(205 S. K. m. 26)
Davacı vekili 20.11.2002 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; Davacının Jandarma uzman onbaşı olarak görev yapmakta iken rahatsızlığı nedeniyle GATA Komutanlığına Sevk edildiğini, GATA Sağlık kurulunun raporu ile askerliğe elverişli olmadığına karar verildiğini, tam ve daimi malul durumunda bulunan davacının tam ve daimi maluliyet yardımı yapılması için davalı kuruma yaptığı müracaatın red edildiğini belirterek, tam ve daimi maluliyet yardımı yapılmaması işleminin iptalini ve davacının maluliyetinin karar altına alındığı 29.04.2002 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz isletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Davacının 26.11.1994 - 26.05.1996 tarihleri arasında askerlik hizmetini yaparak Tunceli J.Kom.Krh.Grup Komutanlığından terhis olduğu, uzman erbaşlığa müracaat ettiği, Ankara Mevki Asker Hastahanesi sağlık kurulunun 10.02.1999 tarih 830 sayılı raporu ile sağlam olduğunun tesbit edilerek uzman erbaşlığa alındığı, 01.02.2001 tarihinde OYAK üyesi olmak için müracaat ettiği, 15.03.2001 tarihinden itibaren OYAK üyesi olduğu, rahatsızlığı nedeni ile GATA Komutanlığına sevk edildiği, GATA Komutanlığı sağlık kurulunun 17.09.2001 tarih 6268 sayılı raporu ile üç ay hava değişimine gönderildiği, 20.11.2001 tarihinde davacının sözleşmesinin fesh edildiği, GATA sağlık kurulunun 29.04.2002 tarih ve 3025 sayılı raporu ile aort kapak replasmanı tanısıyla davacının askerliğe elverişli olmadığına karar verildiği, davacının tam ve daimi malullük yardımı yapılması için davalı kuruma müracaat ettiği, GATA Komutanlığından ek rapor talep edildiği, davalı kurumun 30.10.2002 tarihli yazısı ile davacının OYAK üyeliğine başvurusunun maluliyet yardımı talebine konu olan hastalığın başlangıcından sonra olduğu tesbit edildiğinden sigortacılık esaslarına göre talebinin karşılanmasının mümkün olmadığının davacıya bildirildiği, davacı vekili tarafından süresi içerisinde dava açıldığı anlaşılmıştır.
GATA Komutanlığı tarafından davacı hakkında düzenlenen 10.10.2002 tarih ve 321 sayılı, EK RAPORda davacıda mevcut hastalığın kesin tedavisinin mümkün olmadığı, davacının bu hastalıktan dolayı fikren bir işle meşgul olabileceği, fakat bedenen kati suretle bir işle meşgul olamayacağı, rahatsızlığın kronik bir hastalık olduğu, dolayısıyla hastalığın operasyon tarihinden yıllar öncesinde başlamış olup OYAK üyelik tarihinden (15.03.2001) yıllar öncesi mevcut olduğu, hastaya 13.09.2001 tarihinde aort kapak replasmanı operasyonu uygulandığı belirtilmiştir.
205 Sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunun 26/a maddesi;
Madde 26 - Maluliyet Yardımı aşağıdaki hallerde ödenir:
a) Tam ve daimi malullük, üyelerden her hangi biri ister vazife dahili ister vazife harici olsun, her hangi bir kaza, hastalık ve sakatlık neticesinde bir işle meşgul olmak imkanından kati surette mahrum kaldığı heyeti sıhhiye raporu ile tebeyyün ettiği takdirde tam ve daimi malul addedilir.
Muvakkat ve kısmı malullük ile muvakkat hastalıklar tam ve daimi maluliyet mefhumunun haricindedir. Ancak vücudun yarısının felci, iki kol ve iki bacağın, iki elin, iki ayağın ve iki gözün, bir kol ile bir bacağın, bir el ile bir ayağın tamamıyla kaybı, tedavisi gayrikabil daimi hastalıklarla gayrikabil tedavi olduğu heyeti sıhhiye raporu ile bak edilen sair hastalıklar tam ve daimi hali olarak kabul edilir.
Hastalık sebebiyle yapılacak tam ve daimi maluliyet yardımı, maluliyet halinin tespitinden bir sene sonra ödenir. Tam ve daimi maluliyet yardımı 25 nci madde gereğince hesaplanan ölüm yardımı gibi hesap ve tesviye olunur. şeklinde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Davacıda tesbit edilen hastalığın tedavisinin mümkün olmadığı, davacının bedenen kati suretle bir işle meşgul olmayacağı sağlık kurulu raporu ile tesbit edilmiş, göreve devamına imkan görülmemesi nedeni ile sözleşmesi fesh edilmiş, davacıdaki rahatsızlığın tam ve daimi maluliyet durumunda olduğu raporlarla belirlenmiştir. Davacı uzman erbaşlıktan önce askerlik hizmetini tamamlayarak terhis edilmiş, uzman erbaşlığa müracaatında askeri hastaneye sevk edilerek sağlam olduğu tesbit edilmek sureti ile uzman erbaşlığa alınmıştır. Bünyesel kaynaklı rahatsızlıkların az veya çok belirli bir süreç geçtikten sonra bulgu verdiği, bu rahatsızlıkların belirli süreçlerden sonra tesbit edilebildiği tıbbi bir gerçektir. Davacının hileli hareketlere başvurarak uzman erbaş olduğu, uzman erbaş olabilmek için hileli hareketlerle sağlam raporu aldığı hususunda da bir delil bulunmamaktadır. 205 sayılı kanunun 26 ncı maddesinde tam ve daimi maluliyet yardımı yapılması koşulları arasında ilgilide mevcut rahatsızlığın OYAK üyeliğinden önce var olmaması hususunda bir hükümde bulunmamaktadır. Davalı kurumun davacıda mevcut rahatsızlığın (rizikonun) OYAK üyeliğinden önce var olduğu, davacıya maluliyet yardımı yapılmaması gerektiği itirazına itibar edilmemiştir. Davacının tam ve daimi maluliyet yardımı koşullarını taşımasına rağmen aksi yönde tesis edilen işlem hukuka uygun bulunmadığından iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Tam ve daimi maluliyet yardımına 29.04.2002 tarihinden itibaren yasal faiz isletilmesi talep edilmiş ise de; 205 sayılı kanunun 26/a maddesinde hastalık sebebiyle yapılacak tam ve daimi maluliyet yardımının maluliyet halinin tesbitinden bir sene sonra ödeneceğinin belirtilmesi nedeniyle davacının maluliyetinin GATA Komutanlığının 29.04.2002 tarih 3025 Sayılı askerliğe elverişli değildir raporu ile tesbit edildiği 29.04.2002 tarihinden 1 yıl sonra ödenmesi gereken 29.04.2003 tarihinden itibaren yasal faiz isletilmesi hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacıya tam ve daimi maluliyet yardımı yapılmaması işleminin İPTALİNE,
2.Tam ve daimi maluliyet yardımına 29.04.2003 tarihinden itibaren % 30 yasal FAİZ İŞLETİLMESİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy