(2946 S. K. m. 3, 4, 8) (2709 S. K. m. 125) (Kamu Konutları Yönetmeliği m. 7, 9, 14, 20, 33)
Davacı 13 Ekim 2003 tarihinde Tunceli Asliye Hukuk mahkemesi kaydına ve 16 Ekim 2003 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; 2003 yılı genel atamalarında Malatya 2 nci Or.Loj.Bşk.lığı Ord.Ş.Slh. ve Optik Malzeme Stok Kontrol Astsb.lığından Tunceli 4 ncü Komd.Tug. Ord.Ş.İkm. ve Bkm.Astsb.lığına atandığını, 2 nci Ordu Subay lojmanlarından
. Apt. No:
No.lı konuta 10.10.1999 tarihinden itibaren şartlı olarak oturduğunu, ancak 30.06.2003 tarihli konut kontenjan ve tahsisinde lojmanların yetmeyeceği gerekçesi ile oturduğu konutun boşaltılmasının istendiğini, oturduğu konutun başka subaya tahsis edilmesi nedeniyle bu konutu boşaltarak 20 Ağustos 2003 tarihinde Astsb. Lojmanlarına geçtiğini, kendisi gibi aynı durumda olan ve subay lojmanlarında şartlı oturan dört astsubaya ise OHALdeki görevi sona erene kadar oturma imkanı tanındığını, haksız yere konutun boşaltmasının istenmesi neticesinde taşınma, yeni taşındığı konutun boyası, beyaz eşyaların montesi vs. bir çok konuda masrafının olduğunu, ayrıca manevi olarak sıkıntı çektiğini belirterek maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle dava açmıştır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; Malatya 2 nci Or. Loj.Bşk. Ord. Ş. Slh. ve Optik Mlz. Kontr. Astsubaylığı görevinde bulunan davacının 2003 yılı genel atamalarında, Tunceli- 4 ncü Komd.Tug.Ord. Ş.İkm.ve Bkm. Astsubaylığı görevine atandığı, Malatya garnizonunda görev yaptığı süre içinde 10.10.1999 tarihinden itibaren subaylara tahsisli olan
Apt.
. nolu lojman dairesinde oturduğu, 2003 yılında 2 nci Or.K.lığının teşkilat ve kadrosunda değişiklik yapılması nedeniyle 2 nci Or.K.lığının 30 Haziran 2003 gün ve PER: 6124-22-3/Loj.Ks.(1933) sayılı yazısı ile garnizonda görev yapacak subay sayısındaki artış gözönüne alınarak şartlı olarak tahsis edilen subay lojmanlarının boşaltılmasının gerektiğinin belirtildiği, buna bağlı olarak davacının da şartlı olarak tahsis edilen subay lojmanını boşaltması gerektiğinin kendisine bildirildiği, bunun üzerine davacının 24 Ağustos 2003 tarihinde kendisine şartlı olarak tahsis edilen Subay Lojmanı (
.. No:
..) boşaltarak Astsubay lojmanlarından
Apt
numaralı konuta taşındığı, davacının kendisi gibi aynı durumda olan ve OHALde görev yapan 4 astsubayın şartlı subay lojmanlarını OHAL görevleri sona erene kadar boşaltmayacaklarının bildirildiğini, haksız olarak lojmanı boşaltmasından dolayı maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminat istemiyle AYİMde dava açtığı anlaşılmaktadır.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun Kamu konut türleri ve konut tahsisi başlıklı 3 ncü maddesinde Kamu Konutu tipleri belirtilmiş olup konutların tahsisinin yapılması usul ve esasları yönetmeliğe bırakılmıştır. Aynı Kanunun 4 ncü maddesinde oturma süreleri, 8 nci maddesinde ise konuttan çıkarılma esasları belirtilmiştir.
Kamu Konutları Yönetmeliğinin 3 ncü Bölümünde ayrıntılı bir şekilde 7 nci madde ile 19 ncu maddeler arasında kamu konutlarının tahsis usul ve esasları belirtilmiştir. Yönetmeliğin bu bölümünde yer alan 9 ncu maddesinin 2 nci fıkrasında; Türk Silahlı Kuvvetlerine ait sıra tahsisli konutların hak sahiplerine tahsisi, konutun kullanımına verildiği askeri birlik, karargah ve kurumların komutanları, kurmay başkanları veya yetki verecekleri amirler tarafından görev ve bakılmaksızın puan sırasına göre yapılır. hükmü mevcuttur. Aynı bölümün 14 ncü madde son fıkrasında ise; Türk Silahlı Kuvvetler Personelinin konut tahsis talebi ve değerlendirilmesine dair usul ve esaslar (4) sayılı cetvelde puanlama ve bu madde hükümleri gözönünde bulundurularak Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca ayrı düzenlenir. hükmü bulunmaktadır. Aynı yönetmeliğin 4 ncü Bölüm 20 nci maddesinde ise ...Sıra tahsisli konutlarda oturma süresi beş yıldır. Ancak, a) Bu sürenin tamamlanmasından sonra konuttan yararlanacak başka personelin olmaması halinde, belli bir süre verilmeksizin ve şartlı olarak konutta oturmaya devam edilmesine izin verilebilir... hükmü bulunmaktadır. Yine yönetmeliğin 7 nci bölüm konuttan çıkma başlıklı 33 ncü maddesinde ...b) Sıra tahsisli konutlarda oturanlar, beş yıllık oturma süresinin bitiminden on beş gün veya yararlanacak personel olmaması nedeniyle oturmaya devam edenler ise çıkması için ilgili idarece yapılan tebligat tarihinden itibaren bir ay içinde, emeklilik, istifa, başka bir yere nakil ve her ne şekilde olursa olsun memuriyet veya işçi sıfatı kalanlar ilişkilerinin kesildiği tarihten itibaren iki ay içinde... konutları boşaltmak ve anahtarlarını yetkili birine vermek zorundadır.... hükmü yer almaktadır.
TSK Konut Yönergesi (MSY/319-2(A))nın 1 nci Bölüm 4 ncü maddesinde konut tahsisine yetkili makamlar ve bu yetkili makamların bu yönerge esaslarına göre, konutların tahsisi, konuttan çıkarılma, konutların bakımı, onarım ve işletmesine ilişkin sadece o garnizona ait veya tahsis makamına ait esasları belirleyen konut özel yönergeleri hazırlayabilecekleri belirtilmiştir. Aynı bölüm 5 nci madde de ise, hizmette mesuliyet ve müesseriyet esaslarına göre subay, astsubaylar ve sivil memurlarla uzmanlarla uzman jandarma ve uzman erbaşlar arasında belirtilen orana göre konutların taksim edilebileceği belirtilebilmektedir. Aynı yönergede 3 ncü Bölüm 4 ncü maddede; konutlar herhangi bir nedenle boşalmış ise fiilen boşaltıldığı tarihten itibaren en geç 30 gün içerisinde öneriye çıkarılarak hak sahiplerine tahsis edilir. hükmü ile boş ve boşalacak konutların öneri esasları, öneri listesinin uygulanmasına yönelik hükümler belirtilmiştir.
Aynı Yönergenin 3 ncü Bölüm 7 nci maddesinde ise, Şartlı Konut Tahsisi düzenlenmiştir. Bu maddenin 2 nci fıkrasında ise; ... şartlı girenlerin tahliyesi gerektiğinde ihtiyaç miktarı kadar konut, konuta önceden girenlerden, giriş tarihi aynı ise giriş puanı en az olandan, giriş puanı da eşit ise hizmet süresi az olandan başlamak üzere tespit edilerek hak sahibi personele önerilir hükmü bulunmaktadır.
Somut olayda; davacının 1999 yılından itibaren oturduğu konut, tahsis edildiği dönemde, garnizonda görev yapan subay sayısının az olması ve bunun neticesinde astsubayların mağdur olmasının önüne geçilmesi için 2 nci Ordu K.lığının 27 Ağustos 1999 tarihli yazısıyla subay kontenjanından astsubaylara şartlı olarak verilen 35 konutun içinde kalmaktadır. Kara Kuvvetlerindeki yeniden yapılanmaya bağlı olarak 2 nci Or.K.lığının da kadro ve teşkilatında değişiklik yapılması sonucu garnizonda görev yapacak subay sayısının artması üzerine şartlı tahsis edilen 35 konutun tekrar subay kontenjanına alınması 2 nci Or.K.lığının 10 Haziran 2003 tarihli yazısı ile bildirilmiştir. Kamu Konutları Yönetmeliği ve TSK Konut Yönergesi hükümleri çerçevesinde yapılan bu düzenlemenin hukuka aykırı olmadığı açıktır. TSK Konut Yönergesinin 1 nci Bölüm 4 ncü ve 5 nci maddeleri kapsamında böyle bir takdir yetkisine sahip olan idarenin hazırladığı Konut Özel Yönergesi ile subay kontenjanında olan ve astsubaylara tahsis edilen konutları tekrar subay kontenjanına alması ve subaylara tahsis etmesi işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare, kendi eylem ve işlemlerinde doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu açıdan idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş olup bu sorunun çözümü öğreti ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Genel kabule göre idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk esaslarına dayandırılmaktadır. Hangi esas üzerinde temellendirilirse temellendirilsin genel olarak idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için, bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir olması, zararlı sonuç ile eylem açısından doğrudan doğruya bir nedensellik bağının bulunması zorunludur.
Davacı konut değiştirmesinden doğan taşınma, nakliyat, bakım ve onarım gibi maddi zararlarının ödenmesini talep etmekte ise de; yukarıda belirtildiği üzere, hukuka aykırı bir işlemin doğurduğu hizmet kusuru söz konusu olmadığı gibi, kusursuz sorumluluk hali de mevcut değildir. Ayrıca gerek şartlı tahsis edilen konuttan tahliye edilmesi, gerekse kendisine yeni bir konut tahsis edilmesi halinde, idarenin zarardan sorumlu tutulabileceğine ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır. Kaldı ki, davacının yasal mevzuat çerçevesinde tanınan nakil aracı tahsisi, konut bakım ve onarımı için personel verilmesi gibi imkanlardan kendi inisiyatifi ile yararlanmaması da, sorumluluğun tespitinde gözden uzak tutulması gereken bir husustur.
Davacının emsal gösterdiği 4 astsubay daha önceki yıllarda OHAL bölgesine atanmış olup en az bir yıldır oturmakta oldukları için durumları kazanılmış hak olarak değerlendirildiğinden, 2003 yılında tahliye işlemine tabi tutulmamışlardır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy