(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili 19.06.2006 tarihinde Sivas İdare Mahkemesinde, 23.06.2006 tarihinde de AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Akçay/Şırnak İç Güvenlik Piyade Tugayı emrinde askerlik görevini yaptığı esnada 18.05.2005 tarihinde katıldığı operasyon esnasında teröristlerce döşenen mayına basması sonucunda yaralandığını, bu yaralanma nedeniyle davacının ayağında ve bacağında oluşan kırıklar nedeniyle sakat kaldığını, olayın oluşumunda davacıya yüklenebilecek herhangi kusur bulunmadığını, bölücü terörle mücadele için görevlendirilen davacının bu kamu hizmetinin ifası sırasında maruz kaldığı zararın, kusursuz sorumluluk ilke ve kavramı çerçevesinde davalı idarece karşılanması gerektiğini, davacının sakat kaldığı için büyük oranda efor kaybına uğradığını, bu nedenle maddi zararlara uğradığı gibi onarılması güç manevi acılar da duyduğunu, maddi-manevi tazminat istemiyle 01.03.2006 tarihinde başvurdukları davalı idarece cevap verilmediğini belirterek davacıya 30.000.YTL maddi, 20.000.YTL manevi olmak üzere toplam 50.000.YTL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin Adli Yardım İstemi AYİM İkinci Dairesinin 28 Haziran 2006 gün ve GENSEK NO: 2006/2282 ESAS NO:2006/875 sayılı kararıyla kabul edilmiştir.
Dava dosyası, davacının gördüğü tedavilere ilişkin bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 6.İç Güv.Tug.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken 18.05.2005 günü katıldığı operasyonda teröristlerce döşenen mayına basması sonucu yaralandığı, olaydan sonra ilk müdahalenin Şırnak Asker Hastanesinde yapıldığı, daha sonra Diyarbakır Asker Hastanesi ve Ankara GATA K.lığında gereken tetkik ve müdahalenin yapılarak gördüğü tedaviler sonucunda Ankara GATAnın 05.10.2005 gün ve 4928 no.lu sağlık kurulu raporu ile sol medial malleol kırığı, sol ayak bileği bölgesinde greftli alanlar, sol ayak bileği eski kırık ameliyatlısı teşhisi ile askerliğe elverişli olduğuna, komando olamayacağına karar verildiği, davacının vekili aracılığıyla 01.03.2006 tarihli dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istemiyle davalı idareye müracaat ettiği, davalı idarece cevap verilmemesi üzerine, 23.06.2006 tarihinde kayda giren dilekçe ile işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare hukuku ilkelerine ve T.C.Anayasasının 125 inci maddesine göre; idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla işlem veya eylem arasında doğrudan doğruya bir illiyet bağının bulunması, zarara yol açan eylemin bir hizmet kusuru teşkil etmesi veya kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Maddi olguda bu koşullardan birinin yokluğu, idarenin tazmin sorumluluğunu kaldırır. Ortada bir zarar yoksa veya meydana gelen zarar idari eylem ya da işlemden doğmamış ise, yahut zararla idari eylem veya işlem arasında nedensellik bağı kurulamıyorsa idarenin tazmin sorumluluğundan söz edilemez.
Davacının 6.İç Güv.Tug.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken 18.05.2005 günü katıldığı operasyonda teröristlerce döşenen mayına basması sonucu yaralandığı, olaydan sonra ilk müdahalenin Şırnak Asker Hastanesinde yapıldığı, daha sonra Diyarbakır Asker Hastanesi ve Ankara GATA K.lığında gereken tetkik ve müdahalenin yapılarak gördüğü tedaviler sonucunda Ankara GATAnın 05.10.2005 gün ve 4928 no.lu sağlık kurulu raporu ile sol medial malleol kırığı, sol ayak bileği bölgesinde greftli alanlar, sol ayak bileği eski kırık ameliyatlısı teşhisi ile askerliğe elverişli olduğuna, komando olamayacağına karar verildiği, konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacının yaralanmasında idareye yüklenebilir kusur bulunmamaktadır. Ancak olayın hizmetin ifası sırasında meydana gelmiş olması sebebiyle olay ile hizmet arasında nedensellik bağı bulunduğundan, meydana gelen zararın, kusursuz sorumluluk ilkesine göre, zararın zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılmasının, adalet, eşitlik ve hakkaniyet kurallarına uygun düşeceğinden, davacının zararlarının karşılanması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş uygulamalarına göre T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan kimselere olay sebebiyle bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri maddi zararın hesaplanmasında sağlanan yarar kabul edildiğinden, bu husus araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 16.10.2006 tarih ve B.07.1.EMS. 0.10.09.01/84.561.009 sayılı yazısından davacının malül olmamasından dolayı kendisine vazife malullüğü hükümlerinin uygulanamayacağı ve aylık bağlanmasına imkan bulunmadığı bildirilmiştir. Ayrıca, davacının GATA/Ankara Adli Tıp Ana bilim dalı başkanlığının 06.06.2006 gün ve ADLİ TIP: 9067-202-07/1564-692 SAYILI raporu ile vücut fonksiyon kayıp oranının %7 olduğu anlaşılmıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacının maddi zararlarının tespit amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 10.07.2007 tarihli bilirkişi raporunda; davacının maddi tazminat hak edişinin 23.235 YTL. olduğu belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere ve yerleşmiş içtihatlara uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacının olay nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş şekli, davacının askerlik statüsü, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminat verilmesine hükmedilmiş, bu manevi tazminatın takdirinde, davacının nakdi tazminat almak isteminden vazgeçmiş olması da dikkate alınmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı
e 23.235,00 YTL. (YİRMİÜÇBİNİKİYÜZOTUZBEŞ YENİ TÜRK LİRASI) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
2. Davacı
e takdiren 7.000,00 YTL.(YEDİBİN YENİ TÜRK LİRASI), MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3. Hükmedilen maddi tazminat miktarına yeniden gelir elde edeceği varsayılan 27.04.2006 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %9 (YÜZDE DOKUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 18.05.2005 tarihinden 31 Aralık 2005 tarihine kadar yıllık %12 (YÜZDE ONİKİ), 01 Ocak 2006 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %9 (YÜZDEDOKUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 inci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
6. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 130,00 YTL. (YÜZOTUZ YENİ TÜRK LİRASI) bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 26,00 YTL(YİRMİALTI YENİ TÜRK LİRASI)nin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 104,00 YTL (YÜZDÖRT YENİ TÜRK LİRASI)nin DAVALI İDAREDEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
7. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ayrı ayrı nisbi olarak hesabedilen 3.363,00 YTL. (ÜÇBİNÜÇYÜZALTMIŞÜÇ YENİ TÜRK LİRASI) avukatlık ücretinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK, DAVACILARA VERİLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy