(1602 S. K. m. 20, 21) (UYM. MAH. 09.07.2001 T. 2001/30 E. 2001/58 K.)
Davacı vekili 19.07.2004 tarihinde İzmir Nöbetçi İdare Mahkemesi, 28.07.2004 tarihinde AYİM kayıtlarına giren dava dilekçesinde özetle; davacının 1993 yılında sivil memur olarak göreve başladığı Jandarma Genel Komutanlığında veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapmakta iken hakkında 2000 yılında yaptırılan güvenlik soruşturmasında, memuriyete başlamadan önce dolandırıcılık suçundan aldığı mahkumiyetinin tespit edilmesi nedeniyle memurluğunun sona erdirildiğini, İzmir 4 ncü Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2003 gün ve 2003/347 sayı ile davacının memnu haklarının iadesine karar verdiğini, 2004 yılı başlarında yapılan duyuru ile Jandarma Genel Komutanlığı bağlısı birliklere 657 sayılı kanuna tabi 50 sivil memur alınacağının ilan edilmesi üzerine, davacının alınacak sivil memurlar arasında kendisine uygun kadro bulunması nedeniyle 26.03.2004 tarihli dilekçe davalı idareye başvurduğunu, davalı idarenin 05.04.2004 tarihli cevabı yazısı ile durumunun alınacak 50 sivil memur içinde değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiğini, söz konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek göreve iade (atama) isteminin reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 1993 yılında sivil memur olarak göreve başladığı, Jandarma Genel Komutanlığında veri hazırlama ve kontrol isletmeni olarak görev yapmakta iken hakkında 2000 yılında yaptırılan güvenlik soruşturmasında, memuriyete başlamadan önce dolandırıcılık suçundan aldığı mahkumiyetinin tespit edilmesi nedeniyle 23.10.2000 tarihinde ilişiğinin kesildiği, İzmir 4 ncü Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2003 gün ve 2003/347 sayı ile davacının memnu haklarının iadesine karar verdiği, 2004 yılı başlarında yapılan duyuru ile Jandarma Genel Komutanlığı bağlısı birliklere 657 sayılı kanuna tabi 50 sivil memur alınacağının ilan edilmesi üzerine, davacının alınacak sivil memurlar arasında kendisine uygun kadro bulunması nedeniyle 26.03.2004 tarihli dilekçe davalı idareye başvurduğu, davalı idarenin 05.04.2004 tarihli cevabi yazısı ile durumunun alınacak 50 sivil memur içinde değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiği, işlemin iptali hususunda dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 157 nci maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu; ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olma şartının aranmayacağı belirtilmiş; 1602 sayılı Kanunun 25.12.1981 tarih ve 2568 sayılı Kanunla değişik 20 nci maddesinde de ayni hüküm yer almıştır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
1602 sayılı Kanunun değişik 20 nci maddesinde, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan, subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi olarak sayılmaktadır.
İdari işlemin, görevli yargı yerinin tespiti yönünden askeri hizmete ilişkin olup olmadığının saptanabilmesi için işlemin konusuna bakılması gerekmektedir. Eğer idari işlem askeri gereklere, askeri usul ve yönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmiş ise bu işlemin askeri hizmete ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Daha açık bir ifadeyle, askeri hizmete ilişkin idari işlemler: İdarenin bir asker kişinin askeri yeterlik ve yeteneklerinin, tutum ve davranışlarının askeri geçmişinin, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevlerinin; askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural ve gerekler göz önünde tutularak değerlendirilmesi sonucunda tesis edilen işlemlerdir. İşlem, askeri olmayan bir makam tarafından tesis edilmiş olsa bile durum değişmemekte menfaati ihlal edilen asker kişinin açtığı davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
20.10.2000 tarihinde davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilmiştir. Yeniden devlet memurluğuna alınma talebinin red edildiği, dava konusu işlemin tesis edildiği 05.04.2004 tarihinde davacının asker sıfatı bulunmamaktadır. Tesis edilen işlem asker kişiye yönelik değildir.
Uyuşmazlığa konu edilen yeniden devlet memurluluğuna alınmama işleminin iptali davasında uygulanacak mevzuat, sivil bir kamu kuruluşunda görev yaparken devlet memurluğundan çıkarılan bir memurun aynı doğrultudaki isteminde uygulanacak mevzuat ve davanın çözümünde varılacak sonuç ile aynıdır. Askeri hizmete ilişkinlik şartı gerçeklememiştir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 02.10.1995 tarih 1995/46-48 E.K. sayılı kararında askeri iş yerinden istifaen ayrılan kişinin yeniden işe alınması isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada asker kişiyi ilgilendirme ve askeri hizmete ilişkin olma şartları bulunmadığından davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğine yine Uyuşmazlık Mahkemesinin 09.07.2001 tarih 2001/30-58 E.K. sayılı kararında Türk Silahlı Kuvvetlerinde sivil memur olarak görev yapmakta iken devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile cezalandırılan davacının disiplin affından yararlanarak göreve iade edilmesi isteğinin reddine dair işlemin iptali davasında askeri hizmete ilişkin olma şartı gerçekleşmediğinden davanın çözümünde genel idari yargı yerinin görevli olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu işlemde asker kişiyi ilgilendirme ve askeri hizmete ilişkin olma şartları gerçekleşmediğinden davanın genel idari yargı yerinde görülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın görev yönünden REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy