(1602 S. K. m. 35, 42) (1111 S. K. Ek m. 1) (Dövizle Askerlik Hizmetinin Uygulanmasına Dair Yönetmelik m. 26, 27)
Davacı, 26.08.2003 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 15.03.1992 ile 15.05.1992 tarihleri arasında dövizle askerlik hizmetini yerine getirdiğini ve dövizle askerlik hizmetinin ilk taksidi olarak 2500 Alman Markını ödediğini ve kalan miktarın taksitlendirildiğini, 1988 yılında Almanyadan 5 yıl süre ile şartlı olarak sınır dışı edilmesi sebebiyle 23.09.2002 tarihinde silah altına alındığını belirterek, 1992 yılında dövizle askerlik hizmeti için ödediği 2500 Alman Markının askerlik hizmeti bitiminde ve faizsiz ödenmesi işleminin iptali ile dövizli askerlik hizmetinden çıkarılarak yeniden askere alınması işlemi sebebiyle uğradığı 15.000.000.000. TL maddi, 5.000.000.000 TL. manevi tazminat ödenmesini talep ve dava etmektedir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının 15.03.1992 ile 15.05.1992 tarihleri arasında .......... nci Topçu Er Eğt. Tugay K.lığı emrinde dövizle askerlik hizmetini yerine getirdiği ve bu kapsamda 2500 Alman Markını ödediği ve kalan miktarın ise 38 yaşını doldurduğu yılın sonuna kadar taksitlendirildiği, ancak taksitlerini zamanında ve hiç ödemediği davacının akıbetinin araştırılması üzerine davacının 16.02.1998 tarihinde yurda kesin dönüş yaptığının ve yurt dışına hiç çıkmadığının tespiti üzerine dövizle askerlik hizmetinden yararlananlar statüsünden çıkarılarak 23.09.2002 tarihinde er statüsünde silah altına alındığı, davacı 15.12.2002 tarihli dilekçe ile dövizle askerlik hizmetinden yararlananlar statüsünden çıkarılması işleminin geri alınması veya kaldırılması istemi ile davalı idareye başvurduğu, başvurusunun reddi üzerine, süresi içinde işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
1602 sayılı AYİM Kanununun 42 nci maddesi: İlgililer, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davaları ile birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı, icra tarihinden itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 35 inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. hükmünü içermektedir.
Davacının, 23.09.2002 tarihinde er statüsünde silah altına alınarak
.. nci Mknz. P.Tuğ. K.lığı emrine sevkinin yapıldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı 15.12.2002 tarihli dilekçe ile dövizle askerlik hizmetinden yararlananlar statüsünden çıkarılması işleminin geri alınması veya kaldırılması istemi ile davalı idareye başvurduğu da maddi olgudur. Buna göre, davalı idarece davacının dövizle askerlik hizmetinden yararlananlar statüsünden çıkarılmasına yönelik kesin işlemin 23.09.2002 tarihinde icra edildiği ve davacının 1602 sayılı Kanunun 42 ve 35/b maddeleri uyarınca 23.09.2002 tarihinden itibaren 60 günlük idari dava açma süresinde bu işlemin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması hususunda başvurması gerekirken, bu süreyi geçirerek 15.12.2002 tarihinde idareye başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.
Böylece davacı tarafından ileri sürülen zararın dövizle askerlik statüsünden çıkartılarak er statüsüyle yerine getirilmesi nedeniyle oluştuğu ileri sürülmekte ise de davacının dövizle askerlik hizmetinden çıkarılması işlemi nedeniyle uğradığı zararların tazmini istemi ile açılan davada hakkında idare tarafından er statüsünde askere sevk işleminin gerçekleştirildiği 23.09.2002 tarihinden itibaren yukarıda belirtilen açıklamalardan anlaşılacağı üzere dava açma süresinin asılmış olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı 1602 sayılı Kanunun 35/b maddesi uyarınca 15.12.2002 tarihli dilekçesi ile dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak için ödediği 2500 Alman Markının askerlik hizmetini tamamlaması sonrası değil derhal ve faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiş ve bu talebinin reddi uyarınca süresinde dava açmıştır.
Dövizle askerlik hizmetinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, 1111 sayılı Askerlik Kanununun EK-1nci maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun EK-1nci maddesi Oturma veya çalışma iznine sahip olarak işçi, işveren sıfatıyla veya bir meslek ya da sanatı icra ederek, en az üç yıl süre ile fiilen yabancı ülkelerde bulunan 1111 sayılı Askerlik Kanunu ile 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanununa tabi yükümlüler, durumlarını ispata yarayan belgelerle birlikte bağlı bulundukları Türk konsoloslukları aracılığıyla askerlik şubelerine başvurmaları halinde; 10 000 Alman Markı veya karşılığı kadar yönetmelikte belirtilecek yabancı ülke parasını, başvuru tarihinden itibaren 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar ödemeleri ve bir aylık temel askerlik eğitimine tabi tutulmaları kaydıyla muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar. Dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak üzere yaptıkları başvuruları kabul edilen yükümlülerden; gereken şartları taşımadıkları anlaşılanlar, ödemeleri gereken yabancı ülke parasını yönetmelikte belirtilen sürelere uygun ödemeyenler, belirtilen yaş sınırı sonuna kadar temel askerlik eğitimini yapmayanlar, ücret veya maaşları yurt içinden transfer edilenler, yabancı ülkelerde resmi bir görevle bulunanlar, dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak için gereken yükümlülüklerinin devamı süresince toplam olarak her takvim yılının yarısından fazlasını yurt içinde geçirenler, yurda kesin dönüş yapanlar, istekleriyle vazgeçenler, askerliğe elverişsiz oldukları tespit edilenler; Milli Savunma Bakanlığınca dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılarak, durumlarına uygun askerlik işlemine tabi tutulurlar. Yükümlülerin ödemiş oldukları dövizler; dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılmaları halinde tabi oldukları statüde askerlik hizmetini tamamladıktan sonra, temel askerlik eğitimi sırasında veya daha önce ölmeleri veya askerliğe elverişsiz hale gelmeleri halinde ise hemen kendilerine, vekillerine veya kanuni mirasçılarına iade tarihindeki kurdan Türk Lirası olarak yurt içinde gösterecekleri banka hesabına ödenir hükmünü amirdir.
Dövizle Askerlik Hizmetinin Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 27 nci maddesinde de, dövizle askerlik hizmeti kapsamında ödenen dövizin geri ödemesi ile ilgili esaslar belirtilmiş, yükümlülerin ödedikleri dövizin; Yönetmeliğin 26 ncı maddesine göre dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılanlara, askerlik görevlerini, tabi oldukları statülerden biri ile yerine getirmelerinden sonra, iade tarihindeki Türk Lirası karşılığının, kendilerinin vekillerinin veya kanuni mirasçılarının yurt içinde gösterecekleri banka hesabına ödeneceği açıkça belirtilmiştir.
Buna göre, 1111 sayılı Kanunun EK-1 nci maddesi ile ilgili Yönetmeliğin 27 nci maddesinde yer alan düzenlemelere göre, davacıya, askerlik hizmetini tamamlanmasından sonra iade tarihindeki Türk Lirası karşılığında ve yasal faiz isletilmeden 2500 Alman Markının ödenebileceğinin açık olduğu ve davacının aksi yöndeki savlarına itibar etmenin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının, 1992 yılında dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak için ödediği 2500 Alman Markı tutarındaki paranın, derhal ve yasal faiziyle ödenmesi istemi ile açtığı dava yasal dayanaktan yoksun olduğundan REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy