(926 S. K. m. 36/d) (607 S. KHK m. 4) (Tababet Uzmanlık Tüzüğü m. 2, 17) (AYİM. 1.D 11.06.2002 T. 2002/529 E. 2002/927 K.) (Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliği m. 133)
Davacı 06 Mayıs 2003 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 30 Ağustos 1988 tarihinde GATA Askerî Tıp Fakültesinden mezun olduğunu, 27 Kasım 1998 tarihinde İç Hastalıkları dalında tıpta uzmanlık eğitimini tamamlayarak İç Hastalıkları Uzmanı olduğunu, Şubat 2000 tarihinde Hematoloji Yan Dal Uzmanlığı için sınava girip kazandığını; 04 Ekim 2002 tarihinde Hematoloji Uzmanı olarak GATA Hematoloji Kliniğine atandığını, ilave lisansüstü öğrenim kıdemi verilmesi için İdareye yaptığı ve başvurunun reddedildiğini belirterek ilave lisansüstü öğrenim kıdemi verilmemesi işleminin iptalini dava ve talep etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; 30 Ağustos 1988 tarihinde GATA Askerî Tıp Fakültesinden mezun olan davacının, 27 Kasım 1998 tarihinde İç Hastalıkları dalında tıpta uzmanlık eğitimini tamamlayarak İç Hastalıkları Uzmanı olduğu, 04 Ekim 2002 tarihinde Hematoloji Yan Dal Uzmanlık Eğitimini tamamlayarak Hematoloji Uzmanı olarak GATA Hematoloji Kliniğine atandığı, GATA K.lığının 17 Mart 2003 gün ve PER: 4127-749-03/Sb. Astsb. İşl. Ks.1911 sayılı yazısına ekli dilekçe ile ilave lisansüstü öğrenim kıdemi verilmesi için başvuruda bulunan davacının bu talebine K.K.K. lığının 24 Mart 2003 gün ve PER: 4127-54-03/Tay. P.Sic. ve Kd. S.Sb.Ks.(1007)(135843) sayılı yazısıyla olumsuz cevap verildiği, bunun üzerine davacının ilave lisansüstü öğrenim kıdemi verilmemesi işleminin iptali istemiyle AYİMde dava açtığı anlaşılmaktadır.
926 sayılı TSK Personel Kanununun Nasip Düzeltilmesi başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 21.7.2000 tarih ve 607 sayılı KHK. ile değiştirilmiş (RG.4.8.2000, S.24130) ve Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının İnsan Gücü Temin Ve Yetiştirme Planlarında belirtilecek ihtiyaç duyulan dallarda, generaller ve amiraller hariç olmak üzere, ilave bir lisansüstü öğrenim yapan subaylara en fazla bir yıl daha kıdem verilir... hükmü getirilmiştir.
Daha sonra 28.06.2001 tarih ve 4699 sayılı Kanunla 926 sayılı Kanunun 36/d maddesinde yapılan yeni bir değişiklikle, ... daha önce lisansüstü öğrenim yaptığı daldan farklı bir dalda ilave bir lisansüstü öğrenim yapan subaylara en fazla bir yıl daha kıdem verilir... şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. Söz konusu 4699 sayılı Kanun 07 Temmuz 2001 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Davacının 02 Ekim 2000 tarihinde başladığı öğrenimini, TSK Personel Kanununun 36/d maddesinin değiştirerek bir yıl daha kıdem verilmesini öngören ve 04.08.2000 tarihinde yürürlüğe giren KHK ve aynı konuyu yeniden düzenleyen 28.06.2001 tarih ve 4699 sayılı Kanunun yürürlüğe girişinden sonra tamamlaması karşısında, belirtmek gerekir ki, konunun çözümünde tatbik olunacak hüküm halen yürürlükte olan 4699 sayılı Kanunla getirilen en son değişik hükümdür.
607 sayılı KHKnın yürürlükte bulunduğu dönemde yapılan müracaatların idarece reddi üzerine AYİMinde açılan iptal davaları kabul edilmiş ve görüsüne başvurulan Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığının 21.08.2001 tarihli; ...tıpta yan dal uzmanlık eğitiminin ilave bir lisansüstü öğrenim olarak kabul edildiği, ancak bu öğrenim karşılığında yüksek öğrenimle ilgili mevzuat hükümleri uyarınca herhangi bir kıdem verilmediği anlaşılmıştır şeklindeki cevabı yazısına dayanılarak, tıpta uzmanlık eğitimi sonrasında yapılan bir eğitim mahiyetinde olan yan dal uzmanlık eğitiminin ilave bir lisansüstü öğrenim sayılması gerektiği kanaatiyle kıdem verilmemesi işlemleri iptal edilmiştir (AYİM 1 nci D, 18.09.2001, 2001/4369-9400; 1 nci D, 18.09.2001, 20901/368-943, 1 nci D. 18.09.2001; 2001/408-942).
Somut uyuşmazlık konusunda uygulanacak 4699 sayılı Kanunla getirilen yeni düzenlemede farklı dalda yapılan ilave lisansüstü öğrenim halinde bir yıl daha kıdem verileceğine hükmedildiğinden, davacının İç Hastalıklar uzmanlık eğitiminden sonra yaptığı yan dal niteliğinde bulunan Hematoloji uzmanlık eğitiminin ilkinden farklı dalda olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Hemen belirtelim ki, Kanunda geçen Dal terimi, günlük dildeki anlamında kullanılmamış olup, bundan bilim çevrelerinde ve Yüksek Öğrenim Kurumlarında geçerli bir bilim alanı disiplini kastedilmektedir.
Esasen 1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun hükümlerince çıkarılan 1973 tarihli Tababet Uzmanlığı Tüzüğünün 2 ve 17 nci maddeleri birlikte ele alındığında uzmanlık eğitimi asistanlığının, ana ve yan dal uzmanlık eğitimlerinin her ikisini de kapsadığı, bu bakımdan yan dal eğitiminin ayrı ve başlı başına bir uzmanlık eğitimi olduğu sonucu çıkmaktadır. Mülga 7/6229 sayılı tüzüğü ilga ederek 19.06.2000 tarih ve 24970 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 14.05.2002 tarih ve 2002/4198 sayılı Tıpta Uzmanlık Tüzüğünün Ek Çizelgesinde de aynı düzenleme mevcuttur.
Nitekim, Mahkememizin 1 nci Dairesinde görülen, 4699 sayılı Kanunun yürürlüğe girişinden sonraki başvuruların reddine ilişkin işlemlerle ilgili davalarda da, YÖK başkanlığının mütalaasına dayanılarak yan dal uzmanlığının farklı bir dalda ilave lisansüstü öğrenim olduğu kabul edilerek kıdem verilmemesi işlemleri iptal edilmiştir. (1.D.,11.06.2002,2002/529-927; 28.05.2002, 2002/397-867; 11.06.2002, 2002/353-932).
Diğer taraftan, İç Hastalıklar dalında uzman bir tabibin bundan tamamen farklı bir dalda, sözgelimi Göz Hastalıkları dalında ikinci bir uzmanlık eğitimi almasından ise, ilkiyle ilgili olan hematoloji gibi bir alanda yan dal uzmanlık eğitimi görmesinin kamu yararına olduğu açıktır. Bu sebeplerle, lisansüstü öğrenim kıdemi verilmemesi işleminin sebep ve maksat unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacıya ilave lisansüstü öğrenim kıdemi verilmemesi İŞLEMİNİN İPTALİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. 926 Sayılı TSK Personel Kanunu 3 ncü Maddesinde lisansüstü öğrenim tanımı ile aynı Kanunun 36 ncı maddesinde Kuvvet Komutanlıkları ve J. Gn. K.lığı insan gücü temin ve yetiştirme planlarında ihtiyaç duyulan dallarda yüksek lisans öğrenimi yapanlara verilecek kıdem süreleri belirtilmektedir.
2. 04 Ağustos 2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 607 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 926 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde değişiklik yapılmıştır. Bu Kanun Hükmünde Kararname ile;
Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının insan gücü temin ve yetiştirme planlarında belirtilecek ihtiyaç duyulan dallarda, generaller ve amiraller hariç olmak üzere, ilave bir lisansüstü öğrenim yapan subaylara en fazla bir yıl daha kıdem verilir.
Bu madde hükümlerine göre verilen kıdemlerin toplamı hiçbir şekilde dört yılı aşamaz. hükümleri getirilmiştir. Kanun değişikliğinin gerekçesi, lisansüstü öğrenim yapmış ve belirli bir alanda derinlemesine uzmanlaşmış personelin yatay olarak ve uzmanlık alanının dışında farklı bilimsel disiplinlerde uzmanlaşmaya teşvik etmektir. İlave lisansüstü öğrenime kıdem verilmesiyle, hızla gelişen ve değişen dünyada bilgi çağının gereği olarak, daha hızlı düşünebilen, olaylara daha geniş bir açıdan bakabilen, bilimsel esaslara dayalı, hızlı ve isabetli karar verilebilen personele sahip olunması amaçlanmıştır.
Yasa metninde ilave kıdem verilecek bilim dalları ayrıntılı olarak açıklanmamış, bu konu yasa hükümlerinin bugüne kadarki uygulamaları da dikkate alınarak yukarıda açıklanan mevcut mevzuat hükümlerindeki tanımlara bırakılmıştır.
Bir lisansüstü öğrenimin ilave lisansüstü öğrenim olarak kabul edilmesi için gerekli temel kıstaslar şunlardır:
(1) Bu öğrenim TSK Personel Kanununun tanımı çerçevesinde bir lisansüstü öğrenim olması,
(2) Daha önce lisansüstü öğrenim yapılmış aynı bilim dalında olmaması,
(3) Daha önce yapılmış olan lisansüstü öğrenimin bir üst derecesi olmaması, (Bir üst derece lisansüstü öğrenim için zaten kıdem verilmektedir.)
(4) Bu lisansüstü öğrenim personelin sınıfına göre kıdem verilebilen bir dalda olması gereklidir.
3. Davacının yan dal uzmanlığı için kıdem verilmesi talebinin kabul edilebilmesi için, öncelikle TSK Personel Kanununa göre insan gücü temin ve yetiştirme planlarında belirtilen ihtiyaç duyulan dallarda yüksek lisans yapıldığının kabul edilmesi gereklidir. Tabip subaylara tıpta uzmanlık veya doktora için 2 yıl kıdem verilmekte, tıpta uzmanlığı müteakip doçent unvanı alanlara bir yıl daha kıdem verilmektedir. Doktora bir lisansüstü öğrenim olmakla beraber, tabiplere tıpta uzmanlık için 2 yıl kıdem verilmesi nedeniyle doktora için ayrıca bir kıdem verilmemektedir.
Yan dal uzmanlığı TSK Personel Kanununa lisansüstü öğrenim tanımı içerisinde yer almamaktadır. Kanunun kıdem verilmesine ilişkin 36 ncı maddesinde de tabiplere yan dal uzmanlığı için lisansüstü öğrenim kıdemi verilmesine dair bir hüküm mevcut değildir. Esasen sivil tabiplere de yan dal uzmanlığı için lisansüstü öğrenim nedeniyle tıpta uzmanlıkta olduğuna benzer şekilde kademe ilerlemesi verilmesi söz konusu değildir.
Yukarıda ilave lisansüstü öğrenim ile ilgili olarak belirtilen kıstaslara göre ilave lisansüstü öğrenime ilave kıdem verilmesi hakkındaki değişiklikten önce tabiplere, tıpta uzmanlık veya doktora ve doçentlik için kıdem verilmekte olduğuna göre, yan dal uzmanlığına kıdem verilebilmesi için, tabiplerin yan dal uzmanlığının tıpta uzmanlık ile eşdeğer olması, aynı zamanda farklı bir bilim dalında olması gerekmektedir. Yan dal uzmanlığını tıpta uzmanlık ile eşdeğer kabul etmek aşağıdaki nedenlerle mümkün değildir.
a. Tıpta uzmanlık asistanlığına giriş şartları ile yan dal asistanlığına giriş şartları tamamen farklıdır. Yan dal asistanlığına giriş için Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS)na girmek ve başarılı olarak kontenjana girmek şartı mevcut değildir. Tababet Uzmanlık Tüzüğünün 17 nci maddesi; Yan dal için asistanlık sınavı yapılmaz. Şu kadar ki yan dal asistanlığına başvurmak için uzmanlık ana dalında ve yurt içinde en az 2 yıl meslek uygulaması yapmış olmak şarttır.
Bu şartlar taşıyanlar asistan olmak istedikleri yan dal şefince uzmanlıktaki başarıları, uzman olduktan sonraki mesleki yayımları ve yabancı dil bilgisi göz önünde tutulmak suretiyle yapılacak teklif üzerine kadro olanakları içinde atanırlar. hükmünü amirdir.
GATA Yönetmeliğinin 133 ncü maddesine göre GATAda tıpta yan dal uzmanlık eğitim ve öğretimi Tababet Uzmanlık Tüzüğü esaslarına göre yapılır. Yan dal uzmanlığına başvuran adayların en az bir yıl uzmanlık alanında çalışmaları şart olup, adayların seçimi üç öğretim üyesinden oluşan kurullar tarafından yapılır.
b. Yan dal uzmanlık eğitimine, tıpta uzmanlık yapmamış bir tabibin başvurması mümkün değildir. Bu kural, yan dal uzmanlık eğitimini lisans düzeyinde öğrenime dayalı olarak yapılan tıpta uzmanlıktan veya yüksek lisanstan farklı kılmaktadır.
c. Yan dal uzmanlığı sadece belirli bir dalda uzmanlık yapmış olanların devam edebileceği bir eğitimdir. Tıpta uzmanlık yapılmış olan tıp dalının devamı mahiyetindedir. Aynı bilim dalının devamı olması ve lisansüstü öğrenim yapılmış olan daldan farklı olmaması itibariyle ilave lisansüstü öğrenim olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Tıpta uzmanlık dallarını gösteren Tababet Uzmanlık Tüzüğünün Ek-1 sayılı cetvelinde gösterilen 46 tıpta uzmanlık dalından sadece 12 dalın yan dalları vardır. Tıpta uzmanlık dallarından 34 dalda yan dal uzmanlığı olmadığı gibi kendi yan dalı olmayan dallarda uzmanlık yapanların mevcut olan 12 tıpta uzmanlık dalının yan dalında uzmanlık eğitimi yapması da mümkün değildir. Çünkü yan dal uzmanlığı devamı olduğu tıpta uzmanlık dalından bağımsız değildir.
d. Tıpta uzmanlık dalları ile yan dal uzmanlık dallarının uzmanlık süreleri açısından bakıldığı takdirde büyük farklılık vardır. Yan dal uzmanlığının kıdem verilerek teşvik edilmesi, yan dalı olmayan ve süresi 4-5 yıla kadar uzayan ve halihazırda çok tercih edildiği için daha çok puan alınmasını gerektiren tıpta uzmanlık dallarının daha az tercih edilmesine neden olabileceği için gerek idare ve gerekse kanun koyucu tarafından uygun görülmemiştir.
4. İdarenin ilave lisansüstü öğrenim kapsamında yer almayan yan dal uzmanlığı öğrenimi için davacıya kıdem verilmemesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilmediğinden davanın reddi yönünde karar verilmesi gerekirken işlemin iptali yönünde oluşan çoğunluk oyuna katılamadım.
Not: AYİM 3.D.nin 17.03.2004, E.2003/897, K.2004/294, 12.03.2004, E.2004/61, K.2004/279, 04.03.2004, E.2003/760, K.2004/221, 14.04.2004, E.2004/63, K.2004/528, 21.03.2004, E.2004/141, K.2004/635, 04.03.2004, E.2004/73, K.2004/220, 21.01.2004, E.2003/43, K.2004/54, 15.01.2004, E.2003/813, K.2004/22 Sayılı kararları da aynı yöndedir. 14.04.2004, E.2004/142, K.2004/514. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy