(657 S. K. m. 94, 98)
Davacı 17.07.2006 tarihinde AYİM kayıtlarına giren dilekçesinde özetle; 31.05.1983 tarihinde Harita Genel Komutanlığında elektrik teknisyeni olarak işe girdiğini, 2005 yılına kadar 22 yıllık süreçte başarı ile çalıştığını, birçok amirinden takdir aldığını, 2 kere derece yükselmesinden yaralandığını, 2005 yılında talebi olmadığı halde MSB Per.D.Dev.Mezarlığına atandığını, son yıllardaki belirginleşen ruh sağlığındaki bozukluğun, amirlerinin tutumu nedeniyle kötülediğini, defalarca psikiyatri kliniğinde yatarak tedavi edildiğini, ancak şifa bulamadığını, emekli olacağı günü beklemeye başladığını, sağlığı bozuk olduğu için 18.06.2006 tarihi itibariyle amirinden yıllık izin istediğini, ancak emekliliğine kadar izin verilmeyeceğinin söylendiğini, hastaneye sevk talebinin de kabul edilmediğini, evine gelerek ilaçlarını kullandığını, ilaçlar uyuttuğu için evde uyuyarak vakit geçirdiğini ve işine gitmediğini, eşi ve çocuklarının hastaneye sevk alamadıklarını, iş yerinden müdürünün kendisini arayarak, izinli olduğunu kendisine söylediğini, izinli olduğunu düşünerek ilaçlarını alıp yattığını, bir gün iş yerinden iki memurun gelerek askeri kimlik kartları ve sağlık karnesini istediklerini ve ilişiğinin kesildiğini söylediklerini, mazeretsiz olarak 10 gün süreyle işe gitmemesi sebebiyle müstafi sayıldığını, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Devlet Memurluğundan çıkarılma işleminin iptaline ve öncelikle yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması yönündeki talebi AYİM İkinci Dairesinin 22.09.2006 tarih ve Esas No.:2006/971 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava ve özlük dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; MSB Devlet Mezarlığı Md.lüğünde elektrik teknisyeni kadrosunda görev yapan davacının 12-23 Haziran 2006 tarihleri arasında mesaiye gelmediğinin tutanakla tespit edildiği, 26.06.2006 tarihinde mesaiye katıldığı, MSB.lığının 28.06.2006 tarihli teklif yazısı üzerine, Bakanlığın aynı tarihli onayı ile müstafi addedilmiş olduğu, bu karar gereği davacının memurluğunun sona erdirildiği, ilgili yazının davacıya tebliği üzerine davacının 17.07.2006 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile devlet memurluğundan çıkarılma işleminin iptali istemi ile süresinde iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 94 ncü maddesinde: Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın çekilme isteğinde bulunmuş sayılır... hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanunun Memurluğun Sona Ermesi başlıklı 98 nci maddesinin (c) bendinde memurluktan çekilme devlet memurluğunun sona erme sebeplerinden biri olarak sayılmıştır.
Somut olayda, davacının 12 Haziran 2006-23 Haziran 2006 tarihleri arasında 12 gün süreyle kesintisiz olarak mesaiye gelmediği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde, davacının kesintisiz olarak 12 gün görevi terk etmesinde kurumunca kabul edilmesi gereken bir mazeretinin olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Kanuni düzenlemede kurumlarca kabul edilen mazereti olmaksızın denmek suretiyle ilgilinin görev yaptığı kuruma mazeretinin kabul edilip edilmemesi konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de bu takdir yetkisinin kurumlar tarafından objektif sınırlar içinde kullanılıp kullanılmadığının her zaman yargı denetimine tabi olduğu hukuk devleti olmanın tartışmasız bir gereğidir.
Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde davacının 20.06.2001-03.07.2001 tarihleri arasında GATA psikiyatri servisinde yatırılarak depresif bozukluk tanısı konularak 20 gün istirahat verilmesi ile başlayan safahatının ve devamında bu rahatsızlığı nedeni ile gördüğü tedaviler ve hava değişimleri nedeni ile sağlık durumunun incelenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
12 Haziran 2006 tarihinde mesaiye gelmeme şeklinde başlayan ve 12 gün süreyle kesintisiz olarak terki sürdürmesi şeklinde oluşan olayın, davacının 20.06.2001 tarihinden itibaren sağlık raporları ile ortaya konan psikolojik rahatsızlığının dış dünyaya bir yansıması olma olasılığı ve ruhsal rahatsızlıkların belirli bir süreç içinde olgunlaşıp kişinin içinde bulunduğu ruhsal rahatsızlığın somut eylemlere dökülmesi ile anlaşılabilme olasılığı karşısında, davacı hakkında konulan tıbbi tanı ve anılan ruhi rahatsızlığın geçmişi de kapsayıp kapsamadığının tıbbi bir değerlendirme ile ortaya konulması davanın görüm ve çözümünde gerekli görülmüştür.
Bu itibarla Dairemizce verilen 31 Ocak 2007,14 Mart 2007 ve 02 Mayıs 2007 tarihli ara kararları ile GATF Hastanesi Baştabipliğinden, davacının hastane psikiyatri servisinde gerek görüldüğü takdirde yatırılarak yapılacak muayene ve gözlemi sonucunda mevcut sağlık raporları ile kayıtlar da incelenerek; 1. Depresif bozukluk ve Alkol kötüye kullanımı+anksiyete bozukluğu olarak tanımlanan rahatsızlıkların belirtilerinin neler olduğu ve kişide hangi davranış bozukluklarına neden olduğu, 2. Söz konusu rahatsızlıkların davacıda görülen yansımalarının neler olabileceği, bu yansımaların ortaya çıkmasında, belirli bir sürecin geçmesi gerekiyorsa, davacının durumu dikkate alınarak 12 Haziran 2006-23 Haziran 2006 tarihleri arasında davacıda bu rahatsızlıkların yansımalarının bulunup bulunmadığı, 3. Bu rahatsızlıkların ve tedavisi amacı ile verilen ve kullanılan ilaçların davacının mesaiyi terk etme şeklinde görülen davranışında iradesini ortadan kaldırıcı veya olumsuz olarak etkileyici bir yönünün bulunup bulunmadığının tespit edilerek düzenlenecek sağlık kurulu raporunun gönderilmesi, istenmiştir.
AYİM İkinci Daire Başkanlığının belirtilen ara kararına istinaden davacı 05.04.2007 -13.04.2007 tarihleri arasında GATF Hastanesi psikiyatri servisinde müşahade altında tutularak düzenlenen 13.04.2007 tarih ve 456 sayılı sağlık kurulu raporunda; davacıda teşhis edilen rahatsızlığın Geçirilmiş Depresif bozukluk olduğu ve 12.06.2006-23.06.2006 tarihleri arasında ve halen Türk Silahlı Kuvvetlerinde Devlet Memurluğu Görevine Devam Eder kararının verildiği, Depresif bozukluk rahatsızlığının keyifsizlik, isteksizlik, çökkünlük belirtileri ile giden bir tablosunun olduğu, alkol kötüye kullanımı+anksiyete bozukluğu rahatsızlıklarının ise huzursuzluk, gerginlik, çarpıntı, terleme ve titreme ile birlikte alkolün miktar ve sıklık bakımından fazlaca tüketilmesini içerdiği, davacıda 2005 yılında görülen depresif bozukluk rahatsızlığının zaman zaman bulguların alevlenmesi, zaman zaman da yatışma seyri göstermesi ile karakterize dalgalanmaların yaşanabileceği bir rahatsızlık olduğu, davacıda antidepresan tedavisi sonrasında bulguların remisyona girerek yatıştığı ve 12.06.2006-23.06.2006 tarihleri arasında ise hastalığın yansımalarının bulunmadığı ve davacıda tespit edilen depresif bozukluk rahatsızlığının mesaiyi terk etme şeklinde görülen davranışında iradesini ortadan kaldırıcı veya olumsuz olarak etkileyici bir yönünün bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Tespit edilen bu bilgiler karşısında davacının, görevini kesintisiz olarak 12 gün süre ile terk etme biçiminde görülen davranışının, mevcut rahatsızlıklarından kaynaklanmadığı ve mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın bu davranışının 10 günden fazla sürdüğü bu sebeple 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 94 ncü maddesinin: Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın çekilme isteğinde bulunmuş sayılır... şeklindeki amir hükmü gereğince dava konusu idari işlemin hukuka uygun tesis edilmiş olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Davacının devlet memurluğundan çekilmiş sayılma işleminin iptali istemi ile açtığı hukuki dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy