(205 S. K. m. 26)
Davacı vekilleri 07.10.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Lv. Mly. Ok. ve Eğt. Mrk. K.lığı emrinde kalorifer ateşçisi olarak görev yapmakta iken rahatsızlığı nedeniyle sevk edildiği GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulunun 08.08.2001 tarih ve 750 sayılı raporu ile hakkında TSK da görev yapamaz kararı verildiğini, bu karar üzerine malulen emekliye sevk edildiğini, 205 sayılı Yasa uyarınca davacıya tam ve daimi maluliyet yardımı yapılması talebiyle yaptıkları müracaatın davalı kurum tarafından reddedildiğini, daha sonra GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesine yapılan yeni müracaat üzerine düzenlenen 11.06.2003 tarih ve 97 nolu ek rapor ile TSKde görev yapamaz, fikren çalışır, bedenen çalışamaz vücut fonksiyon kayıp oranı % 40 olduğunu bildirir tıbbi kanaattir şeklinde kesin işlem tesis edildiğini, bu karar ile davalı kuruma müracaat edilmesine rağmen yine tam ve daimi maluliyet yardımı yapılması talebinin reddedildiğini, dava hakkında düzenlenen rapor karşısında tam ve daimi maluliyet yardımı koşullarının gerçekleştiğini bu nedenle işlemin iptaline ve yürütmenin durdurulmasına kara verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin yürütmenin durdurulması talepleri AYİM 3 ncü Dairenin 30.10.2003 tarih ve Gensek No: 2003/2496, Esas No: 2003/582 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının İstanbul, Lv. Mly. Ok. ve Eğt. Mrk. K.lığı emrinde kalorifer ateşçisi sivil memur olarak görev yapmakta iken, GATA Haydarpaşa Eğitim Hastahanesi Sağlık Kurulunun 08.08.2001 tarih ve 750 sayılı raporu ile C4-5, C5-7 Anterior Korpektomi + Diskektomi+Otojen kemik teşhisi ile TSKde yapamaz kararı verildiği; bu karar üzerine davacının Milli Savunma Bakanlığının 28.02.2002 tarih ve 11 sayılı onaylı ile malulen emekliye sevk edildiği, davacının vekili aracılığıyla maluliyet yardımı talebiyle OYAKa başvurduğu, bu talep üzerine davacı hakkında GATAdan ek rapor istendiği; GATA Sağlık Kurulunun 24.04.2002 tarih ve 126 sayılı ek raporunda, ... hastanın hastalığının tedavisi mümkün olup, fikren çalışıp, bedenen ağır işlerde çalışamayacağı... kararı verilmesi üzerine davalı kurumun 13.05.2002 tarihinde tam ve daimi maluliyet yardımı yapılması talebini reddettiği; bu red kararına karşı davacı vekillerinin davacıya tam ve daimi maluliyet yardımı yapılmaması işleminin iptali istemiyle AYİM de dava açtıkları, AYİM 1 nci D.nin 04.03.2003 tarih ve 2002/1206 Esas, 2003/293 Karar sayılı kararı ile, davacı hakkındaki GATA Sağlık Kurulunun 24.04.2002 tarih ve 126 sayılı ek raporunda davacının fikren ve bedenen çalışabileceğinin belirtilmesi, bir işle meşgul olmak imkanından katı suretle mahrum kalma halinin söz konusu olmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği; AYİM 1 nci D.nin bu kararından sonraki bir tarihte davacının GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesine müracaatı üzerine hakkında düzenlenen 11.06.2003 tarih ve 97 nolu ek raporda C4-5, C5-7 Anterior Korpektomi + Diskektomi+Otojen kemik füzyon uygulaması tanısı ile TSKde görev yapamaz, fikren çalışır, bedenen çalışamaz vücut fonksiyon kayıp oranı % 40 olduğunu tıbbi kanaati oluşmuştur kararı verildiği; sonradan verilen bu ek rapor ile davacı vekillerinin 30.06.2003 tarihinde yeniden OYAKa tam ve daimi maluliyet yardımı talebiyle başvurdukları, davalı kurumun 14.07.2003 tarihinde verdiği cevapta davacı hakkında daha önce GATA tarafından düzenlenen 24.04.2002 tarih ve 126 sayılı zeyl raporuna talebin reddedildiğini; GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen rapor ise bir işle meşgul olmak imkanından kaldığının belirtilmesi nedeniyle davacıya tam ve daimi maluliyet yardımı yapılmasının mümkün olmadığının belirtildiği; bu red kararın karşı davacı vekillerinin 06.08.2003 tarihinde Ankara 12 nci İdare Mahkemesinde tam ve daimi malûliyet yardımı yapılmaması işleminin iptali istemiyle dava açtıkları, davanın görev yönünden reddedilmesi ve kararın 25.09.2003 tarihinde tebliği üzerine, süresinde AYİM de dava açtıkları anlaşılmaktadır.
Davalı kurumun, kesin hüküm ve süre itirazı bulunduğundan öncelikle bu konular incelenmiştir. Kesin hüküm, tarafları, konusu, sebebi aynı olan bir davanın kesinleşmiş bir yargısal kararla sonuçlandıktan sonra, bir daha yargı organları önüne getirilmemesi, getirilmiş olsa bile esası görüşülmeden mahkemece reddedilmesini ifade etmektedir. Davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilebilmesi için yukarıda sayılan tarafları, konusu ve sebebinin aynı olması koşulları, birlikte gerçekleşmelidir. Dava konusu olayda ise davacı hakkında yukarıda belirtilen AYİM 1 nci Dairesinin verdiği kararda davanın reddi sebebi GATA Sağlık Kurulunun 24.04.2002 tarih ve 126 sayılı zeyl raporu iken, davacı sonradan müracaat ettiği GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi tarafından düzenlenen 11.06.2003 tarih ve 97 nolu ek rapora dayanarak yeniden davalı kuruma müracaat etmiş, davalı kurum sonraki rapora göre de davacının durumunu inceleyip red işlemi tesis etmiş ve işbu dava açılmıştır. Sonraki açılan davada taraflar ve konu aynı olmakla birlikte sebep unsuru yönünden farklılık bulunduğundan davalı kurumun kesin hüküm itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı kurumun davada süreaşımı bulunduğu yönündeki itirazı da incelendiğinde; davacı hakkında daha önce düzenlenmiş raporlar ve bu raporlara göre davalı kuruma müracaat söz konusu ise de; yukarıda belirtildiği üzere davacı hakkında düzenlenen 11.06.2003 tarihli ek rapor üzerine davacının gerek 205 sayılı Kanunun 27 nci maddesindeki 1 ve 5 yıllık süreler içerisinde gerek davalı kurumun 14.07.2003 tarihli red kararına karşı 60 günlük dava açma ve İdare Mahkemesinin görev yönünden red kararının tebliği sonrasında 30 gün içinde dava açmış olması karşısında davalı kurumun süre asimi yönündeki itirazı da yerinde görülmemiştir.
Yine davalı kurumun husumet yönünden davanın reddi gerektiği yönündeki savunmasına ise; davacı vekillerinin sonradan davacı hakkında düzenlenen 11.06.2003 tarihli GATA Haydarpaşa Eğitimi Hastanesi ek raporuna dayanarak davacıya tam ve daimi maluliyet yardımı yapılmaması işleminin iptalini talep etmeleri, GATA raporunun iptali yönünde bir taleplerinin bulunmaması karşısında, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki savunmasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
205 Sayılı OYAK Kanununun 26/A maddesi Tam ve daimi malullük, üyelerden herhangi biri ister vazife dahili ister vazife harici olsun, herhangi bir kaza, hastalık ve sakatlık neticesinde bir işle meşgul olmak imkanından katı suretle mahrum kaldığı heyeti sıhhiye raporu ile tebeyyün ettiği takdirde tam ve daimi malul addedilir. Muvakkat ve kısmı malullük ile hastalıklar tam ve daimi maluliyet mefhumunun haricindedir. Ancak, vücudun yarısının felci, iki kol veya iki bacağın, iki elin, iki ayağın ve iki gözün, bir kol ile bir bacağın, bir el ile bir ayağın tamamıyla kaybı, tedavisi gayri kabil daimi hastalıklarla gayri kabil tedavi olduğu heyeti sıhhiye raporu ile tebeyyün edip kurumca da vazifeye devamına imkan olmadığı kabul edilen sair hastalıklar tam ve daimi hali olarak kabul edilir. hükmünü içermektedir.
205 sayılı OYAK Kanununun 26/a maddesinde düzenlenen tam ve daimi maluliyet yardımını doğuran hukuki nedenler kaza, hastalık veya sakatlık olmak üzere üç halde gerçekleşebilir. İki paragraf halinde düzenlenen bu fıkra da her iki paragrafta da eşit şekilde etkili kurucu unsur; kaza, hastalık veya sakatlığın bir işle meşgul olmak imkanından katı surette mahrum kalma sonucunu doğurması ve bu halin bir sağlık kurulu raporu ile ortaya konulmuş olması gerekmektedir.
Davacı hakkında düzenlen GATA Sağlık Kurulunun 24.04.2002 tarih ve 126 sayılı ek raporu ile GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulunun düzenlediği 11.06.2003 tarih ve 97 nolu ek rapor arasındaki çelişki dikkate alınarak, GATA Profesörler Sağlık Kurulundan ek rapor istenmiş, GATA Profesörler Sağlık Kurulunun, davacı hakkındaki raporları incelenmesi sonucu verdiği 01.11.2004 tarih ve 174 sayılı Ek raporda; ile C4-5, C5-7 Anterior Korpektomi + Diskektomi+Otojen kemik Grefti konulması teşhisi ve Cerrahi tedavisi tamamlanmıştır. TSK da görev yapamaz Fikren çalışır bedenen çalışamaz kararı verildiği anlaşılmıştır. TSKndeki en yetkin Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen ek rapora göre davacıya tam ve daimi malûliyet yardımı yapılabilmesi için gereken kurucu unsur olan bir işle meşgul olmak imkanından katı surette mahrum kalma halinin gerçekleşmiş olması karşısında davacı hakkında tesis edilen işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı bulunduğu sonucuna varılmıştır. Ek raporda davacının fikren çalışabileceği belirtilmiş ise de, davacının kaloriferci sivil memur olarak görev yaptığı dikkate alındığında, statü dışında fikren çalışabileceği bir işin olmayacağı gerçeğinden hareketle, cerrahi tedavisi tamamlanmıştır kararına göre tam ve daimi malûliyet koşulunun gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Sebep unsuru yönünden hukuka aykırı bulunan, davacıya OYAK tam ve daimi maluliyet yardımı yapılmaması işleminin İPTALİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy