(2709 S. K. m. 129) (1602 S. K. m. 21)
Davacı 11.08.2003 tarihinde kayda giren dava dilekçesinde özetle; Samandağ Askerlik Şubesi Başkanlığında sivil memur olarak görevli olduğunu, Şube Başkanı Per. Ütğm.
in 09.05.2003 günü lojman girişinde eşi ve çocuğunun gözleri önünde 7 gün iş ve gücünden kalacak şekilde kendisine fiili taarruzda bulunduğunu, bu konudaki şikayetini Adana Askerlik Dairesi Başkanlığına ve Samandağ Cumhuriyet Savcılığına yaptığını, sonra Adana Askerlik Dairesi Başkanının baskıları sonucunda her iki şikayetinden vazgeçtiğini, bir müddet sonra ve raporlu olduğu 23.05.2003 tarihinde Askerlik Şubesi Başkanının kendisinin savunmasını alarak uyarı cezası verdiğini, gerginliği tırmandırmamak için cezaya itiraz etmediğini, daha sonra 13.06.2003 tarihinde Adana Askerlik Dairesi Başkanınca kınama cezası ile cezalandırıldığını; Şubeden 2002 yılında Bakanlığa gönderilen Er Nitelik belgelerinde tüm Türkiye genelinde program hatasından kaynaklanan hatalar yapıldığını, Bakanlığın yayınlanan bu konudaki emri doğrultusunda hataların düzeltildiğini ancak Askerlik Şubesi Başkanının söz konusu hatadan kendisini sorumlu tutarak kendisini 16.07.2003 tarihinde 1/8 aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığını, Kanuna aykırı şekilde herhangi bir disiplin soruşturması açılmadan sadece savunma alınarak verilen söz konusu aylıktan kesme cezasının hukuka aykırı olduğunu belirterek iptalini öncelikle de yürütmenin durdurulmasını istemiştir. AYİM 3.D.nin 18.02.2004 gün ve Gensek No: 2003/3204, Esas No:2004/143 sayılı kararı ile davacının yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir.
Davalı idare, dava konusu işlemin davacıya 22.07.2003 tarihinde tebliğ edildiğini, dava açma süresi geçirildikten sonra 18.12.2003 tarihinde dava açılması nedeniyle dava da süre aşımı bulunduğunu ileri sürmekte ise de; davacının 11.08.2003 tarihinde Mersin 3 ncü Asliye Hukuk Mahkemesi kayıtlarına giren dava dilekçesi ile dava açılmış olması karsısında davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava ve işlem dosyalarının incelenmesinden; Adana Askerlik Dairesi Bşk.lığının 12 Kasım 2002 gün ve As.Da.:4017-9-02/3 ncü Ks.Er.Isl.10356 sayılı yazısında Er Nitelik listelerinde yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hata ve noksanlıkların yükümlülerin şahsi dosyaları incelenerek bilgisayar kayıtlarında gerekli düzeltmelerin yapılmasının istenildiği, Samandağ Askerlik Şubesi Bşk.lığının 13.11.2002 tarihli ve Adana Askerlik Dairesi Başkanlığına yazılan yazıda Adana Askerlik Dairesi Başkanlığının 12.11.2002 gün ve As.Da. 4017-9-02/3.Ks.Er.Isl.10356 sayılı yazısında belirtilen Samandağ Askerlik Şubesi yükümlüsü iki kişiye ait hatanın kayıtlarda düzeltildiğinin bildirildiği; 2003 yılı Ağustos celbine ilişkin YÜSEM disketlerinin 10 Temmuz itibariyle bilgisayara yüklenmesinden söz konusu yükümlülerden birine ilişkin yanlışlıkların düzeltmelerinin yapılmadığının anlaşıldığı, Samandağ Askerlik Şubesi Başkanının 15.07.2003 gün ve As.S.:7200-36-03/1.Ks.Per. sayılı yazısı ile davacının söz konusu hata nedeniyle savunmasının yapmasının istenildiği, davacının 15.07.2003 tarihinde yazılı savunmasını verdiği, savunması uygun görülmeyerek Samandağ Askerlik Şubesi Başkanlığının 16.07.2003 gün ve As.S.:7200/38-03/1.Ks.Per.5168 sayılı ceza kararı ile emre itaatsizlik disiplin suçunu işlediği kabul edilerek 1/8 aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı, daha sonra davacının atandığı Mersin Askerlik Şubesi Başkanınca Ütğm. Rütbesindeki disiplin amirinin sivil memura 1/8 oranında aylıktan kesme cezası verme yetkisinin bulunmadığının bildirilmesi üzerine Samandağ Askerlik Şubesi Başkanının davacı hakkında 18.07.2003 gün As.S.:7200-37-03/1.Ks. Per.5146 sayılı cezalandırma kararı ile davacının aynı eylemi nedeniyle 1/25 aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı ve cezanın bu şekilde infaz edildiği anlaşılmıştır.
Öncelikle, davacının iptalini istediği maaş kati cezasının 1630 sayılı Askeri Ceza Kanunu ile 477 sayılı Disiplin Mahkemesi Kanununa göre mi, yoksa 657 sayılı Devlet memurları Kanuna göre mi tesis edildiğinin açıklığa kavuşturulması ve buna göre denetiminin yapılması gerekmektedir.
Dava dosyası incelendiğinde; davacı hakkında Samandağ Askerlik Şube Başkanlığı tarafından 16 Temmuz 2003 tarihinde tesis edilmiş iki adet maaş kati cezası işlemi bulunduğu, bunlardan davacı tarafından dilekçeye eklenerek iptali istenen işlemin As. S.: 7200-38-03/01.Ks. Per.5168 sayılı, davacının özlük dosyasında bulunan As. S.: 7200 -37-03/1.Ks.5146 sayılı olduğu, ilkinde maaş katının 1/8 ve ikincisinde 1/25 olarak belirtilmesi dışında aralarında başka hiçbir fark olmadığı, yazıların ilk paragrafında 1. sivil memur
(MS 988 - GN. 51) Emre itaatsizlik suçundan dolayı (ENL alma işlemlerinde dikkatli davranmamak) 477 sayılı Kanunu gereğince 1/25 (38 ara No.lu yazıda 1/8 ) Maaş kati cezası ile tecziye edilmiştir. dendikten sonra atama sebebiyle cezanın Mersin As. S.Başkanlığınca infaz edileceğinin belirtildiği, İdarenin savunmasına göre maaş kati cezasının Askeri Ceza Kanununun 165 ve 171 nci maddesine bağlı EK-7 cetvel gereğince tesis edildiği, önce 1/8 olarak belirlenen ceza miktarının savunmaya ve özlük dosyasındaki Mersin As. S. Başkanlığının 22 Mart 2004 gün ve As. S. : 7200-1285-04 sayılı yazısına göre Mersin Şube Başkanı tarafından Üsteğmen rütbesindeki rütbelinin 1/8 maaş kati cezası veremeyeceğinin Samandağ Şube Başkanına telefonla bildirmesi üzerine 1/25 olarak değiştirilip ceza yazısının yeniden düzenlediği, neticeden 1/25 maaş kati cezasının Mersin Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğüne 22.03.2004 te yatırıldığı görülmekle, davacıya verilen maaş kati cezasının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa değil, 1630 sayılı Askeri Ceza Kanununun 165 ve 171 nci maddeye bağlı EK-1 cetvele göre verildiği, dolayısıyla denetiminin buna göre yapılmasının gerektiği soncuna varılmıştır. İlave etmek gerekir ki, cezalandırma yazısında geçen 477 sayılı kanun gereğince ifadesi ile 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri ve Disiplin Suç ve Cezaları Kanununun 48 nci maddesindeki disiplin suçu nevinden emre itaatsizlik suçu, hem de 7 ve 14 ncü maddenin 1 nci fıkrasına göre Kanun kapsamına giren disiplin suçlarında amirin faili bizzat cezalandırabilme veya mahkemeye verme muhtariyeti kast olunmaktadır. Zira Askeri Ceza ve Disiplin Hukuku bakımından disiplin amiri, devlet memurları da dahil disiplin suçu isleyen astlarını Askeri Ceza Kanununun 171 nci maddesine bağlı cetvele göre de cezalandırılabilmektedir.
TSKnde görevli devlet memurlarının tabi tutuldukları disiplin hukuki rejimine kısaca temas edecek olursak; TSK İç Hizmet Kanununun 115/1 nci maddesine göre devlet memurları aynı Kanunun 14 ncü maddesinde asta yüklenen vazifeleri yapmakla yükümlü olup aksine hareket etmeleri halinde askerlerin tabi olduğu cezai müeyyideler uygulanacaktır.
Buna karşılık 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 21 nci maddesinin son fıkrası; Cumhurbaşkanın, Yüksek Askeri Şuranın tasarrufları ve Sıkıyönetim Komutanlarının 1402 sayılı Kanunda yazılı tasarrufları ile disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezalar yargı denetimi dışındadır. hükmünü amirdir.
Bu açıklamalar çerçevesinde konu değerlendirildiğinde; davacının kayıt hatasını emre rağmen düzeltmemesini emre itaatsizlik olarak değerlendirilerek Askeri Ceza Kanununun 171 nci maddesinin bağlı cetvele göre önce Korgeneral ve üstü rütbedeki amirlerinin verebileceği 1/8 maaş kati cezasının verildiği, ikaz üzerine bunun 1/8 olarak değiştirildiği, As. CK nun 190 nci maddesi dikkate alındığında yanlış dahi olsa tebliğinden sonra cezayı kaldırmak ve değiştirmek yetkisinin ancak daha yüksek disiplin amirine ait olduğu, dolayısıyla cezayı veren amirin bunu değiştiremeyeceği veya kaldıramayacağı, hataen daha yüksek miktarda ceza verilmesinin konu yönünden yetki unsurunu sakatlayabilmesi mümkün olmakla birlikte ortada yetki veya fonksiyon gaspı halinin bulunmaması karşısında kanun hükmüne aykırı bir şekilde düzeltilmiş ve değiştirilmiş ise de yok hükmünde Kabulünü gerektirecek derecede ağır ve bariz bir hukuka aykırılığın olmadığı, davanın mahiyeti itibariyle ancak iptal davasına konu edilebileceği belirlenmiştir. Bunun sonucu olarak Anayasanın 129/3, 4 ve 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 21/son maddeleri uyarınca disiplin cezalarının iptal davasına konu olması ve yargı denetimine tabi tutulması mümkün bulunmadığından inceleme kabiliyeti bulunmayan davanın reddinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
İnceleme kabiliyeti bulunmayan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy