(657 S. K. m. 68, 72, 76)
Davacı 03.01.2003 tarihinde İzmir Nöbetçi İdare Mahkemesine verdiği ve 06.01.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 20.07.1987- 23.09.1997 tarihleri arasında İzmir Adliyesinde zabit katibi olarak görev yaptığını, çocuğunun bakımı ve okuluna yakın olabilmek için 23.09.1997de Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığında Zabit katipliği görevine başladığını, 11.09.2001 tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesine bağlı Adalet Yüksek Okulunu bitirdiğini, evinin Bornovaya taşınması nedeniyle çocuğuna yakın olmak amacıyla evine yakın ve kadrosuna uygun olan Bornova 10 ncu J. Er Eğitim Alay Komutanlığı Disiplin subaylığındaki boş zabit katipliği kadrosuna 15.07.2001 ve 25.03.2002 tarihlerinde atanma isteğinde bulunduğunu, boyun fıtığı rahatsızlığından dolayı 14-18 Ekim 2002 tarihleri arasında askeri hastahanede yattığını ve 18.10.2002 tarihinde 1,5 ay SMKli rapor ile taburcu edildiğini, raporlu olduğu dönemde hukuka aykırı ve özlük haklarını düşürecek şekilde İzmir Dz. Ik. Grup K. Işlt. A. Mlz. Grup A. Mlz. S. veri hazırlama ve kontrol işletmenliği kadrosuna atanmasının yapıldığını belirterek, öğrenim durumu ve özlük hakları açısından hukuka aykırı işlemin yürütmesinin durdurulmasına ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; Davacının İzmir Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığında zabit katibi olarak görev yapmakta iken 15.07.2001 tarihli dilekçesi ile evinin işyerine uzak olduğunu ve servis imkanlarından yararlanamadığını, sabah aksam bindiği araçlara ayrıca para ödediğini, çocuğu ile yeteri kadar ilgilenemediğini belirterek Bornova 10 ncu J.Er.Eğt. Alay Komutanlığı Disiplin Mahkemesinde görevli sivil memurun emekliye ayrılması nedeniyle boşalan zabit katipliği kadrosuna evine yakın olması nedeniyle atama isteğinde bulunduğu, Başbakanlıkça 2001 yılında açıktan memur alımına izin verilmemesi nedeniyle davacının bu talebine olumsuz cevap verildiği, davacının 25.03.2002 tarihli dilekçesi ile görev yaptığı Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığı (Poligon - İzmir) nın evine olan uzaklığının kendisini maddi ve manevi olarak yıprattığını, Deniz İkmal Grup Komutanlığı emrinde görevli Sivil Memur ................. nin Askeri Savcılıkta çalışmak istediğini öğrendiğini belirterek Bornova 10 ncu J.Er.Eğt. A. Komutanlığı Disiplin Subaylığı zabit katipliği kadrosuna atanma istediği, Başbakanlıkça 2001 ve 2002 yılında açıktan memur alım izninin verilmemesi ve genel idare hizmetleri sınıfındaki zayiatlar sonucunda oluşan hizmet ihtiyacının karşılanmasında çekilen güçlükler, servis imkanlarının bulunması ile emsal teşkil etmemesi hususları dikkate alınarak talebine olumsuz cevap verildiği, 2002 yılında davacının rahatsızlıkları nedeniyle 2 ay 15 gün istirahat kullandığı; Güney Dz. Saha Komutanlığının 19.10.2002 tarihli teklif yazısı ile davacının ikamet ettiği yerden mesai geliş - gidiş zorluğu yaşaması, maddi manevi ve ailevi problemleri olması, daha önce vermiş olduğu atanma dilekçelerine menfi cevaplar verilmesi sonucu oluşan motivasyonsuzluk nedenleriyle davacının yoğun olan Askeri Savcılık faaliyetlerini menfi yönde etkilediği belirtilerek hizmetin devamlılığı ve davacının problemlerinin giderilmesi maksatları ile Güney Deniz Saha Komutanlığınca Devlet Memuru ............... ile karşılıklı görev yerlerinin değiştirilmesinin teklif edildiği, bu teklifin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından uygun görülerek davacının 25.12.2002 tarihinde İzmir/ Turan Dz.Ik.Grup K.Işlt.A.Mlz. Grup. A. Mlz.S. Veri Hzl. ve Kont. Işlt. Kadrosuna atamasının yapıldığı, bu atama üzerine davacının atama işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması talepleri ile dava açtığı, yürütmenin durdurulması talebinin AYİM 2 nci Dairesinin 12.03.2003 tarih ve GENSEK No:2003/ 4, ESAS:2003/73 sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmaktadır.
Konuyla ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 72 nci maddesinin 1 nci fıkrasında; Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmaları; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen belgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır. hükmü;
Aynı Kanunun Memurların Kurumlarınca Görevlerinin ve yerlerinin Değiştirilmesi başlıklı 76 ncı maddesinde ise; Kurumlar görev ve unvan eşitliği gözetmeden, kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 nci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst kurum içinde veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler... hükmü yer almaktadır.
Bu yasal düzenlemeye göre kendileri istemedikçe memurların kazanılmış hak aylık derecelerinin altında bir kadroya atanamayacakları, kazanılmış hak aylık dereceleriyle başka bir göreve aynı veya başka yerlerdeki kadrolara atanmalarının ise mümkün olduğu anlaşılmaktadır.
Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında Görevli Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atamalarına İlişkin Yönetmeliğin (MSYNT-52-2) 3 ncü maddesi a fıkrasında; Yer değiştirme suretiyle atama; aynı kurumda çalışan memurların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 76 ncı maddesindeki esaslar çerçevesinde atanmasını d fıkrasında hizmet alanı; hizmet bölgesindeki görevin yapıldığı yeri ifade eder denmektedir. Aynı yönetmeliğin 4 ncü maddesinde yer değiştirme suretiyle atamalarda esas alınacak temel ilkeler sayılmış ve hizmet ihtiyacı nedeniyle yapılacak atamalarda görevin özelliğine göre hizmet bölgeleri ve alanları arasında memurların adil ve dengeli dağılımının sağlanmasının esas olduğu, devlet memurlarının mahallinden temin edilmesi ve hizmet alanlarındaki görevin sürekliliğinin esas olduğu belirtilmiştir.
Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında görevli Devlet Memurlarının Yer Değiştirmek Suretiyle Atamalarına İlişkin Yönetmeliğin (MSYNT 52-2) Hizmet Gereği Yapılacak Yer Değiştirmeler kenar başlığını taşıyan 8 nci maddesi Aşağıda belirtilen hallerde, hizmet bölgelerindeki zorunlu çalışma sürelerine bakılmaksızın, hizmet gereği olarak yer değiştirme suretiyle atama yapılır.
a) Haklarında yapılan adli, idari, inzibati bir soruşturma sonucuna göre o yerde kalmalarında sakınca görülenler,
b) Sicil raporu sonuçlarına göre olumsuzluğu tespit edilmiş olanlar. hükmünü içermektedir.
Buna göre davacının Gn.Dz.Sh.K. lığı As. Sav. Zabit katipliği kadrosundan, İzmir Dz.Ik.Grup K. Işlt. A. Mlz. S. Veri Hzl. ve Kont.Işlt. kadrosuna atanmasından hukuka aykırı bir yön yoktur. Zira 76 ncı maddede atamalarda görev ve unvan eşitliği zorunluluğu bulunmadığı açıkça belirtilmektedir. Diğer taraftan davacının yapılan atamayla zabit katipliği kadrosunda çalışanların aldıkları tazminatlardan mahrum kalması ve zabit katipliği kadrosundan veri hazırlama ve kontrol işletmenliği kadrosuna geçmesi nedeniyle aylığında eksilme meydana gelmesi, kazanılmış hak aylık derecesinin altında bir göreve atandığı anlamına gelmemektedir.
Davacı Gn.Dz. Sh. K. lığı As. Sav. Zabit katipliği kadrosundan Bornova 10 ncu J. Er Eğt. A. K. lığı Dis. Mh. Zabit katipliği kadrosuna atanmak istemiş, Dz. Ik. Grp. K. lığı veri hazırlama ve kontrol işletmenliği kadrosuna atanmak konusunda bir talepte bulunmamıştır. Başbakanlık tarafından açıktan memur alımına izin verilmemesi nedeniyle davacının yerine açıktan memur atama olanağı bulunmadığı için davacının başka bir kurum olan 10 ncu J. Er Eğt. A. K. lığı Dis. Mah. Zabit katipliği kadrosuna atanmasının mümkün olmadığı, davacının talebi yerine getirilemediği için davacıda oluşan motivasyon bozukluğunun yoğun askeri savcılık faaliyetlerini aksatmaması ve davacının ikamet ettiği yere daha yakın bir kuruma atanmak suretiyle ailevi, maddi ve manevi sorunlarını çözebilmesine katkıda bulunmak gerekçesiyle tesis edilen işlemde, davalı idarenin hizmet gereklerini ve personelin kişisel yararını dengeleyerek, davacının en lehine olan çözüm yolunu tercih ettiği, takdir yetkisini bu hususları gözeterek kullandığı görülmekle dava konusu atama işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açiklanan nedenlerle;
1. Yasal dayanaktan yoksun olan DAVANIN REDDİNE,
KARŞI OY YAZISI
Davacının 1987 yılından itibaren zabit katibi olarak görev yaptığı, Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığında zabit katibi iken önce 15.07.2001 tarihinde ve daha sonra 25.03.2002 tarihinde Bornova 10. J.Er. Eğt. A.K.lığı Disiplin Subaylığında boş olan zabit kâtipliği kadrosuna atanmak üzere müracaatta bulunduğu, bu atanma isteklerinin davacının çocuğunun bakımı ile ilgilenmek ve atanmak istediği yerin evine yakınlığının olduğu anlaşılmaktadır. Davalı idare tarafından davacının her iki atama talebine menfi cevap verildikten sonra Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 25.12.2002 tarihli atama emri ile davacının Dz. İk. Grup K.lığına veri hazırlama ve kontrol işletmenliği kadrosuna, davacının atandığı yerde görev yapan memurun ise davacının yerine atamasının yapıldığı görülmektedir.
Hemen belirtelim ki davanın konusu davacının talep ettiği yere atanmaması değil, kendi isteği dışında başka bir yere atanması işleminin iptaline ilişkindir.
Anayasanın Ailenin Korunması başlıklı 41 nci maddesinde ailenin Türk toplumunun temeli olduğu ve devletin, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunması için gerekli tedbirleri alacağı hükmü yer almaktadır. 657 sayılı Kanunun Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi başlıklı 76 ncı maddesinde kurumların görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atama yapabilecekleri düzenlenmiştir.
Dava konusunda davalı idarenin savunmasında davacının 2002 yılında 2 ay 15 gün istirahat kullandığı, atama dilekçelerine menfi cevap verilmesi sonucu oluşan motivasyonsuzluk nedeniyle yoğun olan Askeri Savcılık faaliyetlerinin menfi yönde etkilendiği, davacının mesaiye gidiş geliş zorluğu yaşadığı gerekçeleri ile atamasının yapıldığı belirtilmiş ise de; öncelikle davacının 2 ay 15 gün istirahat kullanması kendi iradesine bağlı bir durum değildir. Kaldı ki davacının şahsi dosyasının incelenmesinde istirahat raporlarının Askeri Hastahaneden ve bir kısmının da sağlık kurulu tarafından verildiği görülmektedir. Bundan başka, idareyi atama işlemini tesise sevk eden sebep, savunmasında belirttiği gibi sicildeki olumsuzluk olmayıp davacının, ailevi sebeplerle daha elverişli ve yararlı bir yere atama istemesidir. Yani, davacı atama talebinde bulunmamış olsaydı, idare bir atama yapma gereği duymayacaktı.
Diğer yandan, davacının 1997 yılından itibaren Güney Deniz Saha Komutanlığı As. Savcılığında zabit katibi olarak görev yaptığı, 2002 yılına kadar bütün sicil notlarının çok iyi seviyede olduğu, keza 1987-1997 yılları arasında İzmir Adliyesinde zabit kâtibi olarak görev yaptığı dönemde de sicil notlarının büyük çoğunluğunun çok iyi seviyede olduğu, 2002 yılında sicil notunun iyi seviyede olduğu da dikkate alındığında, sırf bu dönemdeki kanaatlere dayalı olarak MSB, Gen. Kur. Bşk.lığı ve Kuv. K.lıklarında görevli Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin (MSYNT-52-2) 8 nci maddesi (b) fıkrasındaki sicil raporu sonuçlarına göre olumsuzluğu tespit edilenler hükmüne göre de kendi isteği dışında atamasının yapılması mümkün değildir. Belirtmek gerekir ki, bu kanaatler menfi olmaktan ziyade davacının atama arzusunu ve durumunu tespit edici mahiyettedirler. Menfi kabul edilse bile, Yönetmelikte aranan gereklilik ve oranda bir hal söz konusu değildir. Bu durumda atama işleminin sebep unsuru yönünden sakat olduğu görülmektedir.
Ayrıca Davacının özellikle 1987 yılından beri zabit kâtibi olarak görev yaptığı, 2002 yılına kadar bu görevi çok başarılı bir şekilde yerine getirdiğinin sicil notlarından ve hakkındaki müsbet kanaatlerden anlaşıldığı, diğer yandan 2001 yılında mesleği ile ilgili bir bölüm olan Adalet Meslek Yüksekokulundan mezun olduğu dikkate alındığında uzun yıllara dayanan meslek tecrübesi gözardı edilerek kendi isteği dışında başka bir kurumdaki başka bir göreve (veri hazırlama kontrol işletmenliği) atanmasında kamu yararının bulunmadığı da açıktır.
Bu açıklamalar karşısında, işlemin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı bulunmasından dolayı iptaline karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy