(2709 S. K. m. 72) (1111 S. K. m. 5) (1076 S. K. m. 3)
Davacı vekilleri, 20 Ocak 2006 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Sakarya ilinde ikamet etmekte iken 17 Ağustos 1999 depreminde oturduğu evin hasar görerek oturulamaz hale gelmesi nedeniyle Adana iline taşındığını, evinde bulunmadığı halde 18 Haziran 2001 tarihinde Elektrik Dağıtım Şirketi görevlilerince evinde kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle tutanak tutulup şikayette bulunulması üzerine hakkında Sakarya 2nci Sulh Ceza Mahkemesinde görülen dava da yokluğunda, elektrik hırsızlığı yaptığı gerekçesiyle mahkum edildiğini, müvekkilinin yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğunu ve Adapazarı 2nci Asliye ceza Mahkemesinin 22 Aralık 2005 gün 2005/386 Müt. sayı ile yargılamanın yenilenmesine karar verildiğini, davalı idarenin Üniversite mezunu olan müvekkilini 04 Ocak 2006 tarihli yazı ile yedeksubay statüsünden çıkardığını, müvekkilinin beraat etmesi ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek yedek subay aday adayı statüsünden çıkarılma işleminin iptaline öncelikle de yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davacının talebi üzerine AYİM İkinci Dairesinin 01 Şubat 2006 gün ve Gensek No.: 2006/133, Esas No.:2006/76 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına, davalı idarenin yürütmenin durdurulması kararının kaldırılması isteminde bulunması üzerine de AYİM İkinci Dairesinin 08 Mart 2006 gün ve Gensek No.: 2006/133, Esas No.:2006/76 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasının kaldırılması isteminin reddine karar vermiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Sakarya Üniversitesi mezunu olan davacının Aralık 2005 yedek subay celb döneminde sevk edilmek üzere yedek subay aday adayı olarak askerliğine karar alındığı, daha sonra Kara Kuvvetleri Komutanlığınca yapılan arşiv araştırması sonucunda Sakarya 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 03.11.2004 tarih ve Esas No.2002/666, Karar No.2004/854 sayılı kararı ile işlediği elektrik hırsızlığı suçu nedeniyle ertelemeli mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması üzerine yedek subay aday adayı olarak alınan askerlik kararının uzun dönem er olarak tadil edildiği, davacının daha sonra Sakarya 2. Sulh Ceza Mahkemesince hakkında verilen bu mahkumiyet kararına karşı yargılamasının yenilenmesi talebinde bulunduğu, bu talebinin uygun görülmesi üzerine Adapazarı 3. Asliye Ceza Mahkemesinde yeniden yapılan yargılaması sonucunda 23.03.2006 tarih ve 2006/125-127 Esas ve karar sayılı hüküm ile atılı suçu işlemediği belirtilerek beraatına karar verildiği anlaşılmıştır.
T.C. Anayasasının 72 nci maddesinde, askerlik hizmetinin her Türkün hakkı ve ödevi olduğu, bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağının Kanunla düzenleneceği öngörülmüştür.
Anayasanın bu hükmüne uygun olarak askerlik hizmeti 1111 sayılı Askerlik Kanunu ve 1076 sayılı Yedek Subay ve Yedek Memurlar Kanunda düzenlenmiştir.
1076 sayılı Kanunun 3 ncü maddesinde, dört yıl ve daha fazla süreli fakülte, akademi, yüksekokul ve enstitüler ile Milli Eğitim Bakanlığınca bunların dengi olduğu kabul edilen yurt dışı öğrenim kurumu mezunu olup da Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre askerliğe elverişli olanlar yedek subay olabilmekte, ancak yükümlülerin Silahlı Kuvvetlerin ihtiyaç duyduğu yedek subay miktarından fazla olması halinde isteklilerin, yükümlülüklerin erbaş-er olarak yerine getirebilecekleri, isteklilerin ayrılmasından sonra kalan yükümlüler ihtiyaçtan fazla ise Silahlı Kuvvetlerin ihtiyacı bunların arasından seçilecek saptanacağı, yedek subayların hizmet sürelerinin 18 ay olduğu, hizmet sürelerinin barışta Genelkurmay Başkanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile oniki aya kadar indirilebileceği belirtilmiştir. 1111 sayılı Askerlik Kanununun 5 nci maddesinde de, 1076 sayılı Kanun hükmüne tabi yükümlülerden; bu yükümlülüklerini istekleriyle veya seçim sonucu yedek subay adayı olmadıkları için erbaş veya er olarak yerine getireceklerin hizmet süresinin aynı celbe tabi olup yedek subay adayı olarak ayıranların hizmet süresinin yarısı kadar olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Bugün için yedek subay adayı olarak ayrılanların hizmet süresi 12 ay olarak belirlenmiş olup yedek subay olabilme imkanı ve hakkı mevcutken yedek subay adayı olamadıkları için yükümlülüklerini erbaş ve er olarak yerine getirecek olanların hizmet süresi belirtilen 12 aylık sürenin yarısı olan altı aydır. Bu kapsamda 6 aylık hizmete tabi tutulacak yükümlülerde öncelikle yedek subay adayı olabilme şartı aranacaktır. Yedek subay adayı ve dolayısıyla yedek subay olabilme şartlarını taşımayan kişiler ise 1111 sayılı Askerlik Kanunu gereğince, er statüsünde asker edilecekler ve bunların muvazzaflık hizmet süreleri aynı Kanunun 5 nci maddesi gereğince 15 ay olacaktır.
1076 sayılı Yedek Subay ve Yedek Askeri Memurlar Kanununun 8 nci maddesinde Yedek subay adayı olarak askere sevkten evvel veya yedek subay yetiştirilmekte iken aşağıda engel hali olduğu anlaşılanlar askerlik hizmetlerini durumlarına göre er ve erbaş olarak tamamlarlar. a) 1. Türk Silahlı Kuvvetlerinde subaylıktan çıkarmayı gerektiren bir suçtan mahkum olanlar, 2. Kamu hizmetlerinden müebbeden yasaklı olanlar, 3. Hileli müflis olduğu ilan edilenler, b) Yönetmelikte belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde; 1. Disiplinsizlik ve ahlaki durumları sebebiyle yedek subay çıkarılması uygun görülmeyenler, 2. Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren veya askerliğin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayacak eylemlerde bulunanlar ile tutum ve davranışlarıyla yasa dışı siyesi, yıkıcı, bölücü, ideolojik görüşü benimsemiş olduğu anlaşılanlar, Okul disiplin kurullarının vereceği subay olamaz kararı üzerine er olurlar. c) Yedek subay öğreniminde başarı gösteremeyenler, erbaş olurlar. Bunların yerine getireceklerin hizmet süresi 1111 sayılı Kanunun 5 nci maddesinin 1 nci fıkrasında belirtilen süre kadardır hükmü öngörülmüştür.
Buna göre; Türk Silahlı Kuvvetlerinde subaylıktan çıkarmayı gerektiren bir suçtan mahkum olanların yedek subaylık statüsünü kazanmayacakları dolaysıyla yedek subay veya bu statüde erbaş ve er olamayacakları açıkça belirtilmiştir.
Dava konusu olayda davacının elektrik hırsızlığından mahkumiyetine dair verilen Sakarya 2 nci Sulh Ceza Mahkemesinin 03 Kasım 2004 gün ve E: 2002/666, K: 2004/854 sayılı mahkumiyet kararı, Adapazarı 3 ncü Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2006 gün ve 2006/125-127 Esas ve Karar sayılı yargılamanın yenilenmesine dair istemin kabulü ve sonuçta verilen beraat kararı ile ortadan kaldırılmış bulunduğundan ortada var olan bir mahkumiyet kararının bulunmaması nedeniyle davacının yedek subay aday adayı statüsünden çıkarılarak uzun dönem er olarak askere sevk edilme işleminin sebep ve maksat unsurları itibarıyla hukuka aykırı olduğu kanaatine varılarak işlemin iptaline karar verilmesinin gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla;
Davacı
.in yedek subay aday adayı olarak alınan askerlik kararının tadil edilerek 15 aylık er statüsünde askere sevk edilme işleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy