(1086 S. K. m. 237) (2247 S. K. m. 15)
Davacı ...........................nun 02.12.2003 tarihinde İzmir İdare Mahkemesi kaydına, 10.12.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına giren dava dilekçesinde; boşandığı eşi Ord. Bnb. ..........................dan evliliği esnasında doğan çocukları olan ..........................in velayeti kendisinde olsa da askeri hastanelerde sağlık hizmetinin kolayca sunulması nedeniyle babası vasıtasıyla sağlık fişi çıkarılması için daha önce yaptığı başvurunun idare tarafından reddedilmesi üzerine açtığı davanın AYİM 2 nci D.nin 28.9.2003 tarih Esas 2000/163, Karar 2000/576 sayılı kararıyla görev nedeniyle reddedilmesi üzerine Ankara 3 ncü İdare Mahkemesinde dava açtığını, Danıştay 10 ncu Dairesinin 10.10.2002 tarih E.2002/4840, K.2002/3815 sayılı kararıyla davanın AYİM de görüşülmesi gerektiği kararı verildiğini ve Ankara 3 ncü İdare Mahkemesince 9.7.2003 tarih, E.2003/1127, K.2003/998 sayılı kararıyla bozmaya uyularak davanın AYİMin görev alanına girdiği gerekçesiyle red kararı verildiğini belirterek ..........................a babası Ord.Bnb. ..........................dan ötürü sağlık fişi çıkartılmaması işleminin iptalini dava ve talep etmiştir.
Dosya belgelerinin incelenmesinde; davacının 1996 yılında eşi Ord. Bnb. ..........................dan boşandığı, kızları olan ..........................in velayetinin anneye (davacı) verildiği, ..........................in 7.6.1992 doğumlu olduğunu askeri hastanelerde sağlık hizmetinin kolayca sunulduğu bu amaçla K.K.K.lığına yaptığı başvurunun işlemin şahsın beyanına tabi olması nedeniyle 13.1.2000 tarihinde reddedilmesi üzerine davacının kızına velayeten AYİMde iptal davası açtığı, ancak davanın AYİM 2 nci D.nin 28.9.2003 tarih Esas 2000/163, Karar 2000/576 sayılı kararıyla görev nedeniyle reddedildiği, bunun üzerine Ankara 3 ncü İdare Mahkemesinde dava açtığı, Danıştay 10 ncu Dairesinin 10.10.2002 tarih E.2002/4840, K.2002/3815 sayılı kararıyla davanın AYİMde görüşülmesi gerektiği kararına vardığı, nihayet Ankara 3 ncü İdare Mahkemesinin 9.7.2003 tarih, E.2003/1127, K.2003/998 sayılı kararıyla da Danıştayın söz konusu bozma kararına uyarak davanın AYİM in görev alanına girdiği gerekçesiyle red kararı verdiği, davacının da tekrar işbu davayı açarak ..........................a babası Ord.Bnb. ..........................dan ötürü sağlık fişi çıkartılması isteminin reddi işleminin iptalini istediği görülmektedir.
AYİM 2 nci Dairesinin 28.9.2003 tarih ve Esas 2000/163, Karar 2000/576 sayılı kararının ise hukuken kaziye (kesin hüküm) teşkil edip etmediği incelenmelidir.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 237 nci maddesinin ikinci fıkrası; Kaziyei Muhkeme mevcuttur denilebilmesi için iki tarafın ve müddeabihin ve istinat olunan sebebin müttehit olması lazımdır hükmünü amirdir. Bu hükme göre, kesin hükmün mevcudiyetinin kabulü için; a) Davanın konusunun, b) Davanın sebebinin, c) Davanın taraflarının aynı olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi lazımdır. Bu şartlardan biri gerçekleşmemişse kesin hükmün varlığından söz edilemez Böylece kesin hüküm, tarafları, konusu, sebebi aynı olan bir davanın, kesinleşmiş bir yargısal kararla sonuçlandıktan sonra, bir daha yargı organları önüne getirilememesi, getirilmiş olsa bile esası görüşülmeden mahkemece reddedilmesi anlamını ifade etmektedir. Bir davanın yargı makamınca dinlenebilir olması için, aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı dava sebebine dayalı olarak verilmiş bir kesin hüküm bulunmamalıdır. Aksi halde kesin hüküm, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 237 nci maddesi uyarınca kesin kanıt sayılacağı için, aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı dava sebebine bağlı kalınarak açılacak davada davanın dinlenmezlik koşulunu oluşturacak, açılacak ikinci dava ise bu sebeplerle reddedilecektir.
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kanununun 15 nci maddesi; Olumsuz görev uyuşmazlıklarında dava dosyası:
a) Ceza davalarında son görevsizlik kararını veren mahkemece, bu kararın kesinleşmesinden sonra doğrudan doğruya,
b) Diğer davalarda son görevsizlik kararını veren mahkemece bu kararın kesinleşmesinden sonra, taraflardan birinin istemi üzerine, Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir ve görevli mahkemenin belirlenmesi istenir hükmünü amirdir.
Danıştayın davanın AYİMin görev alanına girdiği gerekçesiyle verdiği bozma kararı üzerine Ankara 3 ncü İdare Mahkemesince verilen ve davanın AYİMin görev alanına girdiği gerekçesiyle red kararı ile ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının Uyuşmazlık Mahkemesi Kanununun 15 nci maddesi gereğince davacının istemi üzerine Uyuşmazlık Mahkemesince çözüme kavuşturabileceği dikkate alındığında; davacının son görevsizlik kararını veren mahkemeden dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesini istemek yerine tarafları, sebebi ve konusu aynı olan daha önce AYİM 2 nci Dairesi tarafından verilmiş, AYİM 2 nci D.nin 28.9.2003 tarih Esas 2000/163, Karar 2000/576 sayılı kararının mevcudiyetine rağmen işbu davayı açtığı görülmekte ise de, yukarıda açıklanan hükümler ışığında AYİM 2 nci Dairesinin anılan kararının kesin hüküm teşkil ettiği anlaşıldığından davacının görülmekte olan bu davasının da kesin hüküm nedeniyle reddine karar vermek zorunluluğu hasıl olmuştur.
Açıklanan nedenlerle DAVANIN KESİN HÜKÜM NEDENİYLE REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy