(657 S. K. m. 43) (4856 S. K. m. 42, 44) (2709 S. K. m. 2, 6, 91) (2949 S. K. m. 29) (527 S. KHK. m. 3) (ANY. MAH. 19.09.2000 T. 2000/27 E. 2000/24 K. RGT:21.10.2000 RGNO:24207) (ANY. MAH. 15.03.2001 T. 2001/147 E. 2001/47 K. RGT:07.06.2001 RGNO:24425) (ANY. MAH. 16.11.2001 T. 2001/411 E. 2001/348 K. RGT:27.12.2001 RGNO:24623) (ANY. MAH. 05.06.2001 T. 2001/325 E. 2001/98 K. RGT:06.02.2002 RGNO:24663)
Davacı vekili 14.04.2003 tarihinde kayda geçen dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; müvekkilinin 28.02.1976 tarihinde M.S.B.lığı Tedarik Dairesinde İstatistikçi unvanı ile görevine başladığını, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ekli I sayılı cetvelin Teknik Hizmetleri Sınıfına ait Bölümün (a) sırasından 3600 Ek Gösterge almakta iken Anayasa Mahkemesinin 05.11.2001 gün ve E.:2001/325, K.:2001/98 sayılı kararı ile 527 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 3 ncü maddesiyle 657 sayılı Kanuna eklenen I sayılı cetvelin Teknik Hizmetler Sınıfı bölümleri (b) bendinde yer alan unvanlardan İstatistikçi unvanının iptal edildiğini, iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirtildiğini, yasama organına konuya ilişkin yasal düzenleme yapma imkanı sağlanmasına rağmen düzenleme yapılmadığından müvekkilinin 3600 olan göstergesinin 2200e düşürüldüğünü, müvekkilinin 22.02.2003 tarihinde idareye müracaatta bulunduğunu, bu başvurusuna 03.04.2003 gün ve MLY.:3050-124-03/MALİ YNT.(4) M.156 sayılı yazı ile olumsuz cevap verildiğini belirterek 3600 Ek Gösterge üzerinden maaş ödenmemesi işleminin iptali istemiyle dava açmış ve ayrıca 4856 sayılı Yasanın 42 nci maddesinin Ana Muhalefet Partisi tarafından Anayasa Mahkemesine iptal davası açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacının Hacettepe Üniversitesi İstatistik Bölümünden mezun olduktan sonra 28.2.1976 tarihinde M.S.B.lığı Tedarik Dairesinde İstatistikçi unvanı ile göreve başladığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ekli I sayılı cetvelin Teknik Hizmetleri Sınıfına ait Bölümün (a) sırasından 3600 Ek gösterge üzerinden maaş almakta iken 527 sayılı KHK ile anılan I sayılı cetvelin II-Teknik Hizmetler Sınıfı bölümünün (b) sırasında gösterilen ek gösterge üzerinden maaş aldığı, (b) sırasında belirtilen İstatistikçi sözcüğünün Anayasa Mahkemesinin 05 Haziran 2001 tarih ve E.:2001/325, K.:2001/98 sayılı kararı ile iptal edildiği ve bu iptal kararının 06 Şubat 2002 tarih ve 24663 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı, iptal kararında yayım tarihinden itibaren bir yıl sonra kararın yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, bu konuda yasama organı tarafından 01 Mayıs 2003 tarihinde 4856 sayılı Kanunun kabulüne (08 Mayıs 2003 tarihli R.G.de yayımlanmıştır.) kadar herhangi bir düzenleme yapılmadığı, bu dönem içerisinde davacıya 2200 ek gösterge üzerinden maaş ödendiği, davacının 22.02.2003 tarihli dilekçe ile idareye 3600 ek gösterge üzerinden maaş ödenmesi talebinde bulunulduğu, bu talebinin davalı idarenin 03.04.2003 tarihli yazısıyla reddedildiği, bunun üzerine davacıya vekili aracılığıyla 3600 Ek Gösterge üzerinden maaş ödenmemesi işleminin iptali istemiyle AYİM de dava açtığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin yürütmenin durdurulması istemi AYİM 2nci D.nin 07 Mayıs 2003 gün ve Gensek No:2003/682, K:2003449 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Davalı idare Maliye Bakanlığının da hasım mevkiine dahil edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, yasal düzenlemeden kaynaklanan yetki kapsamında kesin işlemin Milli Savunma Bakanlığı tarafından tesis olunduğu gözönüne alınarak davalı idarenin bu yöndeki talebine itibar edilmemiştir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 43 ncü maddesinin (B) fıkrasının 527 sayılı KHK nin 3 ncü maddesiyle eklenen I-SAYILI CETVEL in II-TEKNİK HİZMETLER SINIFI başlıklı (b) bendinde; Kadroları bu sınıfa dahil olup en az 4 yıl süreli yükseköğretim veren fakülte ve yüksekokullardan mezun olarak yürürlükteki hükümlere göre Şehir Plancısı, Bölge Plancısı, Matematikçi, İstatistikçi, Yöneylemci(Hareket Araştırmacısı), Matematiksel İktisatçısı, Ekonomici ve Kimyager unvanını almış olanlarla Teknik Yüksek Öğretmen Okulu Mezunları nın 3200-800 arasında belirtilen ek göstergelerden yararlanacağının belirtildiği görülmektedir.
Ancak, 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 ncü maddesiyle 657 sayılı Kanuna eklenen I sayılı cetvelin II-Teknik Hizmetler Sınıfı bölümünde (b) sırasında yer alan unvanlardan fizikçi sözcüğü Anayasa Mahkemesinin 19.09.2000 tarih ve E.:2000/27, K.:2000/24 sayılı kararı ile (21.10.2000 tarih ve 24207 sayılı R.G.de yayımlanmıştır.); Matematikçi sözcüğü Anayasa Mahkemesinin 15.03.2001 tarih ve E.:2001/147, K.:2001/47 sayılı kararı ile (07.06.2001 tarih ve 24425 sayılı R.G.de yayımlanmıştır.); Kimyager sözcüğü Anayasa Mahkemesinin 16.11.2001 tarih ve E.:2001/411, K.:2001/348 sayılı kararı ile (27.12.2001 tarih ve 24623 sayılı R.G.de yayımlanmıştır.); İstatistikçi sözcüğü Anayasa Mahkemesinin 05.06.2001 tarih ve E.:2001/325, K.:2001/98 sayılı kararı ile (06.02.2002 tarih ve 24663 sayılı R.G.de yayımlanmıştır.); Teknik Yüksek Öğretmen Okulu Mezunları sözcüğü Anayasa Mahkemesinin 13.09.2001 tarih ve E.:2001/388, K.:2001/342 sayılı kararı ile (06.02.2002 tarih ve 24663 sayılı R.G.de yayımlanmıştır.) Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen iptal kararlarında yer alan gerekçesinde; 527 sayılı KHK nin dayanağı olan 3990 sayılı yetki Yasasının iptal edilmiş (Anayasa Mahkemesinin 05.07.1994 tarih ve E.:1994/50, K.:1994/44-2 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.) olması üzerine 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin anayasal dayanaktan yoksun kalması sonucu Anayasanın başlangıç, 2, 6 ve 91 maddelerine aykırılık olduğunun belirtildiği ve 18.05.1994 tarihli 527 sayılı KHK nin 3 ncü maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen I sayılı cetvelin II-Teknik Hizmetler Sınıfı başlıklı bölümün (b) bendinde yer alan Fizikçi , Matematikçi , Kimyager , İstatistikçi ve Teknik Yüksek Öğretmen okulu Mezunları sözcüklerinin iptaline karar verilmiştir. Ayrıca yukarıda belirtilen her bir kararda iptal edilen sözcüklerin hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden iptal hükümlerinin kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından bir yıl sonra yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
Bu konuda Yasama organı tarafından Anayasa Mahkemesinin tanıdığı bir yıl süre aşılarak 08.05.2003 tarih ve 25102 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 01.05.2003 tarihli 4856 sayılı Kanun yürürlüğe koyulmuştur.
4856 sayılı Kanunun 42 nci maddesinin (d) bendi ile 14.07.1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun (I) sayılı Ek Gösterge cetvelinin II-Teknik Hizmetler Sınıfı bölümünün (b) bendi Kadroları bu sınıfa dahil olup en az 4 yıl süreli yüksek öğretim veren fakülte ve yüksekokullarda Jeolog, Hidrojeolog, Hidrolog, Jeomorfolog, Jeofizikçi, Fizikçi, Matematikçi, İstatistikçi, Yöneylemci(hareket araştırmacısı), Matematiksel İktisatçı, Ekonomici ve Kimyager unvanını almış olanlarla Teknik Yüksek Öğretmen Okulu mezunları şeklinde değiştirilmiştir.
4856 sayılı Kanunun 44 ncü maddesinde, bu Kanunun 42 nci maddesinin (d) bendinin 21.10.2001 tarihinde yürürlüğe gireceğinin belirtildiği anlaşılmakla, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen Fizikçi, Matematikçi, Kimyager, İstatistikçi ve Teknik Yüksek Öğretmen okulu mezunları unvanlı devlet mamurlarının ilk iptal kararının R.G.de yayımlanması tarihi olan 21.10.2001 tarihiden itibaren derecelerine göre 3000-800 arasındaki ek göstergelerden yararlanmaları sağlanmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Anayasa Mahkemesi, iptal kararlarının yalnızca sonuçlarının değil, gerekçelerinin de bağlayıcı olduğu yönünde içtihat oluşturmuştur. Dolayısıyla, 527 sayılı KHK nin iptali ile ortaya çıkan durumun, bu noktadan hareketle değerlendirilip çözümlenmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi unvan sözcüklerinin iptali kararlarında gerekçe 527 sayılı KHK nin dayanağı olan 3990 sayılı Yetki Yasasının önceden iptal edilmesi sonucunda 527 sayılı KHK nin Anayasanın başlangıcı ile 2, 6 ve 91 nci maddelerine aykırılığına dayandırılmaktadır.
Bu gerekçe çerçevesinde 527 sayılı KHK nin, Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan bir yetki yasasına dayandığı gerekçesiyle tümünün iptal edildiğini söyleyebilmek için 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulusu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun hükümlerinin öncelikle irdelenmesi yararlı olacaktır.
2949 sayılı Kanunun 29 ncu maddesinde; Anayasa Mahkemesinin ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelerle bağlı olmadığı ve başvurunun Kanun, Kanun Hükmünde Kararnamenin veya içtüzüğün sadece belirli madde ve hükümlerinin aleyhine yapılmış olup da bir belirli madde veya hükümlerin iptali Kanun, KHK. nin veya içtüzüğün bazı hükümlerinin veya tamamının uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa Anayasa Mahkemesinin keyfiyeti gerekçesinde belirtmek şartıyla Kanun, KHK nin veya içtüzüğün tümünü iptaline karar verebileceği belirtilmiştir.
Belirtilen Kanun hükmü ve Anayasa Mahkemesi kararları birlikte ele alındığında yukarıda anılan iptal kararlarında Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş yetki Yasasına dayanılarak çıkarılan 527 sayılı KHK.nin tümünü iptal etmediği, dava konusu ile bağlı kaldığı anlaşılmakla gerekçeye dayanarak 527 sayılı KHK nin tümünün yürürlükten kalktığını söylemek hukuken mümkün gözükmemektedir. Dolayısıyla davacının ileri sürdüğü şekilde 527 sayılı KHK den önce uygulanan mevzuat çerçevesinde 3600 Ek Gösterge üzerinden maaş almasının hukuken mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
Bundan başka, halen yürürlükte olan ve yukarıda belirtilen unvanlar açısından iptal davalarına konu yapılmış 527 sayılı KHK nin hükümlerinin incelenmesi yararlı olacaktır.
527 sayılı KHK ile 657 sayılı Kanuna eklenen I sayılı cetvelin II Teknik Hizmetler Sınıfı bölümünün (c) bendinde, kadroları bu sınıfa dahil olup yukarıda sayılanlar dışındaki yüksek öğrenim mezunları ile Yüksek Tekniker ve Tekniker unvanını almış olanların derecelerine göre 2200-1100 arasındaki ek göstergeden maaş alacağı belirtilmiştir.
Davacının unvanının Anayasa Mahkemesi kararı ile anılan cetvelin (b) sırasından iptal edildiği neticesinde aynı cetvelin (c) bendi sırasına dahil edilip 2200 göstergeden maaş ödenmesi nedeniyle hak kaybı olduğu ileri sürülebilecek ise de 4856 sayılı Kanunun 44 ncü maddesi ile bu kaybın önüne de geçilmiştir. Belirtilen açıklamalar ışığında tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy