(1086 S. K. m. 237) (AYİM 14.02.2001 T. 2001/122 E. 2001/142 K.)
Davacı vekili 15.12.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına giren dava dilekçesinde özetle; davacının 1954/2 tertip olarak askerlik görevini 1974-1976 yılları arasında yaptığını, 1974 yılı Ağustos ayı başında Antalyadan Kıbrısa gönderildiğini,
ncu Mknz. P. A.1 nci Mknz. P. Tb. Kh. Ds. Bl. K.lığına katıldığını, savaş döneminin olağanüstü şartlarında kayıtların eksik tutulmuş olabileceğini, davacıya gönderilen Kıbrıs Barış Harekatına katılanlara verilen şerit rozet beratını davacının kaybettiğini, davacının 1992 yılından beri gazilik belgesi ve maaşı almak için uğraştığını, ancak isminin K.K.K lığı OBIM listesinde bulunmadığı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, davacıya tanıklık edebilecek gazilik unvanına sahip iki silah arkadaşı bulunduğunu belirterek davacının Kıbrıs Barış Harekatına fiilen katıldığının tespiti ile harekata katıldığına ilişkin belge verilmemesi işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 02.07.1974 tarihinde Isparta
. nci P. Er Eğt. A. K.lığı emrine sevk edildiği, 12.07.1974 tarihinde eğitim birliğine katıldığı, Eğitim Birliği sonunda Kıbrıs
ncu Mknz. P. A.1 nci Mknz. P. Tb. Kh. Ds. Bl. K.lığı emrine sevk edildiği ve 09.03.1976 tarihinde bu birliğinden terhis edildiği; davacının 17.05.1995 tarihli dilekçe ile K.K.K. lığına müracaat ettiği, bu müracaatına K.K. Personel Daire Başkanlığının 08.06.1995 tarihli cevabı yazısı ile Kıbrıs Barış Harekatına katılanlara ait künye defteri ve OBIM listesinde ismine rastlanmadığına dair cevap verildiği; daha sonra davacının 09.12.1997 tarihinde Gebze Sulh Hukuk Mahkemesinde Kıbrıs Barış Harekatına fiilen katıldığının tespiti talebi ile tespit davası açtığı, Gebze Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.05. 1998 gün E. 1997/1377, K.1998/486 sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği; davacı vekilinin talebi üzerine dava dosyasının AYİM ne gönderildiği; AYİM 2 nci Dairesinin ise 24.02.1999 tarih ve E. 1999/128, K. 1999/105 sayılı kararı ile dilekçenin reddine karar verdiği; davacının bu defa 07.11.2000 tarihinde Kıbrıs Barış Harekatına katıldığının tespiti ile Harekata katıldığına dair belge verilmemesi işleminin iptaline karar verilmesi talebi ile AYİMnde dava açtığı, bu davanın ise AYİM 2 nci Dairesinin 14.02.2001 tarih ve E.2001/122, K.2001/142 sayılı kararı ile DAVANIN SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar sonrasında ise davacı vekilinin 21.10.2003 tarihli dilekçe ile K.K.K.lığına müracaatı üzerine K.K.K.lığı Şehit Gazi İşlem Şube Md. lüğü tarafından 03.11.2003 tarihli cevabı yazıda davacının Kıbrıs Barış Harekatına katılanlara ait listelerin hiçbirinde kaydına rastlanmadığının bildirildiği, davacı vekilinin 11.12.2000 tarihinde Gebze Asliye 2 nci Hukuk Mahkemesine verdiği dilekçe AYİMnde davacının Kıbrıs Barış Harekatına katıldığının tespiti ile harekata katıldığına ilişkin belge verilmemesi işleminin iptali talebi ile dava açtığı görülmektedir.
Kesin hüküm, tarafları, konusu, sebebi ayni olan bir davanın, kesinleşmiş bir yargısal kararla sonuçlandıktan sonra, bir daha yargı organları önüne getirilememesi, getirilmiş olsa bile esası görüşülmeden mahkemece reddedilmesi anlamını ifade etmektedir. Bir diğer anlatımla, bir davanın yargı makamınca dinlenebilir olması için, aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı dava sebebine dayalı olarak verilmiş bir kesin hüküm bulunmamalıdır. Aksi halde kesin hüküm, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 237 nci maddesi uyarınca kesin kanıt sayılacağı için, aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı dava sebebine bağlı kalınarak açılacak davada davanın dinlenmezlik koşulunu oluşturacaktır. Açılacak ikinci dava bu sebeplerle reddedilecektir.
Bu genel açıklama ışığında dava konusu olay irdelendiğinde; davacının 07.11.2000 tarihinde açtığı ve AYİM 2 nci D.nin 14.02.2001 tarih ve E.2001/122, K.2001/142 sayılı kararı ile süre aşımı yönünden reddine karar verilen davaya rağmen, aynı konuda aynı davacı tarafından yeniden dava açıldığı görülmektedir.
Tarafları, konusu, dayandığı nedenleri ayni olan ve önceden AYİM 2 nci Dairesinin kesin hükme bağladığı anlaşılan işbu davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; DAVANIN KESİN HÜKÜM NEDENİYLE REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy