(3713 S. K. m. 21)
Davacı vekilleri 21.10.2002 ve 29.01.2003 tarihli dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; davacının Şırnak/Ortabağ 1/28 nci Mknz. P. Tb. 3 ncü. Mknz.. P. Bl. K.lığı emrinde görev yapmakta iken 12.06.1997 tarihinde PKK terör örgütüne karşı girişilen sınır ötesi Öküz yatağı bölgesinde askeri personele lav silahı ile atış eğitimi esnasında, roketin namlu içinde patlaması sonucu yaralandığını ve hakkında TSKnde görev yapamaz kararı verilmesi sonrasında 2330 Sayılı Kanun kapsamında vazife malûlü kabul edilip emekliye ayrıldığını, davacının silahlı çatışmaya girmeden yaralanmasına rağmen sınır ötesi harekatta bulunma amacının terörle mücadele olduğunu, bu nedenle 3713 Sayılı Kanun kapsamında vazife malûlü kabul edilmesi gerektiğini, 3713 Sayılı Yasanın amacının geniş kapsamlı olduğunu, davacının durumunun bu yasanın çıkarılma amacına uygun olduğunu belirterek davalı idarenin davacı hakkında 3713 Sayılı Kanuna binaen vazife malûlü sayılmaması işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
3713 sayılı Kanunun Yardım başlıklı 21 nci maddesinin birinci fıkrası Memur ve kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uygulanır. Ayrıca; a) Malûl olanlarla, ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malûl olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgilere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir. hükmünü amirdir. Müteakip fıkra ve bentlerde ise yapılacak yardımlar tek tek sayılmıştır. Bu yardımlardan yararlanmanın asıl ve en önemli şartı terör eylemlerine muhatap olmaktır.
Terörle Mücadele Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/802) (S.Sayısı:554) Genel gerekçe bölümünün madde gerekçelerinin 23. maddesine Maddede, kamu görevlilerinden yurtiçinde veya dışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör suçluları tarafından yaralanmaları veya sakat bırakılmaları halinde kendilerine veya öldürülmeleri durumunda eşi ve çocuklarına bağlanacak aylık veya yapılacak yardımlar düzenlenmektedir. şeklinde bir gerekçe getirilmiştir.
Dava konusu olaya dönüldüğünde davacının P.Kd. Çvş rütbesinde Şırnak/Ortabağ 1/28 nci Mknz. P. Tb. 3 ncü Mknz. P. Bl. K.lığı emrinde görev yapmakta iken, bölücü terör örgütüne karşı yürütülen Çekiç Harekatı kapsamında sınır ötesi Öküz yatağı bölgesinde bulunulduğu esnada, 12.06.1997 tarihinde saat 14:30 sularında eğitim maksadıyla davacının lav silahı ile atış yaptığı, lav silahının tetiğine basması üzerine roketin namluyu terk etmeden önce namlu içinde patlaması sonucu davacının yaralandığı, yapılan tedavileri sonucunda GATA Sağlık Kurulunun 06.01.1999 tarih ve 66 sayılı raporuyla TSK. nde görev yapamaz kararı verildiği; davacıya Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından 5434 ve 2330 Sayılı Yasalar kapsamında vazife malûlü aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ayrıca 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında kabul edilerek vazife malûlü aylığının bu Kanuna göre yükseltilip yükseltilmeyeceği konusundadır. Yukarıda zikredilen 3713 Sayılı Kanunun 21 nci maddesinin birinci fıkrasından da anlaşılacağı üzere davacının yaralanmasına neden olan olayın doğrudan terör suçluları tarafından ika edilen bir yaralanma olmadığı açıktır. Olay her ne kadar sınır ötesinde terör örgütüne yönelik operasyon çerçevesinde meydana gelmiş ise de; terör örgütü ile herhangi bir çatışma esnasında veya terör eylemi sonucu meydana gelmemiş, eğitim esnasında meydana gelmiştir. Davacının vazife malûlü olduğunda ve 2330 Sayılı Kanun kapsamında bulunduğunda kuşku bulunmamaktadır. Nitekim davalı idare davacıya bu kapsamda vazife malûlü aylığı bağlamıştır. Ancak 3713 Sayılı Yasa kapsamında davacının görevini ifa ederken terör eylemine muhatap olması koşulu gerçekleşmediğinden davalı idare tarafından tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy