(3269 S. K. m. 10) (5434 S. K. m. 44, 45) (Uzman Erbaş Yönetmeliği m. 17) (Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 6, 13, 31)
Davacı vekilleri 29.08.2003 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinin 21.05.1997 günü Kuzey Irakta icra edilen operasyona iştirak ettiği sırada düsen yıldırım neticesinde yaralandığını ve Diyarbakır Askeri Hastanesi Sağlık kurulunun 21.09.1998 gün ve 696 sayılı raporu ile A/29 F1 A/BF 2 A/19 F/1 Komando Özel Hareket Timlerinde görev yapamaz şeklinde karar verildiğini ve görev yaptığı birliğin komando birliği olması ve sınıfı görevini yapabileceği kadronun olmadığı gerekçesiyle ilişiğinin kesilerek terhis edildiğini, AYİM 1 nci Dairesinin E:1999/316, K:1999/1233 sayılı kararı ile müvekkillerinin vazife malulü sayılmaması işleminin iptal edildiğini bilahare Ankara 3 ncü İdare Mahkemesinin 12.04.2002 gün ve E:2001/383, K:2002/697 sayılı ilamı ile müvekkilinin durumunun 3713 sayılı yasa kapsamında değerlendirilmemesi işleminin iptal edildiği ve müvekkillerinin 3713 sayılı yasa kapsamında vazife malulü olduğunun yargı kararları ile tescil edilmesine karşın davalı idarece 3713 sayılı yasa kapsamında vazife malulü olarak müvekkilleri hakkında emeklilik onayı işlemi tesis edilmediğini ve bunun hukuka aykırı olduğunu belirterek, söz konusu işlemin iptalini talep ve dava etmektedirler.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, davacının J.Uzm. Onb. rütbe ve statüsünde Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yaparken 21.05.1997 tarihinde Kuzey Irakta icra edilen Çekiç Operasyonu sırasında yıldırım düşmesi neticesinde yaralandığı ve Diyarbakır Askeri Hastanesi Sağlık Kurulunun 21.09.1998 ve 696 sayılı raporu ile A/29 F1 A/6 F/2 A/19 F/1 Komando Özel hareket timlerinde görev yapamaz kararı verildiği ve bu rapora istinaden davacının sınıfı görevini yapabileceği kadronun olmadığı sebebi ile terhis edildiği, vazife malulü sayılmaması işleminin iptali için davacı tarafından AYİM de iptal davası açıldığı ve AYİM 1 nci Dairesinin 14.12.1999 gün ve E:1999/316, K:1999/1233 sayılı kararı ile davacının vazife malulü sayılmama işleminin iptal edildiği, bilahare davacının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında malul sayılmaması işleminin iptali için Ankara 3 ncü İdare Mahkemesinde iptal davası açıldığı ve Ankara 3 ncü İdare Mahkemesinin 12.04.2002 gün ve E:2001/383, K:2002/697 sayılı kararı ile söz konusu işlemin iptaline karar verildiği, davalı idarenin, davacının 3713 sayılı yasa kapsamında vazife malulü olarak emekliliğine ilişkin emeklilik onayını vermemesi üzerine, davacının vekili aracılığıyla işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlık, davalı idarenin davacı hakkında 3713 sayılı yasa kapsamında vazife malulü olarak emekliye sevkine ilişkin emeklilik onay işlemini yapmaması noktasından kaynaklanmaktadır.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 10 ncu, Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 4 ncü Bölüm 17 nci, Uzman Erbaş Yönergesinin3 Bölüm 4 ncü maddesinde; Uzman Erbaşlardan hava değişimi süresi (2) ayı geçenlerin Türk Silah Kuvvetleri ile ilişkilerinin kesileceği ancak görev esnasında yaralananların iyileşinceye kadar ilişiklerinin kesilmeyeceği ve izinli sayılacakları belirtilmektedir.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 1 nci maddesinde, Kanunun amacı Türk Silahlı Kuvvetlerinin erbaş kadrolarında devamlılık arz eden teknik ve kritik görevlerde yetişmiş personel ihtiyacını karşılamak olduğu belirtilmiş, bu amacın yerine getirilebilmesi için Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 3 ncü Bölüm 12/d ve Uzman Erbaş Yönergesinin 2 nci Bölüm 3/a 4 ncü maddelerinde, Uzman Erbaşların istihdam edildikleri/edilecekleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşları ile ilgili sağlık niteliklerine sahip olmalarının gerektiği, bu niteliklere sahip olmadığı anlaşılanların sözleşmelerinin uzatılmayacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca Uzman Erbaş Yönergesinin 1 nci Bölüm 8/c maddesinde Komando Birliklerinde istihdam edileceklerin Komando Olur raporu alması gerektiği belirtilmektedir.
Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 6 nci maddesindeki gruplandırmaya göre sağlık raporları (A) grubuna girenler (Askerliğe Elverişli), (B) ve (D) grubuna girenler (Askerliğe Elverişli olmayanlar) olarak ikiye ayrılmaktadır. Aynı Yönetmeliğin 13 ncü maddesi 18 nci bendinde Uzman Erbaşlar istihdam edildikleri sınıftaki erbaş erlerin sağlık niteliklerine göre isleme tabi tutulurlar hükmü yer almaktadır.
Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 31 nci maddesinin (7) Nolu alt bendinde, ..... Sıhhi arızaları devam eden ve hiçbir sınıfta görev yapamayacak durumda olanlara, T.C. Emekli Sandığı Kanunun hükümleri uygulanır., Aynı Yönetmeliğin Geçici 4 ncü maddesinde ise ..... bu Yönetmeliğe göre aynı arıza ve hastalık yüzünden askerliğe elverişlidir kararı verilenlere hiçbir işlem yapılmaz denilmektedir.
Davalı idare savunmasında, davacının görev esnasında yaralandığını Uzman erbaş kanununun 10 ncu maddesi uyarınca iyileşinceye kadar ilişiğinin kesilmeyerek izinli sayılması gerektiğini, ayrıca davacı hakkında TSKde görev yapamaz kararlı bir sağlık kurulu raporu bulunmadığı ve bundan dolayı davacının maluliyetinin söz konusu olmadığını belirterek emeklilik onayının verilemeyeceğini ileri sürmektedir.
Komando birliklerinde istihdam edilmek amacıyla Türk Silahlı Kuvvetlerine alınan davacı hakkında komando olarak görev yapamayacağına dair sağlık kurulu raporu düzenlendiği ve 5434 sayılı Kanunun 44 ncü ve 45 nci maddeleri gereğince vazifesini yapamayacak duruma gelmenin malullük için yeterli ve geçerli bir sebep olduğu bu durum karşısında komando özel harekat timleri dışında istihdamı mümkün olmayan davacının malul olarak sayılması gerektiği açıktır.
Ayrıca, davacının vazife malulü olup olmadığı konusu AYİM 1 nci Dairesinin 14.12.1999 tarih ve 1999/326-1233 sayılı kararında da tartışıldığı ve davacının vazife malulü olduğuna karar verildiği bunun yanında Ankara 3 ncü İdare Mahkemesinin 12.4.2002 gün ve E: 2001/3831, K: 2002/697 sayılı kararında da davacının 3713 sayılı yasa kapsamında vazife malulü olduğunun kabul edildiği ortadadır. Buna göre yukarıdaki hukuki değerlendirmeler ve iki ayrı kesinleşmiş mahkeme kararı ışığında, davacının malul olduğunun ve emeklilik onayının verilmesi için TSKde görev yapamaz kararına gerek olmadığının hukuki olgu olarak kabulü gerektiğinden, davacı hakkında emeklilik onayının verilmemesi işleminin sebep, konu ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacıya emeklilik onayı verilmemesi işleminin hukuka ve mevzuat hükümlerine uyarlı olmadığından işleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy