(657 S. K. m. 54, 55, 56, 57)
Davacı vekili 27.06.2003 tarihinde Diyarbakır İdare Mahkemesi ve 03.07.2003 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Hv.K.K.lığının 1997 yılında açtığı memuriyet sınavına katılarak yazılı ve sözlü sınavı kazandığını, ancak güvenlik soruşturması menfi çıktığı gerekçesiyle göreve başlatılmadığını, açılan idari dava sonucu davanın kazanılarak yargı kararıyla göreve başlanıldığını, ancak bir müddet sonra hiçbir gerekçe gösterilmeden hukuka aykırı olarak görevine son verildiğini beyanla işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyaları incelendiğinde; davacının 1997 yılında
Komutanlığında münhal aşçı kadrosu için açılan memuriyet sınavını kazandığı halde göreve başlatılmadığı, davacının açtığı dava sonunda Ankara 7 nci İdare Mahkemesinin 25.11.1999 gün ve E.1998/373, K.1999/1204 sayılı kararı ile işlemin iptal edildiği, bu davanın savunma aşamasında davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz çıkmasından dolayı ise alınmadığı ileri sürülmüş ise de bunu ispatlayacak delillerin ibraz edilemediği gibi davacı hakkındaki güvenlik soruşturmasının sonradan olumlu sonuçlandığı, iptal kararının Danıştay 12 nci Dairesinin 26.03.2002 gün ve E.2000/2457, K.2002/1107 sayılı kararı ile onandığı, davacının İdare Mahkemesinin yürütmenin durdurulması kararı üzerine 10.10.2000 tarihinde Diyarbakır
... K.lığında göreve başlatıldığı, davacının aday memurluğunun ikinci yılının sonuna doğru sicil amirlerince uyumsuz ve yetersiz olduğunun belirlendiğine ve 657 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereğince asil devlet memurluğuna atama işleminin yapılmamasına ilişkin menfi kanaat raporunun düzenlendiği, aynı zamanda 02.09.2002 tarihi itibariyle 1 nci sicil üstünün orta ve 2 nci sicil üstünün yetersiz seviyede not verdiği sicil belgesinin tanzim edildiği, davacının 657 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi gereğince hakkındaki olumsuz kanaate istinaden 16 Eylül 2002 tarihli Bakan onayı ile memuriyet görevine son verildiği, davacının ilişiğinin 03.10.2002 tarihi itibariyle kesildiği, davacının işlemin iptali için Diyarbakır İdare Mahkemesinde açtığı davada 16.12.2002 tarih ve E.2002/2513, K.2002/1162 sayılı görevsizlik kararının verildiği, bu kararın 17.08.2003 tarihinde tebliğinden sonra 27.08.2003 tarihinde aynı mahkemeye müracaatla AYİMde dava açıldığı görülmektedir.
Davacının yürütmenin durdurulması talebi AYİM 3 ncü Dairesinin 11.07.2003 gün ve E.2003/85 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 54 ncü maddesinde, Aday olarak atanmış Devlet Memurunun adaylık süresi bir yıldan az, iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz. denilmekte; Adayların yetiştirilmesi başlıklı 55. maddesi, Aday olarak atanan memurların önce bütün memurların ortak vasıfları ile ilgili temel eğitime, bilahare sınıfları ile ilgili hazırlayıcı eğitime ve staja tabi tutulmaları ve Devlet Memuru olarak atanabilmeleri için başarılı olmaları şarttır... hükmü yer almakta; Adaylık devresi içinde göreve son verme başlıklı 56 ncı maddesi, Adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin her birinde başarısız olanlarla, adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumları, göreve devamsızlıkları tespit edilenlerin sicil amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir... hükmünü amir bulunmakta; Adaylık süresi sonunda başarısızlık başlıklı 57 nci maddesinde ise, Adaylardan en geç iki yıl içinde Devlet memuru olabilmeleri için olumlu sicil alamayanların sicil amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirinin onayı ile ilişikleri kesilir... denilmektedir.
Yukarıda belirtilen yasal hükümlere göre bir aday memurun, adaylık döneminde ilişiğinin kesilebilmesi ancak şu hallerde mümkündür: -Temel eğitim, hazırlayıcı eğitim veya staj devrelerinin herhangi birinde başarısız olma, -Adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumların tespit edilmesi, -Adaylık süresi içinde göreve devamsızlık halinin saptanması, -Adaylık süresi içinde en geç iki yıl içinde olumlu sicil alınamaması.
Davacının devlet memurluğuna intibak edemediği, disiplinsiz olduğunun delili olarak davacıya verilen 4 gün göz hapsi cezası ile 2002 yılında olumsuz sicil almış olması ileri sürülebilir. Ancak davacıya verilen 4 gün göz hapsi cezası tek başına davacıya olumsuz sicil verilmesinin ve dolayısıyla devlet memurluğundan çıkarılmasının haklı gerekçesi olamaz.
Davacının yetersiz, uyumsuz, disiplinsiz olduğu iddia edilmekte ise de, özlük dosyasında bulunan 03 Nisan 2001 tarihli takdirnamede davacının disiplinli, dürüst, mesai mevhumu tanımaksızın özverili çalıştığı, görevini her şeyin üzerinde tutarak başarılı ve uyumlu çalışma gösterdiğinin belirtilmiş olması; yine 11 Haziran 2002 tarihli takdirnamede 2002 yılı Komutanlık Denetlemelerinde başarılı sonuç alınmasında davacının göstermiş olduğu üstün gayret ve mesai mevhumu tanımaksızın icra ettiği çalışmaların büyük katkısının bulunduğunun belirtilmiş olması karşısında davacıya 2002 yılı sicil işleminde olumsuz sayılacak not verilmesinin, davacının disiplinsiz, uyumsuz ve göreve intibak edemeyen bir memur olduğunun kabul edilmesi için somut ve yeterli bir dayanak teşkil etmediği, dolayısıyla soyut iddialara istinaden tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacı aday memurun devlet memurluğundan çıkarılma İŞLEMİNİN İPTALİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacı, adaylığı sürecinde görevine intibak edememiştir. İdarenin; görevini layıkıyla yapmayan veya kurumunun kurallarına uymayan, verimsiz olan bir memurunun görevine son vermede yasal hakkını kullandığı ve işlemin hukuka uyarlı olduğu değerlendirildiğinden aksi yönde oluşan sayın heyetin görüşüne katılamadık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy