(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili Av. A.
, 08.09.2003 tarihinde Sivas İdare Mahkemesi Başkanlığına, 12.09.2003 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkili
in, Amasya Erdağı 22 nci P. Er Eğt.A.K.lığında 1981/1 dönem er olarak vatani görevini ifa ederken, 14.06.2002 tarihinde çay bahçesinde oturduğu esnada, askerlerden P.Er
ile P.Er
.. arasında tartışma başladığını, bilahare kavgaya dönüştüğünü, orada bulunan müvekkili dahil askerlerin tarafları ayırmaya çalıştığını, bu sırada müvekkilinin sağ gözüne bir darbe aldığını ve uzuv tatili ile sabit eser niteliğinde yaralandığını, bilahare sağ gözünün kör olduğunu, bu durumun 15.03.2003 tarih ve 9029-232-03/229 sayılı GATA raporu ile belgelendiğini, zararın tazmini için MSBlığına 09.06.2003 tarihinde yapılan başvuruya cevap verilmediğini, olayda bir hizmet kusuru bulunduğunu bu nedenle adli yardım talebi ile birlikte 100.000 YTL Maddi, 10.000 YTL Manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının adli yardım talebi, AYİM İkinci Dairesinin, 03.12.2003 gün ve GENSEK NO: 2003/2321, ESAS NO:2003/987 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda AYİM İkinci Dairesinin 03.05.2006 gün ve 2003/987 Esas, 2006/421 Karar sayılı kararı ile, davacılara maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından süresinde, kararın hüküm kısmında belirtilmekte olan yasal faiz oranlarının 15.04.2006 tarih 26140 sayılı resmi gazetede yayınlanan oranlara aykırı olduğu gerekçesi ile bu faiz oranlarının, 15.04.2006 tarih 26140 sayılı resmi gazetede yayınlanan oranlara göre düzeltilmesi maksadıyla karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Davacılar Vekilinin karar düzeltme talebi heyetimizce incelenmiş ve bu maksatla Maliye Bakanlığından devletin ödemek durumunda kaldığı maddi ve manevi tazminatlara uygulanan yasal faiz oranları, uygulama süreleri ve dayanağı olan hukuki mevzuat konularında görüş istenmiştir. Maliye Bakanlığının 20.07.2006 gün ve SAYI:B.07.0BHM.0.00-42752/3377 sayılı yazısı ile gönderilen görüş doğrultusunda, AYİM 2 nci Dairesinin 13 Eylül 2006 tarih ve Esas No:2006/885 sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin kabulüne ve AYİM İkinci Dairesinin 03.05.2006 tarih ve Esas No:2003/987, Karar No:2006/421sayılı kararının kaldırılarak davaya kalındığı yerden devam edilmesine karar verilmiştir.
Davalı tarafın karar düzeltme talebi de heyetimizce incelenmiş, davalı idareye hükmün 18.05.2006 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten sonra 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulması gerekirken, 22.06.2006 tarihinde bu başvurunun yapıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı idarenin karar düzeltme talebinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının askerlik hizmetini yerine getirirken, aynı birlikte görevli P.Er
ile P.Er
.in 14.06.2002 tarihinde saat 19.00-20.00 sıralarında tartışarak kavga etmeleri nedeni ile orada bulunan diğer erlerle birlikte kavga edenleri ayırmaya çalıştığı, bu sırada davacının gözüm diyerek o arbededen dışarıya çıktığı, revire ve hastaneye sevk edilen davacının GATAnın 15.03.2003 tarih ve Göz.Has.A.D.:9029-232-03/229 sayılı raporu ile mutad iştigalinden 15 gün kalacak, uzuv tadili ve sabit eser niteliğinde yaralandığının belirlendiği, kavga edenlerin TCKnın 52, 456/2 ve 463 ncü maddedeki uyarınca yargılanması gerektiğinden, askeri savcılığın sanıkların terhis olması dolayısıyla görevsizlik kararı verildiği, bunun üzerine dosyanın Amasya Ağır Ceza Mahkemesince incelemeye alındığını, anılan dosyanın 12.10.2005 tarihinde 2004/168 esas, 2005/190 sayılı karar ilamı ile kesinleşme şerhi verildiği, bu kesin karara göre kavgaya müdahale eden müşteki
.in sağ gözüne yumruk isabet etmesi neticesinde yapılan soruşturma ve yargılama sırasında yumruğun hangi sanıktan geldiğinin tespit edilemediği, 01.06.2005de yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnun 765 sayılı TCKda bulunan 463 ncü maddeyi yürürlükten kaldırıldığını ve yeni sistematiği ile hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi halinde sanık veya sanıklara ceza verilemeyeceğinin öngörüldüğü anlaşıldığından sanıkların müsnet suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasanın 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacı
.in yaralanması olayını doğuran maddi olayda idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından söz edilemez ise de, kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zararlı sonuç ile hizmet arasında illiyet bağı bulunduğu, illiyet bağını kesecek başka bir olgunun olmadığını, zararın sadece zarar gören üzerinde bırakılmayarak tüm topluma yansıtılması idare hukukunun genel ilkeleri, hakkaniyet ve nesafet kuralları gereği olduğu, idarenin ajanı konumundaki kişilerin kasti eylemlerinden zarar gören kişilerin bu zararının, sorumlularına rücu hakkı bulunan idarece tazmininin sorumlu hukuk devleti ve nesafet kuralları gereği olduğu, gözetme yetkisi olan personeli eğitme, yetiştirme eksikliğinin hizmet kusuru kabul edilmesi gerektiği ve davacının uğradığı zararın davalı idare tarafından kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş içtihatları uyarınca Emekli Sandığı iştirakçisi olmayanlara olay sebebiyle T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar kabul edilerek davacıların maddi zararlarından düşüldüğünden bu husus araştırılmış, Davacının; T.C. Emekli Sandığına herhangi bir başvurusu olmadığı, askere gitmeden önce sigortalı olarak bir yerde çalışmadığı ve kendisine ait bir işyerinin bulunmadığı davacı vekili tarafından yazılı olarak beyan edilmiştir.
Ayrıca Mahkememiz davacının gönderdiği raporlar da dikkate alınarak davacının GATAda tekrar muayene edilerek son durumunun, yedekte askerliğe elverişli olup olmadığının, sakatlığının, çalışma gücü kayıp oranının tespit ettirilmesini kararlaştırmıştır. Bunun üzerine 07.03.2005 tarihinde onaylanan GATA raporunda, yedekte askerliğe elverişli olduğu(A/6 F3, A/9 F1) olduğu, hayati tehlike geçirmediği, 15 gün mutad iştigalinden kaldığı, uzuv tatili olduğu vücut fonksiyon kayıp oranının % 25 olduğu ve sabit eser bulunduğu yer almıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacının maddi zararlarını tespit amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 20.03.2006 tarihli bilirkişi raporunda; davacı
..in maddi tazminat hakedişinin 54.551,00 YTL. olduğu belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere ve yerleşmiş içtihatlara uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacıya tek gözünü kaybetmesi sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, davacının askerlik statüsü, sosyal durumu, paranın alım gücü dikkate alınarak uygun miktarlarda ve olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte manevi tazminat verilmesi de kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı
.e 54.551,00 YTL. (ELLİDÖRTBİN BEŞYÜZELLİBİR YTL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE
2. Davacı
.e takdiren ve istemi gibi 10.000,00 YTL. (ONBİN YTL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
3. Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına
.in yeniden gelir elde edebileceği farzedilen (terhis tarihinin iki ay sonrası olan) 13 Kasım 2002 tarihinden 30 Haziran 2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Temmuz 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %50 (YÜZDEELLİ), 01 Ocak 2004 tarihinden 31 Aralık 2004 tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ), 01 Ocak 2005 tarihinden 31 Aralık 2005 tarihine kadar yıllık %12 (YÜZDEONİKİ), 01 Ocak 2006 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar yıllık %9 (YÜZDE DOKUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 14 Haziran 2002 tarihinden itibaren 30 Haziran 2002 tarihine kadar yıllık %60 (YÜZDEALTMIŞ), 01 Temmuz 2002 tarihinden 30 Haziran 2003 tarihine kadar %55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Temmuz 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %50 (YÜZDEELLİ), 01 Ocak 2004 tarihinden 31 Aralık 2004 tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ), 01 Ocak 2005 tarihinden 31 Aralık 2005 tarihine kadar yıllık %12 (YÜZDEONİKİ), 01 Ocak 2006 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar yıllık %9 (YÜZDE DOKUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
6. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 120 YTL. (YÜZYİRMİ YTL.) Bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 55 YTL.(ELLİBEŞ YTL.)sinın DAVACILARA YÜKLETİLMESİNE, 65 YTL. (ALTMIŞBEŞ YTL.)sının DAVALI İDAREDEN ALINARAK DAVACILARA VERİLMESİNE,
7. Dava adli yardımlı görüldüğünden resmi posta pulu kullanılmak suretiyle davalı idare tarafından sarf edilen posta giderlerinin DAVALI İDARE ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
8. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nisbi olarak hesabedilen 5.964 YTL. (BEŞBİNDOKUZYÜZALTMIŞDÖRT YTL.) avukatlık ücretinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK, DAVACILARA VERİLMESİNE,
9. Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ve Tarifenin 10 ncu maddesi de dikkate alınarak hesabedilen 4.116 YTL.(DÖRTBİNYÜZONALTI YTL.) avukatlık ücretinin DAVACILARDAN ALINARAK DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE,
10. Davacıya ait askerlik şahsi dosyasının aynı gizlilik derecesi ile Kadınhan/Konya Askerlik Şubesi Başkanlığına İADESİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy