(5434 S. K. m. 21, 44, 45, 56, 91) (1602 S. K. m. 71) (492 S. K. m. 31) (2709 S. K. m. 125)
Davanın Konusu: Vazife malullüğü aylığı bağlanmaması işleminin iptali istemi
Savunmanın Özü: Malul olduğuna ilişkin kesin bir sağlık raporu bulunmayan davacı hakkında tesis edilen aylık bağlamama işleminin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
Başsavcılığın Düşüncesi: Davacının görev esnasında beton zemine düşerek yaralandığı hususunda tereddüt bulunmadığı, ancak bu yaralanma sonucu askerliğe elverişsiz hale geldiğine dair kesin işlemi sağlık kurulu raporu bulunmadığı, öncelikle davacının tam teşekküllü bir hastahaneye sevk edilerek görev esnasındaki yaralanmadan dolayı malul hale gelip gelmediğinin tespiti gerektiği, eğer davacının malul olduğu yönünde rapor düzenlenirse sebep unsuru yönünden hukuka aykırı hale gelecek işlemin iptaline aksi takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Üçüncü Dairesince raportör Hak. Bnb. İlter AKSOYLU'nun açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
Gereği Düşünüldü: Davacı vekilleri 16.01.2004 tarihinde AYİM kaydına giren dilekçesinde özetle; davacının askerlik hizmetini yaparken, İzmir/Menteş KHO. ATAT. Bölgesinde öğrenci çadırlarının kurulması görevi sırasında çadır brandasının üzerinden 2-2,5 metre yükseklikten beton zemine kafasının özerine düştüğünü, beyin kanaması geçirdiğini, omuzlarında kırık olduğunu, bir dizi tedavi ve ameliyattan sonra terhis edildiğini, ancak olay nedeniyle malul hale geldiğini, Emekli Sandığına vazife malullüğü aylığı bağlanması için yaptıkları başvuruya olumsuz cevap verildiğini, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek iptalini ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin adli yardım istemi AYİM 3 ncü Dairesinin 28.01.2004 gün ve Gensek No:2004/148, Esas No:2004/145 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması talebi de, AYİM 3 ncü Dairesinin 07.04.2004 gün ve aynı sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava ve tahsis dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacı 1982 doğumlu, Mehmet Şahin ve Saadet oğlu Ağrı ili Patnos İlçesi Ergeçil Köyü nüfusuna kayıttı terhisli is. er Harun OLUKLU'nun Kara Harp Okulu ATAT Blg. Brl. K.lığı emrinde askerlik görevini yaptığı sırada, 26.05.2003 tarihinde öğrenci çadırlarının üzerine tente çekilmesi esnasında yüksekten düşmesi sonucu yaralandığı, sol kulağında kanama ve sol omuz köprücük kemiğinde kırık olması nedeniyle önce Urla Devlet Hastahanesine oradan da İzmir Mevki Asker Hastahanesine sevk edildiği, Beyin Cerrahı bulunmaması nedeniyle Yeşilyurt Devlet Hastahanesine sevk edildiği ve beyin kanaması tespit edilerek ameliyata alındığı, ameliyat sonrası İzmir Güzelyalı 600 Yataklı Hava Hastahanesine sevk edildiği, 18.06.2003 tarihine kadar yatarak tedavi gördüğü, İzmir Güzelyalı 600 Yt. Hv. Hst. Sağlık Kurulunun 18.06.2003 gün ve 2388 sayılı raporu ile opere epidural hematom teşhisi ile C/14 (SMK) üç ay hava değişimi kararı ile taburcu edildiği, 19.09.2003 tarihinde birliğine katılan davacının 08.10.2003 tarihinde normal şekilde terhis edildiği, davacı vekili tarafından 27.10.2003 tarihli dilekçe ile vazife malullüğü aylığı bağlanması talebiyle Emekli Sandığına müracaat edildiği, talebin reddedilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Malullük ve vazife malullüğü konuları 5434 Sayılı Kanunun 44 ve 45 nci maddelerinde düzenlenmiştir. 5434 Sayılı Kanunun 44 ncü maddesine göre her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma gelen İştirakçilere malul denir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır. Vazife malullüğü konusunu düzenleyen aynı Kanunun 45 nci maddesinde de 44 ncü maddede yazılı malullüğün iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olması veya vazifeleri dışında kurumların verdiği herhangi bir kuruma ait başka işleri yaparken bu işlerden doğmuş olması halinde buna vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malulü deneceği belirtilmiştir.
5434 Sayılı Yasanın 56 ncı maddesinde ise, muvazzaf ve gönüllü erlerin, iştirakçi olmadıkları halde silah altında bulundukları esnada, celp ve terhislerinde, şevkleri sırasında maluliyete uğramaları halinde vazife malulü aylığı bağlanabileceği hüküm altına alınmıştır. 45 nci madde de malullüğün vazife malullüğü sayılabilmesi için vazifenin yapıldığı sırada ve vazifenin etkisiyle meydana gelmesi şartı getirilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının yaralanmasının vazife esnasında ve vazifenin sebep ve tesiriyle gerçekleştiğinden hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Davacı ile davalı idare arasındaki uyuşmazlık davacının normal yanı askerliğe elverişli bir şekilde terhis olması nedeniyle malul hale gelip gelmediği noktasında odaklanmaktadır.
Davacının en son 3 ay süre ile hava değişimi kullandıktan sonra 19.09.2003 tarihinde birliğine katılmasını müteakip kısa bir süre sonra terhis edilmesi nedeniyle hakkında kesin sağlık işleminin yapılamadığı değerlendirilerek, Dairemizin 16.09.2004 tarih ve Esas No:2004/145 sayılı ara kararı ile davacının 26.05.2003 tarihinde yaşadığı yüksekten düşme olayı nedeniyle olay tarihinde, terhis tarihinde ve halen askerliğe elverişli olup olmadığının tespiti maksadıyla, Erzurum Mareşal Çakmak Asker Hastahanesine, eski raporları ile birlikte şevkine karar verilmiş, 600 Yataklı Mareşal Çakmak Asker Hastahanesi Baştabipliği Sağlık Kurulunun 25.10.2004 tarih ve 2540 sayılı raporu ile opere sol temporal epidural Hematom (25 santimetrekare) sol kulak yüksek frekansları tutan işitme kaybı tanısı konularak düşme nedeniyle terhis tarihinde ve halen askerliğe elverişli olmadığına karar verilmiştir. Bu rapor karşısında davacının görev esnasında yaşadığı düşme olayı nedeniyle vazifesini yapamayacak hale geldiği dolayısıyla vazife malulü olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç itibariyle davacıya vazife malullüğü aylığı bağlanması gerekirken aksi yöndeki Emekli Sandığı işlemi sebep ve maksat unsuru yönünden hukuka aykırı bulunduğundan işlemin iptaline karar verilmesi gerekmiştir.
5434 sayılı Kanunun 91/b maddesinde; erlerin vazife malullüğü aylıkların başlangıcı bu husustaki müracaatlarını takip eden aybaşıdır hükmü bulunmaktadır. Davacının vekili aracılığı ile yaptığı başvuru 05.11.2003 tarihinde Emekli Sandığı kayıtlarına girmiştir. Dolayısıyla davacıya 05.11.2003 tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanması gerekmektedir. Ancak davacıya aylıklarının haksız ve geç ödenmesinden dolayı davacının ekonomik olarak bir zarara uğradığı tartışmasızdır. Anayasanın 125 nci maddesinde; idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür hükmü yer almaktadır. Davacının aylıklarının geç ödenmesinden kaynaklanan zararlarının yasal faiz ödenmesi yoluyla telafisi gerekmektedir. Davacıya ödenmesi gereken aylıklara ayrı ayrı olmak üzere taleple bağlı kalınarak dava tarihi olan 16.01.2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz ödenmesine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacıya vazife malullüğü bağlanmaması işlemi sebep unsuru yönünden hukuka aykırı bulunduğundan İŞLEMİN İPTALİNE
2. Davacıya ödenmesi gereken aylıklara, taleple bağlı kalınarak dava tarihi olan 16.01.2004 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar ayrı ayrı yasal faiz yürütülmesine,
3. 1602 sayılı AYİM Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) davalı idareye yüklenilmesine, ancak 5434 sayılı Kanunun 21 nci maddesi uyarınca harçtan muaf davalı kurum aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına, buna göre davacı tarafından peşin yatırılan 70,30 YTL. (Yeni Kuruş) harcın Harçlar Kanununun 31 nci maddesi uyarınca istemi halinde davacıya İADESİNE, davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 14,50 YTL. (Ondört Yeni Türk Lirası Elli Yeni Kuruş) posta gideri ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 350 YTL. (üçyüzelli Yeni Türk Lirası) avukatlık ücretinin davalı kurumdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5. Tahsis dosyasının davalı kuruma İADESİNE,
03 MART 2005 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy