(205 S. K. m. 26)
Davacı vekili 24.03.2003 ve 16.06.2003 tarihlerinde AYİM kayıtlarına geçen dava ve yenileme dilekçelerinde ve 26.08.2003 tarihinde kayda geçen cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davacının J.Uzm.Onb. olarak 07.08.1996 tarihinde göreve başladığını, Van As. Hastanesinin 22.06.2002 tarihli Uzman Erbaş olarak görev yapamaz raporuna istinaden 07.08.2002 tarihinde terhis edildiğini, terhisi gerektiren hastalığı ortaya çıkmadan önce OYAK üyeliği için müracaat ettiğini ve 15.04.2001 tarihinden itibaren OYAK aidatının kesilmeye başlandığını, Sağlık nedeniyle terhis edilmesinden sonra kısmi malûliyet yardımı talebiyle OYAK Genel Müdürlüğüne müracaat ettiğini bu talebinin reddedildiğini, davacının hastalığının OYAK üyeliğinin başlamasından sonra ortaya çıkması nedeniyle kısmi malûliyet yardımı almaya hakkı bulunduğunu belirterek kısmi maluliyet yardımı yapılması talebinin reddine ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, Davacının 07.08.1996 tarihinde sözleşmeli J.Uzm. Onb. olarak göreve başladığı, Diyarbakır J.Komd. Öz. Hrk. Tb. K.lığı emrinde görev yapmakta iken 10.02.2001 tarihli müracaat formu ve 19.02.2001 tarihli dilekçe ile OYAK üyeliğine müracaat ettiği, 15.04.2001 tarihinden itibaren OYAK üyeliğinin başlatıldığı, davacının OYAK üyeliği devam ettiği sırada Birliği K.lığı tarafından sevk edildiği Diyarbakır 600 yataklı As. Hastanesi tarafından yapılan muayene neticesinde Hastane Sağlık Kurulunun 28.12.2001 tarih ve 1510 sayılı raporu ile HBV İNFEKSİYONU (SEROLOJİK OLARAK 6 AYI GEÇEN SÜREDİR) tanısı ile TSKda Uzman Erbaş Olarak Görev Yapamaz kararı verildiği bu rapor sonrasında bu defa Van As. Hastanesine sevk edilen davacı hakkında Van Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 26.02.2002 tarih ve 194 sayılı raporu ile Minimal Lomber Skolyoz, S1 Posterior Füzyon Defekti, HBV İnfeksiyonu tanısı ile Jandarma Uzman Erbaş Olamaz. Komando Uzman Erbaş Olamaz... kararı verildiği; bu rapor nedeniyle davacının 07.08.2002 tarihinde sözleşmesinin feshedildiği, davacının 13.08.2002 tarihli dilekçe ile hakkındaki raporun incelenerek, malûliyeti hakkında bilgilendirilmesi talebi ile davalı kuruma müracaat ettiği, davalı kurum tarafından yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda 03.02.2003 tarihli yazı ile, OYAK üyeliğine başvurunun, malûliyet yardımına konu olan kaza tarihinden sonra olması nedeniyle davacının talebinin reddedildiği, bu red kararına karşı davacı vekilinin süresinde iptal davası açtığı görülmektedir.
Davalı kurum vekilleri öncelikle AYİM 1. D.nin 29.04.2003 tarih ve 2003/653-583 E.K. Sayılı Dilekçenin Reddine Dair Kararın tebliğinden itibaren süresi içerisinde tekrar dava açılmamış ise davanın süre yönünden reddine karar verilmesini talep etmişler ise de; dilekçenin reddi kararının davacı vekiline 15.05.2003 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren 30 ncu günün (14.06.2003) cumartesi gününe rastladığı, müteakip ilk mesai günü olan 16.6.2003 tarihinde yenileme dilekçesinin AYİM kayıtlarına girdiği, davada süre aşımı bulunmadığı anlaşılmıştır.
205 sayılı OYAK Kanununun kısmi maluliyet yardımı nı düzenleyen 26/b maddesinde kısmi malullük, üyelerden birisi her hangi bir kaza dolayısıyla daimi ve fakat kısmi bir maluliyete uğradığı takdirde iş bu kanunun ilişik 2 Nolu tablodaki nispetler dahilinde kısmi maluliyet yardımına hak kazanır... denilmektedir.
205 sayılı Kanuna Ek 2 Nolu Ordu Yardımlaşma Kurumu Maluliyet Tablosu nun incelenmesinde ise belli vücut organlarının (kol, el, bacak, ayak, el ve ayak parmakları, göz, kulak) tamamen veya kısmen kayıplarının, belli vücut organlarının (omuz, dirsek, diz, bilek, kalça) hareket kısıtlılıklarının, iyi kaynamayan kimi kırıkların (bacak, ayak, dizkapağı, alt çene) kısmi maluliyete yol açacaklarının belirtilerek, bunların ne oranda maluliyete yol açacaklarının yüzde olarak da gösterildiği görülmektedir. Aynı tablonun altında ayrıca Yukarıdaki cetvelde zikredilmiş bulunan maluliyetlerin nispeti, daha az vahim olsalar bile, bunların ehemmiyet derecelerine göre ek cetvelde yazılı nispetlere kıyasen tayin olunur. denilmektedir.
Dava konusunda davacının malûliyetin kaza kaynaklı olmadığı tamamen hastalık orijinli bulunduğu kuşkusuzdur. Bu açıdan bakıldığında öncelikle taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan hastalığın davacının OYAK üyeliğine müracaat ettiği tarihte mevcut olup olmadığının da bir önemi bulunmamaktadır. Dava konusu olayda HBV infeksiyonu rahatsızlığının bünyesel bir hastalık olup, bir kazadan kaynaklanması mümkün değildir. Davacının düçar olduğu Hepatit B hastalığının bir kaza sonucu kendisine bulaştığı yönünde bir iddiası da mevcut değildir. Nitekim davacının hastalığı olan Hepatit B ile ilgili AYİMde görülen bir başka davada belirtildiği üzere, GATA K.lığının 17.08.2001 gün ve İnf.Hst. 2000-677-01 sayılı bilirkişi raporuna göre, HBV virüsünün cinsel temas, ortak kullanılan jilet, enjektör, diş fırçası, kulak deldirme gibi ortak kullanılan alet ve girişimlerle bulaştığı, virüs bulaşan erişkinlerin % 90nının virüsü vücutlarından atma ihtimalinin bulunduğu, taşıyıcılık durumunda iş gücü kaybı yaratmadığı virüsün aynı odada veya yemekhane gibi toplu yerlerde bulunmakla bulaşmasının mümkün olmadığı belirtilmekte ve hastalığın bünyesel bir hastalık olduğu açıklanmaktadır. (AYİM 2 nci Dairesinin 23.01.2002 tarih ve E: 2001/226, K: 2002/102 Sayılı Kararı (AYİM Dergisi S.17 Kitap; 2 Sahife; 1072-1075)}
Açıklanan nedenlerle;davalı kurumca davacıya kısmi malûliyet yardımı yapılmaması işleminde hukuka aykırı bir yön görülmekle;
1.Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy