(1111 S. K. Geç. m. 37)
AYİM 3 ncü Dairesinin 11.11.2004 tarih ve Gensek No: 2004/2808, Esas No: 2004/1376 sayılı kararı ile davacının yürütmenin durdurulması talebinin, yasal şartlar oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Dava dosyasının ve davacıya ait askerlik şubesi dosyasının incelenmesinden; davacı uyuşturucu kaçakçılığı suçundan Almanyada cezaevinde bulunduğu sırada 01.05.2000 tarihinde avukatı
. vasıtasıyla, bedelli askerlik hizmetinden yararlanmak üzere müracaat ettiği, öngörülen bedelin tamamını süresi içinde ödediği, Temel askerlik eğitimini yapmak üzere 13.07.2000 tarihinde Çanakkale 116 nci Er Eğt.A.K.lığına (Çanakkale) sevk edilmesi gereken davacının Almanyada cezaevinde bulunduğunun avukatı ve T.C. Hannover Başkonsolosluğu tarafından bildirilmesi üzerine, sevkinin ertelendiği; davacının 18.06.2002 tarihinde Atatürk Havalimanından Türkiyeye giriş yaptığı, davacının 2 yıldan fazla bir süre yurtiçinde bulunmasına rağmen bedelli askerlik yapmak üzere hiçbir başvuruda bulunmadığı, şahsi dosyasında Birecik Askerlik Şubesinin 02.12.2003 tarihli, davacının bedelli askerlik müracaat formunda tebligat adresi olarak bildirildiği adresinden yakalanması konusunda yazısının bulunduğu, davacının 05.07.2004 tarihinde Keçiborluda İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından yakalanarak Keçiborlu As. Şubesine getirildiği, askerlik durumunun yerli (Birecik) Askerlik Şubesinden faksla sorulduğu, davacının Keçiborlu İlçe Jandarma Komutanlığına geri götürülmesi sonrasında buradan kaçtığı; Birecik As. Şubesi Başkanlığının davacının safahatını açıklayarak hakkında yapılacak işlemi bağlı bulunduğu Diyarbakır Askerlik Dairesi Başkanlığından sorduğu; Diyarbakır Askerlik Dairesi Başkanlığının 06.07.2004 tarihli yazısında davacının bedelli askerlik kapsamından çıkartılarak, Mayıs 2004 er celbi kontenjanına göre askere sevkinin istendiği, davacının 05.07.2004 tarihinde itibaren bakaya olarak arandığı, anlaşılmaktadır.
02.11.1999 gün ve 4459 sayılı kanunun 1 nci maddesi ile eklenen 1111 Sayılı Askerlik Kanunun geçici 37 nci maddesi Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun henüz fiili askerlik hizmetine başlamamış, 01 Ocak 1973 tarihinden önce doğan ve 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu ile 1111 sayılı askerlik Kanununa tabi yükümlüler, istekleri halinde, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde askerlik şubelerine başvurmaları, 15 000 Alman Markı veya ödeme tarihindeki karşılığı konvertibi yabancı ülke parasını ya da Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası parayı ödemeleri ve Genelkurmay Başkanlığınca belirlenecek birlik ve kurumlarda temel askerlik eğitimlerini yapmaları şartıyla askerlik hizmetlerini yerine getirmiş sayılırlar.
Bedelin ödenme usul ve esasları ile uygulanmaya ilişkin diğer hususlar, Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenir. hükmünü öngörmektedir.
Bu hüküm gereğince çıkarılan 99/13584 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8 nci madde 4 ncü fıkrasına göre yasal mazeretleri nedeniyle belirlenen celp döneminde silahaltına alınmayanların sevkleri mazeretlerinin sona ermesini müteakip ilk celp döneminde yapılır.
Yine aynı Bakanlar Kurulu Kararın 10 ncu maddesinde; Kapsam dışına çıkarılacak haller sayılmış; bunlardan (b) bendinde; sevke tabi olduğu celp döneminde geçerli mazereti olmaksızın temel askerlik eğitimine katılmayanlar; ile (ç) bendine göre de hükümlülük, tutukluluk, gözetim altında olmak veya askeri hastahane sağlık kurulu raporu ile tevsik edilmiş hastalık halleri hariç olmak üzere MSBlığınca belirlenecek en son celp döneminde de temel askerlik eğitimine başlamayanların kapsam dışına çıkarılacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacının Almanyada cezaevinde bulunduğu dönemde bedelli askerlik hususunda verdiği vekaletnameye göre vekili Av.
. tarafından davacıya vekaleten doldurulan 01.05.2000 tarihli bedelli askerlik başvuru formunun 7 nci maddesinde yasal mazeretinin bitiminde takip eden ilk celpte sevkini yaptırmak üzere derhal askerlik şubesine başvurulması gerektiği hususu açıkça belirtilmiştir. Davacının 18.06.2002 tarihinde yurda giriş yaptığı da Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarından anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri karşısında bu durumdaki davacının bedelli askerlik kapsamından çıkartılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davacı için celp için çağrı pusulası çıkarılmamış olması bu davada davacının lehine sonuç doğurmamalıdır. Çünkü bedelli askerlik hizmeti istisnai bir durumdur. Yükümlülüğün yerine getirilmesi normal askerlik yükümlülüğünden farklıdır. Bu nedenle bedelli askerlik hizmetinden yararlanmak için doldurulan başvuru formunda belirtildiği üzere mazereti sona eren davacının mazeretin bitiminde derhal askerlik şubesine başvurması gerektiğinin bildirilmesi yeterli sayılmalıdır. Davacı bu zorunluluğu yerine getirmemiştir. Dolayısıyla davacının kapsam dışına çıkartılması hukuka uygun bulunmaktadır.
Diğer yandan dava konusu uyuşmazlıkta vurgulanması gereken diğer bir konu ise; davacının davalı idare tarafından 06.07.2004 tarihinde bedelli askerlik kapsamından çıkartıldığı hususudur. Zira davacı 05.07.2004 tarihinde Jandarma tarafından yakalanıp, askerlik durumu yerli Askerlik Şubesine sorulduğunda davacı hakkında henüz bedelli askerlik kapsamından çıkarma işlemi tesis edilmemiştir. Birecik Askerlik Şubesi Başkanlığı davacı hakkında yapılacak işlemi Diyarbakır Askerlik Dairesi Başkanlığından sormuş, Diyarbakır Askerlik Dairesi Başkanlığınca davacı hakkında bedelli askerlikten çıkarılması kararı verilmeden önce davacı 05.07.2004 tarihinde kaçmıştır. Bu durumda davacının bedelli askerlik kapsamında dahi idare tarafından sevki mümkün olmayacaktır. Bu durumda davacının Bakanlar Kurulu Kararının 10/(b) bendine göre de kapsam dışına çıkartılması işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy