(1602 S. K. m. 35, 40, 42) (926 S. K. Ek m. 15)
Davacı 24.06.2003 tarihinde Fatsa Asliye Hukuk mahkemesinde, 01.07.2003 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; MSB Teftiş Dairesince 04.10.2000 tarihinde yapılan denetlemede çalıştığı Askerlik Şubesinin çok iyi seviyede olması sebebiyle kendisine takdir belgesi gönderildiğini, belgenin 3 ncü maddesinde de Müsteşarlık tarafından İdari ve Lojistik Hizmet Şerit Rozeti ile ödüllendirilmesinin teklif edildiğini, ancak kendisine şerit rozetin beratının verilmediğini belirterek şerit rozet verilmeme işleminin iptalini istemiştir.
Milli Savunma Bakanlığının 11.01.2001 tarih ve MİY: 3059-8-03/ Per. D.Per. Yrk. Ş.Per. K5. (31) sayılı yazısı ile davacının görev yaptığı Fatsa Askerlik Şubesinin MSB Teftiş Dairesi Denetleme ve Değerlendirme Heyeti Başkanlığınca 25 Eylül-6 Ekim 2000 tarihleri arasında genel denetlemeye tabi tutulduğu, genel konularda çok iyi seviyede olduğunun tespit edildiği belirtilerek davacının takdir edildiği, yazının 3 ncü maddesinde de davacının İdari ve Lojistik Hizmet Şerit Rozeti ile ödüllendirilmesinin teklif edildiği, daha sonra Trabzon Askerlik Daire Başkanlığının 27.02.2003 tarihli yazısı ile davacının özlük dosyasının tetkiki sonucu rozet beratlarının dosyada bulunmadığının tespit edildiği belirtilerek şerit rozet beratlarının gönderilmesinin istenildiği, bunun üzerine davacının 28.02.2003 tarihli dilekçe ile Şerit Rozet verilmemesi işleminden doğan mağduriyetinin giderilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı idare savunmasında davanın süresinde açılmadığını ileri sürmüştür. Dava açma süresi kamu düzeni ile ilgilidir. Davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında tartışmasız kabul edilen bir zorunluluktur. Bu nedenle işin esasına geçilmeden önce davanın süresinde açılıp açılmadığı husus incelenmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun Dava açma süresi başlıklı 40 ncı maddesinin 1 nci fıkrası; Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren kanunlarda aynı süre gösterilmeyen hallerde altmış gündür. Adresi belli olmayanlara özel kanunlardaki hükümlere göre ilan yolu ile bildirim yapılan hallerde özel kanunda aksine hüküm bulunmadıkça süre son ilan tarihinden onbeş gün sonra başlar hükmünü amirdir. Aynı Kanunun İptal ve tam yargı davaları başlıklı 42 nci maddesinde; İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı. İcra tarihinden itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 35 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Somut olayda davacıya 11.01.2001 tarihinde MSB Müsteşarı tarafından imzalanmış bir takdir yazısı verildiği, bu yazının 3 ncü maddesinde de İdari ve Lojistik Hizmet Şerit Rozeti ile ödüllendirilmesinin teklif edildiği, ancak şerit rozet teklifine ilişkin yönerge ile belirlenen formların hazırlanarak K.K.K.lığına gönderilmediği, 2001 yılında tesis edilen bu işlem nedeniyle 24.06.2003 tarihinde kayda geçen dilekçe ile açılan iptal davasının 1602 sayılı yasanın 40 ve 42 nci maddelerinin amir hükümleri karşısında süresi geçtikten sonra açıldığı hususu irdelenecek olursa; TSK Personel Kanununun EK-15 inci maddesinde Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına verilecek şerit rozetlerin verilme usul ve esaslarının yönetmelikte belirtileceği düzenlenmiş, Türk Silahlı Kuvvetleri Şerit Rozet Yönetmeliğinin 7 inci maddesinde şerit rozetle taltif teklifinde bulunmaya ve şerit rozet vermeye yetkili komutanlık ve makamların, verilme ve takılmasının, usul ve esaslarının Türk Silahlı Kuvvetleri Şerit Rozet Yönergesinde gösterileceği belirtilmiştir.
MY:53-3(A) TSK Şerit Rozet Yönergesinin konuya ilişkin hükümleri şu şekildedir.
a. Şerit rozetler personele asgari alay komutanı (Deniz ve Havada eşidi) ve daha üst taktik veya idari birlik komutanları ile en az albay rütbesinde askeri kurum ve karargah amirleri tarafından ismen ve yazılı olarak düzenlenmiş yazılı takdir tekliflerine istinaden verilir.
Şerit rozet teklifleri sıralı amirler kanalıyla taltifi gerektiren olayı ve şahsı belirleyecek tarzda ve her takdiri gerektirme halinin hemen akabinde (EK-D)deki forma uygun olarak Kuvvet Komutanlıklarına gönderilir. Yazılan takdir yazısında şerit rozetle taltifi belirtilmemiş ise bu nevi yazılara şerit rozet verilmez.
b. Şerit rozet teklifleri taltifi gerektiren olayı ve şahsı belirleyecek tarzda ve her takdiri gerektirme halinin hemen akabinde (EK-D)deki forma uygun olarak yapılır. Yazılan takdir yazısında şerit rozetle taltifi belirtilmemiş ise bu nevi yazılara şerit rozet verilmez.
(...)
d. a Fıkrasındaki yazılı askeri makamlar dışında, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Milli Savunma Bakanı ve İçişleri Bakanı tarafından askeri şahıslar hakkındaki şerit rozetle takdir yazılarının gereği, Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanları ve Jandarma Genel Komutanlığınca yapılır.
(...)
h. Milli Savunma Bakanlığı Karargah ve ünitelerden, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinden ve Türk Silahlı Kuvvetleri kadroları dışında görevli bulunan subay ve astsubaylara verilmesi gereken şerit rozetler, personelin mensup olduğu Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığınca verilir.
Bu açıklamalara göre, öncelikle davanın konusunu şerit rozet teklifinin yetkili makam olan K.K.K.lığına gönderilmemesi olarak tespit ve tayin etmek gerekmiştir. Zira, davacının taltifine ilişkin MSBlığının müsteşar imzalı 11 Ocak 2001 tarihli yazısı üzerine, gerek MSBlığının ilgili birimleri, gerekse esasen kendisine ulaşmış bir taltif bulunmadığından konudan haberdar olmayan K.K.K.lığı tarafından her hangi bir işlem tesis edilmemiştir. Dolayısıyla, Yönergenin MSBlığı kadrolarında çalışan K.K.K.lığı mensubu personelle ilgili hükümleri de dikkate alındığında, şerit rozet verilmeme şeklinde bir işlemden söz edilemez.
Bu durum karşısında, AYİM Kanununun 34 ncü maddesindeki mecburi idari müracaat halinin bulunup bulunmadığı konusunun açıklığa kavuşturulması lazımdır. Davanın konusu şerit rozet teklifinin yetkili makama intikal ettirilmemesi olarak belirlendiğine göre, her ne kadar rozet vermeye yetkili makam K.K.K.lığı ise de, Yönerge tarafından belirlenen usül gereği bu teklifi yapmaya ve EK-D formu tanzim etmeye yetkili makam Milli Savunma Bakanlığıdır. Yönergenin 5 nci maddesinin d ve h fıkrası hükümlerinde bu husus açıkça gösterilmektedir. Dolayısıyla davacının 28.02.2003 tarihli müracaatına hiçbir cevap verilmediği ve K.K.K.lığına bildirilmediği göz önünde bulundurulursa, işlemin safhası itibariyle artık 34 ncü madde hükmü çerçevesinde bir müracaat yokluğundan ve zorunluluğundan bahsetmek mümkün değildir.
Diğer taraftan 11 Ocak 2001 tarihli şerit rozet teklif yazısı davacıya tebliğ edilmiş ise de, buna ilişkin tebellüğ belgesi bulunmaması EK-D formun davacının bilgisi dışında ve idare tarafından resen düzenlenmesi sebepleriyle, 28.02.2003te açılan iptal davasında AYİM Kanununun 40 ncı maddesinde öngörülen dava açma süresinin geçirilmediği değerlendirilmiştir.
Mevzuata göre, davacıya idari ve lojistik şerit rozet verip vermeme yetkisi münhasıran KKKna aittir. Ancak rozet teklif etmeye yetkili amir de asgari alay komutanı ve daha üst taktik ve idari birlik komutanıdır. MSB. lığı kadrolarında çalışan K.K.K.lığı personelinin ödül teklif formları ise, MSBlığı makamlarınca tanzim edilip K.K.K.lığına gönderilmek durumundadır. Ne var ki, MSBlığının 18 Mart 2004 gün ve MİY:3050-310-04 sayılı yazısından anlaşıldığı üzere, teklif yazısının dağıtım hanesine Askeralma Dairesi Başkanlığının dahil edilmemesinden ötürü şerit rozetle ilgili işlemlerin gereği yapılamamıştır. Bu durumda, teklifin yetkili makama intikal ettirilmemesinin hukuka aykırı olduğu ortaya çıkmaktadır. Zira, diğer makamlar teklifi KKK. lığına intikal ettirmekle yükümlü olup kanaat bildirmekle beraber rozet verilmesi hususunda nihai kararı vermeye yetkili değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Milli Savunma Bakanlığının idari ve lojistik şerit rozet teklif yazısı ile formunun yetkili Kara Kuvvetleri Komutanlığına intikal ettirilmeme işleminin İPTALİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Milli Savunma Bakanlığı Teftiş Dairesi Denetleme ve Değerlendirme Heyeti Başkanlığınca 25 Eylül-06 Ekim 2000 tarihleri arasında yapılan genel denetleme sırasında Fatsa Askerlik Şubesi Başkanlığının çok iyi seviyede olduğunun tespit edilmesi üzerine As.Şb.Bşk. olan davacıya MSB Müsteşarı tarafından 11 Ocak 2001 tarihli takdir ve idari ve lojistik hizmet şerit rozet teklif yazısının imzalandığı görülmektedir.
Davacı bu yazıyı aynı tarihte tebliğ edildiğini belirtmiştir. Söz konusu takdir ve teklif yazısının dağıtımlı olarak ve bilgi mahiyetinde işlem yapmaya yetkili ve görevli makam olan K.K. Personel Başkanlığına da gönderildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar ara kararı cevabi yazısında K.K. Per.D.Bşk.lığı takdir ve teklif yazısının kendilerine ulaşmadığını belirtmekte ise de; söz konusu yazının MSB Per. D. Bşk.lığı tarafından teklif formunun ilgili yazı ile birlikte gönderilip gönderilmediği tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. Zira 11 Mart 2004 tarihli ara karara yetkili ve görevli MSB Per. D. Bşk.lığı yerine ASAL D. Bşk.lığınca; Davacının şerit rozet verilmesine dair işlemin tamamlanmasına yönelik 28 Şubat 2003 tarihli dilekçesinin ASAL D. Bşk.lığına geldiği, ancak takdir ve taltif yazısının kendilerine dağıtımlı olarak gelmemesi nedeniyle söz konusu yazıdan sonradan bilgi edindikleri, esas işlem makamının Per. D.Bşk.lığı olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Bu tespitler karşısında; sayın çoğunluğun dava konusunun şerit rozet teklifinin gönderilmemesi işleminin iptali olarak belirlenmesine ilişkin çoğunluk görüşüne katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy