(2709 S. K. m. 72)
Davacılar, 25 Ağustos 2003 tarihinde Elazığ 2 nci Asliye Hukuk Mahkemesine verdikleri ve 27 Ağustos 2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; miras bırakanları olan
un askerlik ödevini yapıp terhis olduğuna dair belgenin mevcut künye kayıtlarına rağmen kendilerine verilmediğini belirterek, bu işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı idare ve AYİM Başsavcılığınca davanın subjektif ehliyet bir başka ifade ile güncel menfaat yokluğundan reddi gerektiği belirtilmiş ise de ; dava dosyasında bulunan ve davacılardan
.un oğlu
ya hitaben yazılan Baskil Askerlik Şubesi Başkanlığının 20 Mart 2003 gün ve As.S.:4282-44-03/(1523-09) sayılı yazısından, askerlik durum belgesinin müteveffa
un askerlik borçlanması işlemleri için istendiği anlaşılmakla, müteveffa
..un mirasçıları olan davacıların bu davayı açmakta güncel menfaatleri olduğu sonucuna ulaşılarak uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmiştir. Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile dava dilekçesi ekindeki Milli Savunma Bakanlığı Arşiv Müdürlüğünden alınma 01 Kasım 2002 onay tarihli künye kayıt (ihtiyat mustahfaz defteri ve silahaltı defteri) belgelerinin incelenmesinden; davacıların babası Elazığ Baskil Askerlik Şubesi Başkanlığı yükümlüsü, Hüseyin oğlu, 1319 doğumlu, Selvi Köyünden
un; 11 Mart 1927 tarihinde askere alındığı, 17 nci Fırka 25 nci Alay 3 ncü Tabur 11 nci Bölük Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaptığı, 04 Mayıs 1929 tarihinde halen asker olduğu, firar, izin tecavüzü gibi bir suçunun olduğunu gösterir kaydın bulunmadığı, 1932 yılından 1944 yılına kadar askerlik şubesinde yoklamalarının yapıldığı anlaşılmıştır.
T.C. Anayasasının 72 nci maddesinde; vatan hizmeti, her Türk için hak ve ödev olarak kabul edilmiş, yükümlülerin sahip bulundukları niteliklere göre bu hak ve ödevlerini, hangi statüde nasıl yerine getirecekleri 1111 sayılı Askerlik Kanunu ile 1076 sayılı Yedek Subay ve Yedek Askeri Memurlar Kanununda düzenlenmiştir. Bahse konu Kanun hükümlerine göre; askerlik çağına giren yükümlülerin, yoklama döneminden başlayarak muvazzaflık hizmeti için çağrılmaları ve sevkleri, muvazzaflık hizmetini bitirenlerin terhisleri, kıtalarından izinli ayrılacaklar, cezalı askerlik, firar ve izin tecavüzü suçunu işleyenler hakkında yapılacak işlemlerin neler olduğu ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Askerlik hak ve ödevi, idarenin hüküm ve tasarrufu altında Kanunlarda belirtilen hallere uygun olarak belli süre kadar, belli bir yerde hizmet görmek suretiyle yerine getirilen bir kamu hizmetidir. Bu yönüyle de bir yükümlülüktür. İdarenin hüküm ve tasarruf alanında yerine getirilen askerlik hizmeti ile ilgili tüm kayıtların idare tarafından tutulması, saklanması ve korunması bu işlevin gereği gibi yerine getirilmemesinin olumsuz sonuçlarının davacıya yükletilmemesi gerekmektedir.
Davalı idarece, müteveffa
un askerlik hizmetini yapmadığı, firar, izin tecavüzü veya herhangi bir suçtan takipte bulunduğu kanıtlanmadığından, müteveffanın 11 Mart 1927 tarihinde askere sevk edildiği, o tarihte yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak iki yıl askerlik hizmetini yaptığı dolayısıyla davacılar olan mirasçılarına terhis belgesi verilmemesi işleminin hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacıların miras bırakanı müteveffa
.un 11 Mart 1927 tarihinden itibaren iki yıl süreyle askerlik yaptığına dair askerlik süresini gösterir terhis belgesinin verilmemesi İŞLEMİNİN İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy