(657 S. K. m. 48, 98, 125) (Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği 13, 14)
Davacı 13.06.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; Hizbullah terör örgütü mensubu olmak suçundan tutuklandığını, Diyarbakır 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin kararı ile adi geçen örgütle herhangi bir ilişkisinin olmadığının görülerek beraatine karar verildiğini, Cumhuriyet Savcısı tarafından kararın temyiz edildiğini, Yargıtay 9 uncu Ceza Dairesinin kararı ile beraat kararının bozulduğunu, yargılamasının devam ettiğini, hakkında kesinleşmiş bir karar bulunmadığını, Hizbullah terör örgütü mensubu olmadığını, adi geçen suçları islemediğini, Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun hakkında verdiği 21.04.2003 tarih ve 2003/11 sayılı kararının iptaline, yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
AYİM 3 üncü Dairesinin 16.07.2003 tarih Gensek:2003/1260, Esas No:2003/90 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava ve özlük dosyasının incelenmesinden; davacının 1994-2003 yılları arasında
.. Askerlik Dairesi Başkanlığı,
İç Tedarik Bölge Başkanlığı, 1 Nolu Satınalma Komisyon Başkanlığı ve en son olarak
. Askerlik Şubesi Başkanlığı emrinde
.. sicil sayılı sivil memur olarak görev yaptığı, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2001 tarih 2001/489-481 sayılı iddianamesi ile yasadışı Hizbullah terör örgütünün sair efradı olmak suçundan hakkında dava açıldığı, 25.04.2001 tarihinde gözetim altına alındığı, 27.04.2001 tarihinde tutuklandığı, 15.11.2001 tarihinde tahliye edildiği, Diyarbakır 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 15.11.2001 gün ve 2001/425-489 sayılı kararı ile delil yetersizliğinden beraatine kara verildiği, hükmün Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 9 ncu Ceza Dairesinin 02.05.2002 tarih ve 2002/798-940 E.K. sayılı ilamı ile suçun oluşmasına rağmen beraatine karar verilmiş olduğu belirtilerek kararın bozulduğu, Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 21.04.2003 tarih 2003/11 sayılı kararı ile 657 sayılı Kanunun 125/E maddesinde ve TSKde görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin 13 ncü maddesinde; ideolojik ve siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenlerini bozanların, siyasi partiye girenlerin, siyasi ve ideolojik amaçlı bildiri ve afiş dağıtanların, basanların, siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizleyenlerin, 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar hakkındaki kanuna aykırı davrananların devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılacaklarının düzenlendiği, Kanunun 125/4 ncü maddesi; yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesi gereken fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara aynı neviden ceza verileceği hükmünün bulunduğu, davacının kanunda sayılan eylemlerden daha vahamet teşkil eden terör örgütü üyesi olmak suçundan devlet memurluğundan çıkarmayı gerektirdiğinin belirtildiği, davacının devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verildiği, kararın davacıya 13.05.2003 tarihinde tebliğ edildiği, davacının süresi içerisinde dava açtığı anlaşılmaktadır.
Ara kararı ile yargılama sonucu Diyarbakır 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden sorulmuş, gönderilen belgelerinden davacı hakkında verilen beraat kararından sonra Diyarbakır 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 12.02.2002 tarih 200/145-433 E.K. sayılı kararı ile davacının silahlı çetenin sair efradı olmak suçundan üç yıl dokuz ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına, üç yıl süre ile kamu hizmetlerinden yasaklanmasına karar verildiği, temyiz üzerine Yargıtay 9 ncu Ceza Dairesinin 2003/1951-2088 tarihli ilamı ile onanmak suretiyle kararın 17.11.2003 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E maddesinde devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hareketler arasında; a- İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak, b- yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak dağıtmak veya bunları kurumların her hangi bir yerine asmak veya teshir etmek, c- Siyasi partiye girmek sayılmış, aynı madde de yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara aynı neviden disiplin cezaları verileceği belirtilmiş, benzer hükümlere Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin 13 ve 14 ncü maddelerinde yer verilmiştir. 657 sayılı Kanunun 48 nci maddesinde devlet memurlarında aranacak şartlar arasında ağır hapis veya altı aydan fazla hapis cezası almamış olmak aranmış, aynı kanunun 98 nci maddesinde memurluğa alınma şartlarının her hangi birisinin memurlukları sırasında kaybedilmesi halinde memurluğun sona ereceği belirtilmiştir.
Davacı hakkında delil yetersizliğinden verilen beraat kararının Yargıtay tarafından bozulmasından sonra yeniden yapılan yargılamada Hizbullah isimli yasadışı silahlı terör örgütünün sair efradı olduğu kabul edilerek davacının mahkumiyetine karar verilmiş, karar Yargıtay tarafından onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununda siyasi ve ideolojik amaçlı bildiri, afiş dağıtanların basanların, siyasi ve ideolojik eylemlerden arananların devlet memurluğundan çıkarılması öngörülmüş, 125/4 ncü maddesinde disiplin cezası verilmesi gereken fiil ve hallere nitelik ve ağırlıklarının itibari ile benzer eylemlerde bulunanlara aynı ceza verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davacının siyasi ve ideolojik amaçlı bildiri, afiş vs. dağıtmak, basmak, siyasi partiye girmekten daha vahim bir durum arz eden silahlı terör örgütünün mensubu olması, yasadışı silahlı terör örgütüne para toplaması, kod adi kullanarak faaliyette bulunması eylemleri nedeniyle devlet memurluğundan çıkarılma işleminde hukuka aykırılık görülmemiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 98 nci maddesi gereği ağır hapis cezası alması nedeniyle memur olma sıfatını kaybettiğinden davacının devlet memurluğundan hükmün kesinleşmesi ile birlikte devlet memurluğunun sona ermesi gerekmektedir. Davacı hakkında yapılan işlem hukuka uygundur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun olan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy