(2709 S. K. m. 72) (1111 S. K. Ek. m. 1) (1602 S. K. m. 71) (492 S. K. m. 13, 31) (Dövizle Askerlik Hizmetinin Uygulanması Esasları Hakkında Yönetmelik m. 26)
DAVANIN KONUSU: Dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılma işleminin iptal istemi
SAVUNMANIN ÖZÜ: Davacının dövizle askerlik hizmeti kapsamında yükümlülükleri yerine getirmediğini, ödemesi gereken döviz miktarının tamamını 38 yaşını doldurduğu yılın son gününe kadar ödemediğini, bu nedenle kapsamdan çıkarıldığını, işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddi savunulmuştur.
Davacının son taksidini 31.12.2003 tarihinde ödemesi gerekirken 19.01.2004 tarihinde ödediğinin sabit olduğunu, ancak MSBlığının dövizle askerlikten yararlanan vatandaşların mağdur olmalarını engellemek için esnek davranarak ödemelerin son gününü 05.01.2004 tarihine kadar ertelediğini, MSB'lığının belirlediği tarihe göre davacının 14 günlük bir gecikmesinin söz konusu olduğunu, bu kadar kısa bir süre gecikmenin davacının aleyhine sonuç doğurmaması gerektiğini, bu şekildeki katı uygulamanın dövizle askerlik hizmetinin konuluş amacına da aykırı olduğunu, davacının dövizle askerlik hizmetinden çıkarılmasında kamu yararı da bulunmadığını belirterek işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek idare Mahkemesi Üçüncü Dairesince raportör Hak.Bnb. İlter AKSOYLU'nun açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
Gereği Düşünüldü: Davacı vekili 30.07.2004 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesinde özete; davacının dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak için başvuruda bulunduğunu, bu başvurunun kabul edildiğini, iki aylık temel askerlik hizmetini tamamlayan davacının ödemesi gereken bedeli ödediğini ancak 19 günlük bir gecikme olduğunu, sırf bu gecikmeye dayalı olarak davacının dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılması yönünde tesis edilen işlemin kanuna ve kanunun genel mantığına aykırı olduğunu iddia ederek işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Davacının dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak üzere ilk taksitini 1300 Alman Markı olarak 08.03.1985 tarihinde ödediği, 12.03.1985 tarihinde T.C. Dusseldorf Başkonsolosluğuna müracaat ettiği, 19.09.1985-13.11.1985 tarihleri arasında iki ay süreli temel askerlik hizmetini tamamladığı, 06.06.1986 tarihinde 1300 Alman Markı, 09.06.1987 tarihinde 1300 Alman Markı, 23.06.1988 tarihinde 1300 Alman Markı, 20.07.1989 tarihinde 1300 Alman Markı, 19.07.1990 tarihinde 1300 Alman Markı, 18.07.1991 tarihinde 1300 Alman Markı olmak üzere toplam 9100 Alman Markı (4655 Euro) ödediği, 1965 doğumlu olan davacının, geriye kalan 900 Alman Markı (457 Euro karşılığı) tutarı 38 yaşını doldurduğu yılın son günü olan 31.12.2003 tarihine kadar ödemesi gerektiği, bu sürenin Milli Savurma Bakanlığınca 05.01.2004 tarihine kadar uzatıldığı, davacının bu tarihten kısa bir süre sonra 19.01.2004 tarihinde eksik kalan tüm döviz borcunu ödediği, ancak davalı idare tarafının davacının 38 yaşını doldurduğu yılın sonuna kadar borcunu ödememesi gerekçe gösterilerek dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarıldığı ve davacının vekili aracılığıyla süresi içerisinde işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Vatan hizmetinin, her Türk'ün hakkı ve ödevi olduğu, bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceğinin veya getirilmiş sayılacağının kanunla düzenleneceği Anayasamızın 72 nci maddesinde belirtilmiştir.
Oturma veya çalışma iznine sahip olarak işçi, işveren sıfatıyla veya bir meslek ya da sanatı icra ederek fiilen yabancı ülkelerde bulunan vatandaşlarımızın, Türkiye'deki uzun süreli askerlik hizmeti nedeniyle, bulundukları yabancı ülkelerde elde ettikleri sosyal, siyasi, ekonomik vb. hakları kazanımları, kaybetmelerine engel olmak maksadıyla, askerliklerinin ertelenmesine ve dövizle askerlik hizmetinden yararlanmalarına imkan sağlanmıştır.
Dövizle askerlik hizmetine ilişkin ilk düzenleme 20 Mart 1980 tarih ve 2298 sayılı Kanunla 1111 sayılı Askerlik Kanununa EK-1 nci madde olarak eklenmiştir. Yapılan düzenlemelerle;
32 yaşlarını doldurdukları yılın sonuna kadar 440,000 Türk Lirası ödeyenler ve iki ay süre i!e temel askerlik eğitimlerini yapanlar askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılmış,
22 Ekim 1981 tarih ve 2539 sayılı Kanunla 440.000 Türk Lirası ifadesi 800.000 Türk Lirasının Mart 1980 tarihindeki resmi kur üzerinden belirlenecek yabancı ülke parası olarak değiştirilmiş ve ödenmesi gereken döviz miktarı 19.757.96 Alman Markı olarak belirlenmiştir Bu miktar 27 Haziran 1984 tarihinde 3031 sayılı Kanunla 600.000 TL'nin 1 Mart 1980 tarihindeki resmi kur üzerinden belirlenecek yabancı ülke parası olarak değiştirilmiş, ödenmesi gereken döviz miktarı 14.818.47 Alman Markına düşürülmüş,
12 Ekim 1988 tarih ve 3478 sayılı Kanunla döviz miktarı 10.000 Alman Markı olarak tespit edilmiş,
1 Haziran 1992 tarih ve 3802 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak isteyen vatandaşlarımızın, başvuru işlemlerini tamamlayabilecekleri yaş sınırı 32'den 38 yaşını tamamlandığı yılın sonuna kadar uzatılmış, dövizle askerlik hizmetinden yararlanabilmek için yurt dışında fiilen geçirilmesi gereken süre bir yıldan üç yıla çıkarılmış, temel askerlik eğitiminin süresi de iki aydan bir aya indirilmiştir.
Resmi gazetenin 08.03.1985 gün ve 13688 sayılı nüshasında yayınlanan ve 85/9103 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla kabul edilerek yürürlüğe konulan Dövizle Askerlik Hizmetinin Uygulanması Esasları Hakkında Yönetmelik; başvuru işlemleri ödeme şekli ve başvurucu ile idareye yüklenilen yükümlülüklere ilişkin hükümlere yer vermiştir. Bu cümleden olarak yükümlülerin muhabir bankaya yaptıkları ödemeye ilişkin dekontu konsolosluğa verecekleri, konsoloslukça (belgelerin) bir sureti alıkonularak Askerlik Şubesine iletileceği, Merkez Bankasınca muhabir banka tarafından gönderilen döviz ve kimlik bilgilerinin her ay MSB. lığına bildirileceği, yerli Askerlik Şb. Bşk.lıkları tarafından yükümlülerle ilgili dövizle askerlik hizmeti yardımcı defteri tutulacağı ve kayıtların bu deftere işleneceği, işlenen bilgiler ışığında ödemelerini yapmayanların durumlarının bağlı oldukları konsolosluklara yazılacağı bu yazışmalara rağmen ödemeyenlerin durumlarının ASAL'a bildirileceği öngörülmüştür.
1111 sayılı Kanunun EK-1 nci maddesinde 21.05.1992 tarih ve 3802 sayılı kanunla değişiklik yapılmış ve dövizle askerlik hizmetlerinden yararlanmak için başvuru işlemlerinin ve ödemelerin tamamlanabileceği yaş sınırı 38 yaşın tamamlandığı yılın sonu, eğitim süresi 1 ay ve fiilen yurt dışında geçirilmesi gereken süre 3 yıl olarak belirlenmiştir. Ayrıca Resmi Gazetenin 12.10.1993 gün ve 21463 sayılı nüshasında yayımlanan Bakanlar Kurulunun 17.11.1992 tarih ve 92/3769 sayılı kararı ile kabul edilerek 01.06.1992 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe konulan Dövizle Askerlik Hizmetinin Uygulanması Esasları Hakkında Yönetmelik 85/9103 sayılı (eski) yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır. Yapılan yasal değişiklik, dövizle askerlik hizmetine tabi olan davacının statüsünde herhangi bir değişikliğe yol açmamış, davacı lehine olarak borcunu 38 yaşını tamamladığı yılın sonuna kadar ödeyebilme imkanı sağlanmıştır. 92/3769 sayılı yeni Yönetmeliğin Geçici 4 ncü maddesi 01 Haziran 1992 tarihinden önce yabancı ülkede bulunan ve 1111 sayılı kanunun EK-1 nci maddesi kapsamından yararlananların kalan döviz borçlarını 38 yaşına kadar ödemek üzere yükümlülerin isteğine uygun olarak taksitlendirilebilir. Ancak taksit sayısı 3'ü geçemez hükmü ile lehe olan bu mevzuat değişikliğinden davacının yararlanmasına olanak sağlanmıştır, Nitekim davacı ve benzer konumda bulunan yükümlülere davalı idarece, borçlarını 05.01.2004 tarihine kadar ödemeleri için ek süre tanındığı anlaşılmaktadır.
1111 Sayılı Askerilik Kanununun 3802 sayılı kanunla değişik Ek-1 nci maddesinin 3 ncü fıkrasında; dövizle askerilik hizmetinden yararlanmak üzere yaptıkları başvuruları kabul edilen yükümlülerin hangi hallerde dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılacakları düzenlenmiştir. Buna göre; gereken şartları taşımadıkları anlaşılanlar, ödemeleri gereken yabancı ülke parasını yönetmelikte belirtilen sürelere uygun ödemeyenler, belirtilen yaş sınırı sonuna kadar temel askerlik eğitimini yapmayanlar, ücret veya maaşları yurt içinden transfer edilenler, yabancı ülkelerde resmi bir görevde bulunanlar, dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak için gereken yükümlülüklerinin devamı süresince toplam olarak her takvim yılının yarısından fazlasını yurt içinde geçirenler, yurda kesin dönüş yapanlar, istekleriyle vazgeçenler ve askerliğe elverişsiz oldukları tespit edilenler dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılacaktır.
Halen yürürlükte bulunan 1992 tarihli Dövizle Askerlik Hizmetinin Uygulanması Esasları Hakkında Yönetmeliğin 26 ncı maddesinde kapsamdan çıkarmayla ilgili yasa hükmüne paralel düzenlemeler yer almaktadır.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde davacının son taksidinin, son ödeme günü olan 05.01.2004 tarihinde ödemediği, gecikmeyle 19.01.2004 tarihinde ödediği maddi bir vakıa ise de; davacının dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak için başvurduğu 1985 yılından son taksidi ödeme zamanına kadar geçen 19 yıllık zaman dilimi içerisinde konu ile ilgili yasa ve yönetmeliklerde bir çok kez değişiklik yapıldığı, döviz miktarları, ödemedeki döviz cinsi ve ödeme sürelerinin değiştiği, davacıya kalan döviz borcunun hatırlatılması için Askerlik Şubesi tarafından 25.12.2002 tarihinde ikaz yazısı yazılmış olmakla birlikte, bu yazının davacıya tebliğ edildiğine dair herhangi bir belge bulunmadığı, davacının döviz miktarının çok büyük bölümünü zamanında ödediği, sadece son taksitini kısa bir gecikmeyle ödediği, halen yurt dışında bulunduğu ve işçi statüsünü koruduğu hususları göz önüne alındığında, davacı hakkında tesis edilen dövizle askerlik hizmetinden çıkarılma işleminde kişi ve kamu yararı dengesinin de gözetilmesi gerektiği, davacı hakkında bu şekilde katı bir uygulamaya gidilmesinin davacının 19 yıllık kazanımlarını kaybetmesi sonucunu doğuracağı, bu uygulamanın dövizle askerlik hizmetinin konuluş amacıyla da bağdaşmadığı, sonuç itibariyle dövizle askerlik hizmetinden çıkarma işleminin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1. Davacının dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılma İŞLEMİNİN İPTALİNE,
2. 1602 sayılı AYİM Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) davalı idareye yüklenilmesine, ancak Harçlar Kanununun 13/J maddesi uyarınca harçtan muaf davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına, buna göre davacı tarafından peşin yatırılan 36,00 YTL. (Otuzaltı Yeni Türk Lirası) harcın Harçlar Kanununun 31 nci maddesi uyarınca istemi halinde davacıya İADESİNE, davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 12,00 YTL. (Oniki Yeni Türk Lirası) posta gideri ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 350 YTL. (Üçyüzelli Yeni Türk Lirası) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
03 MART 2005 tarihinde üye P.Kur.Alb. Necati YÜKSELin karşı oyu ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacının ilk taksidini 1985 yılında, ara taksitlerini 1987-1991 yıllarında 1300'er Alman Markı olarak yatırdığı, kalan 900 Alman Markı kadar borcunu, ödeme girişiminde bulunmadığı, Kars Askerlik Şubesi Başkanlığının 25.12.2002 tarihli yazısı ile kalan borcunu 31.12.2003 tarihine kadar ödemesi için davacının; Konsolosluğuna, yurt içi ve yurt dışı adreslerine bildirildiği ve Milli Savunma Bakanlığınca son ödeme tarihinin 05.01.2004 tarihine kadar uzatıldığı halde süresinde ödemeyip 19.01.2004 tarihinde ödediği açık olduğundan tesis edilen işlemde hukuka aykırılık olmaması nedeniyle sayın heyete iştirak edemedim. 03.03.2005 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy