(5434 S. K. m. 44, 48)
Davacı, 25.10.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; askerlik hizmetini yaparken 19.09.1993 tarihinde mıntıka temizliği yapıldığı sırada yerde bulunan bir fünyenin yerdeki çöplerle birlikte eline gelmesi ve elinde patlaması sonucu sol elinin üç parmağının koptuğunu ve sakat kaldığını, olay sonrası Çorlu Asker Hastahanesine sevk edildiği, tedavisi sonrası iki ay hava değişimi verildiğini, hava değişimi sırasında parmaklarının iyileşmemesi üzerine GATA Haydarpaşa Eğitim Hastahanesinde tedavi görerek bir ay hava değişimi verildiğini ve Askerlik Şubesinde kendisine verilen bir aylık hava değişimi süresini tamamladığını ve terhis edildiğini ancak tedavisinin henüz tamamlanmadığını, askerlik hizmetinin sebep ve tesiriyle meydana gelen bu yaralanma nedeniyle kendisine aylık bağlanması gerekirken Emekli Sandığına bu yönde yaptığı başvurunun reddedildiğini, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacıya ait tahsis dosyasında mevcut belgelerin incelenmesinden; davacının Tekirdağ 8 nci Mknz. P. Tug. 1 nci Top. Tb. K.lığı emrinde Top. Er olarak askerlik hizmetini yapmakta olduğu, kendisine arazide bulunacak bilinmeyen mühimmatı kurcalamaması konusunda emir verilmiş olduğu, 19.09.1993 tarihinde, Beşiktepe Kışlasında konuşlandırılmış birliklerce kullanılan ve bakım hizmetleri sorumluluğu 1 nci Top.Tb. K.lığında olan El Bombası Atış Alanında otların temizliği yapılırken atış alanında patlayan fünyenin daha önce yapılan atış sonrası kalmış olabileceği, olay meydana gelmeden önce davacı Top. Er .................in benzer bir şekilde bulduğu bir yabancı madde ile oynarken arkadaşları tarafından görülerek uyarıldığı, bu uyarıdan sonra davacının başka noktada daha sonra el bombası fünyesi tespit edilen madde ile oynarken patlamanın meydana geldiği ve parmaklarının kopması sonucu yaralandığı, sevk edildiği Çorlu As. Hst. Sağlık Kurulunun 07.10.1993 tarih ve 1995 sayılı raporu ile 2 ay hava değişimi verildiği, hava değişiminde iken parmak uçlarının tam olarak iyileşmemesi sonucu sevk edildiği GATA Haydarpaşa Eğt. Hst. Sağlık Kurulunun 26.10.1993 tarih ve 5467 sayılı raporu ile 1 ay hava değişimi verildiği, hava değişimi bitiminde 27.11.1993 tarihinde terhis edildiği, 8 nci Mknz. P. Tug. As. Mahkemesinin 1994 / 105 Esas, 1994 / 77 Karar sayılı kararı ile büyük zararlar veren emre itaatsizlikle israr suçundan kasıt yokluğu nedeniyle davacının beraetine karar verildiği anlaşılmıştır.
5434 Sayılı Kanunun 44 ncü maddesi 1 nci fıkrasına göre Her ne sebep ve surette olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapmayacak duruma gelen iştirakçilere (malul) denir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır. Vazife malullüğünün anlam ve kapsamı, başka bir anlatımla hangi malullüklerinin vazife malullüğü sayılacağı ise 5434 sayılı Kanunun 45 nci maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan maddede bu hususta aynen; 44 ncü maddede yazılı malullük;
a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa,
b)Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken bu işlerden doğmuş olursa,
c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (maksadın ilgili kurumca kabul edilmesi suretiyle),
ç) Fabrika, atölye ve benzeri işyerlerinde işe başlamadan evvel, iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o iş yerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; buna (vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara (vazife malulü) denir. hükmü yer almaktadır. 45 nci maddedeki bu tanımlamadan anlaşılacağı üzere, vazife malulü sayılabilmek için malullüğün;
1) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olması,
2) Madde kapsamı belirtilen iş veya iş kazalarından doğmuş olması gerekmektedir.
Yukarıdaki amir hükümlerde açıkça ifade edildiği üzere; iştirakçilerin her ne sebep ve suretle olursa olsun, vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklarının görevlerinin sebep ve tesirleriyle meydana gelmesi halinde, buna vazife malullüğü, bunlara uğrayanlara da vazife malulü denileceği hüküm altına alınmıştır.
Açıklamalar çerçevesinde dava konusuna dönüldüğünde; anlaşmazlığın, maluliyetin görev esnasında, görevin sebep ve etkisiyle meydana gelip gelmediği konusunda olduğu görülmektedir.
Dosya içerisinde bulunan 8 nci Mknz. P. Tug. Komutanlığı Askeri Mahkemesinin davacı hakkındaki beraat kararından ve tahsis dosyasındaki belgelerden olay günü Top. Astsb. ............... in mıntıka temizliği öncesinde bulunacak yabancı cisimlerle oynanmaması, kurcalanmaması hususunda uyardığı, davacının bulduğu mühimmatı kurcalaması sonucu yaralandığı anlaşılmıştır. 5434 sayılı kanunun 48 nci maddesinde vazife malullüklerinin kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Davacı mıntıka temizliği esnasında yaralanmış ise de, davacının emir dişi hareket etmiş olması sonucunda yaralanması nedeniyle vazife malulü kabul edilmesi kanunen mümkün bulunmamaktadır. Davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
İzah edilen nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE.
Full & Egal Universal Law Academy