(4721 S. K. m. 4)
Davacı vekili Av.
.in 05.06.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının babası Beyşehir Sarı köyünden
.. oğlu 1312 doğumlu
.in Birinci Dünya Savaşında Büyük Cemal Paşanın komuta ettiği Filistin cephesinde asker olduğunu, o tarihlerde Tren Yeni (Hicaz Demir Yolu) kazası vukua geldiğini, korkudan ya da yaralanmadan olacak hava değişimine geldiğini, geriye kıtasına döndüğünü, Cemal Paşanın Kanal seferi olarak Harp tarihine geçen Osmanlı Ordusunun Süveyş Kanalını geçmeye teşebbüs etmesiyle akım sonucu Mısır tarafına geçen Türk askerlerinin geriye dönemeyenlerin İngilizlere esir düştüklerinden ya da Filistin cephesinde savaşta esir düştüğünden İngilizlerce Mısıra götürülenler arasında iken Mısırın Kahire Hadide Hastahanesinde tedavide iken 1334 yılında vefat ettiğini, davacının yetim kaldığını belirterek yetim aylığı bağlanmaması işleminin iptaline, davacının babasını kayıp ettiği 1334 yılından evleninceye kadar, evlendikten sonra eşinin ölümü ile dul kalma tarihinden maaş bağlanma işlemine kadar savaşta ölen askerlerin dul ve yetimlerine bağlanan aylığın bağlanmasına, o günden bu güne yasal faiz yürütülmesine, dul ve yetimlere ödenen tütün parası, ek ve yan ödemelerin yasal faizi ile ödenmesine, duruşma yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava ve tahsis dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının nüfus kayıt bilgilerine göre baba adının
, anne adının
.. olduğu, 19.03.1942 tarihinde evlendiği, eşi
..in 15.03.1973 tarihinde vefat ettiği, babası
. oğlu
.in Osmanlıca nüfus kayıt tercümesinden 1312 doğumlu olduğu, Beyşehir Sarı Karyesi nüfusuna kayıtlı bulunduğu, mahalli vefatının Mısır Hadide, sebebi vefatının Ba İlam-i Seri ve Elifin zevci, tarihi vefatının 1334 olduğunun kayıtlı bulunduğu, Milli Savunma Bakanlığı Arşiv Müdürlüğünde ve Beyşehir Askerlik Şubesi Başkanlığında 1312 doğumlulara ait kütük kayıtlarının bulunmadığı, davacı vekilinin 26.01.2001 tarihinde T.C. Emekli Sandığı kayıtlarına geçen dilekçesi ile davacıya maaş bağlanmasını talep ettiği, davalı kurumun 22.04.2003 tarihli yazısı talebin reddedildiği, bu yazının davacı vekiline tebliğine dair belge bulunmadığı, işlemin iptali istemiyle AYİMnde dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı kurum tarafından sorulması üzerine Milli Savunma Bakanlığı Arşiv Müdürlüğünün 08.07.2002 tarihli yazısı ile Beyşehir Askerlik Şubesi Başkanlığının 1312 doğumlulara ait kütük defterlerinin Milli Savunma Bakanlığı Arşiv Müdürlüğüne intikal etmediği için davacının babasına ait künye kaydı çıkartılamadığı, 1312 doğumlu ihtiyat defterleri ve mahalli mürettebi Kolordu Zayiat Kayıt defterleri ile Hadide Hastahanesi defterlerinin incelenmesinde kaydına rastlanmadığı, yükümlünün esir olduğu belirtildiğinden Kızılay Ana Depo Müdürlüğündeki kayıtlardan araştırılması bildirilmiştir.
Davacının babasının esir düştüğüne dair kayıtlardan araştırılması ara kararı istenilmiş, dosya içerisinde bulunan Türkiye Kızılay Derneği Merkez Depo ve Atölyeler Müdürlüğünün 03.03.2004 tarih ve 320 sayılı yazısı ile 1312 doğumlu
.. hakkında herhangi bir bilgiye rastlanmadığı belirtilmiştir.
Beyşehir Askerlik Şubesi Başkanlığından davacının babasına ait kayıtların gönderilmesi istenilmiş, Beyşehir Askerlik Şubesi Başkanlığının 15.04.2004 tarihli yazısı ile yükümlüğe ait kütük kayıtlarının mevcut olmadığı, Beyşehir Nüfus Müdürlüğünün 15.06.2004 tarihli yazısında; davacının babasının eşinin adının kayıtlarda
olarak geçtiği, vefatına ait bir belgenin bulunmadığı bildirilmiştir.
Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.04.2003 tarih 2003/22-8 D. Is. E.K. sayılı tesbit kararında tanıklar
. ve
. davacının babasının seferberlik yıllarında Mısıra gittiği ve orada askerde esir düştüğünü başkalarından duyduklarını, bir daha köye dönmediğini, daha sonra ölüm haberinin geldiğini, hastahanede öldüğünün söylendiğini beyan ettikleri görülmüştür.
1325 Sayılı Askeri Tekaüt ve İstifa Kanununa göre savaşa katılanların yakınlarına aylık bağlanabilmesi için savaşa katılan kişinin şehit olması, hayat-mematının meçhul kalması, savaş nedeniyle hastalıklardan vefat etmesi ve aylık talep eden ile aralarında baba-evlat ilişkisinin varlığının kanıtlanması gerekmektedir.
Davacı ile babasının nüfus kayıtları uyumlu bulunmaktadır. Bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık da yoktur. Davacının babasına ait kütük kayıtları temin edilemediğinden askere ne zaman sevk edildiği ve safahatı belirlenememiştir. Elde mevcut olan tek kayıt Osmanlıcadan çevrilen nüfus kütük kayıtlarındaki bilgilerdir. Bu bilgilere göre de davacının babası Mahkeme kararı ile Mısır Hadide de 1334 yılında vefat etmiş, bu mahkeme kararı da temin edilememiştir. İdare, kayıtlarının sıhhatli bir şekilde tutulmasından, muhafazasından ve istendiğinde ibraz edilmemesinden sorumludur. Kayıtların istenilen seviyede tutulamamasının olumsuz sonuçlarının davacıya yükletilmesi adalete uygun düşmemektedir. 1334 (1918) yılında davacının babasının Mısır Hadide hastahanesinde vefat ettiğinin kayıtlı olması ve Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin tesbit kararı göz önüne alınarak davacının babasının savaş koşullarından rahatsızlanarak hastahanede vefat ettiği sonuç ve kanaatine varılarak hukuka aykırı bulunan maaş bağlanmama işleminin iptaline karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde davacının babasını kayıp ettiği 1334 yılından evleninceye kadar, evlendikten sonra eşinin ölümü ile dul kalma tarihinden itibaren aylık bağlanmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de; 5434 sayılı Kanunun 4354 sayılı kanunla değişik 49/son maddesinde vazife malûllüklerinden dolayı müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacağının, geçmiş süreler için aylık ve aylık farkı ödenmeyeceğinin belirtilmesi nedeniyle davacının müracaatını (26.01.2001) takip eden aybaşından (hakediş tarihinden) itibaren ödeme tarihine kadar davacının alacaklarına geç kavuşması ve alım gücünde azalma meydana gelmesi nedeniyle davacının alacaklarına faiz yürütülmesi hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda açiklanan sebeplerle;
Davacıya şehit yetim aylığı bağlanmaması işleminin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy