(657 S. K. m. 147, 164, 166, 167) (926 S. K. m. 136, 137, 145, 146, 147, 148) (3472 S. K. m. 1, Geç. m. 1) (2709 S. K. m. 18, 55) (AYİM 1 D. 17.06.1997 T. 1996/633 E. 1997/488 K.) (AYİM 1 D. 25.01.2000 T. 1999/192 E. 2000/88 K.)
Davacı, 16.09.2004 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 30.08.2004 tarihi itibariyle kıdemli albaylığa yükseldiğini, buna göre maaşının 01.09.2004 tarihinden itibaren tahakkuk ettirilmesi gerekirken 15.09.2004 tarihinden itibaren tahakkuk ettirildiğini ve bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek, 01.09.2004 ile 14.09.2004 tarihlerini kapsayan kıdemli albay maaşı ve özlük hakları farkının ödenmemesi işleminin iptalini, yapılan eksik ödemenin yasal faiziyle birlikte tazminini talep etmektedir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerde, davacının 30.08.2004 tarihinde kıdemli albaylığa terfi ettiği, kıdemli albay maaşının 15.09.2004 tarihinden itibaren ödendiği, 1-14 Eylül 2004 tarihleri arası için eski rütbe ve kıdem aylığı üzerinden ödeme yapıldığı, bunun üzerine davacının eksik ödeme işleminin iptali istemiyle yasal süre içerisinde işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Aylıklarla ilgili mevzuat hükümlerine geçmeden önce aylık kavramına açıklık getirmek gerekir. Aylık, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 147 nci maddesinin (A) ve 926 sayılı TSK Personel Kanununun 136 ncı maddesinin (2) nci fıkralarında tanımlanmıştır. Buna göre aylık tabirinin, kamu görevlilerine, fiili kadro karşılığı, rütbe, kıdem ve kademe yıllarına göre kendilerine her ay itibariyle ödenen parayı ifade ettiği söylenebilir. Bunlara ödenen tüm ödentilerin de (aylıkla birlikte ödenen akçalı olgular iş güçlüğü zammı, özel hizmet tazminatı, makam tazminatı, temsil tazminatı, yüksek hakimlik tazminatı gibi) dahil edilmesi gerekir.
TSK Personel Kanununun 145 nci maddesi hükmüne göre; Subay, astsubay ve askeri memurlara aylık ve harçlıkları, her ayın başında peşin olarak ödenir.
Emekliliğe ayrılma ve ölüm hallerinde, o aya ait peşin ödenen aylık ve harçlık geri alınmaz (...). TSK Personel Kanununun VIII-Kademe ilerlemesinde aylığa hak kazanma başlıklı 147 nci maddesinde ise; Subay ve astsubaylar kademe ilerlemesinde onay metninde yazılı tarihi takip eden ay başından itibaren kademe maaşına müstahak olurlar hükmü mevcuttur. Aynı şekilde XIV-rütbe terfiinde ve kıdemlilikte aylığa hak kazanma başlıklı 148 nci maddesi; Rütbe terfi veya rütbe kıdemliliği onanan subay ve astsubaylar kararname, karar veya onay metninde yazılı yükselme tarihini takip eden aybaşından itibaren yeni rütbe ve kıdemliliğin birinci kademe aylığına hak kazanırlar. TSK Personel Kanununun 145, 146 ve 147 nci maddesinin bu hükümleri DMKnun 164, 166 ve 167 nci maddelerinde aynen yer almakta olup aylıkların aybaşında ödeneceği, kademe ilerlemesi ve derece değişikliğinde takip eden ay başından itibaren aylığa müstehak olunacağı belirtilmektedir.
Devlet Memurları ile Diğer Kamu Görevlilerinin aylıklarının Ödeme Zamanının Değiştirilmesine Dair 09.09.1987 tarih ve 289 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabulüne Dair 3472 sayılı Kanunun 1 nci maddesinde; Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 2802 sayılı Hakim ve Savcılar Kanunu ile 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu hükümlerine göre almakta bulunan devlet memurları ile diğer kamu görevlilerinin (sözleşmeli statüdeki personel dahil) aylık veya sözleşme ücretleri, ilki Ekim 1987 tarihinde olmak üzere her ayın 15nde ödenir.
Devlet memurları ile diğer kamu görevlilerine ilişkin kanunlarda yer alan aybaşı ibareleri ayın 15i olarak uygulanır hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla bu düzenlemenin ve aybaşı tabirinin anlamının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Devlet Memurları ile Diğer Kamu Görevlilerinin Aylıklarının Zamanının Değiştirilmesine Dair 289 Sayılı KHK ile, aybaşı tabirinin ayın 15i olarak değiştirilmesinden önce, rütbe terfi veya kıdemliliği yahut nasıp düzeltme ve intibak sonucu bir üst derece/kademeye yükselen subay ve astsubayların aylıkları 926 sayılı Kanunun 137, 147 ve 148 nci maddeleri gereğince bu işlemlerin yapıldığı tarihi takip eden ay başında, yani ayın birinde ödenmekte idi. 289 Sayılı KHK ve ardından 3472 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile ay başı tabirinin ayın 1nden 15ine alınmasıyla, Kanun Koyucunun gerek rütbe terfi ve rütbe kıdemliliğine, gerekse derece ve kademe düzeltilmesi halinde aylığa hak kazanmada 15 günlük bir mağduriyet ve hak kaybını hedeflediği, bu sürede yeni rütbe ile kıdemliliğin veya derece ve kademenin karşılığı olan aylığın değil, eski konumdaki aylığın alınmasını amaçladığını söylemek mümkün değildir. Bu sebeple 926 sayılı Kanunun 147 ve 148 nci maddelerinde belirtilen takip eden aybaşı ibaresinin takip eden ayın biri olarak kabul edilip yorumlanması gerektiği değerlendirilmiştir.
Nitekim AYİM, benzer konularda aybaşı tabirinden ayın birinin anlaşılması ve dolayısıyla rütbe terfi ve kıdemliliği ile nasıp düzeltme halinde takip eden ayın ilk gününden itibaren aylık ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir: (AYİM 1 nci D. 7.7.1998, E.1997/1005, K.1998/694; 1 nci D. 17.06.1997, E.1996/633, K.1997/488. 1 nci D. 25.01.2000, E.1999/192, K.2000/88. AYİM 3ncü D. 02.10.2003, E.2003/18, K.2003/109)
Aylığın ilk kez ayın 15inde ödenmesine ilişkin düzenlemenin getireceği aksaklığı gidermeyi amaçlayan 3472 sayılı Onay Kanununun Geçici 1 nci maddesi hükmünden, sonradan ortaya çıkan aylık farklarının peşinen ödendiği anlamını çıkarmaya imkan olmadığı gibi; aksine, salt ödeme zamanının ayın ortasına ertelenmesinden dolayı 14 günlük fazla çalışmanın karşılığının verilmesinin istendiği anlaşılmaktadır. Sosyal bir hukuk devleti düzeninde kişilerin çalışmalarının ve/veya kazandıkları statünün karşılığı olan ücretten - özlük hakkına ilişkin olduğundan Kanunla açıkça düzenlenmediği müddetçe - yoksun kılınmaları mümkün değildir. Karşılıksız çalıştırma, Anayasanın 18 nci maddesinde hüküm olunan zorla çalıştırma ve angarya yasağı, 55 nci maddesinde yer alan ücretin emek karşılığı olduğuna ve ücrette adalet sağlanmasına ilişkin kuralların ihlali anlamına geleceği ortadadır.
Buna göre; 289 sayılı KHK ile aybaşı tabirinin ayın 15i olarak değiştirilmekle beraber takip eden aybaşı ibaresinin takip eden ayın biri olarak yorumlanması ve kabulü gerektiği göz önünde tutulduğunda, kıdemli albaylığa terfi etmekten kaynaklanan özlük haklarına hak kazanılmasında ve ödemelerinde müteakip aybaşının, yani 1 Eylül 2004 tarihinin esas alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu bağlamda idarenin, davacının özlük hakkı farklarını 01.09.2004 tarihinden itibaren tahakkuk ettirerek ödemesi gerekirken 15.09.2004 tarihinden itibaren ödemesi işleminin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacıya kıdemli albaylığa terfi etmesinden dolayı 01.09.2004 - 14.09.2004 tarihleri arasına tekabül eden aylığa ilişkin tüm özlük haklarındaki artış farkının ödenmemesi İŞLEMİNİN İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy