(2330 S. K. m. 1, 2, 10) (Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik m. 1, 2, 13)
Davacılar vekili, 07 Şubat 2003 tarihinde kayda giren dava dilekçesinde özetle; davacıların oğlu J.Er ........................in Mardin İl Jandarma Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini ifa etmekte iken 23.03.2002 tarihinde saat 09.15 sıralarında karakolda görevli erbaş ve erler ile birlikte sabah sporuna çıktığını, 1500 metre koşudan sonra dinlenmeyi müteakip, tüfeksiz hareketler yapılırken J.Er ..........................in sporda harcadığı efor sonucu kendinden geçerek yere düştüğünü, birlik tabiplerinin ilk müdahalesi sonrası Savur Sağlık Ocağına oradan da Mardin Devlet Hastanesine sevk edildiğini, ancak kurtarılamayarak vefat ettiğini, J.Er .........................in bilinen hiçbir rahatsızlığının olmadığını, tamamen hizmetin ifası sırasında ve doğrudan doğruya hizmetin sebep ve tesiri ile ölmüş bulunduğunu, Savur İlçe J.Mrk.Krk.K.lığı personelinin münhasıran iç güvenlik hizmetlerinde görevli personelden oluştuğunu, İç Güvenlik hizmetinin ise, 24 saat üzerinden icra edilen bir hizmet olduğunu, Jandarma Karakolunda 24 saat boyunca yapılan her hizmetin, doğrudan doğruya iç güvenlik ile ilgili olan bir hizmet olduğunu, jandarma karakollarının, emniyet ve asayişi sağlayıp ve kamu düzenini koruduğunu, suç islenmesini önlemek ve kamu düzenini sağlamak için gerekli önlemleri aldığını, bu görevlerin Jandarma Karakollarının emniyet ve asayişi sağlamak amacıyla icra ettikleri önleyici kolluk hizmetlerini oluşturduğunu, jandarma karakollarında görevli personelin 24 saat üzerinden görev yapması dolayısıyla sabahları yaptırılan eğitiminin de bir anlamda iç güvenlik hizmetinin parçası olduğunu, Nakdi Tazminat Komisyonunun kararında yapıldığı gibi, karakol hizmetlerinin bu şekilde bölünemeyeceğini, bu durumun 2330 sayılı Kanunun ruhuna ters düştüğünü, bu genel açıklamalar çerçevesinde, J.Er .......................in olay tarihinde bir iç güvenlik birliğinde görev yapmakta olduğunu, yapmış olduğu hizmetin ülkenin iç güvenlik ve asayişinin korunmasına yönelik bir mülki hizmet olduğunu, bu bağlamda karakoldaki tüm hizmetlerin ayırım gözetmeksizin iç güvenlik ve asayişin temeline yönelik olduğunu, ifade ederek dava konusu işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında mevcut belge ve bilgilerin incelenmesinden; davacıların oğlu J. Er ...........................in Mardin İl J. K.lığı emrinde askerlik hizmetini ifa etmekte iken 23.03.2002 saat 09:15 sıralarında Savur Mrk. J. Krk. K.lığında görevli diğer erbaş ve erler ile birlikte sabah sporuna çıktığını 1500 metre koşudan sonra dinlenmeyi müteakip tüfeksiz hareketlerin icrası esnasında J.Er ........................in sporda harcadığı efor sonucu kendinden geçerek yere düştüğü, birlik tabiplerince olay yerinde yapılan ilk müdahale sonrası, söz konusu J.Erinin Savur Sağlık Ocağına, oradan da Mardin Devlet Hastanesine sevk edildiği ancak kurtarılamayarak vefat ettiği, bu olay üzerine J.Gn.K.lığı Nakdi Tazminat Komisyonunca yapılan inceleme neticesinde, müteveffanın emniyet ve asayişin teminine matuf bir görevin sebep ve tesiri ile vefat etmediği belirtilerek, kanuni mirasçılarına nakdi tazminat ödenmemesine 27.11.2002 tarih ve 2002 / 345 sayı ile karar verilmiş ve söz konusu kararın 03.01.2003 tarihinde davacılara tebliğ edildiği, bunun üzerine davacılar vekilince 15.01.2003 tarihli dilekçe ile müvekkillerine nakdi tazminat ödenmesi için İçişleri Bakanlığına müracaatta bulunulduğu, ancak bu başvurunun 01.02.2003 tarihli yazı ile reddedildiği anlaşılmaktadır.
Nakdi Tazminatın ödenme usul ve esasları, 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelikte düzenlenmiştir.
03.11.1990 tarih ve 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun Amaç başlığı altındaki 1 nci maddesinde, bu kanunun amacı Barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle görevli olanların bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir. şeklinde belirtilmiştir. Kanununun ikinci maddesinde ise, iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkikle görevlendirilen personelle kimlerin amaçlandığına açıklık getirilerek kanun kapsamında bulunan personel sayılmıştır.
Aynı Kanunun 10 ncu maddesinin 1 nci fıkrasında; Kanuna göre verilecek Nakdi Tazminatların ödeme şekli ile 3 ncü maddenin (b) bendi uyarınca ödenecek tazminatların tutarları ile bu kanunla ilgili diğer hususların hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.
Yasa uyarınca çıkartılan Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik 20 Mayıs 1981 gün ve 17345 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmak suretiyle yürürlüğe girmiş, bilahare yapılan değişikliklerle bu yönetmelik yürürlükten kaldırılarak 18 Ocak 1993 gün ve 21469 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik yürürlüğe konulmuş, daha sonra Bakanlar Kurulunun 13 Şubat 1996 gün ve 22553 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 9 Ocak 1996 tarih ve 96/7821 sayılı kararıyla bazı maddeleri değiştirilmiştir.
Yönetmeliğin 1 nci maddesi Bu Yönetmeliğin amacı; 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile 2453 sayılı Yurt Dışında Görevli Personele Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2566 sayılı Bazı Kamu Görevlilerine Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu, 3497 sayılı Kara Sınırlarının Korunması ve Güvenliği Hakkında Kanun ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda belirtilen hallerde ölen, yaralanan ve sakat kalanlara, bu kanunlara göre nakdi tazminat verilmesi, aylık bağlanması ve yapılacak diğer yardımların esas ve usullerinin düzenlenmesidir. şeklindedir.
Kapsamla ilgili 2 nci maddede, iç güvenlik ve asayişin korunması ile kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevlendirilen personel sayılmakta, bu görev ve yardımlardan dolayı veya görev ve yardımları sona ermiş olsa bile yaptıkları bu görev ve yardımları nedeniyle ya da Devlet güçlerini sindirme amacına yönelik saldırı sonucu, derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma ve hastalık sonucu ölmeleri halinde hak sahiplerine verilecek Nakdi Tazminat ile bağlanacak aylığın, sakat kalmaları halinde kendilerine verilecek nakdi tazminatın esaslarını kapsayacağı açıklanmıştır. Yönetmeliğin 19 ncu maddesinde, Nakdi tazminat ödenmesi, aylık bağlanması, öğretim ve sağlık yardımlarıyla ilgili hükümlerinin; ölüm, sakatlanma ve yaralanmanın görevin sebep ve tesiriyle olmayıp da görevli kişinin kendi kasdi sonucu meydana geldiğinin idarece saptanması halinde uygulanmayacağı vurgulanmıştır. İlgili hükümlere göre nakdi tazminat ödenebilmesi için:
1) İç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevli olunması ya da görevli kişinin 2330 Sayılı Kanunun 2 nci maddesinde belirtildiği derecede yakını bulunulması,
2) Ölüm, sakatlanma ve yaralanmanın, belirtilen görevlerin yapılısı sırasında veya görev sona ermiş bulunsa bile görevden dolayı meydana gelmiş olması,
3) Ölüm, yaralanma ve sakatlanmanın oluşumunda kendi kasdi bulunmaması, koşullarının bir araya gelmesi gerekmektedir.
Dosyadaki belgelerden anlaşıldığı üzere, J.Er ................ sabah sporunun icrası sırasında tespit edilemeyen bir nedenle vefat etmiştir. Sabah sporunun askerlik hizmetinin bir parçası ve önemli bir unsuru olduğu tartışmasızdır. Ancak her askeri birlikte icra edilen bu görevin 2330 sayılı Nakdi Tazminat Kanununda ve Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Yönetmeliğinde belirtilen iç güvenliğin ve asayişin korunması ve terörle mücadele görev kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy