(1602 S. K. m. 36, 42 , 44, 45)
Davacı vekili 03.06.2003 tarihinde İstanbul 3 ncü İdare Mahkemesi ve 11.06.2003 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde; müvekkilinin Levazım- Maliye Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında sivil memur iken devamsızlıktan dolayı sevk olunduğu MSB Yüksek Disiplin Kurulunun 30 Haziran 1998 tarih ve 1998 /17 no.lu kararı ile hakkında Devlet Memurluğundan çıkarma cezası verilmesi isteminin reddine karar verilerek bir alt ceza olan kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziyesi için dosyanın atamaya yetkili makama gönderildiğini, ancak davacının amirliğinin bu kararı uygulamak yerine 12.05.1998 tarih ve 98/210 sayılı yazı ile Devlet Memurluğundan çıkarıldığını bildirip 17.04.1998 tarihi itibariyle ilişiğini keserek müvekkilini müstafi saydığını, müvekkilinin 05.05.1976 tarihinden itibaren 22 yıl hizmet verdiğini, müstafi sayıldığı için maddi ve manevi zararlara uğradığını, memuriyet görevine iadesi halinde yaş haddinden dolayı emekliliği hak ettiğinden özlük haklarının ödenmesinin, aksi takdirde de 22 yıllık hizmetinden dolayı gerekli kesintiler yapıldıktan sonra özlük haklarının tazminat olarak verilmesinin gerektiğini ileri sürerek müstafi sayılmama, göreve iade edilmeme, emekli statüsü tanınarak özlük haklarının verilmeme ve bunların kabul görmemesi halinde 22 yıllık hizmet süresine istinaden özlük haklarının tazminat olarak ödenmemesi işlemlerinin iptalini dava ve talep etmiştir.
Davacının bu dilekçesi incelenerek AYİM 3ncü Dairesinin 3 Temmuz 2003 gün ve Gensek No: 2003/1291, Esas No: 2003/10, Karar No: 2003/4 sayılı kararı ile; birbirinden farklı konularda aynı dilekçe ile dava açılması, idari işlem tesis edilmeksizin idari dava yoluna başvurulması, davaların konu sebeplerin açıklanıp delillerinin gösterilmemesi, terditli ve şarta bağlı dava açılması gibi sebeplerden dolayı dilekçenin reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinin reddi üzerine, davacının iki ayrı yenileme dilekçesiyle dava konularını ayırdığı; bunlardan Gensek:2003/2476, E.2003/577 esasına kayıtlı 17.08.2003 sayılı dilekçesinde müstafi sayılarak göreve iade edilmemesi işleminin iptalini talep ettiği, 22.08.2003 tarihli işbu dava dilekçesinde ise dava konusu bölümünde belirtilen taleplerde bulundugu görülmektedir.
Davacı vekilinin 22.08.2003 tarihli dava dilekçesi, Genel Sekreterliğin 05 Ocak 2004 tarihli yazısıyla idari davaya konu yapılamayan bir hususta dava açılmış olması yönünden davanın reddine; davanın konusu ve sebeplerinin açıklanıp delillerinin gösterilmemesi ile idari işlem ve eylemler aleyhine ayrı ayrı dava açılmaması yönünden dilekçenin reddine karar verilmesi talepleriyle Dairemize gönderilmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun bu mahkemede açılacak davalara ait dilekçelerin neleri kapsayacağını belirten 36 ncı maddesi;
Dilekçelerde:
a) Tarafların ad ve soyadları ile sınıf ve rütbeleri, duhulü, nasbi, adresleri ve unvanları; varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları ile adresleri ve unvanları;
b) Davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı deliller;
c) Davaya konu olan idari eylem ve işlemin yazılı bildirim tarihi;
d) Tazminat davalarında uyuşmazlık konusu miktar gösterilir.
Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur. hükmünü amirdir.
Dava dilekçesi ile ekleri incelendiğinde; a) maddi ve manevi tazminat verilmesine ilişkin hususun AYİM Kanununun 42 nci maddesinde gösterildiği gibi, müstafi sayılma ve göreve iade etmeme işlemiyle birlikte ve/veya ayrıca açılması gerekirken, bu dilekçede belirtilen ve doğrudan ilgi kurulamayan konularla birlikte aynı dava dilekçesinde dava konusu yapıldığı, b) 2 nolu dava konusu olarak belirlenen memur olarak görev yaptığı ve 22 yıllık hizmet vermiş olduğundan özlük haklarının tespiti ile gereken kesintilerin yapılıp tazminatı ile birlikte ödenmesi isteminin içeriği ile konu ve sebeplerinin tam olarak açıklanıp delillerinin gösterilmediği, idareye bu hususta başvurulup başvurulmadığı, ilk dilekçede olduğu gibi müstafi sayılıp görev iade edilmeme işleminin iptaline yönelik talebin reddine bağlı kademeli bir talep olup olmadığının (dolayısıyla tecditli ve şarta bağlı dava açılmış olup olmadığının) belirtilmediği, c) 3 nolu dava konusu olarak belirtilen OYAK kesintilerinin tespiti ile ödemenin yapılmaması yada OYAK mensuplarına ilişkin özel ve sair haklardan yararlandırılmaması hususuna ilişkin talebin içeriğinin, konusunun ve sebeplerin açıklanıp delillerinin gösterilmediği, bu hususta hasım gösterilmesi gereken OYAK Genel Müdürlüğüne başvurulup ihtilaf yaratılıp yaratılmadığı, keza hem kesintinin iadesi, hem de olmazsa haklardan yararlandırılması şeklinde terditli dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, her üç davada konusunda maddi olay sebebiyle bir ilginin varlığı ileri sürülebilir ise de; a) doğrudan hukuki ve fiili bağlılık bulunmadığından ayrı dilekçelerle dava açılması; b) yenileme dilekçelerinde de reddedilen ilk dilekçedeki gibi ve aynı ifadeler kullanılmak suretiyle her üç dava konusunun ve sebeplerinin açıklanarak delillerinin gösterilmemesi ve içeriğinin tam olarak anlaşılır kılınmaması; c) 2 ve 3 nolu dava konularının terditli ve şarta bağlı olması; d) 2 nolu talepten Emekli Sandığındaki ve OYAKtaki kesinti birikimlerinin iadesi kastediliyorsa bu hususta bu kurumlara başvurup başvurulmadığının açıklanması; e) 3 nolu talepte yer alan özel sigorta ve sair haklardan yararlandırılma yönündeki talepten OYAKIN hangi sigorta hakkinin kastedildiğinin (bu Kurumun sosyal güvence yanında ferdi sigorta işlemleri de tesis ettiği dikkate alınarak) açıklanması ve özellikle her halde doğrudan bu Kuruma talep konusunda başvuruda bulunulup bulunulmadığının sonuçlarıyla birlikte izah olunup belgelendirilmesi hususlarında, Kanunda öngörülen şartlara uyarsızlık bulundugu belirlenmiştir.
Bunların yanısıra işaret etmek gerekir ki, dava dilekçesinin sağ üst kösesinde yer alan, ancak talep bölümünde gösterilmeyen tespit ve inceleme tedbir taleplidir ibaresinin, idare hukukuna yabancı bulunan tedbir talebi bakımından açıklanıp muhtevasının gösterilmesi lazım gelmektedir.
Bu açıklamalar karşısında, dava dilekçesinin 1602 sayılı AYİM Kanununun 36/b,44/c ve 45/B maddeleri gereğince ikinci kez reddinin sonucuna varılmıştır.
Bu sebeplerle 1602 Sayılı AYİM Kanununun 45 nci maddesinin (B) bendi gereğince 30 gün içinde dava açılmak şartıyla DİLEKÇENİN REDDİNE, dilekçe ve eklerinin İADESİNE, peşin harç alındığından noksanlar tamamlanarak yeni bir dava açılması halinde harç ALINMAMASINA, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy