(2489 S. K. m. 12) (2771 S. K. m. 4) (211 S. K. m. 1) (1632 S. K. m. 16)
Davacı 18.03.2003 tarihinde kayda giren dava dilekçesinde özetle; İzmir İli Defterdarlığı M.S. B. İç Tedarik Bölge Saymanlık Müdürlüğünde Saymanlık mutemedi olarak görevlendirildiğini, ancak bu görevi yapmak için müracaat ettiğinde kefalet sandığına üye olması gerektiğinin kendisine bildirildiğinden gerekli üyelik işlemlerini yaptırdığını, ancak 2489 sayılı Kanunun 12 nci maddesine aykırı olarak maaşından kefalet sandığı aidatı kesilmesi ve kefalet sandığı üyeliğinin iptali ile haksız olarak maaşından kesilen kefalet sandığı aidatlarının iadesini talep etmektedir.
AYİM 3 ncü D.nin 29.01.2004 gün ve Gensek No: 2003/521, E: 2004/133 sayılı kararı ile husumetin ayrıca Maliye Bakanlığına da tevcihine karar verilmesi üzerine dava dilekçesi Maliye Bakanlığına da tebliğ edilmiş, ancak süresinde savunma yapılmamıştır. Bununla beraber Kefalet Sandığı Başkanlığı tarafından süre geçirildikten sonra, saymanların sayman mutemedi tespitinde Sandığın herhangi bir yetkisi bulunmadığından, saymanlıklardan kefilli göreve başladığı bildirilen sayman mutemetleri için sandık tarafından kefalet cüzdanı düzenlenerek kefalet başlatıldığını, davacının Ordu ve Jandarma mensubu olup olmadığı ve hakkında Askeri Kanun ve nizamlarının tatbik olunup olunmayacağının Sandıkça bilinmediği bildirilmiştir.
2489 Sayılı Kefalet Kanunun 12 nci maddesinde; Ordu ve jandarma mensupları para ve menkul kıymetleri ve ayniyatı alıp verenler ve ellerinde tutanlar bu kanuna bağlı olmayıp haklarında askeri kanun ve düzenlemeler uygulanır hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Gn.Dz.Sh.K.lığı Kh.Revirinde De.Me.Hemşire olarak görevli bulunan davacının İzmir Defterdarlığının 21.08.2002 tarihli OLUR u ile Sayman Mutemedi olarak görevlendirildiği, İzmir Saymanlık Müdürlüğünün 24.02.2003 tarihli yazısı ile Sayman Mutemedi olarak görev yapmakta olan davacının Ocak, Şubat 2003 kefalet aidatlarının yatırılmadığının defter kayıtlarından anlaşılması sonucunda söz konusu aidatların elden tahsil edilerek saymanlık veznesine yatırılmasının Güney Deniz Saha Komutanlığından istenildiği, bunun üzerine Gn.Dz.Sh.K.lığı maaş mutemetliğince davacının Mart 2003 maaşından Mart 2003 kefalet aidatı karşılığı 2.950.000 TL.si Ocak, Şubat 2003 kefalet aidatı karşılığı olarak da 5.900.000 TL.si kesildiği anlaşılmıştır.
2489 sayılı Kefalet Kanununun 12 nci maddesine göre devlet memuru olan hemşire davacının ordu mensubu olup olmadığının tesbiti gerekmektedir. Her ne kadar, TSKlerinde görevli sivil memurlar (devlet memurları), 2489 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan 10.06.1935 tarih ve 2771 sayılı Ordu Dahili Hizmet Kanununun 4 ncü, 04.01.1961 tarih ve 211 sayılı İç Hizmet Kanununun 1 nci, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 16 nci maddelerinde tarif olunan Ordu ve Türk Silahlı Kuvvetleri kavramı içinde yer almamaktaysalar da, 2489 sayılı Kefalet Kanununun 12 nci maddesiyle sınırlı bir şekilde ordu mensubu olarak kabul edilmeleri gerekir. Zira, 12 nci madde hükmünde düzenlenen istisnanın amacı, bir bütün olarak ordu ve jandarmadaki mutemetleri, para, ayniyat ve menkul kıymetleri alıp verenler ile ellerinde tutanları Kanunda öngörülen kefalet sisteminin dışında tutmaktır. Burada kişilerden söz edilmekte ise de, aslında kurumsal olarak Ordunun sisteme dahil edilmediği ve ordu içinde aynı işleri yapanların askeri kanun ve düzenlemelere tabi tutulduğu görülmektedir. Dolayısıyla, Kanunda belirtilen iş ve işlemleri Ordu için ve Ordu içinde yapanların tümü 12 nci madde kapsamındadır.
Hal böyle olunca, Ordu mensubu kavramını Kefalet Kanununun bu hükmüyle sınırlı olarak geniş anlamda kabul etmek ve davacının Kefalet Sandığına üye yapılarak aidatı kesilmesi işleminin iptaline karar vermek gerekmiştir. Bunun sonucu olarak, davacının Mart 2003 tarihinde aylığından kesilen Ocak, Şubat ve Mart ayına ilişkin aidat tutarlarının iadesi ile hükmen tazmini cihetine gidilmiştir.
Davacı hakkındaki hukuka aykırı işlemin münhasıran davalı Maliye Bakanlığına bağlı birimlerce tesisi sebebiyle, tarafların davadaki ilgi durumu dikkate alınarak yargılama giderlerinin Maliye Bakanlığı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacının kefalet sandığı üyesi yapılarak aylığından aidat kesilmesi işleminin İPTALİNE.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Güney Deniz Saha Komutanlığı Karargah Destek Kıtalar Komutanlığı revirine tedavi maksatlı müracaat eden personelin yapılan muayenesi neticesinde kurum reviri eczanesinden karşılanan ilaçlara ait bedellerin tahsil edilebilmesi için davacı MSB İç Tedarik Bölge Başkanlığı Saymanlık mutemedi olarak görevlendirilmiştir. Mutemet olarak görevlendirildiği için 2489 sayılı kefalet kanunun gereği ordu mensubu (Subay, Astsubay) olmadığından Saymanlık Müdürlüğünce talep edilen kefalet aidatı davacının maaşından kesilerek ilgili hesaba yatırılmaktadır.
Deniz Kuvvetleri K. Güney Deniz Saha Komutanlığı 13 Ağustos 2002 gün ve 5730 -1105/02 sayılı yazılarına istinaden karargah revirinde görevli davacının görevlendirilmesi talebinde bulunulmuş, Saymanlık Müdürlüğünce uygun görüşle 14/01/1991 gün ve 20402 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Devlet Muhasebe Yönetmeliğinin 16 ncı maddesi il ve ilçelerdeki daire memurları arasında ilgili saymanın görüsü alınarak seçilen sayman mutemetlerinin Defterdarlarca Bakanlık adına mutemetliklerinin onaylanmasını öngörmektedir, hükmünden hareketle davacıya onay alınmıştır.
Bu görevi üstlenen kişiler 2489 sayılı kefalet kanunun 1 nci maddesi kapsamında değerlendirilerek aynı kanunun 2 nci maddesi Kefalet Sandığı sermayesi kapsamında ekte fotokopisi sunulan kefalet aidatı kesilmesi kanun gereğidir. Bu kanun emrini yerine getirmeyen zamanında kesmeyen ve süresinde parayı yatırmayan saymanların ceza olarak maaşlarının dörtte biri ve tekrarı halinde yarım maaşlarının sandık hesabına irat kaydedileceği 2889 sayılı Kefalet Kanununun 10 ncu maddesinde açıkça düzenlenmiştir.
Davacının dava dilekçesinde iddia ettiği, askeri personelden bu aidatın kesilmeyeceği bu görevi yaptırılmayacağı hükmü, sandığın sadece 657 sayılı devlet memuru olarak görev yapan personelin görev alması ve kanunun bu statüde çalışan personelle ilgili düzenleme yapıp; 2489 sayılı 12 nci maddesi Ordu ve Jandarma mensupları para ve menkul kıymetleri ve ayniyatı alıp verenler ve ellerinde tutanlar bu kanuna bağlı olmayıp haklarında askeri kanun ve düzenlemeler uygulanır. hükmü yer aldığından askeri personel ayrık tutulmuştur.
Oysa davacı 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel olduğunun unvanından da belli olup maaşı ilgili saymanlıkça ödendiğinden hiçbir tereddüt hasıl olmadan kefalet aidatı kesintisi yapılmış sandığa aidatları gönderilmiştir. Davacının askeri bir kurumda sivil memur olarak görev yapması, onunda 2489 Sayılı Kanunun 12 nci maddesi kapsamına girdiği anlamına geldiğinden bu yüzden davacıdan kefalet sandığı aidatı kesilmesi işleminin hukuka uygun olduğu kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluk görüsüne katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy