(2709 S. K. m. 72)
Davacı, 15.06.2006 tarihinde AYİM kaydına giren yenileme dilekçesinde özetle; davacının askerlik hizmetini tamamlayarak terhis olmasına karşın, davalı idarece davacının askerlik hizmetini tamamlamadığının belirtilerek terhis belgesi düzenlenmediğini ve bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davacının askerlik hizmetini yapmış sayılmama işleminin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi AYİM İkinci Dairesinin 28 Haziran 2006 gün ve Gensek No:2006/2172, Esas No:2006/853 sayılı kararıyla kabul edilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesi neticesinde; davacının piyade sınıfı ile 12 Kasım 1984 tarihinde 51 nci P.Tüm.K.lığına (Dumlu/Erzurum) sevk edildiği ve 16 Kasım 1984 tarihinde 51 nci P.Tüm.id.Hiz.Er Eğt.BI.K.lığına katıldığı, eğitimini müteakip, 9 nci Hd.Tb.3 ncü P.BI.K.lığına (Çıldır/Ardahan) tertip edildiği ve 20 Aralık 1984 tarihinde birliğine katıldığı, 9 ncu Hd.Tb.K.lığının (Çıldır/Ardahan) 3 Temmuz 1985 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle Ardahan As.Hst.Bştbp.liğine, oradan da Erzurum Mareşal Fevri Çakmak As.Hst.Bştbp.liğine sevk edildiği, söz konusu hastanece de 21 Ocak 1985 tarihinde kıt'asına sevk edildiği, kıtasına katılmayarak 21 Ocak 1985 tarihinden itibaren firar ettiği, yakalanarak 01 Ağustos 1985 tarihinde Beyoğlu Askerlik Şubesi Başkanlığına teslim edilen davacının Beyoğlu Askerlik Şubesi Başkanlığınca 01 Ağustos 1985 tarihinde İstanbul Merkez Komutanlığına teslim edildiği ve aynı komutanlıkça 05 Ağustos 1985 tarihinde birliğine mevcutlu olarak sevk edildiği, 9 ncı Hd.Tb.K.lığının (Çıldır/Ardahan) 16.10.1985 tarihli yazısı ile Erbaş ve Er Kaynak Saptama Fişi askerlik Şubesine gönderildiği, 9 ncu Hd.Tb.K.lığının (Çıldır/Ardahan) 01 Kasım 1985 tarihli yazısı ile davacının 08 Ağustos 1985 tarihinde birliğine katıldığının askerlik şubesine bildirildiği, 12 Ağustos 1985 tarihinde cezaevine kapatılan davacının 9 ncu Tüm.3 ncü Snf.As.Czev.Md.lüğünün 16 Aralık 1985 gün v e 1985/241 sayılı yazısı ile 16 Aralık 1985 tarihinde cezaevinden tahliye edildiği 9 ncu Hud.Tb.K.lığına (Çıldır) bildirildiği, 9 ncu Hd.Tb.K.lığının (Çıldır/Ardahan) 28 Ocak 1986 tarihli yazısı ile 28 Aralık 1985 tarihinde 20 gün izine gönderildiği ve 18 Ocak 1986 tarihinde birliğine katılması gerekirken, katılmadığının askerlik şubesine bildirildiği, 9 ncu Tüm.K.As.Mah.nin 05 Mayıs 1986 gün ve E. 1986/408, K. 1986/544 sayılı gerekçeli hükmü ile 21 Ocak 1985-01 Ağustos 1985 tarihleri arasındaki firar suçundan beş ay hapis cezası verildiği, 9 ncu Hd.Tb.K.lığının (Çıldır/Ardahan) 25 Kasım 1987 tarihli yazısı ile davacının 13 Kasım 1987 tarihinde katıldığı bildirilerek şahsi dosyasının birliğine gönderilmesinin askerlik şubesinden istendiği, 9 ncu Hd.Tb.3 ncü Hd.BI.K.lığının (Çıldır/Ardahan) 25 Aralık 1987 tarihli yazısı ile izin tecavüzü suçundan 9 ncu P.Tüm.As.Sav.lığının 08 Aralık 1987 gün ve AS.SAV: 1987/2543-87/7186 sayılı yazısı ile tutuklandığı ve 9 ncu Tüm.3 ncü Sınıf As.Czev.Md.lüğünün 21 Aralık 1987 gün ve 1987/537 sayılı yazısı ile tahliye edilerek 22 Aralık 1987 tarihinde birliğine katıldığının askerlik şubesine bildirildiği, davacının 51 nci P.Tüm.K.lığının 25 Şubat 1988 gün ve MRTŞ: 0913-23-88/138 sayılı yazısı ile 247 nci P.A.K.lığına (Göle) 15 Mart 1988 tarihinde tertip edildiği anlaşılmaktadır.
Anayasanın 72 nci maddesinde vatan hizmeti, her Türk için hak ve ödev olarak kabul edilmiş, yükümlülerin sahip bulundukları niteliklere göre bu hizmeti hangi statüde ve nasıl yerine getirecekleri 1111 sayılı Askerlik Kanunu ile 1076 Sayılı Yedek Subay ve Yedek Askeri Memurlar Kanununda öngörülmüştür. Belirtilen kanunlarda askerlik çağına giren yükümlülerin, yoklama döneminden başlayarak muvazzaflık hizmeti için çağrılmaları ve sevkleri, muvazzaflık hizmetini bitirenlerin terhisleri izne ayrılmaları, firar, izin tecavüzü gibi suçlarla ilgili yapılacak işlemlerin neler olduğu ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Askerlik hak ve ödevi idarenin hüküm ve tasarrufu altında belli süre ve yerde getirilen bir kamu hizmetidir.
Davacının askerlik hizmetini yaptığına dair belgelerin elde edilememesi ve MSB. Arşiv Müdürlüğünde kayıt bulunamaması davacıdan kaynaklanmamaktadır. Hakkında askerlik hizmetini yapmadığına veya bu hizmetten herhangi bir sebeple yasal olmayacak şekilde uzak kaldığına dair bilgi ve belge bulunmayan davacıdan bu konuda belge sunmasını istemek hukuk devleti anlayışı ile bağdaşmaz. İdarenin tasarruf ve hüküm alanında yerine getirilen bu hizmetle ilgili tüm kayıtların idare tarafından tutulması ve saklanması ve korunması gerekmekle birlikte davacıya yüklenemeyecek bir sorumluluktur. Kişinin askerlik hizmetini yapmadığı veya yasal olmayacak şekilde bu hizmetten uzak kaldığının açıkça ortaya konamadığı durumlarda, davacının askerlik hizmetini yerine getirdiğinin kabulü bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Bireylerin idareye karşı yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerinin kanıtlanması külfetinin bu konuyla ilgili tüm kayıt ve belgeleri tutmak ve muhafaza etmekle yükümlü ve görevli olan idareye ait olmak gerekir. Düzenli ve hukuk kurallarına saygılı idareden de beklenen budur. Kamu gücü ve iradesine dayanılarak bu sorun ve yükümlülüğün bireylere yüklenmesi veya bireylerin aleyhine durum yaratacak şekle bürünmesi hukuken mümkün değildir.
Yapılan değerlendirmede; davacının askerlik hizmetini yerine getirirken işlemiş olduğu firar ve izin tecavüzü suçlarından dolayı verilen cezaların infaz edildiği ve bu bağlamda 9. Tüm. Askeri Cezaevinden 21.12.1987 tarihinde tahliye edilen davacının 22.12.1987 tarihinde birliğine katıldığı ve bu tarihten sonra davacının firar veya izin tecavüzü suçu işlediğine veya herhangi bir nedenle askerlik hizmetini tamamlamadığına ilişkin bilgi ve belge yok iken, salt davacıya ait terhis belgesi temin edilemediğinden davacının askerlik hizmetini yapmış sayılmaması işleminin hukuka aykırı olduğu, zira idarenin askerlik işlemi ile ilgili tüm kayıtları düzenli şekilde muhafaza yükümlülüğü bulunduğu, bu yükümlülüğü yerine getirilmemesinin davacı aleyhine bir hukuki durum yaratmasının hukuki açıdan mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından, davacının askerlik hizmeti yapmış sayılmaması işleminin hukuka uygun olmadığı kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
İstanbul Şişli ilçesi
oğlu 28.07.1963 doğumlu (TC No:
..)
nun 18 aylık askerlik yükümlülüğünü KASIM 1984 - OCAK 1989 tarihleri arasında tamamladığı kabul edilerek askerlik hizmetini yapmış sayılmama şeklinde inşa edilen İŞLEMİN İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy