(3713 S. K. m. 21)
Davacı vekili, 09 Ekim 2003 tarihinde AYİM kayıtlarına giren dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin
. ncü Komd. Tug.
nci Komd. Tb.
. nci Bl. K.lığı emrinde görev yaptığı dönemde Tugay IMS. depolarından mayın alımı sırasında mayın patlaması sonucu ağır şekilde yaralandığını, her iki göz ve kulaklarını kaybettiğini bacakları ve kafasında telafisi mümkün olmayacak derecede yaralandığını, Sağlık Kurulu Raporuyla TSK. de görev yapamayacağına karar verildiğini, kendisine MSB. Nakdi Tazminat Komisyonu kararıyla nakdi tazminat ödenmesine karar verildiğini, davalı kurum tarafından 2330 sayılı yasa hükümlerinin uygulanması gerekliliği kabul edilerek kendisine vazife malulü aylığı bağlandığını, müvekkilinin birliğin görev alanı görevin mahiyeti bölücü terör örgütü mensuplarına karşı yürütülen operasyon ifa edilmesi nedeniyle olayın 3713 sayılı yasa kapsamında olduğunu, davalı idarece müvekkilinin 3713 sayılı yasa kapsamında kabul edilerek söz konusu yasanın 21/a maddesi gereğince gerekli istemlerin tesisine yönelik işlemlerin reddedildiğini, bunun hukuka aykırı olduğunu belirterek yürütmenin durdurulmasını ve işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin yürütmeyi durdurma istemi AYİM Üçüncü Daire Başkanlığının 06.11.2003 tarih ve Gensek No:2003/2486, Esas No:2003/617 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava ve tahsis dosyasının incelenmesinde; 18 Eylül 1997 tarihinde eğitim amacıyla depodan mayın aldığı sırada üzerinde kör tapa bulunmayan bir mayına kör tapa zannıyla bir fünye takmaya çalıştığı sırada mayının patlaması sonucu davacının yaralandığı, yapılan tedavileri sonucunda GATA Sağlık Kurulunun 30.05.2002 tarih ve 3963 sayılı raporuyla hakkında TSK. nde görev yapamaz kararı verildiği, MSB. Nakdi Tazminat Komisyonunun 23.01.2003 gün ve 2003/6 sayılı kararı ile davacıya 2330 sayılı yasa gereğince nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği, davacı vekilinin 05.09.2003 tarihli dilekçesi ile davalı kuruma başvurarak davacının 3713 sayılı yasa kapsamında değerlendirilmesinin istenildiği davalı kurumun 15.09.2003 tarihli cevabı yazısı ile davacı vekillerinin isteminin reddedildiği, Emekli Sandığı Sağlık Kurulunun 12.09.2002 gün ve 842 sayılı kararı ile davacıya Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından 5434 ve 2330 Sayılı Yasalar kapsamında vazife malûlü aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
3713 sayılı Kanunun Yardım başlıklı 21 nci maddesinin birinci fıkrası Memur ve kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uygulanır. Ayrıca; a) Malûl olanlarla, ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yasamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malûl olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgilere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir. hükmünü amirdir Takib eden fıkra ve bentlerde ise yapılacak yardımlar tek tek sayılmıştır. Bu yardımlardan yararlanmanın asıl ve en önemli şartı terör eylemlerine muhatap olmaktır.
Terörle Mücadele Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/802) (S.Sayısı:554) Genel gerekçe bölümünün madde gerekçelerinin 23ncü maddesine Maddede, kamu görevlilerinden yurtiçinde veya dışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör suçluları tarafından yaralanmaları veya sakat bırakılmaları halinde kendilerine veya öldürülmeleri durumunda eşi ve çocuklarına bağlanacak aylık veya yapılacak yardımlar düzenlenmektedir. şeklinde bir gerekçe getirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ayrıca 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında kabul edilerek vazife malûlü aylığının bu Kanuna göre yükseltilip yükseltilmeyeceği konusundadır. Yukarıda belirtilen 3713 Sayılı Kanunun 21 nci maddesinin birinci fıkrasından da anlaşılacağı üzere, davacının yaralanmasına neden olan olayın doğrudan terör suçluları tarafından ika edilen bir yaralanma olmadığı açıktır. Zira, davacı her ne kadar olay sırasında güven ve asayişin korunması ile görevli birlik personeli ise de; yaralanma olayı terör örgütü ile herhangi bir çatışma esnasında veya terör eylemi sonucu meydana gelmemiş, depodan mayın alımı sırasında mayın patlaması sonucu meydana gelmiştir. Davacının vazife malûlü olduğunda ve 2330 Sayılı Kanun kapsamında bulunduğunda kuşku bulunmamaktadır. Nitekim davalı idare davacıya bu kapsamda vazife malûlü aylığı bağlamıştır. Ancak 3713 Sayılı Yasa kapsamında davacının görevini ifa ederken terör eylemine muhatap olması koşulu gerçekleşmediğinden davalı idare tarafından tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy