(211 S. K. m. 8)
Davacı vekili 08.01.2004 tarihinde İzmir Nöbetçi İdare Mahkemesinde 12.01.2004 tarihinde AYİM de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 01-2533 kuyruk numaralı COUGAR helikopteri ile 25.08.2003 tarihinde planlanan H/H-4 görevi için Kalkıç meydanından kalkış yaptıkları, Ütğm.
in uçak komutan diğer pilot Tğm.
.., Hv.Uçb.Kd.Çvş
ve AKIP Hv.P.Kd.Çvs
.. olduğu halde H-1 çalışma sahasına gittikleri, kapalı arazi çalışması için tespit edilen ve önceden iniş yapılan araziye bir iki kez iniş kalkış yaptıktan sonra son iniş esnasında pal sesindeki anormallik üzerine pas geçtikleri, görev dönüşünde yapılan tespitte pal uçlarının çok hafif hasarlı olduğunun görülmesi üzerine Uçuş Kıymetlendirme Kurulunun 17.10.2003 tarihli kararı uyarınca, uçucunun uçuş emniyeti için yayınlanmış kapalı arazi iniş çalışmalarının fotoğraflanmış alanlara yapılacağını belirten emir hükümlerine aykırı davranış ve uçuş disiplinsizliği nedeniyle uçuştan çıkarılmasına karar verildiği, kararın 30.10.2003 tarihinde onaylandığı, ancak kapalı arazi çalışmalarının fotoğraflanmış alanlara yapılacağını belirleyen yazılı ya da sözlü bir emir bulunmadığını, gerek yönergelerde gerekse de direktiflerde bu konuda bir düzenlemeye yer verilmediğini, meydana gelen hasarın büyük bakımda dahi değişmesi gereken bir parça olduğunu, uçuştan çıkarılma işleminin sebep ve maksat unsurları yönünden sakat olduğunu belirterek yürütmenin durdurulmasına ve işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulmasına ilişkin talebi AYİM 3 ncü D. nin 24.03.2004 tarih ve Gn.Sek.No:2004/65, E.No:2004/136 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Dava dosyası ile savunma ekinde gönderilen gizli belgelerin incelenmesi neticesinde; 25.08.2003 tarihinde Arama-Kurtarma Komutanlığı günlük uçuş programına göre Hv. Plt. Ütğm.
in uçak komutanı olarak, diğer Pilot Hv. Plt. Ütğm.
., uçuş teknisyeni Hv. Uçb. Kd. Çvş.
. ve AKIP Hv. P. Kd. Çvş.
. olduğu halde H-1 eğitim sahasında H/H-4 eğimini yapmak üzere 01-2533 kuyruk nolu Cougar helikopteri ile Kalkıç meydanından kalktıkları, planlanan görev için H-1 çalışma sahasına gidildiği, kapalı arazi çalışması için tespit edilen ilk araziye önce bir yüksek takiben alçak keşif yapıldıktan sonra emniyetli bir şekilde iniş yapıldığı, inişi müteakip bir mil batıdaki başka bir kapalı araziye iniş için planlama yapıldığı, yapılan yüksek ve alçak keşfi takiben zeytin ağaçları ile kaplı bu bölgeye iniş yapıldığı, ikinci kapalı arazi inişini takiben üçüncü bir inişin, ilk iniş yapılan bölgeye planladığı, iniş paterni esnasında pal sesindeki anormallik üzerine pas geçmeye karar verilerek Kalkıç ve Çiğli kulelerine emercensi deklere edilerek emniyetle Kalkıç meydanına iniş yapıldığı, Değerlendirme ve Denetleme Başkanlığı personeli tarafından uçucuların ve uçuş teknisyeninin önce sözlü sonra yazılı bilgilerinin istendiği, ifadelerin çelişkili bulunması üzerine inceleme heyeti ve Hv. Plt. Ütğm.
.in katılımıyla başka bir helikopter ile olay yerine gidilerek bölgenin incelendiği, ancak giden bölgenin iniş yapılan bölge olmadığının inceleme ekibi tarafından anlaşıldığı, incelemeye devam edilmesi üzerine hasarlanan TIPCAPlerin içinde yaş ağaç parçalarına rastlanıldığı, uçucuların tekrar ifadelerinin istendiği, gelişmeler doğrultusunda uçuş ekibinin ifadelerini değiştirerek plan dışı bir bölgeye iniş yaptıklarını ve bu bölgedeki zeytin ağaçlarına pallerin çarpmış olabileceğini ifade ettikleri, kapalı arazi iniş-kalkış eğitimlerinin hassasiyet arz etmesi nedeniyle daha önceden belirlenen fotoğraflanmış uygun alanlarda eğitim yapılması, fotoğraflanmamış bilinmeyen bölgelerde eğitim yapılmaması hususunun bizzat 2 nci Ana Jet Üs Eğt. Mrk. K. tarafından emredildiği bu emre rağmen daha önceden belirlenmeyen ve fotoğraflanmayan bölgede kapalı arazi iniş eğitimi yapılmasının uçuş disiplinsizliği olduğu, uçucu personelin bu nedenle uçuş kıymetlendirme kuruluna sevk edildikleri, uçuş kıymetlendirme kurulunun 17.10.2003 tarihli kararıyla Hv. Plt. Ütğm.
., Hv. Plt. Tğm.
. ile Hv. Uçb. Kd. Çvş.
nin uçuştan çıkarılmasına oybirliği ile karar verildiği, bu kararların 28.10.2003 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanı tarafından onaylandığı, davacının uçuş kıymetlendirme kurulu kararına itirazda bulunduğu, ancak Hava Kuvvetleri Komutanı tarafından itiraz yerinde görülmeyerek özel uçuş kurulunun toplantısına gerek görülmediği, davacı tarafından uçuştan çıkarılma işleminin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı ile davalı idare arasındaki uyuşmazlık, kapalı arazi iniş-kalkış çalışmalarının önceden fotoğraflanmış arazilerde yapılacağı konusunda bir emrin varlığı ve eylemin uçuştan çıkarmayı gerektirecek nitelikte bir uçuş disiplinsizliği olup olmadığı noktasında odaklanmaktadır.
Hava Kuvvetleri Uçuculuk Niteliği Yönergesinin Dördüncü Bölüm Birinci Kısım Birinci maddesinde Uçuş disiplinsizliği; bir hava aracının kontrolünden veya yönetiminden sorumlu olan bir uçucu statüsü ne olursa olsun uçuş emniyeti için yayınlanmış emir ve yönergelerle saptanmış olan kesin hükümlere aykırı davranış olarak tanımlanmıştır.
Davalı idare, kapalı arazi iniş ve kalkış eğitimlerinin önceden fotoğraflanmış arazilerde icra edileceği hususunda yayınlanmış yazılı bir emir bulunmadığı, yönergelerde de bu yönde bir hüküm bulunmadığını kabul etmektedir. Ancak bu eğitimin hassasiyet göstermesi nedeniyle bizzat Üs Komutanı tarafından sözlü emir verildiği ve bu emrin brifinglerde tüm uçucu personele iletildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı bu emirden haberdar olmadığını, böyle bir emir ve uygulama bulunmadığını ileri sürmüş ise de, olaydan sonra Üs Değerlendirme ve Denetleme Başkanı ve Üs Uçuş Emniyet Subayı tarafından düzenlenen, uçuş disiplinsizliğine ait ayrıntılı bilgi raporundan, bizzat Üs Komutanı tarafindan Kapalı arazi iniş-kalkış eğitiminin önceden fotoğraflanmış alanlarda yapılacağı hususunda sözlü emir verildiği, uygulamanın da bu yönde olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ile birlikte diğer uçuş ekibinin de sözlü ifadelerinde uçuş disiplinsizliğini gizlemeye çalışmaları, bu yönde bir emrin varlığını göstermektedir.
İç Hizmet Kanununun 8 nci maddesine göre emir yazılı olabileceği gibi sözlü olarak da verilebilmektedir. Kapalı arazi çalışmalarının önceden fotoğraflanmış alanlarda yapılacağı hususunda yazılı emir bulunmaması, eylemi uçuş disiplinsizliği olmaktan çıkarmaz. Çünkü bu hususta sözlü olarak emir verildiği anlaşılmaktadır. Hava Kuvvetleri Uçuculuk Niteliği Yönergesinde (HKY 21-1(B)) Uçuş disiplinsizliği uçuştan çıkarılmayı gerektiren nedenler arasında yer almaktadır. Davacının uçuş disiplinsizliğinin sabit görülerek, yönergede gösterilen usullere uyularak uçuş kıymetlendirme Kurulu kararıyla uçuştan çıkarılması işleminde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE.
KARŞI OY GEREKÇESİ
25.08.2003 tarihli Arama Kurtarma Komutanlığı günlük Uçuş programına göre davacının diğer uçuş ekibiyle birlikte H-1 çalışma sahasında H/H-4 eğitimi yapacağı görülmektedir. Dava dosyasında bir örneği bulunan ilgili Görev rehberinin 4-Özel brifing konuları bölümünde iniş kalkış eğitimlerinin her çalışma sahası içinde koordinatları ve boyutları belirlenmiş olan bölgelere yapılacağı ve bu bölgeler ile koordinatların Ek-B listede mevcut olduğu belirtilmektedir. Dosyada bulunan Ek-B liste incelendiğinde, önceden koordinatları belirlenmiş kapalı arazilerin sadece H-2 ve H-4 çalışma sahasında mevcut olduğu, günlük uçuş programında davacının eğitim yapacağı saha olarak gösterilen H-1 çalışma sahasında ise, önceden belirlenmiş kapalı arazi iniş-kalkış çalışması yapılacak bölge ve koordinat bulunmadığı görülmektedir. Davalı İdarenin ileri sürdüğü gibi sözlü bir emrin varlığı ve uygulanmanın da bu yönde olduğunun kabulü durumunda, davacının eğitiminin H-1 sahasında değil, H-2 veya H-4 sahasına planlanması gerekirdi. Mevcut eğitim programı davacının iddialarını teyit eder mahiyettedir.
İç Hizmet Kanunun 8 nci maddesine göre emirlerin yazılı ve sözlü olarak verilebileceğinde tereddüt bulunmamaktadır. Ancak İç Hizmet Yönetmeliğinin 32 nci maddesinde, ... Astın muhtemel sorumluluğunu bertaraf etmek için bu bakımdan mühim olan emirler mümkün olan hallerde yazılı olarak verilmelidir... ; 38 nci maddesinde, ... Havada uçuş filoları ve benzeri birliklerde alınan günlük emirler birlik komutanı tarafindan ilgili personele topluca okutturulup imza ettirilerek dosyaya konur hükmü bulunmaktadır. Uçuş eğitimi ile ilgili olan kapalı arazi çalışmasına yönelik emrin yazılı olarak verilmesinde ve ilgili personele tebliğinde İç Hizmet Yönetmeliğinin 38 nci maddesine göre zorunluluk bulunmaktadır. Kaldı ki tüm Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerinde eğitim programları ve faaliyetleri yazılı dokümanlar ile icra edilmektedir. Davalı İdare tarafindan kapalı arazi çalışmalarının önceden belirlenmiş ve fotoğraflanmış alanlardan yapılacağına dair sözlü emir verildiği ve bu emrin davacıya tebliğ edildiği hususu ispatlanamamıştır.
Davalı İdare kapalı arazi eğitimlerinin yapılacağı arazilerin fotoğraflanma çalışmasında bizzat Hv. Plt. Ütğm.
..in da görev yaptığını iddia etmektedir. Ancak bu görevle ilgili herhangi bir belge (görev emri, uçuş programı gibi) ibraz edememiştir. 2 nci Ana Jet Üs Komutanlığının 29.07.2003 tarihli emri incelendiğinde, fotoğraf çekimi ile ilgili görevin, kapalı arazilerin fotoğraflanması ile ilgili olmadığı, bir yabancı fotoğrafçının Efes Harabeleri ile ilgili fotoğraf çekimine yönelik olduğu, Hv. Plt. Ütğm.
in bu göreve katıldığı anlaşılmıştır.
Davalı idare davacının ve uçuş ekibinin uçuş disiplinsizliğini gizleme gayreti içerisinde olduğunu, çelişkili ifade verdiklerini iler sürmüştür. Davacının 26.08.2003 ve 05.09.2003 tarihli yazılı ifadeleri arasında herhangi bir çelişki görülmemiştir. Davacının olayın hemen sonrasında, kazanın etkisiyle sözlü ifadelerinde yerden havalanan bir cismin pale çarpmış olabileceği şeklinde beyanda bulanması, bilahare palde yaş ağaç kabuklarının tespit edilmesi üzerine, bir gün sonraki yazılı ifadesinde 2 nci iniş bölgesindeki zeytin ağaçlarından birine temas etmiş olabileceğini beyan etmesi bir çelişkiden ziyade davacının olayı tam olarak değerlendirememesinden kaynaklanmaktadır. Kaldı ki davacı sözlü beyanında olayı gizlemeye çalışmış olsa dahi bu eylemi uçuş disiplinsizliği olarak nitelendirilemez. Hava Kuvvetleri Uçuculuk Niteliği Yönergesinin (HKY 21-1(B)) Dördüncü Bölüm Birinci Kısımda uçuş disiplinsizliği tanımlandıktan sonra, bu disiplinsizliklerin uçuş amacı ile uçağa binip motor veya motorları çalıştırdıktan ve uçuştan sonra park yerine getirip motor veya motorları durdurup uçağın emniyete alınarak terk edildiği ana kadar geçen süre içerisinde yerde veya havada olabileceği belirtilmektedir. Bu hüküm karşısında, sözlü ifadenin helikopterin emniyete alınarak terk edilmesinden sonra alındığı dikkate alındığında, ancak Bilerek doğru söylememek disiplin suçunu oluşturabilir. Bu disiplin suçu da, ilgili yönergede uçuştan çıkarma sebebi olarak gösterilmemiştir.
Bir an için söz konusu emrin davacıya ve diğer uçuş ekibine tebliğ edildiği kabul edilse dahi, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Değerlendirme ve Denetleme Başkanın Kanaat Raporunda da belirtildiği gibi, olaya sebep olan pilotların yeterli tecrübe sahibi olmamalarının (olay sırasında her iki pilot da Teğmen rütbesindedir) olayın önemli bir nedeni olduğu, yeterli tecrübeye sahip olmayan pilotların birlikte uçurulmasının idareden kaynaklanan bir hata olduğu, kaza olayında bu faktörün de etkisi bulunduğu açıktır.
Davacının başarılı safahatı ve yukarıdaki hususlarda dikkate alındığında, davacının eyleminin uçuştan çıkarmayı gerektirecek ağırlıkta olmadığı sonucuna varılmaktadır. Hv. K. K.lığı Değerlendirme ve Denetleme Başkanının raporunda belirtildiği gibi ilgili Yönergede belirtilen daha hafif cezalardan biriyle cezalandırılması idare hukukunda da uygulanan ölçülülük ilkesine uygun olacaktır. Bu sebeplerle, uçuştan çıkarılma işleminin iptali gerekirken, davanın reddi yönünde gerçekleşen sayın çoğunluk görüşüne katılmamız mümkün olmamıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy