(5434 S. K. m. 44, 45, 56, 72)
Davacılar vekili 25.02.2004 tarihinde Trabzon İdare Mahkemesi, 01.03.2004 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oğlu olan
.un askerlik görevini yaparken 06.06.2003 tarihinde menenjit hastalığı nedeniyle vefat ettiğini, askere gitmeden önce sağlam olduğunu, bu hastalığa askerlik hizmeti sırasında yakalandığını, ölümün vazifenin sebep ve tesiriyle gerçekleştiğini, müteveffanın anne ve babasına vazife malullüğü aylığı bağlanması yönündeki taleplerinin T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından, ölümün bünyesel kaynaklı olduğu, askerlik hizmetinin sebep ve tesiri bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini belirterek davalı kurumun aylık bağlamama işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile tahsis dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, müteveffa
. ve
. oğlu
1982 doğumlu, Trabzon Arsın Oğuz köyü nüfusuna kayıtlı (Cilt
.., Aile Sıra No:
., Sıra no:
..)
..un askerlik hizmetini yapmak üzere 21.08.2002 tarihinde askere sevk edildiği, 23.08.2002 tarihinde Eğitim birliği olan Bilecik Gölpazarı
.K.lığına katıldığı, acemi eğitimini müteakip Şırnak Beytüşşebap Taşarası J.Krk.K.lığına dağıtım olduğu ve 14.11.2002 tarihinde birliğine katıldığı, burada askerlik görevini ifa ettiği sırada 12.05.2003 tarihinde 20 gün (4 gün yol süreci hariç) süre ile kanuni izne gönderildiği, 05.06.2003 günü kanuni izinden dönerek Şırnak
J.Snr.Tüm.K.lığı kabul toplanma merkezine katıldığı, 06.06.2003 günü rahatsızlanarak önce Şırnak 30 yataklı Seyyar Cerrahi Hastanesine kaldırıldığı, ilk müdahalesini müteakip helikopter ile Diyarbakır 600 Yataklı Askeri Hastanesine sevk edildiği, menenjit teşhisi ile gözetim altında bulunduğu sırada aynı gün saat 22:10 sıralarında vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Malullük ve vazife malullüğü konuları 5434 Sayılı Kanunun 44 ve 45 nci maddelerinde düzenlenmiştir. 5434 Sayılı Kanunun 44 ncü maddesine göre her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma gelen iştirakçilere malûl denir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır. Vazife malullüğü konusunu düzenleyen aynı Kanunun 45 nci maddesinde de 44 ncü maddede yazılı malullüğün iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olması veya vazifeleri dışında kurumların verdiği herhangi bir kuruma ait başka işleri yaparken bu islerden doğmuş olması halinde buna vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malulü deneceği belirtilmiştir.
5434 Sayılı Yasanın 56 nci maddesinde ise, muvazzaf ve gönüllü erlerin, iştirakçi olmadıkları halde silah altında bulundukları esnada, celp ve terhislerinde, sevkleri sırasında maluliyete uğramaları halinde vazife malûlü aylığı bağlanabileceği hüküm altına alınmıştır. 45 nci madde de malullüğün vazife malullüğü sayılabilmesi için vazifenin yapıldığı sırada ve vazifenin etkisiyle meydana gelmesi şartı getirilmiştir.
Bu açıklamalar çerçevesinde davacıların oğulları müteveffa
.un askerlik hizmeti sırasında vefat ettiği hususunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Buna karşılık maluliyetin askerlik görevinin sebep ve tesiri sonucu oluştuğu konusunda ihtilaf vardır.
Müteveffa
..un ölümüne sebep olan menenjit mikrobunun askerlik hizmeti sırasında mı bulaştığı yönünde yapılan araştırmada, bu husus müteveffanın vefatından önce kaldırıldığı Diyarbakır Askeri Hastanesi Baştabipliğinden sorulmuş, aynı Hastanenin 24.11.2004 tarih PER:9049-501-04/Krt.Ks. sayılı yazısından; hastalığın kesin etkenini bulmak için yapılan BOŞ kültür incelemesinde bakteri üremesi meydana gelmediği, bu nedenle hastalığın askerlik öncesi veya askerlik hizmeti sırasında mı başlandığını söylemenin mümkün olmadığı bildirilmiştir. Davacının askerlik hizmeti sırasında görev yaptığı, Bilecik Gölpazarı
.. nci Jandarma Eğitim Tb.K.lığının 05.11.2004 tarih ve PER:7327-1-04/2296-2834 sayılı ve Şırnak Beytüşşebap İlçe J. K.lığının 02.11.2004 PER:7200-226-04/(3521)(7519) sayılı yazılarından, birliklerin ısınma barınma ve hijyen gibi bir sorunları bulunmadığı, birliklerde menenjit salgını ve vakıası bulunmadığı bildirilmiştir.
Her ne kadar davacı vekili müteveffanın ölümüne sebep olan hastalığa askerlik hizmeti sırasında ve askerlik hizmetinin toplu yaşam gibi bazı zorunluluklarından dolayı yakalandığına ileri sürmekte ise de; müteveffanın ölümünden önce 24 gün (4 gün yol süresi) süre ile izinli olduğu, müteveffanın görev yaptığı askeri birliklerde başka menenjit vakıalarının görülmediği, hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının vefatında askerlik hizmetinin sebep ve etkisinin bulunmadığı, hastalığının bünyesel kaynaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Diğer yandan 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 72 nci maddesinin birinci fıkrasında; Ölen iştirakçilerin, iştirakçi bulunmayan dul ve muhtaç anaları ile iştirakçi olmayan ve ölüm tarihinde muhtaç ve (65) yaşını doldurmuş bulunan babalarına Sandığa müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır. Muhtaç babalarından çalışarak geçimini sağlayamayacak derecede malûl olanlar için yaş kaydı aranmaz. hükmü mevcuttur. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere vazife malullüğünden dolayı babaya aylık bağlanabilmesi için öncelikle muhtaç olması ilave olarak 65 yaşını doldurmuş olması veya çalışarak geçimini sağlayamayacak derecede malul olması gerekmektedir. Müteveffanın babası
un 01.10.1957 doğumlu olduğu, 65 yaşını doldurmadığı, Trabzon Numune Hastanesi Baştabipliğinin 17.07.2003 gün ve 12772 sayılı sağlık kurulu raporuna göre de çalışarak hayatını kazanabileceği anlaşılmaktadır.
Vazife malullüğünden dolayı anaya aylık bağlanabilmesi için ise; yasada aranan şart dul ve muhtaç olmaktır. Trabzon Arsın Nüfus Müdürlüğünce 30.06.2003 tarihinde düzenlenen nüfus kayıt örneğinden müteveffanın annesi
.un evli olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda müteveffa J.Er
un ölümü askerlik vazifesinin sebep ve tesirinden kaynaklanmadığı gibi, davacılar da 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 72 nci maddesinde belirtilen şartları taşımamaktadırlar. Bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
AYİM Başsavcılığının düşüncesinde ve davacılar vekilinin dava dilekçesinde ölümün görev yapılan birlikteki olumsuz sağlık koşullarından kaynaklanıp kaynaklanmadığının bir bilirkişi marifetiyle tespiti talep edilmiş ise de; tahsis dosyasından ve dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin davanın çözümünde yeterli olacağı kanaatine varıldığından bu hususta, bir bilirkişiye başvurulmasına gerek görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy