(1111 S. K. m. 10, 14, 35/C, 36, 84, 86, Geç. m. 20, 33)
Davacı, 06 Kasım 2003 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1111 sayılı Askerlik Kanununa 28.04.1987 tarih ve 3358 sayılı Kanunun 10 ncu maddesi ile eklenen Geçici madde 20 hükmünden yararlanarak askerlik yükümlülüğünü bedelli olarak ifa ettiğini ancak 14.09.2003 tarihinde bedelli askerlikten istifade etmesini sağlayan bir belgenin sahte olduğunun anlaşılması üzerine askerliğinin iptal edildiğini ve tekrar askere çağrıldığını öğrendiğini, anılan belgenin sahte olup olmadığının tam olarak araştırılmadığını, bu belgenin o tarihlerde yanında çalıştığı
tarafından kendisine iyilik olması amacıyla düzenlenmiş olabileceğini, Geçici 20 nci maddede saklı, yoklama kaçağı ve bakaya durumunda olanlara bedelli askerlik hizmetinden faydalanma imkanı verilmesinin haksizlik olduğunu ve birçok yükümlüyü hukuk dışı yollara sevk ettiğini, bedelli askerlik için başvurduğunda halen sahte olduğu belirtilen belgenin Askerlik Şubesi tarafından araştırılarak kontrol edilmesi gerektiğini, aradan 15 yıl gibi bir zaman geçtikten sonra yeniden askere sevk edilmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek bedelli askerlik hizmetinin sayılmayarak yeniden askere sevk işleminin iptaline, yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; 1966 doğumlu olan davacının 01 Ocak 1985 tarihinde askerlik çağına girdiği, 25 Temmuz 1985 tarihinde son yoklamasının yapıldığı ve talebi üzerine askere sevkinin 31 Aralık 1988 tarihine kadar ertelendiği, 12 Eylül 1985 tarihinde dilekçe ile müracaat ederek Açık Öğretim Fakültesine kayıt için belge talep eden davacıya 1111 sayılı Kanunun 35/C maddesi uyarınca 31 Aralık 1986 tarihine kadar askerlikle ilişiği olmadığına ilişkin belge verildiği, Anadolu Üniversitesi AÖF Merkez Bürosunun 25.11.1987 tarihli yazısıyla davacının 15 Ocak 1987 tarihinde AÖFden kaydının silindiğinin belirtildiği, bu yazıdan önce davacı hakkında Yeşilyurt Askerlik Şube Başkanlığı tarafından yoklama kaçağı takip yazısı düzenlendiği ve 15 Ocak 1987 tarihinde kaydı silinen ve 03 Aralık 1987 tarihinde son yoklaması yapılan davacının, 1111 sayılı Kanunun 84 ncü maddesi uyarınca askerliğine karar alınması gerekirken ayni Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca yoklama kaçağı olarak askerlik kararı alındığı, bu duruma göre davacının bedelli askerlik başvurusunun kabul edildiği, 04.12.1987 tarihinde bedelli askerlik hizmetini yapmak üzere sevk edilen davacının 04 Mart 1988 tarihinde temel eğitimini tamamladığı ve geçici terhis işleminin yapıldığı, daha sonra 15 Temmuz 1989 tarihinde kesin terhis işleminin Malatya As. D.Bşk. lığı tarafından tesis edildiği, 02.09.2002 tarihli dilekçe ile davacının sahte evrak düzenleyerek bedelli askerlikten yararlandığının ihbar edilmesi üzerine, Anadolu Üniversitesi AÖF Merkez Bürosunun 25.11.1987 tarih ve 435/5800 sayılı yazısı ile bildirilen 15 Ocak 1987 tarihinde davacının AÖFden kaydının silindiği hususunun araştırıldığı, Anadolu Üniversitesi AÖFnin 12 Kasım 2002 gün ve 8.30.2.ANA.0.30.00.02.535/8333 sayılı yazısı ile anılan belgenin Fakülte tarafından düzenlenmediğinin ve gerçek olmadığının, davacının 14.01.1994 tarihinde İktisat Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler bölümüne kayıt yaptırdığının,16.11.1996 tarihinde kaydının silindiğinin bildirildiği, bunun üzerine davalı idare tarafından davacının bedelli askerlik kapsamından çıkarılarak statüsüne göre yeniden askere sevk işleminin başlatıldığı, davacının 06 Kasım 2003 tarihinde kayda geçen dilekçesiyle bedelli askerlik hizmetinin sayılmayarak yeniden askere sevk işleminin iptali istemiyle AYİM de dava açtığı, davacı hakkında işlem yapan Askerlik Şubesi görevlileri Sv.
ve
hakkında 2 nci Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığının 08.12.2003 tarih 2003/1374-894 E.K. Sayılı kararı ile koğuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi AYİM 3 ncü Dairesinin 24.12.2003 gün Gensek 2003/2857, Esas No:2003/717 Sayılı kararı ile, yeniden yürütmenin durdurulması istemi AYİM Nöbetçi Dairesinin 01.09.2004 tarih Gensek No:2004/2857, Esas No:2004/231 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Davacının 1985 ve takip eden yıllarda Açık Öğretim Fakültesine kayıt yaptırıp yaptırmadığı ara karar ile sorulmuş, dosya içerisinde bulunan Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Merkez Büro Yöneticiliğinin 14.07.2004 tarih B.30.2ANA.0.30.00.02-535/3535 sayılı yazısı ile davacının Açık Öğretim Fakültesi İş İdaresi Bölümüne 25.11.1985 tarihinde kayıt yaptırdığı ve 1 nci sınıf öğrencisi iken basarisizlik nedeni ile 26.10.1987 tarihinde kaydının silindiği bildirilmiştir.
1111 Sayılı Askerlik Kanununun 36 ncı maddesinde son yoklama sırasında lise ve dengi okulu bitirerek yurt içinde veya yurt dışında daha yüksek bir okula aynı yıl içerisinde giremediklerinden askerliklerine karar alınanların istekleri halinde askere celp ve sevklerinin iki yıl geri bırakılacağı, aynı maddede bu gibi yükümlülerin müteakip yılın Aralık ayının son gününe kadar bir yüksek öğrenim kurumuna girdiklerine dair belge getirmeleri halinde haklarında alınan kararın askerlik meclisi toplu değilse idari kurullarınca ertesi seneye terk şekilde değiştirileceği düzenlenmiştir.
1111 Sayılı Kanunun 35/C maddesinde öğrenci olanların askerliklerinin ertesi seneye bırakılacağı, ertesi seneye bırakma işinin 29 yaş sonuna kadar uzayabileceği, iki sene üst üste sınıf geçemeyenlerin ertesi seneye bırakılmayıp asker edilecekleri belirtilmiştir.
Askerlik Kanununun 14 ncü maddesinde: Askerlik çağına girenlerin asker kütüğüne yazılanların sağlamlıklarıyla okuyup yazmaları ve tahsil dereceleri, sanatları ve nerede bulundukları hakkında yapılacak tetkikat yoklama olarak tarif edilmiş, aynı Kanunun 20 nci maddesinde son yoklamaya her senenin Temmuz ayinin birinci gününde başlanacağı belirtilmiştir. 1111 Sayılı Askerlik Kanununun 84 ncü maddesi son yoklamanın devam ettiği günlerden emsallerinin sevkine kadar son yoklamasını yaptırmayanları idari para cezasına tabi tutmuş, aynı Kanunun 86 nci maddesi emsallerinin sevkinden sonra ele geçen yükümlülerin derhal askere sevk edilerek Askeri Mahkemeye verilmelerini hüküm altına almıştır.
3358 Sayılı kanunla 16.04.1987 tarihinde yürürlüğe giren 1111 Sayılı Askerlik Kanununun Geçici 20 nci maddesi; Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte saklı, yoklama kaçağı veya bakaya durumunda olan yükümlüler, kanunun yayımı tarihinden itibaren 2 yıl içinde askerlik şubelerine başvurmaları halinde, bu kanunun bedel ödeyerek askerlik hizmetini yapma veya kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilmeye ilişkin hükümlerinden yararlanırlar. Bunlardan 1946 ve daha yaşlı doğumlu olanlar temel askerlik eğitimine tabi tutulmazlar. Ancak bir defada ve peşin olarak ödeyecekleri bedel miktarı Bütçe Kanununda belirlenen bedelin iki katıdır. şeklinde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Davacı 25.07.1985 tarihinde son yoklamasını yaptırmış, 1111 Sayılı Askerlik Kanununun 36 nci maddesi uyarınca askerliği 31.12.1988 tarihine kadar ertelenmiştir. Davacının 25.11.1985 tarihinde yüksek okula kayıt olması nedeni ile Askerlik Kanununun 36 ncı maddesi uyarınca hakkındaki erteleme kararının ertesi seneye terk şekilde değiştirilmesi gerekmektedir. Yüksek okula kayıt olması nedeniyle ayni kanunun 35 nci maddesi nazara alınarak öğrenciliği devam ettiği sürece ertesi yıla terki yapılabilecektir. Davacı iki sene üst üste sınıf geçemediğinden askerliği ertesi seneye bırakılamayacaktır. Davacı 26.10.1987 tarihinde kaydı silindiğinden öğrencilik nedeni ile erteleme hakkından yararlanmayarak 1987 yılında yoklama kaçağı durumuna düşmüştür. İşleme tabi olduğu emsallerinin sevk tarihi olan Şubat 1988 tarihinden önce ele geçerek son yoklamasını yaptırmış olması nedeni ile davacı Askerlik Kanununun 84 ncü maddesine tabi yoklama kaçağıdır. 1111 Sayılı Kanunun Geçici 20 nci maddesinde yoklama kaçağı durumunda olan yükümlülerin bedelli askerlikten yararlanabileceği düzenlenmiştir. Kanunun Geçici 20 nci maddesinde bedelli askerlikten yararlanabilecek yoklama kaçaklarının türleri sayılmamış, kanundan yararlanmak için sadece saklı, yoklama kaçağı veya bakaya durumunda olmak yeterli görülmüştür. Anadolu Üniversitesi AÖF Merkez Bürosundan verilmediği tesbit edilen ve davacının kaydının silindiği belirtilen 25.11.1987 tarihli yazının sahte olması davacının bedelli askerlikten yararlandırıldığı tarihteki yoklama kaçağı olan statüsünde bir değişiklik yapmamakta, davacının gerçekten 26.10.1987 tarihinde A.Ö.F. İş İdaresi bölümünden kaydının silinmiş olması nedeni ile yoklama kaçağı oluğundan bedelli askerlikten yararlanması gerekmektedir. Bu nedenle davacının bedelli askerlik kapsamından çıkarılması sebep yönünden hukuka uyarlı değildir.
1111 Sayılı Askerlik kanununun 10 ncu maddesinde Genelkurmay Başkanlığınca Silahlı Kuvvetlerin ihtiyacından fazla olduğu bildirilen yükümlülerin bedelli askerlikten yararlanabileceği, saklı, yoklama kaçağı veya bakaya durumunda bulunanların ihtiyaç fazlası kapsamına alınmayacağı, bedelli askerlik için tesbit edilen miktardan fazla istekli olduğu takdirde bu kapsamdan yararlanacakların kura ile tesbit edileceği belirtilmiştir. Kanunun 10 ncu maddesi ile yoklama kaçağı, saklı bakaya durumunda olan yükümlülerin bedelli askerlikten yararlandırılmaması esas olarak benimsenmiştir. Askerlik Kanununun geçici 20 nci maddesi ile bedelli askerlikten yararlanma hakkı Silahlı Kuvvetlerin ihtiyaç durumu dahi göz önüne alınmadan sadece yoklama kaçağı, bakaya ve saklı durumunda olan yükümlülere tanınmış, askerlik vecibelerini yerine getiren, zamanında yoklamasını yaptıran, askerliğini erteleten, tecilli olan kişilere bedelli askerlikten yararlanma hakkı tanınmamıştır. Buna karşılık 21.05.1992 tarih ve 3802 sayılı Kanunla 1111 sayılı Kanuna eklenen Geçici 33 ncü madde ile bedelli askerlikten yararlanma imkanı yeniden düzenlenmiş, bu maddede yapılan düzenlenmede kanunun yürürlüğe girdiği tarihte saklı, yoklama kaçağı, bakaya durumunda ve tecilli olan yükümlülerin istekleri halinde bir yıl içerisinde askerlik şubelerine müracaatlarında bedelli askerlik hizmetini yapmaya ilişkin hükümlerden yararlanacakları belirtilmiştir. Geçici 33 ncü madde ile bedelli askerlikten yararlanma imkanı bütün yükümlülere tanınmıştır. 1111 sayılı Askerlik Kanununun 10 ncu maddesinde saklı, yoklama kaçağı ve bakaya durumunda olan yükümlülerin bedelli askerlikten yararlanmamasının ilke olarak benimsenmiş olması, Geçici 20 nci madde ile ilkeye aykırı olarak bu hakkın sadece normları ihlal edenlere tanınması, erteli olanlara da bu imkanın verilmemiş olması, Geçici 33 ncü madde ile kanun koyucu tarafından bu hususun göz önüne alınarak düzenleme yapılmış olması, davacı hakkında Açık Öğretim Fakültesinden kaydının silindiğine dair sahte belge olmadan dahi yoklama kaçağı takip yazısı düzenlenmiş olması, idarenin kendi iç işleyişinden kaynaklanan düzensizlik nedeni ile yıllar sonra davacının bedelli askerlik hizmetinin sayılmayarak kapsamdan çıkarılmış olduğu nazara alındığında davacı hakkında yapılan kapsamdan çıkarma işleminde kamu yararı bulunduğunu söylemek de mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Davacının bedelli askerlik kapsamından çıkarılma işleminin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırı bulunduğundan İPTALİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy