(1602 S. K. m. 20, 44) (2709 S. K. m. 157)
Davacı vekili, 15 Mayıs 2006 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle: davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinde uzman jandarma çavuş olan oğlu nedeniyle kullandığı sağlık karnesiyle müracaat ettiği Kasımpaşa Asker Hastanesinde 05 Ocak 2006 tarihinde hemoroid ameliyatı olduğunu, ameliyat sırasındaki yanlış bir enjeksiyon sonrasında sağ ayağında uyuşma ve sürekli kuvvet kaybı oluştuğunu belirterek mevcut tıbbi hata nedeniyle davacı lehine 15.000,00 YTL. maddi, 5.000,00 YTL. manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ilk inceleme aşamasında AYİM Genel Sekreterliğinin 06 Temmuz 2006 gün ve Gensek:2006/1739/İd.Ks. sayılı yazısı ekinde, tazminat istemiyle davalı idareye müracaatta bulunup bulunmadığının belli olmadığı, eksik hasım gösterildiği ve dilekçeye ekli evrakın taraf sayısından bir fazla olmadığı gerekçeleriyle dilekçenin reddine karar verilmesi istemiyle Dairemize gönderilmiştir.
Dava dosyası incelendiğinde; davacının, Kasımpaşa Asker Hastanesinde yapılan hatalı tedavi neticesinde sakatlanarak zarara uğradığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemli bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
1602 Sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 44 ncü maddesinde davanın görevli yargı yerinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır. Zira görev kamu düzeni ile ilgili olup davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında ihtilafsız kabul edilen bir keyfiyettir. Bu nedenle davanın görevli yargı yerinde açılıp açılmadığı hususu kurulumuzca incelenmiştir.
Anayasanın 157 nci maddesinde; Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin askerî olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu, ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiştir. 1602 Sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 25.12.1981 günlü ve 2586 sayılı kanunda değişik 20 nci maddesinde de aynı hüküm yer almıştır. Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlem veya eylemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askerî hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmiş bulunması gereklidir.
1602 Sayılı Kanununun değişik 20/2 nci maddesinde; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askerî memur, astsubay, askerî öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır.
Davacının, 1602 sayılı AYİM Kanununun 20 nci maddesi anlamında asker kişi olmadığı açıktır.
Eylemden zarar görenin asker kişi olmadığı ve eylemin asker kişiyi ilgilendirmesi şartının dava konusu olayda gerçekleşmediği görülmekle, davanın Genel İdari Yargının görev alanına ait olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davanın görev yönünden REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy