(5434 S. K. m. 45)
Davacı vekilleri, 15.01.2003 tarihinde AYİM de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 13.01.1997 tarihinde K.K.T.B.K.leri Mu.Tb.Kh. ve Srv.Bl.Ik.Hsp.sorumlusu olarak görev yaparken
.. P.A. Mu.Takımının yıllık malzeme sayımı ve envanter teslimi için
.e gönderildiğini ve hizmet araçlarının görevde olması sebebiyle müvekkilinin kendi araç ile gitmek için izin istediğini, bu talebin Tb.K. tarafından uygun görüldüğünü ve müvekkilinin görevli olarak kendi aracı ile Yılmaz köye giderken kaza geçirdiğini, müvekkilinin olay anında görevli olduğuna dair Alb
.., ile
. Üçvs
.in ve sivil şahıs
.in ifadeleri bulunduğunu belirterek, müvekkillerine vazife maluliyeti aylığı bağlanmaması işleminin iptalini talep etmektedirler.
Dava ve tahsis dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, davacı Kıbrıs/Kuruçam Çamlıbel
Kh. ve Srv.Blk. K.lığında Astsb.Mu.Üçvs. rütbe ve statüsünde görev yapmaktayken, 18.01.1997 tarihinde trafik kazası geçirerek yaralandığı ve 17.07.2003 tarihinde malulen emekliye sevk edildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, TSK Reh. ve Bak. Merkezince düzenlenen 12.07.2001 tarih ve 157 sayılı raporla davacıya ile C5 Tetrapleji tanısı konularak TSKde görev yapamaz kararı verildiği ve söz konusu raporun Emekli Sandığı Sağlık Kurulunca incelendiği ve 27.01.2003 gün ve 337 sayı ile davacının 12.07.2002 tarihinden itibaren 36 aylık sıhhi izin süresini doldurarak adi malul olduğuna karar verildiği ve davalı idarenin 30.07.2003 tarih ve 793621 sayılı işlemi ile 15.08.2003 tarihinden itibaren davacıya adi maluliyet aylığı bağlandığı görülmektedir.
Davacının, adi malul olarak 17.07.2003 tarihinde emekliye sevk edilmesi ve kesin işlemin bu tarihte tesisi, ayrıca 18.08.2003 tarihli dilekçesi ile vazife malullüğü sayılması hususunda davalı idareye başvurması olguları dikkate alındığında, 15.09.2003 tarihinde kayda geçen dava da süre aşımı bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, davacının 18.01.1997 tarihinde vazifenin sebep ve tesiri ile yaralanıp yaralanmadığı noktasından kaynaklanmaktadır. Davacı bu konuda, ........................in noter huzurunda tespit edilen ifadelerini ve ayrıca .......................in olaydan hemen sonra verdiği ifadeyi değiştirdiğine dair ifadesini delil olarak sunmakta ve savlarını bu kanıtlara dayandırmaktadır.
Davacı vekilince, 18.01.1997 tarihli trafik kazası nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için AYİM de tam yargı davası açıldığı, AYİM İkinci Dairesinin 21.05.2003 tarih ve 2002/888 E, 2003/426 K. Sayılı kararı ile bu davanın reddine karar verildiği, söz konusu karar ve dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, olay esnasında araçta bulunan ve olaydan hemen sonra ifadesi alınan ........................in davacının aracının Aydın köyde kaporta ve boya isleri yaptırdıktan sonra Yılmaz köyde bulunan lastikçiye gittiklerini beyan ettiği, yine kaza sırasında araçta bulunan Astsb
.in olaydan hemen sonra askeri inzibata verdiği ifadesinde ise davacının aracını rot-balans ayarı yapılması için götürdükleri sırada kazanın vuku bulduğunu beyan ettiği, ayrıca olay sonrası davacının görev yaptığı komutanlıkça düzenlenen 19.01.1997 tarihli ilk kaza raporunda, davacının olay sırasında görevli olduğuna dair bir bilginin bulunmadığı aksine kazanın davacının aracını bakım yaptırmaya götürdüğü sırada vuku bulduğunun belirtildiği, böylelikle olay sonrası tespit edilen tanık ifadelerinin ve ilk kaza raporundaki bilgilerin birbiriyle uyumlu şekilde davacının kaza sırasında görevli olmadığını belirttikleri, bu durum karşısında araçta bulunan
.. ve
..in,
. ile
.in olaydan birkaç yıl sonra verdikleri ifadelerin gerçeği yansıtmadıkları ve davacının vazifenin sebep ve tesiri ile yaralanmadığı, 5434 şayili kanunun 45 nci maddesi uyarınca vazife malulü sayılmasına imkan bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy