(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 71) (1136 S. K. m. 164)
Davanın Konusu: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi
Savunmanın Özeti: Müteveffa Hacı TOPRAK'a rahatsızlandığı andan itibaren gerekli tıbbi müdahalenin yapıldığı, idareye izafe edilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, davacının askerlik hizmetini ifası sırasında teşhis edilen menenjit hastalığının hiçbir şekilde askerlik hizmetinin sebep ve tesiri ile oluşmadığı, ölüm sebebinin kendi bünyesi ve bağışıklık sisteminden kaynaklandığı, davacılardan anneye Mehmetçik Vakfı Gn. Md.lüğünce 5.414,00 YTL ödeme yapıldığı belirtilerek davanın reddinin gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
Başsavcılığın Düşüncesi: Davacıların tazminata müstahak olup olmadığının tespit edilebilmesi için öncelikle davacıların yakını Hacı TOPRAK'ın ölümüne neden olan hastalığın bünyesel bir hastalık olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, hastalığın bünyesel olmayıp, askerlik hizmetinin sebep ve tesiriyle, uygun olmayan koşullarda çalışmaktan ileri geldiğinin tespiti halinde veya gerekli tıbbi müdahale ve tedavilerin uygun bir şekilde ve zamanında yapılmaması nedeniyle ölüm olayının meydana geldiğinin tespit edilmesi halinde davacıların tazminata müstahak olduklarına karar verilmesi gerektiği, bu hususların tespiti için öncelikle müteveffa Hacı TOPRAK' ın tüm sağlık işlemleri ile ilgili belge ve raporlarının tıp bilimi yönünden ehil bilirkişiye incelettirilmesi gerektiği, yaptırılacak bilirkişi incelenmesine ölüm olayına neden olan hastalığın bünyesel olduğuna ve gerekli tıbbi müdahale ve tedavilerin gereği gibi ve zamanında yapıldığına karar verilmesi halinde dava yasal dayanaktan yoksun bulunacağından davanın reddine, ölüm olayına neden olan hastalığın bünyesel olmayıp, askerlik hizmetinin sebep ve tesiriyle kötü koşullarda yaşamaktan ve çalıştırılmaktan ileri geldiğinin tespiti halinde veya gerekli tıbbi müdahale ve tedavilerin gereği gibi ve zamanında yapılmamış olduğunun tespiti halinde; hesap bilirkişisince tespit ettirilecek miktarda maddi tazminatın, destekten yoksun kalması nedeniyle ölenin annesi davacı Güzel TOPRAK'a yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve davacıların tamamına, yakınlarını kaybetmiş olmaları nedeniyle yaşadıkları üzüntü ve acıya karşılık olmak üzere takdir dilecek bir miktarın manevi tazminat olarak yasal faizi ile birlikte ödenmesine, karar verilmesinin gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Üye Hak. Alb. Coşkun GÜNGÖR' ün açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili, 29.06.2006 tarihinde AYİM'de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi Hacı TOPRAK' ın 4 ncü Zh. Tuğ. 2 nci Tnk. Tb. Kh. BI. K.lığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken vefatından önceki günlerde askeri depoda çalıştırıldığını, rahatsızlandığı gece de bütün gün boyunca kapalı, kirli, mikroplu ve havasız bir depoda çalıştırıldığını, 07.04.2005 tarihinde saat 23.30 sıralarında rahatsızlandığını ve gece boyunca istifra ettiğini, durumun vizite sorumlusuna bildirilmesine rağmen müteveffadan yüzünü yıkaması ve temiz hava almasının istenmesi ile yetinildiğini, 08.04.2005 günü sabah 06.00 sıralarında durumunun ağırlaşması üzerine revire götürüldüğünü, o tarihlerde revirde görevli doktorların Tıpta Uzmanlık Sınavı için Ankara'ya gitmiş olmaları sebebiyle görevli sağlık astsubaylar tarafından ilk müdahalenin yapılarak ateşinin düşürüldüğünü, ancak aynı gün saat 14.00 sularında müteveffanın vücudunda leke oluşumunun başladığının fark edilmesi üzerine Erzurum Mareşal Çakmak Asker Hastanesine sevk edildiğini, burada yapılan muayene ve tetkikler neticesinde septik şok-DIC tanısı ile Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aziziye Araştırma Hastanesine sevk edildiğini ve aynı gün 17.20 itibariyle hayatını kaybettiğini, müteveffanın tedavisinde gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla da idari hizmetin kötü işlemesi sebebiyle ölüm olayının meydana geldiğini belirterek, bu olay nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olarak müteveffanın annesine 10.000 YTL maddi, 20.000 YTL manevi, kardeşlerinin her birine 10.000 YTL manevi tazminat olmak üzere toplam 60.000 YTL tazminatın vefat tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini adli yardım istemiyle birlikte talep ve dava etmiştir.
Davacıların adli yardım istemi AYİM İkinci Dairesinin 05.07.2006 tarih ve E.2006/898 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacılar yakını Tnk. Er Hacı TOPRAK'ın 07.04.2005 günü saat 23.30 sıralarında rahatsızlanıp arkadaşlarına göğsünün her iki tarafının karın kısmına doğru olan bölgelerinde ağrı ve sancı olduğunu söylediği, bölük vizite sorumlusunun müteveffa ile ilgilenip elini yüzünü yıkattıktan sonra temiz hava almasını sağladığı, arkadaşlarının kendisini revire götürme teklifine müteveffanın sabaha kadar dinlendiği takdirde bir şeyinin kalmayacağı şeklinde karşılık verdiği, bu şekilde koğuşta yatan müteveffanın ertesi gün yani 08.04.2005 günü saat 06.00 sıralarında kusarak yatağından kalktığı ve tuvalete doğru gittiği, durumu gören bölük vizite sorumlusunun müteveffayı hemen revire götürdüğü, o tarihlerde revirde görevli doktorların Tıpta Uzmanlık Sınavı için Ankara'da bulunmaları sebebiyle revirde nöbetçi olarak bulunan Sağlık Astsubayların ilk müdahaleyi yapıp tansiyonunu normal, ateşini yüksek bulmaları sebebiyle soğuk kompres ve ilaç uyguladıkları, öğlene kadar durumu normale dönen müteveffanın vücudunda leke oluşumunun başladığının görülmesi üzerine derhal ambulans ile Erzurum Mareşal Çakmak Asker Hastanesi Acil Servisine sevk edildiği, saat 14.30 itibariyle Acil Serviste muayene ve tetkikleri yapılan müteveffanın septik şok-DIC ön tanısı ile Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aziziye Araştırma Hastanesi Acil intaniye servisine sevk edildiği ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak saat 17.20 itibariyle hayatını kaybettiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Morg ihtisas Dairesince tanzim edilen adli tıp raporunda müteveffanın ölümünün menenjit ve lobüler pnömoni sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, müteveffaya müdahale eden sağlık personelinin herhangi bir ihmalinin bulunup bulunmadığı hususunda yapılan soruşturmada dinlenen bilirkişinin, hastalığın oluşumunda kişinin bünyesinin ve doğal olarak bağışıklık sisteminin büyük öneminin bulunduğu, menenjit hastalığının hızla ilerleyen ve mortalitesi yüksek bir hastalık olduğu, yapılabilecek tüm müdahalelerin zamanında yapılmış olması halinde dahi literatürde %25 oranında kesin ölümle karşılaşıldığı, bu bağlamda müteveffanın kendi bünyesinden kaynaklanan ve önüne geçilemeyen tıbbi nedenler neticesi öldüğü yönünde kanaat belirttiği, Kara Kuvvetleri 9 ncu Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından yapılan hazırlık soruşturmasında Kovuşturmaya Yer Olmadığı kararı verildiği, Mehmetçik Vakfı Genel Müdürlüğünce 21 Haziran 2005 tarihinde müteveffanın annesi Güzel TOPRAK'a 5.414,00 YTL ölüm yardımı yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava dosyası ve tıbbi kayıtlar üzerinde Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalından seçilen bilirkişilerce inceleme yapılarak, davacılar yakınının ölümüne yol açan olayda askerlik hizmetinin sebep ve tesirinin bulunup bulunmadığı, tıbbı teşhis ve tedavide gecikme, ihmal ve hata bulunup bulunmadığı hususlarında görüş istenmiş, bilirkişi kurulunun 26.06.2007 tarihli raporuyla; davacılar yakını Tnk. Er Hacı TOPRAK'ın ciddi hastalık belirtileri göstermemekte iken, bölüğünde hekim olmaması nedeniyle tanı ve antibiyotik tedavisi başlanmaması tıbbi hata olarak kabul edilmiş, olayda tanı ve tedavi kusuru olduğuna karar verilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan tıbbi bilirkişi raporuna davalı idarece teşhis ve tedavide gecikme olmadığı belirtilerek itiraz edilmiş, ancak bu yönde dosyada mevcut olguların dışında bir kanıt ileri sürülmediğinden itiraz kabul edilmemiştir.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esasa göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bu gün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmıştır. İster hizmet kusuru, isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterli ve zorunludur.
Davacılar yakınının ölümü ile sonuçlanan olayda davalı idarenin hizmetin ifası sırasında kimsenin zarar görmemesi için gerekli tedbirleri alması, hizmetin özenli, süratli ve en iyi şekilde yürütmesini sağlaması gerekirken, tıbbi bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bu gerekliliği yerine getirmediği, dolayısıyla olayda hizmet kusuru bulunduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davacıların zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Davacıların maddi zararlarının tespiti için resen seçilen bilirkişi tarafından hazırlanarak Mahkememize ibraz edilen 17.01.2008 tarihli bilirkişi raporunda davacı anne Güzel TOPRAK'ın maddi tazminat hak edişinin 21.704,00 YTL. olduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan ve süresi içerisinde itiraz edilemeyen hesap bilirkişi raporu, Mahkememizin kıstaslarına, ilmi verilerine uygun bulunduğundan rapor doğrultusunda işlem yapılmasına karar verilmiştir.
Tüm davacıların olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabın kısmen de olsa telafisi amacıyla, olayın meydana geliş şekli, tarihi, müteveffanın askerlik statüsü, işletilecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlık kalınarak davacı anne Güzel TOPRAK'a 10.000,00 YTL. (onbin yeni türk lirası) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
2. Davacı anne Güzel TOPRAK'a takdiren 10.000,00 YTL. (onbin yeni türk lirası) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3. Davacı kardeşler Özgür TOPRAK, Gülsen TOPRAK (ÇETİNDERE) ve Gülcan TOPRAK (ÖZDEMİR)'a takdiren ve ayrı ayrı 3.500,00'er YTL. (üçbinbeşyüzer yeni türk lirası) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
4. Hükmolunan maddi tazminat miktarına müteveffanın yeniden gelir elde etmeye başlayacağı varsayılan 21.07.2006 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %9 (yüzde dokuz) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5. Hükmolunan manevi tazminat miktarlarına olay tarihi olan 08.04.2005 tarihinden 31.12.2005 tarihine kadar yıllık %12 (yüzde oniki), 01.01.2006 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %9 (yüzde dokuz) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
6.1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
7. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 130,00 YTL. (yüzotuz yeni türk lirası) bilirkişi ücretinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
8. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 71,00 YTL. (yetmişbir yeni türk lirası) posta giderinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
9. Davacılar tarafından peşin yatırılan 829,00 YTL. harcın istemleri halinde DAVACILARA İADESİNE,
10. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinde ayrı ayrı nispi olarak hesap edilen 3.550,00 YTL. (üçbinbeşyüzelli yeni türk lirası) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
06 ŞUBAT 2008 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy