiş, sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezası verileceği zaten Kanunun 125 nci maddesinin 4 ncü fıkrası ile Yönetmeliğin 14 ncü maddesinin 3 ncü fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E maddesinin (g) alt bendi kamu görevinin inanılır, güvenilir, itibarlı ajanslar eliyle yürütülmesini amaçlamıştır. Memur sıfatı taşıyan ve kamu hizmetinin personel unsurunu oluşturan kişilere toplumun güven duyması, bireylerin idareye olan güven ve inancını da sağlayacaktır.
Kamu hizmetinin gerekli saygınlığı yitirmiş ajanlar eliyle yürütülmesi bireylerin idareye olan güven duygularının sarsılmasına, kişi-idare ilişkilerinde arzu edilmeyen olumsuz bazı gelişmelere neden olabilir. Kanun böylesi bir tehlikenin meydana gelmesini önlemek için önlem almış, müsebbiplerinin devlet memuriyetinden çıkartılması suretiyle ayıklanmasını öngörmüştür.
Disiplin hukukunun esaslarından birisi de kamu görevlilerine karşı yürütülen disiplin soruşturmasının bağımsızlığıdır. Devlet Memurları Kanununda disiplin soruşturmasının ceza kovuşturmasından bağımsız olduğu açıkça vurgulanmış (Md. 125/7) ve memurun Ceza Kanununa göre mahkum olması veya olmamasının ayrıca disiplin yaptırımının uygulanmasına engel olmayacağı belirtilmiştir. (Md. 131/2) Devlet Memurları Kanununun 125/7 ve 131/2 nci maddelerindeki bu açık düzenleme karşısında ceza mahkemesince verilen beraat veya mahkumiyet kararının disiplin soruşturması bakımından bağlayıcılığı yoktur.
Yüz kızartıcı suç kavramına gelince; Yasalarda yüz kızartıcı suçların tanımı yapılmamıştır. Yargı Kararlarında da yüz kızartıcı suçlar konusunda içtihat birliğine varılamamıştır.
Yasa Koyucu tarafından bu maddelere gibi edatı koyulmakla, metinlerde sayılan suçlarla birlikte nitelikleri ve yasal unsurları bakımından onlara benzeyen başka yüz kızartıcı suçların bulunduğu anlamı çıkmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki 657 sayılı Kanunun 125/E-g maddesinde Devlet memurluğundan çıkarma cezası için gereken eylemin mutlaka ceza hukuku anlamında yüz kızartıcı suç olması gerekmez. Devlet Memurluğundan çıkarma için aranan ölçüt; memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı hareketlerde bulunmaktadır. Bu bentte belirtilen yüz kızartıcı hareketler kavramı 657 Sayılı Kanunun 48 nci maddesinde belirtilen yüz kızartıcı suçlardan daha geniş kapsamlıdır. Ceza Hukukunda dahi kapsamı tartışmalı olan yüz kızartıcı suçlardan daha geniş yorumlanabilecek yüz kızartıcı hareketlerin sınırı memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede olmasıdır.
Bu açıklamalar sonucunda davacının durumu incelendiğinde; K.K.K.lığı Askeri Mahkemesinin 29.11.2005 gün ve E.2005/1693, K.2005/742 sayılı hükmüyle davacının ve diğer sanıklar
ve
nın iştirak halinde zimmete teşebbüs suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği, bilahare davacı yönünden hükmün 30.07.2007 tarihli konulan şerh ile 09.03.2006 tarihinde kesinleştiği, davacıya isnat olunan eylemin 657 sayılı Kanunun 125/E(g) maddesi kapsamında bulunduğu; diğer yandan davacının işlediği suçun niteliği ve en son almış olduğu sicil notu itibariyle bir alt disiplin cezasının da uygulanmasının mümkün olmaması karşısında davacının devlet memurluğundan çıkartılma işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy