(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili 25.04.2006 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesinde özetle; müvekkili
.nın Halfeti İlçe J.Bl.K. emrinde Uzm.J.Çvş. olarak görevli iken, 23.07.2002 tarihinde, karakola tahsis edilen kömürü götürmek maksadı ile
yönetimindeki .. AV 224 plakalı kamyon ile Suruç istikametine giderken, içinde bulunduğu araç ile başka bir aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralandığını ve hakkında TSKde görev yapamaz, hayatını bir başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek derecede malul hale geldiğini, müvekkilinin olay nedeniyle ve olaydan sonra görmüş olduğu ve halen devam eden tedavisi nedeni ile büyük acı ve üzüntüye maruz kaldığını, müvekkilinin çalışamaması nedeni ile gelir kaybına uğradığını ve bakımını devam ettirebilmesi için ücret ödemek zorunda kalacağını, olaya işleten konumunda olan idare ajanının sebebiyet verdiğini, olayın bir kamu hizmetinin yürütülmesi esnasında gerçekleştiğini ve müvekkilinin kusuru olmadığını, kamu külfetleri önünde eşitlik ilkesi gereğince zararın idarece karşılanmasının gerektiğini belirterek; müvekkilinin maddi kayıpları için 200.000,00 YTL. maddi tazminatın, manevi kayıpları için 20.000,00 YTL. manevi tazminatın olayın gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden; davacı ..
nın Halfeti İlçe J.K. emrinde J.Uzm.Çvş. olarak görevli iken, İlçe J.K.lığına tahsisli kömürün taşınmasında nezaret ile görevlendirildiği, 23.07.2002 tarihinde kömür taşıma işinde kullanılan ve
un sevk ve idaresinde olan .. AV 224 plakalı kamyon ile Suruç İlçesinden hareket ettikleri, Suruç İlçesi sınırlarında bulunan D-400 karayolu üzerinde seyir halinde iken,
ün kontrolsüz şekilde karayoluna çıkması ile karşıdan gelen
ın telaşa kapılarak şoförü olduğu tankerin kontrolünü kaybettiği ve davacının da bulunduğu .. AV 224 plakalı kamyon ile çarpıştığı, olay nedeni ile Suruç Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı ve burada yapılan yargılama sırasında dava dosyasının Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi sonucu düzenlenen 31.08.2004 tarihli rapordan, olayın gerçekleşmesinde davacıya veya araç şoförü
a kusur atfedilmediği, .. ve ..ın kusurlu olduğunun tespit edildiği netice olarak Suruç Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2005 tarih ve 2003/05 Esas, 2005/65 Karar sayılı kararı ile kusurlu sivil şahıs
ün Tedbirsizlik ,Dikkatsizlik Sonucu Ölüme Sebebiyet vermek suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği, kazada ağır derecede yaralanan davacının tedavisi sonucu TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi Baştabipliğinin 23.02.2006 tarihinde 27 numaralı sağlık kurulu raporu ile D/10 F1 TSKnde görev yapamaz; hayatını bir başkasının yardımı ve desteği ile sürdürebilecek şekilde maluldür; hayati tehlike geçirmiştir; fonksiyon kaybı uzuv tatili niteliğindedir; günde 6 adet 14 numara hidrofilik nelaton sonda (1) bir süreyle uygulanması uygundur kararı verildiği ve raporun 20.03.2006 tarihinde onaylandığı anlaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinde doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu açıdan idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş olup bu sorunun çözümü öğreti ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Genel kabule göre idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk esaslarına dayandırılmaktadır. Hangi esas üzerinde temellendirilirse temellendirilsin genel olarak idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için, bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir olması, zararlı sonuç ile eylem arasında doğrudan doğruya bir nedensellik bağının bulunması zorunludur.
Dava konusu zarar doğurucu eylemin askeri hizmet niteliğindeki, birliğe tertip edilen kömürün taşınması esnasında davacıya verilen nezaret görevinin ifası sırasında gerçekleşmiş olduğu hususu nazara alındığında, olayda idareye atfı kabil bir hizmet kusurundan söz edilemez ise de; davacının içinde bulunduğu .. AV 224 plaka numaralı araç şoförü müteveffa
unda herhangi bir kusurunun bulunmadığı ancak zararın hizmetin içinden meydana geldiği, meydana gelen zarar ile eylem arasındaki nedensellik bağının kesilmediği, bu durumda Anayasanın 125 nci maddesine göre davacının zararlarının kusursuz sorumluluk kuram ve ilkeleri gereğince davalı idarece karşılanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatları uyarınca Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan kimselere olay sebebiyle T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar kabul edilerek davacıların maddi zararlarından düşülmektedir. Diğer taraftan 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığının maddi ve manevi zararlar karşılığı olduğu, yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödenekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıkların gözönünde tutulacağı öngörülmüştür.
Bu bağlamda davacıya T.C Sosyal Güvenlik Kurumu Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce aylık bağlanıp bağlanmadığı araştırılmış olup;T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Emekli Sandığı Tahsisler Dairesi Başkanlığının 08.01.2007 tarih ve B.07.1.EMS.0.10.01.01/ 79.831.094 sayılı yazısıyla, Yönetim Kurulunun 16.06.2006 tarih ve 298 sayılı kararı ile kabul edilmesi üzerine davacıya 8.derece 1. kademe 567 ek gösterge esas alınarak 15.10.2006 tarihinden itibaren 1.055,88 YTL. TSK. vazife malullüğü aylığı bağlandığı,4677 Sayılı kanun kapsamında olmadığından bakıcı ücreti ödenmediği, ayrıca 5434 sayılı kanunun Ek.79. maddesine göre 2006 yılı için (2,5 aylık) ek ödeme tahakkuk ettirildiği bildirilmiştir.
Ayrıca; davacıya, Jandarma Genel Komutanlığı Nakdi tazminat Komisyonunun 17 Mart 2007 tarih ve 2007/24 sayılı kararı gereğince 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına girmemesi nedeniyle nakdi tazminat ödenmemiştir.
Davacının maddi zararlarının tespiti için bilirkişi incelemesine karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 11.05.2007 tarihli bilirkişi raporunda; davacı
nın (Vazife malullüğü aylıkları ve ek ödemelerin mahsubundan sonra) 175.555,00 YTL. maddi tazminat hakedişinin bulunduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından; bakıcı giderinin hesaplanmasında baz alınan miktarın yasaya aykırı olduğu ve yarar olarak vazife malul maaşı ile adi malul maaşı arasındaki farkın kabul edilmesi gerekirken tamamının kabul edilmesinin yasaya aykırı olduğu belirtilerek itirazda bulunulmuştur. Davalı idarenin bir itirazı olmamıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen raporun, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin itirazları yerinde görülmeyerek bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacı ..nın, olay nedeniyle duyduğu ve ömürboyu duyacağı acı ve ızdıraplarının kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, davacının askerlik statüsü, sosyal durumu, paranın alım gücü ve işletilecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı ..ya, bilirkişi raporu uyarınca 175.555,00 YTL. (yüzyetmişbeşbinbeşyüzellibeş yeni türk lirası) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
2. Davacı ..ya, takdiren ve istemi gibi 20.000,00 YTL. (yirmibin yeni türk lirası) manevi tazminat verilmesine,
3. Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacının en son maaş aldığı tarih dikkate alınarak 15.10.2006 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %9 (yüzdedokuz) yasal faiz yürütülmesine,
4. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 23.07.2002 tarihinden 31.03.2003 tarihine kadar yıllık %55 (yüzdeellibeş), 01.04.2003 tarihinden 31.12.2003 tarihine kadar yıllık %30 (yüzdeotuz), 01.01.2004 tarihinden 31.12.2004 tarihine kadar yıllık %15 (yüzdeonbeş), 01.01.2005 tarihinden 31.12.2005 tarihine kadar yıllık %12 (yüzdeoniki), 01.01.2006 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %9 (yüzdedokuz) yasal faiz yürütülmesine,
5. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davalı idareye yükletilmesine, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca muaf tutulan idare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına,
6. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 62,50 YTL.(altmışiki yeni türk lirası elli yeni kuruş) posta giderinin davalı idareden alınarak, davacıya verilmesine,
7. Davacı tarafından peşin yatırılan 2.992,00 YTL. (ikibindokuzyüzdoksaniki yeni türk lirası) harcın istemi halinde, davacıya iadesine,
8. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 240,00 YTL. bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 28,80 YTL. (yirmisekiz yeni türk lirası seksen yeni kuruş)nın davacı üzerinde bırakılmasına, 211,20 YTL. (ikyüzonbir yeni türk lirası yirmi yeni kuruş)nın davalı idareden alınarak, davacıya verilmesine,
9. Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davada hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı nisbi olarak hesabedilen 15.033,30 YTL.(onbeşbinotuzüç yeni türk lirası otuz yeni kuruş) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak, davacıya verilmesine, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy