(5434 S. K. m. 44, 45)
Davacı, 26.12.2002 tarihinde Denizli İdare Mahkemesi, 30.12.2002 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; Ankara - Polatlı İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaparken, teneke legemi yaptırmak ve daktilo şeridi almak için görevlendirildiği çarşı izni esnasında, yolun bir tarafından diğer tarafına geçerken sivil bir aracın kendisine çarpması sonucu kolunun kırıldığını, o an hiçbir şey hatırlamadığını, GATAya kaldırıldığını, tedavisi sonunda GATA Sağlık Kurulunun 04.04.1986 tarih ve 3352 sayılı raporu ile hakkında askerliğe elverişli değildir kararı verildiğini, söz konusu olayla ilgili belgelerin idare tarafından tutulması gerektiğini belirterek vazife malullüğü aylığı bağlanmaması işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava ve tahsis dosyasındaki mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Davacının 06.11.1984 tarihinde Askerlik Şubesinden eğitim birliğine sevk edildiği, 09.11.1984 tarihinde eğitim birliğine katıldığı, Ankara-Polatlı İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görev yaptığı esnada GATA Sağlık Kurulunun 04.04.1986 tarih ve 3352 sayılı raporu ile Sağ dirsek eski kırığına bağlı hareket kısıtlanması teşhisi ile B/59 F-1 Askerliğe elverişli değildir kararı verilmesi üzerine 04.04.1986 tarihinde terhis edildiği, davacının ilk olarak 31.08.1998 tarihli dilekçe ile T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne müracaat ederek aylık bağlanması talebinde bulunduğu, davalı kurum tarafından davacıdan bir kısım belgelerin istenmesi sonrasında davacının bu belgeler ile bu defa 20.05.2002 tarihinde davalı kuruma vazife malulü aylığı bağlanması talebiyle müracaat ettiği, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından Jandarma Genel Komutanlığından ve Denizli Askerlik Şubesi Başkanlığından davacının geçirdiği trafik kazası ile ilgili bütün bilgi ve belgelerin istendiği, Denizli Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından davacı hakkındaki GATA Sağlık Kurulunun 04.04.1986 tarih ve 3352 sayılı raporu ile terhis belgesinin gönderildiği, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından ise davacının kaza yaptığına dair her hangi bir kayda rastlanmadığının bildirildiği, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Tahsisler Dairesi Başkanlığının 16.12.2002 tarihli yazısı ile davacının askerlik görevini yaparken sakatlandığının tevsik edilememesi nedeniyle vazife malulü aylığı bağlanması talebinin reddedildiği, davacı tarafından süresi içerisinde dava açıldığı anlaşılmaktadır.
5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununun 44 ncü maddesi 1 nci fıkrası; Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma gelen iştirakçilere (malul) denir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır hükmünü;
Aynı kanunun 45 nci maddesi;
44 ncü madde de yazılı malullük;
a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa;
b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken bu işlerden doğmuş olursa;
c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumca kabul edilmesi şartıyla)
ç) Fabrika, atölye ve benzeri is yerlerinde ise başlamadan evvel, iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o iş yerinde husule gelen ve yine o iş yerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; Buna (Vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara da (Vazife malulü) denir hükmünü;
Yine aynı kanunun 56 nci maddesi ise; Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, Yedek Subay Okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları halinde kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının %80i üzerinden aylık bağlanır.
Bu suretle bağlanacak aylıklarına, maluliyet derecelerine göre, 55 nci madde de gösterilen nispetlerde zam yapılır hükmünü taşımaktadır. Yukarıdaki hükümlerde açıkça ifade edildiği üzere; iştirakçilerin her ne sebep ve suretle olursa olsun, vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklarının görevlerinin sebep ve tesirleriyle meydana gelmesi halinde, buna vazife malullüğü, bunlara uğrayanlara da vazife malulü denileceği hüküm altına alınmıştır.
Davacı tarafından Polatlı İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaparken görevli olarak çarşı izninde bulunduğu sırada kendisine sivil bir aracın çarptığı iddia edilmiş; ancak görevlendirilmesine ilişkin davacı tarafından her hangi bir belge ibraz edilmemiştir. Davacıya ait GATA Sağlık Kurulunun 04.04.1986 tarih ve 3352 sayılı rapordaki bulgular kısmında (davacının) .....anlatımına göre Ağustos 1985 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu acilen kliniğimize başvuran hastada...... ibaresinin bulunduğu, bu rapor dışında davacının geçirdiği trafik kazasına ilişkin Jandarma Genel Komutanlığı ve Denizli Askerlik Şubesi Başkanlığının kayıtlarında başka bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu bilgiler ışığında davacının askerlik görevini yaptığı dönemde askeri mahal dışında bir trafik kazası sonucu sakatlandığı anlaşılmakta ise de; davacının sakatlanmasına neden olan olayın askerlik görevinin sebep ve tesiriyle meydana geldiğinin ispatlanamaması, davacı tarafından da bu yönde bir bilgi ve belge ortaya konamaması karşısında maluliyetin oluşmasında görevin etkisinin bulunmadığı, davacıya vazife malullüğü aylığı bağlanmaması yönünde tesis edilen işlemde hukuka ve yasal düzenlemeye aykırı bir durumun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy