(926 S. K. m. 137)
Davacı, 20 Ocak 2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 30 Haziran 1994 tarihinde Anadolu Üniversitesinin 4 yıl süreli İsletme Fakültesini bitirdiğini, 30 Ağustos 2000 tarihi itibariyle 1 nci derecenin 3 ncü kademesine intibakının yapıldığını, derece ve kademe ilerlemesini tamamladığını, 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 137/4-c bendinde, yükseköğrenim yapmış olan astsubayların intibaklarının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun genel idare hizmetleri sınıfında aynı yüksek öğrenim bitirenler için tespit edilen derece ve kademelerden (9/1) hizmete başlamış kabul edilerek yapılmasının öngörüldüğünü, 631 sayılı KHK. ile derece kademe ilerlemesinde makam ve kadro koşulunun aranması esasının terk edildiğini, 926 sayılı TSK Personel Kanununun 657 sayılı Yasanın eski haline paralel olarak düzenlendiğini, yasamanın yeni iradesiyle makam ve kadro ilişkisi ile derece kademe ilişkilerinin farklı statüde değerlendirildiğini, 926 sayılı Kanununun EK-VIII sayılı cetvelinde 1 nci derecenin 4 ncü kademesinin bulunmasının Anayasanın 10 ncu maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek, 926 sayılı Kanununun EK-VIII sayılı cetvelinin, Anayasaya aykırı olması nedeniyle iptaline ve intibakının 1 nci derecenin 4 ncü kademesine yapılmaması işleminin iptaline karar verilmesini talep etmektedir.
Astsubay olan davacı, 30.06.1994 tarihinde 4 yıllık Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olduktan sonra, 19.09.1994 tarihinde 30.08.1994 tarihinden geçerli olarak 4/2 derece ve kademesinden 3/2 derece ve kademesine intibakı yapılmış ve şu an bulunduğu 1/3 derece ve kademesinden 1/4 derece ve kademesine yükseltilmesi isteminin reddine ilişkin işlemin iptalini istemiştir.
Davacının anılan fakülteyi bitirmiş olusu nedeniyle, 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 137 nci maddesinin (c) bendine göre yapılan intibak işlemi sonucu o sırada bulunduğu derece ve kademesine 1 derece ilave edilmiştir. Esasen taraflar arasında intibaka ilişkin bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Anlaşmazlık konusu, halen 1/3 derece ve kademesinde bulunan davacının 1/4 derece ve kademesine yükseltilip yükseltilemeyeceği hususudur.
926 sayılı Kanunun 137 nci maddesine EK-VIII sayılı cetvelde, astsubayların yükselebilecekleri en üst derece 1, en son kademe 3 olarak gösterilmiştir. Anılan maddede, görevde iken yüksek öğrenim gören astsubayların intibak işlemlerinin, aynı yüksek öğrenimi gören Devlet Memurlarının genel idare hizmetleri sınıfının memuriyete giriş derece ve kademelerine göre hizmete başlamış kabul edilmek suretiyle yapılacağı öngörüldüğü halde, bunların tabi olduğu cetvelde gösterilen tavan derece ve kademesinin aşılabileceğine ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Bu nedenle tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bunun aksine bir yorum biçimi, Kanunun gerçek amacına ve kanun koyucunun iradesine ters bir sonuca ulaştıracaktır.
Kanun koyucu, eğitim ve öğretimi teşvik ve görevde iken de yüksek öğrenimi bitiren astsubayların mağduriyetlerini önlemek açısından, intibaklarında eski emsallerine nazaran ne kadar derece ve kademeye yükseltilebileceklerini belirtmiş ve bunu yeterli görmüştür. Bu hususu tüm açıklık ve detayı ile belirten kanun koyucunun tavan konusunun aşılabileceği yolunda yeni bir hüküm getirmemiş olusu ile, özellikle EK-VIII sayılı cetvelde bunların yükselebilecekleri en son derece ve kademenin 1/3 olarak gösterilmiş olusu karşısında, maddeye, davacının vermek istediği anlam ve yorumu vermek mümkün değildir. Eski emsaline nazaran yıllarca bir derece önde gitmiş ve bu şekilde aylık almış bulunan davacının herhangi bir mağduriyeti de söz konusu değildir.
Davacının kendisinin 1 nci derecenin 4 ncü kademesine yükselmesine engel olan hükmün (EK-VIII sayılı cetvelin), Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddiası ciddi görülmemektedir. Zira, astsubaylar ve dolayısıyla davacı, statü hukukuna tabidir. Statü hukukunda kişiler şartları önceden belirlenmiş ve düzenlenmiş hukuki duruma girmektedirler. Kişinin içine girdiği bu hukuki durum herkes için aynı olan, kişiden kişiye değişmeyen bir durum, statüdür. Kişi bu statüye girmeyi kabul etmekle önceden belirlenmiş şartları da kabul etmiştir. Bu statüye dahil olduktan sonra meydana gelen olaylar, kişinin içinde bulunduğu statünün şartlarına göre değerlendirilir ve özel düzenleme yoksa başka bir statü hukukundan da yararlandırılamazlar.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy